Fırat Üniversitesi Spor Bilimleri Fakültesi Öğretim Üyesi ve Spor Ekonomisti çok kıymetli hocamız Prof.Dr. Sebahattin Devecioğlu’na TFF ve Türk futbolu adına sorularımızı yönelttik.

Sayın hocam çok merak ettiğim soru ile başlamak isterim. TFF adaylık sürecinizden bahseder misiniz? Gelecek dönemlerde sizi tekrar aday olarak görebilecek miyiz?

Türkiye Futbol Federasyonu seçimleri dört yılda bir Seçimli Olağan Genel Kurulun toplanması ile yapılmaktadır. Bende Mevcut yönetimin seçime gideceğini öğrenir öğrenmez 10 Mayıs 2023‘de TFF başkanlığına Aday Adayı olduğumu ilan ettim. Bu aday adaylığım futbol camiasında oldukça olumlu karşılandı, fakat mevcut yönetim bizim bu çıkışımızdan dolayı panikleyerek, statü gereği Olağan Genel Kurul toplantısını resmi ilan etmeden önce tarihinden kulüplere faks göndererek imza toplamaya başladı. Çünkü statü gereği aday olabilmeniz için 5 genel kurul üyesinin imza şartı ile genel kurula liste verebilmeniz için de 5/1 imza şartı bulunmaktadır. Bizlerde kurallara uygun olarak genel kurul kararının ilanından sonra kulüpler ve üyeler ile temasa geçtik.  Fakat mevcut yönetim imza toplama ile ilgili baskı unsuru oluşturduğu için kulüpler ve üyeler ile iletişim kurmakta zorlandık. Fakat aday olmak için 5 üye şartını tamamlayarak adaylık başvuru tarihini beklerken bu süreçte Kulüpler Birliği Vakfı ilk toplantıya aday adayları ve mevcut yönetimi davet etmişti. Bu bizleri tüm adaylara eşit davranacaklarını düşünerek ümitlendirmişti Kulüpler Birliği Vakfı adaylık başvuru tarihi süresi bitmesine 3 gün kalmışken ikinci toplantı yaparak, başka adayların olmadığını bir çok kulübün mevcut başkandan yana olduğunu adaylarının Mehmet Büyükekşi olduğunu kamuoyuna ilan edince bende bu durumun demokratik olmadığını ve kabul edilemez olduğunu ifade ederek adaylık hakkım saklı kalmak üzere aday adaylığımdan çekildiğimi bir basın bildiriş yayınlayarak kamuoyu ile paylaştım…

Gelecek hedefleriniz nelerdir?

Futbolun uzun yıllardır içinde birisi olarak kendimi hem alaylı hem de mektepli saymaktayım. Lisanslı futbolcu olarak başladığım futbol hayatıma Gazi Üniversitesi BESYO futbol ihtisas mezunu olarak Futbol Antrenörlük belgesi almıştım. Fakat ben akademik çalışmalarım gereği futbol yönetiminin içerisinde yer almayı tercih ettim.  Fırat Üniversitesi Gençlik ve Spor Kulübünde 3. Ligde futbol şube sorumluğu, Elazığspor Kulübü yönetiminde yer aldım ve bir dönem Elazığspor kulübünde Kayyım başkanlığı yaptım. Ayrıca Dünya, Avrupa ve Türk futbolu ile ilgili bir çok akademik ve güncel çalışmalara katkı sağladım. Futbolun özerkliğin ekonomik boyutu ile ilgili doktara tezi ile birlikte  4 tane futbol kitabı yazdım. Tüm bu bilgi birikimimi adaylık sürecinde; Türk Futbolunda Değişim ve Dönüşüm Projesi “Türk Futbolu Ekosistemi” adı altında 2O proje ile kamuoyu ile paylaştım. Benim tek amacım Türk futbolunun iyi yönetilemediğini tespit etmiş biri olarak, Türk futboluna katkı sağlamak ve güzel ülkemizin bu konuda var olan potansiyelini hareket geçirerek rekabet gücünü artırmaktır. Türk Futboluna, yeni bir misyon ve vizyon kazandırmaktır.

