ASLAN SAYIM'ın röportajı için tıklayınız...
Öncelikle bilinmeyenlerinizle Burak Buluç kimdir?
Ailenin ilk müzisyeniyim ama hem anne, hem de baba tarafında herkesin müziğe karşı çok yetenekli olduğunu biliyorum. Hatta yakın zamanda teyzemden öğrendiğime göre anneannemin anneannesi istanbul dolmabahçe sarayı sakinlerindenmiş. Dönemin padişahı evlendiğinde kendisine bir kuyruklu piyano ve 4 kağnı arabası çeyiz hediye etmiş. Keman ve piyano çalıyormuş. Yani genetik bir müzisyenlik öyküm var. Kardeşim de müzisyen. Anne tarafım İstanbul’lu. Baba tarafım Girit’li. Hatta daha da derinleri araştırdım bir ara. Annemin babası olan Dedemin babası Makedon, annesi Arnavut. Osmanlı toprakları :). Babamın babası olan dedem ise Konya civarları bölgelerden Girit’e gönderilenlerden. Büyük ihtimalle kökenlerimiz Karamanoğulları beyliğine kadar dayanıyor. Kökenimi soranlara Girit diyorum. Ama öz ve öz Gemlik yerlisiyim. 3 öğün zeytin yerim. Tam bir akdeniz insanıyım. Otları kökleri severim. Ege’ye bayılırım. Hem deniz hem doğa aşığıyım. İyi bir yüzücüyüm. Balık burcuyum, yükselenim ikizler. İkisi de değişken burç olduğu için gün içinde hislerim ve düşüncelerim çok fazla değişkenlik gösterebiyor. Bu yanım hoşuma gitmeyen yönlerimden. Genellikle işe yaradığını söyleyebilirim. Herhangi bir konuya üzgünlük sürem birkaç saati geçmiyor. İnançları çok sağlam bir insanım. Araştımayı aşırı severim ve hayatımın en büyük kısmı araştırmakla geçiyor. Her konuda bilgi sahibi olmak istiyorum. Gezegenimizi bu kadar geliştiren şeyin merak etme içgüdüsü olduğunu unutmamak lazım. Çok fazla arkadaşım yoktur. Eskiden çok vardı, eleye eleye birkaç kişi kaldı. Müzik dışında astroloji, psikoloji, piyasalar, kripto paralar, siyaset, güzellik, kozmetik sektörü ilgilendiğim diğer alanlar. Dünya piyasalarını yakından takip ederim. Çok güzel yemek yaparım. Mutfağım iyidir. Çok da iyi bir gurmeyimdir. Vaktimin çoğunu evde geçirmeyi severim. Yalnız kalmayı ve düşünmeyi çok severim. Özlü sözler düşünür yazarım. Hayvanseverim. Futbolla ilgim yoktur. Takım da tutmam. Söyleyebileceğim çok şey var ama uzatmayayım.
Müziğe ilginiz ne zaman ve nasıl başladı?
Müzik yolculuğum çok uzun bir yoldu, hala yürüyorum. 3 yaşında ailemin aldığı oyuncak bir org ile müzikle tanıştım. İlkokul ve ortaokul döneminde Belediye Konservatuvarında Türk Sanat Müziği ile ilgilendim. Çocuk yaşta, çeşitli etkinliklerde solo olarak bir çok eser seslendirdim, konserde sahne aldım ve ayrıca aynı dönem sürekli olarak müzisyenlik yaptım. 12 yaşında Bursa’da bir plak şirketinin düzenlediği ses yarışmasında 1. oldum. Ortaokuldan sonra Bursa Anadolu Güzel Sanatlar Lisesi Müzik bölümünü kazanarak burada batı müziği eğitimi almaya başladım. Okulumun görevlendirdiği birçok resmi konserde sahne aldım. Bursa'da okuduğum süre boyunca otellerde ve barlarda sahne aldım. 14 Yaşında ailemden ayrılarak yalnız yaşamaya başladım. Bestecilik yeteneğinimi o zamanlarda keşfettim ve şarkı yazmaya başladım. Çocuk yaşta kendi şarkılarımın aranjelerini yapmaya başladım. Çocukluğumdan beri klavye üzerinde sequencer yazarak md/midi alt yapılar hazırlıyordum ve aranjman denemeleri yapıyordum. 18 yaşında kendi bestelerimin demolarını hazırlamak için profesyonel müzik yazılımlarına yöneldim ve o zamandan beri profesyonel olarak aranjmanlar yapıyorum. Lisedeyken Bursa'nın yerel radyolarında yayınlanan birçok reklam müziği ve radyo jingleları hazırladım. Üniversiteye gidene kadar 2000 civarı düğün, davet ve ekinlikte sahne almışımdır. Daha sonra İstanbul’a yerleşme kararı aldım ve İTÜ Devlet Konservatuarı sınavlarına girerek şan bölümünü birincilikle kazandım. O zamandan beri camiada birçok sanatçının albümüne gerek söz müzik, gerekse aranjör olarak adımı yazdırdım. Ama bunlara rağmen müzik yolculuğumun asıl şimdi başladığını düşünüyorum.