Futbolun alt yapı ve gelişimi konusunda ne gibi stratejileriniz var?

Türk futbolunun en büyük sorunlarından biri, altyapı sisteminin yetersiz olmasıdır. Altyapı tesislerinin yetersizliği, eğitim programlarının eksikliği ve yetenek taraması süreçlerinin zayıf olması, genç futbolcuların gelişimini olumsuz etkilemektedir.

Türk futbolu altyapısının geliştirilmesi için kulüpler, federasyonlar, yerel yönetimler, eğitim kurumları, iş dünyası ve toplum kuruluşları arasında işbirlikleri ve ortaklıklar kurulacaktır. Bu ortaklıklar, kaynak paylaşımı, bilgi transferi, teknik destek ve farklı perspektiflerin bir araya getirilmesi sağlanmalıdır. Altyapıdaki futbolcuların teknik, taktik ve fiziksel açıdan gelişebilmeleri için uygun eğitim programları tasarlanması, altyapıya katılacak futbolcuların yeteneklerinin tespiti için etkili tarama ve seçme süreçleri düzenlenmesi,  altyapıdaki futbolcuların gelişimini destekleyecek kaliteli antrenörlerin yetiştirilmesi, Türk futbolunda alt yapının güçlendirilmesi için, kulüplerin altyapı birimlerinin etkin bir şekilde yönetilmesi ve organize edilmesi,  altyapıdaki futbolcuların gelişimi için rekabetçi bir ortamın oluşturulması futbol altyapısının gelişimi için uygun tesislerin oluşturulması veya mevcut olanların iyileştirilmesi bizim projelerimiz içerisinde yer almaktadır. 

Türk futbolunu uluslararası alanda daha rekabetçi hale getirmek adına hangi adımları atmayı planlıyorsunuz?

Türk futbolu, futbolun İngiltere’de kurumsallaşması ile birlikte sürece dahil olmuş ülkelerden biridir. 1800’lü yıların sonu ve 1900’lü yılların başında kulüpler ve ligler kurmuş FIFA ve UEFA’ya üye olmuş ve profesyonelleşmeyi başlatmış ülkelerden biridir. 100 yıl önce Cumhuriyet ile birlikte 1923 yılında TFF’yi kurmuş Dünya ve Avrupa şampiyonalarına katılmış bir ülkedir. Futbol sevgisi yüksek olan, 85 milyon nüfus olan ve Avrupa’nın en genç nüfusuna sahip bir ülke olarak bu günkü potansiyeli ve yapısı ile Avrupa liglerinin, yönetim ve teknoloji açısından da Dünya futbolunun gerisinde kalmıştır. Türk futbolunun kurumsal ve organizasyon yapısı güçlendiğinde coğrafi konumu itibarı ile Avrupa Asya ve Ortadoğu arasında bir köprü vazifesi görerek uluslararası platformlarda adından söz ettirebilir rol model olabilir. Futbol otoriteleri bunu öngörürken federasyon bunu görememekte göz ardı etmektedir Türk Futbolunun uluslararası imkân ve kabiliyetleri geliştirildiğinde Türkiye Dünya futbolunda bölgesel güç olarak söz sahibi olacaktır. Türk futbolu için uluslararası sponsorluk ve reklam işbirlikleri kurularak görünürlüğü artırılmalıdır Dünya markaları ile ortak projeler yürütülerek Türk futbolunu dünya çapında daha geniş bir kitleye ulaştırılmalıdır. Ayrıca Türk Dünyası Futbol Şampiyonası; Türk dünyasında düşünce aşamasında olan spor projeler ile birlikte geliştirilerek, Türk Dünyası ile ilgili Ülkeler, Kurum, kuruluş ve Sivil Toplum Kurumları ile birlikte; Türkiye Cumhuriyeti Cumhurbaşkanlığı önderliğinde, Gençlik ve Spor Bakanlığı, Spor Bilimleri Derneği, Üniversiteler ve Türkiye Futbol Federasyonu tarafından somutlaştırılarak konu ile ilgili; Uluslararası kuruluşlar olan Birleşmiş Milletler, Uluslararası Olimpiyat Komitesi ve Dünya Futbol Federasyonuna sunarak, hayata geçirilmesi birlik ve beraberliğimize güç katacak ve Türk dünyasına yeni bir heyecan getirerek moral kazandırıla bilinir.

Kulüpler arası mali adil bir rekabeti nasıl sağlamayı hedefliyorsunuz?

Türk futbol kulüpleri genellikle finansal sorunlarla mücadele etmektedir. Borç yükleri, mali disiplin eksikliği ve sürdürülebilir gelir kaynaklarının yetersizliği, kulüplerin uzun vadeli planlama yapmasını zorlaştırmakta ve genç yeteneklere yeterli destek sağlanmasını engel olmaktadır. Dünyada birçok ülkede şirket olan futbol ligleri bulunmaktadır. Şirket olan; İngiltere Premier Lig, İspanya La Liga, Almanya Bundesliga, İtalya Serie A, Fransa Ligue 1, ligler genellikle profesyonel futbol kulüplerini bir araya getirerek, rekabetçi bir ortamda mücadele etmelerini sağlamakta, televizyon, ticari, reklam ve sponsorluk anlaşmaları sağlayarak gelirlerini artırmaktadırlar. Bizde Türkiye Profesyonel Futbol Lig’lerini şirketleştirerek şirket olan kulüpleri bu liglere ortak ederek hep birlikte çözüm üretebiliriz. Türkiye’de Profesyonel Futbol Ligleri; Süper Lig ve Alt Liglerin ticari şirketler tarafından yönetilmesi, liglerin profesyonel yönetimini sağlamaya, yayın haklarının pazarlanmasına ve finansal gelirlerin artırılmasına yardımcı olacaktır.

Türk futbolunun hakem sistemi ve futbol adaleti konusunda yapmayı düşündüğünüz iyileştirmeler neler?

Türkiye'de futbol hakemlerinin yetiştirildiği resmi bir kurum bulunmamaktadır, ancak Türkiye'de futbol hakemlerinin yetiştirildiği kurum Türkiye Futbol Federasyonu (TFF) bünyesinde yer alan "Hakem ve Gözlemci Eğitim Merkezi’dir.” Bu merkez, TFF'nin yetki ve sorumlulukları doğrultusunda hakem adaylarını eğitmektedir. Hakem adayları, TFF tarafından düzenlenen kurslara katılarak teorik ve pratik eğitim alır ve sınavlara tabi tutulmaktadırlar. Üniversiteler ve Spor Bilimleri Fakülteleri bünyesinde kurulacak olan Futbol Hakemliği Meslek Yüksekokulu, 2 yıllık Ön Lisans olarak planlanarak, YÖK ve TFF ile Gençlik ve Spor Bakanlığı ile ortak protokol ve yasal düzenlemelerle hayata geçirilmelidir.  Hakemlik lisansı alan hakemler, düzenli olarak TFF, Hakem ve Gözlemci Eğitim Merkezi organize edilen sürekli eğitim programlarına katılarak, bu programlarla hakemlerin bilgileri güncellenerek ve yeni gelişmeler takip etmelidirler.

TFF'nin şeffaflık ve hesap verebilirlik konularında güçlendirmesi gereken yönleri var mı?

Türkiye Futbol Federasyonu’nun idari yapısının; serbest piyasa mekanizmalarına uyum sağlayabilecek rekabet, hız, kalite ve verimlilik şartlarını yerine getirerek etkinlik kazanacağı mali yapısındaki etkinliğin ise, finans kaynaklarının futbolla ilgili bütün kurum ve organizasyonları kapsayacak şekilde objektif ve sistemli kullandırılmasına bağlı olduğu ileri sürülebilir.  TFF’nin özerk kurumsal yapısının, sporun amatör dokusuna aykırı olmayan ve günümüz şartlarına uygun çağdaş yönetim anlayışına kavuşturulması gerekmektedir. Türk futbolu FIFA ve UEFA’nın iyi yönetişim konusunda yapmakta oldukları çalışmalar ve projelere ayak uydurabilse kurumsal yapısını bu yönde yenileyebilse bir çok problem ortadan kalkacaktır. Maalesef TFF, FİFA ve UEFA’nın çalışmalarının çok gerisinde kalmıştır.