Yeni single çalışmanız " Mervelerdeyiz" hayırlı uğurlu olsun projenin oluşumunu anlatır mısınız?
Çok teşekkür ederim. Aslında proje pandemi sürecinde başladı. Önceki stüdyom mecidiyeköydeydi. Pandemide stüdyomu eve taşımaya karar verdim. Evden dışarı çıkamadığımız süreçte stüdyoya kapandım. Kendime 7 şarkılık bir albüm hazırladım. Sonrasında albümden vazgeçtim ve single olarak yayınlama kararı verdik. İlk şarkım Hazine, ikinci şarkım Şahane ve şimdi üçüncü şarkım Mervelerdeyiz sizlerle buluştu. Şarkımın herhangi bir hikayesi yok. Stüdyoda duvara bakarak yazdığım eğlenceli ve çabuk tüketilecek sezonluk şarkılardan biri oldu. Benim şarkılarımın %90’ı hayal ürünüdür. Etrafımda yaşanan olayları, konuları, aşkları, acıları gözlemleyerek kendim yaşamış gibi hayal eder ve şarkı yaparım. Kendi duygularımı ifade ettiğim veya karşı tarafın bana karşı duygularını hayal ederek yazdığım birkaç şarkım oldu sadece. Mervelerdeyiz’in aranje aşamasında özen gösterdiğim en önemli konu şarkının soundu oldu. Dünya standartlarında güncel bir sound hazırladım. Ben çok beğenerek bitirdim. Sizlerin de beğeneceğini umuyorum.

Sizi aranjör olarak tanıdık ve birçok ünlü isme yaptığınız şarkılarla adınızı müzik camiasında duyurdunuz. Aranjörlük kariyeriniz nasıl gidiyor?
Aranjörlük kariyerimden pandemiyi bahane ederek birkaç yıl uzak kaldım sayılır. Bu süreçte diğer işlerime daha fazla odaklanma fırsatı doğdu. Aslında uzak kalmak diyemeyiz. Yalnızca sanatçı dostlarıma yeni projelerinde eşlik etmedim diyelim. Gerçekten yorucu bir iş olduğunu söyleyebilirim. Ama işini aşkla yaptığın sürece sorun yok. Aranjörlük kariyerimden stüdyoda kapalı ortamda çok uzun saatler çalışmak, bilgisayar başında ömür geçirmeye mecbur kalmak dışında hiç bir şikayetim yok. İşimde fazla mükemmelliyetçi olmamdan kaynaklı zorluklar yaşıyorum. Stüdyoya girdiğimde aklımdakileri kayıt altına alıp bitirmeden çıkamıyorum. Bu durum her stüdyo seansımın minimum 20 saat sürmesine sebep oluyor. Dolayısıyla hayat kalitemi düşürüyor. Hareket yok temiz hava yok vs. Ben diğerleri gibi sistematik şekilde çalışamıyorum. Birçok arkadaşım 2 saat çalışıp sonra ara veriyor yürüyor hareket ediyor vs. Bunu başarabilmek benim gibi takıntılı biri için kolay bir durum değil. Aranje sürecinde son dinleyicinin çoğunlukla dinlerken asla farketmeyeceği ve bazen gereksiz diyebileceğim çok fazla detaya takılıyorum ve kendime geldiğimde çok uzun saatler geçmiş oluyor. Ama her ne kadar zor olsa da, işimi bu denli delilik derecesinde bir titizlikle yapıyor olmak kendimi gerçekten iyi hissettiriyor. Kimse duymasa da o minik prüzcükleri ben duyuyorum. Hepsini halletmeden o şarkı bitmiş olmuyor benim için. Aranjörlük kariyerim böyle işte. Stüdyom ile devamlı bir savaş halindeyiz. Onun dışında son 2 yıldır Burak Buluç’un albümünü hazırlıyordum :)
Otokontrollü müsünüz yoksa hatalar yapar mısınız?
Hatasız kul olmaz. Hatamla sev beni Aslan :)
Ama genel olarak otokontrolü yüksek biriyim. Ben en büyük hatalarımı aşırı iyi niyetli ve herkesi kendim gibi sanmam sebebiyle yaptım şu hayatta. İnsanlara fazla güvenmek ve sonunda hayal kırıklıkları yaşamak beni bu konuda tecrübeli ve daha vurdumduymaz biri haline getirdi. Daha önce de söylediğim “pek arkadaşım yok” sözüm tam da bu yüzdendi. Hatalar yaptık ve dersler aldık. Şimdi az ve öz insanla yoluma devam ediyorum. İnsan hayatının her döneminde yeni birşeyler öğreniyor. Dolayısıyla ömür boyunca hata yapma ve yeni dersler alma riskimiz her zaman var.
Başarılı bulduğunuz yorumcular kimler kimleri severek dinliyorsunuz?
Yerli yabancı her müziği dinleyen biriyim. Özellikle şunu seviyorum diye birini gösteremem. Zaten bir müzik insanı olarak ben müzikleri ilk önce teknik açıdan duyuyor ve dinliyorum. Diğer kısımlar ikinci planda kalıyor. Hoşuma gitmesi veya gitmemesi için ilk birkaç saniyesi yeterlidir. Son zamanlarda çok fazla şarkıcı çıkıyor ve genç yeteneklerin çoğunu başarılı buluyorum. Her ne kadar halk arasında herkes şans eseri meşhur oluyormuş gibi konuşuluyor olsa da, ben hepsinin dişiyle tırnağıyla biryerlere kendi çabalarıyla gelen yorumcular olduklarını düşünüyorum. Bu isimlere verebileceğim bir örnek yok. Son yıllarda çıkan herkesi kastediyorum. Ülkemizde gayet başarılı işler yapılmaya başlandığını düşünüyorum. Türk popunu severek dinliyorum. Onun dışında ülkemize mal olmuş ve herkesin hayran olduğu büyük sanatçılarımızın hepsini severek dinliyor ve örnek alıyorum. Hem besteci hem şarkıcı olan arkadaşlar tabiki benim için daha takdire şayan. Hele bir de aranjörse daha da kıymetli. Mesela bu isimlerden biri Ersay Üner’dir.

Müzikte hızlı tüketim devrindeyiz. Maalesef artık hit şarkı çıkmıyor. Sadece popüler oluyor şarkılar ve tüketimden sonra dinlenmiyor. Bunun nedenleri sizce nedir?
Birincisi artık müziğe ulaşım çok kolay. Her an her içeriğe ücretsiz şekilde ulaşabiliyorsun. Bu da ulaşılması kolay olan şeylerin değersizleştiği gerçeğiyle yüzleşmemizi sağlıyor. Eskiden bayramlık harçlıklarımızı biriktirir hayran olduğumuz sanatçıların kasetlerini alırdık. Ona sahip olmak için bir bedel öderdik. Dolayısıyla bizim için çok daha kıymetli bir anlamı olurdu. Şimdi böyle bir durum yok. Bence hit kavramı artık değişti. Artık şarkının ne kadar beğenildiği değil, ne kadar çalındığı belirliyor hit kavramını. Bunun sebebinin dayatma olduğunu düşünüyorum. Bir şarkı her yerde çalıyor, nereye gitsen onu duyuyorsan artık hit bir şarkı olmuştur. Farkında olmadan sana zorla sevdiriliyor şarkılar. Aşırı tüketime maruz kalmak da şarkılardan hızlıca sıkılınmasına sebep oluyor. Yani o kadar çok duyuyorsun ki bir kaç ayda sıkılıyorsun ve artık dinlemek istemiyorsun. Arkasından sürekli olarak yenileri geliyor ve aynı döngüye sürekli maruz kalıyoruz. Yenisi daha iyi geliyor tabiki, e yenisi varken de eskisiyle ilgilenmiyoruz. Her trendde olduğu gibi… Ama bu müzikler bunun için varlar zaten. Kullan at şarkılar, sezonluk şarkılar, artık ne dersen…
Zamanda geriye gidip, hayatınızdaki bir şeyi değiştirebilseydiniz bu ne olurdu?
Kesinlikle mükemmelliyetçi olmak!!!