Pendikspor ve o seviyede kulüplerin sahası ile ilgili sıkıntılar var. Güvenlik önlemleri yok ve eşit mücadele edilemiyor. Hepimiz gördük ve endişe duyduk. Neler yapılabilirdi sezonun başında?

Dünya Akıllı Stadyumları konuşurken biz süper Lig’de takımımızın zor şartlarda oluşturduğu tesisleri konuşuyoruz. Stadyum konusu özel bir konu artık tüm dünyada şehirler modern stadyumlara kavuşmak için projeler üretiyorlar. Sembol olmuş stadyumlar modernleştiriliyor. Bizde de hatırı sayılır stadyumlar yapıldı. Türkiye’deki Şehir Stadyumları, Gençlik ve Spor Bakanlığı ile çıkarılarak yeni bir yasa ve protokol ile futbol kulüplerinin mülkiyetinde veya işletmesinde olacak şekilde düzenlenmelidir. Kulüpler, stadyumu etkili bir şekilde işletebilmek için bir işletme planı oluşturmalıdır. Bu plan, stadyumun günlük operasyonlarını, finansal yönetimini, personel yönetimini, güvenlik düzenlemelerini ve tesisin bakımını üstlenmelidir.  Stadyumların güvenliğinden kulüpler sorumludur. Güvenlik önlemlerinin alınması, izinlerin ve lisansların alınması, acil durum planlarının oluşturulması ve uygulanması kulüplerin görevleri arasında yer almalıdır. Ayrıca, stadyum işletmecileri ilgili yasal düzenlemelere uyulacak ve yerel otoritelerle işbirliği yapılmalıdır.   Stadyumların kulüpler tarafından etkin bir şekilde işletmeleri, stadyumu hem kulüp hem de toplum için verimli bir kaynak haline getirilmelidir.

Şu ana kadar mevcut yönetimin Türk futbolunda yaptığı olumlu katkılar nelerdir?

Yönetim, Süper Lig yayın hakkını Beinsports’a, alt Lig’lerin yayın hakkını önce FuchsSports’a sonra Filbox'a, stratejik planı KPMG grubuna, altyapı akademi projesini DoublePass’a, Lig organizasyonlarını Hypercube,  Süper Lig markasını çin şirketine, hakemlerin atletik test performans işini yabancı bir ekibe, Süper Kupa Finalini Suudi Arabistan, Saudi Media Company vermiştir. Yani Türkiye’deki bu işlerde uzmanlaşmış kişi ve gruplar ile değil yabancı şirketleri tercih edilmiştir. Bana göre yönetimin tek başarısı Milli Takımın UEFA 2024 finallerine katılmasıdır. Bu da daha önceki yönetimlerin yapmış oldukları önceki çalışmalarının bir sonucudur. 2032 EURO‘nun Türkiye ve İtalya ile ortaklaşa düzenlenmesi gurur vericidir fakat bu da  bir UEFA stratejisi olmasından kaynaklanmış ayrıca kupa organizasyonuna sadece iki ülke talip olmuştur.

Arabistan'da yaşanan süper kupa ile ilgili düşünceleriniz neler? Fenerbahçe ve Galatasaray'ın vermiş olduğu tepkinin sonuçları ilerleyen günlerde mevcut yönetimle nasıl karşılık bulur?