Eğer bu kadar mükemmelliyetçi olmasaydım 18 yaşında bir albüm çıkarmış olurdum. Her zaman çok iyi bir albümüm olmalı diye düşündüm ve ben mükemmel albümü hazırlamayı beklerken geçirdiğim yıllara çok üzülüyorum. Hiçbir zaman hayalini kurduğum kadar mükemmelliğin varolmadığını yeni yeni anlamaya başladım, bunu kabullendim ve imkanlarımın el verdiği şeylerle varolmayı seçtim. Artık içimden geldiği gibi davranıyorum. Zamanı geri alsaydım şu anki ruh halimi de yanımda götürür 18 yaşındaki halime uzun uzun anlatır onu ikna eder bir an önce albüm yap derdim. Bir de aşk konusu var!!! Tamamen kariyerime odaklanır aşk hayatımı üçüncü dördüncü plana atardım. Ama gel gelelim ben aşk adamıyım ve her zaman birinci planda tutuyorum. Bilerek isteyerek yaptığım birşey değil. Kalbim, zihnim, ruhum, bedenim böyle istiyor. Aşk için yapamayacağım şey yok.
Müzikal anlamda hedefleriniz neler?
Müzik kariyerimde çocukken kurduğum hayallerin neredeyse hepsini gerçekleştirdim diyebilirim. Buna söz müzik yazarlığı, aranjörlük, müzik direktörlüğü, vokal koçluğu, orkestra şefliği, müzik yönetmenliği de dahil. 6 yaşındayken büyüyünce ne olacaksın sorusuna Aranjör olucam ben diyen bir ufaklık düşün :) yaşıtlarım o kelimenin ne anlama geldiğini bile bilmiyorlardı. Herkes sokakta futbol oynarken ben evde org çalıyordum. Aslında sahne alıyor olmama rağmen üniversite yıllarıma kadar kendi seslendirdiğim bir albüm hazırlama hayalim yoktu. Böylesine sesiyle ön plana çıkan ve hayatını bu işten kazanan biri için bu durum çok enteresan görünüyor olabilir. Ama bu gerçek. Sonraki yıllarda başkalarına o kadar çok albüm hazırladım ki, o işlerle uğraşırken kendimi unutmuşum. Şimdi aklım başıma geldi ve yepyeni hayallerim hedeflerim var. Tüm Türkiye’de halk konserleri vermek yüzbinlerce dinleyiciyle hep bir ağızdan şarkılarımı bağıra bağıra söylemek istiyorum. Herkesin sevdiği beğendiği takdir ettiği bir sanatçı olabilirsem bundan sonra yeni hayaller ve hedeflere sahip olabilriim. Hayatta herşeyi step by step yaparım. Şarkılarımı yazarken de adım adım ilerlerim aranjelerimi yaparken de. Şimdi kariyeri de öyle hazırlıyoruz. Tabiki hayallerim ve hedeflerim de adım adım olacak :)

Size yapılan ne gibi yanlışı affetmezsiniz?
Yalan!
Bana yalan söylenmediği sürece herşeyi affedebilirim.

Aşk hayatınız nasıl gidiyor? Kıskanç bir erkek misiniz?
Yukarıda astrolojiyle de ilgilendiğimi söylemiştim. Ben balık burcuyum Satürn iki buçuk yıl Balık burcunda ve beni birçok konuda eğitecek. Zirveye giden son patikadayım. Taşlı, tozlu, topraklı... Ama varacağı yere aşığız o yüzden yürüyoruz. Aşksız yaşayamayan, aşka aşık bir aşk adamının aşk hayatının aşksız olması mümkün mü? En başta Allah aşkıyla, sonra da onun yatattıklarına aşık olmakla meşkulüm. Evet kıskancım. Mesela köpeğim Paşa’yı ödül maması için başkalarına yalvarır halde görürken çok kıskanıyorum :)) ilişkilerimde hep kıskançlıkla suçlandım ama olup bitenler aslında kıskançlıklarım değildi. İlahi bir aşkla sevdiğim herkesin, beni aynı ilahi aşkla sevip sevmediklerini anlamaya ve emin olmaya çalıştım her zaman. Daha önce de söylediğim gibi yalansız yaşamak çok önemli. Eğer bana bir defa yalan söylemişseniz artık asla güvenilmez bir insansınız benim için. Tekrar güvenebilmem için de kendinizi kanıtlamanız gerekiyor. Bu arada yaptığım herşey, her davranış aslında karşımdakine aynı şekilde güvenebilme ihtiyacımdan kaynaklanıyor. Ama bu süreçte yaptığım herşey kıskançlıkla suçlanmama da sebep oluyor. Hayatım boyunca bu durumdan çektim. Kıskanç mıyım? Tabiki hayır :)))