Suudi Arabistan’da düzenlenmesi düşünülen Süper Kupa finali maçı, tamamen Türkiye Futbol Federasyonunun planlama ve stratejik hatasıdır. Süper Kupa Finali ile 100. yıl etkinlikleri farklı organizasyonlardır. Süper Kupa Finalini başka bir ülkede düzenleyebilirsiniz fakat Cumhuriyetimizin ve Türk Futbolunun 100. Yılını başka bir ülkede kutlamak tamamen hatadır. Süper Kupa statüsünde yer alan şekli ile tüm sorumluluk TFF yönetimine aittir. Bu konuda meydan gelen olayın sorumluluklarında kaçmak için yapılan manipülasyon ve spekülasyonlar ülkemize ve Türk futboluna zarar vermektedir. Türkiye Futbol Federasyon spor diplomasisinde sınıfta kalmıştır. TFF’nin Türkiye Cumhuriyeti’nin bir federasyonu olduğunu unutmuş ülkemizi uluslararası platformda temsil edememiştir. TFF, Cumhuriyetin ve Türk Futbolunun 100 yılını kendi ülkesinde kendi topraklarında kendi halkı ile kutlama becerisini gösterememiş. Türk halkını bu güzel etkinlikten mahrum etmiştir. 

Uzun zamandır futbol adına bir şey konuşamaz hep hatalar ve olayların magazin kısımları konuşulur oldu. Sizce bunun ana sebebi nedir?

Futbol popüler bir oyun toplumun aynası olarak binlerce yıldır varlığını sürdürmektedir. Birçok medeniye ve kültürde kendisine yer bulmuş ve bu günlere kadar gelmiştir. Futbolun içerisinde insan ve toplum yer almaktadır. Dolayısı ile toplumun siyasi, ekonomik ve kültürel değerleri futbolda yansımaları stadyumlarda görülmektedir. Önemli olan bu gelişmelerden ders çıkararak toplumsal faydaya dönüştürebilmektir. Ayrıca dijitalleşme ve sosyal medya araçlarının artışı ve yeni medya platformlarının yaygınlaşması futbol sayesinde kitlelere ulaşmakta bu gelişmeler futbolun dünyada popülaritesini artırmaktadır burada iki taraflı etkileşim söz konusudur. Futbol aynı zamanda bir eğlence paketidir.

Türkiye'de futbola yapılan çok yüksek yatırımlar var ama bu yatırımların karşılığının başarı ile alınması nasıl mümkün hale gelir?

Türk futbolu ekosistemi, profesyonel futbol kulüplerinden amatör liglere, gençlik, kadın ve engelli futboluna kadar geniş bir yelpazede faaliyet gösteren birçok bileşenden oluşmaktadır. Aynı zamanda futbolcular, teknik direktörler, futbol medyası, taraftarlar, hakemler, spor malzemeleri üreticileri, futbol sahası inşaat firmaları, üniversiteler ve diğer birçok paydaşı içermektedir. Bu paydaşlar, Türk futbolunun başarısı için önemli bir rol oynamaktadırlar. Türk futbolunun kurtuluşu, Türkiye'deki futbol paydaşları ve faaliyetlerinin tamamının, dünyadaki gelişmelere uyum sağlayacak, objektif kriterlere dayalı, hesap verebilir, sürdürülebilir “Türk Futbol Ekosistemi” içerisinde yer almaları ile mümkün olacaktır

Türkiye'de sadece belli başlı kulüpler başarı sağlıyor ve sezon boyunca onları konuşuyoruz. Büyük kulüplerin sayısını arttırmak için neler yapılmalı?

Türkiye’de futbolun kaynağı Anadolu’dur. Anadolu'da kapanmış futbol kulüplerini canlandırmak için yerel topluluklar, belediyeler, işadamları ve sporseverler arasında işbirlikleri oluşturularak, Bu destekçilerle iletişime geçerek kulüp için maddi ve manevi destek sağlanmalıdır.  Anadolu'da kapanmış futbol kulüpleri yeniden faaliyete geçirmek için bir komisyon ve teknik ekip oluşturulmalıdır.  Bu kulüplerin toplumla güçlü bir bağlantısı kurularak, Yerel okullar, spor merkezleri ve gençlik kulüpleri gibi kuruluşlarla işbirliği yaparak futbol etkinlikleri, kamplar veya turnuvalar düzenlenmelidir. Bu adımlar futbol kulüplerini güçlü bir temel oluşturmasını ve sürdürülebilir bir şekilde başarı elde etmesini sağlayacak üst liglerde güçlü ve farklı kulüp sayılarını artırmayı beraberinde getirecektir.