Beren Demirkaya: İyi ki o videoyu çektin ve biz böyle bir oyuncu kız olduğunu öğrendik diyorlar
Röportaj: Gizem Yıldız
• Merhaba Beren, umarım yeni yıl hepimiz için güzellikler getirir. Öncelikle hayat senin için nasıl gidiyor?
• Umarım... Çok güzel gidiyor. Her şey yolunda, huzurlu bir hayatım var. Sevgili Hamdi Alkan yönetmenliğinde yeni bir dikey dizi çektik. Çekimler yeni bitti. Yıla muhteşem bir giriş oldu... Oyunculuk bir yana bu yıl Müzikle ilgili de gelişmeler olacak.
Oyunculukta uzun bekleme süreleri ve audition seçimlerine dem vuran bir video paylaşmıştın. Büyük ses getirmişti o videon. Bu adaletsizlikle ilgili ne düşünüyorsun?
• Videoda da açık açık söyledim. Büyük bir tekelleşme var. Herkes bunun farkındadır. Bunu reddetmek çok mantıksız geliyor. Bu tekelleşme sadece yapımlar arasında değil tabi ki, (bazı) cast direktörleri ve menajerler arasında fazlasıyla var. Hele bir menajer ve oyuncu var ki göz göre göre insanların emeğini çalıyorlar oyuncuları kafalarına göre son anda işlerden çıkarttırıp kendilerini sokuyorlar... Ama yavaş yavaş onların da iplikleri suya çıkmaya başladı.. Bu arada benim şu an bahsettiğim kişi A.B değil. Saman altından hala suyunu yürüten melek yüzlü şeytanlar var. Evet her sektörde var, ama medya sektöründe çok daha fazla. Ben göz göre göre yaşadığım haksızlıkları dile getirdim. Gönül ister isim de vereyim ama o vicdan yoksunlarıyla şu an uğraşmak istemiyorum.. Sürekli o menajerlikteki oyuncuların seçilmesi, son anda onaylanan işimin reddedilmesi gibi bahsettiğim spesifik olayları bizzat da yaşadım! Sonrasında böyle bir video paylaştım, çünkü kaybedecek hiçbir şeyim yok. O video sayesinde birçok kıymetli insanla tanıştım. Tüm meslektaşlarım adına derdimi anlattığımı düşünüyorum. Umarım meyvesini en kısa zamanda alırız.
• Sen konservatuar mezunusun. Bu işin okulunu okudun. Oyunculuk ve müzik olmazsa şunu yaparım diyeceğin bir işin oldu mu?
• Ben müzik ve oyunculuk alanında eğitim aldım. 11 yaşımdan beri sanatın içinde büyüdüm. Bilgim ve eğitimim bu yönde. Benim tüm bu vasıflarım dışında başka bir mesleğim yok. Ben inat ettim bir şekilde bu sektörün içinde yer bulacağım. Şükür altın bileziğim de var, şarkı söyleyip, enstrüman çalabilmek. Bu yıl sahne almaya başlayacağım.
Sen sosyal medyayı aktif kullanıyorsun. Sosyal medyanın da bir iş kolu olduğunu görüyoruz. Sosyal medyanın sanat sektörü içerisine sence ne kadar etkisi var?
• Sosyal medya etkili olmuyor olsaydı, çektiğim videonun etkilerini görmezdim. Bir masaya oturduğumda “Beren iyi ki o videoyu çektin ve biz o video sayesinde Türkiye’de böyle bir oyuncu kız olduğunu öğrendik” dediler. Bence bu işe gönül koyan arkadaşlarım, meslektaşlarım sosyal medyadan samimi bir şekilde, doğru bir dille isteklerini dile getirebilirler.
2025 yılı nasıl geçti?
• Mücadele dolu geçti. Sosyal medyada güzel anlarımızı fazlasıyla paylaşıyoruz, ama makyajımız aktığımızda bizi çok görmüyorlar. Ben haksızlığa uğradığımda, sabahı zor ettiğimde de videolar çektim. 2025 çabalarımın meyvesini tam anlamıyla alamadığım bir yıldı, önümü çok kestiler ama 2026 yılından ve adaletten yana umutluyum.
• Peki senin hayatının kırılma noktası neresiydi? Oyunculuk seni nerede cezp etti?
• Ben oyuncu olmalıyım dediğim yeri çok iyi hatırlıyorum. Konservatuarda klasik gitar bölümünde okurken üst sınıflardan bir ablam “Üç kuruşluk opera” oyununun orkestrasından ayrılmıştı. Teklif bana gelmişti. O zamanlar Erkan Kolçak Köstendil, Ferit Kaya, Erkan Avcı, Hakan Kurtaş gibi isimler bizim okulun öğrencileriydi. Ben oyunda çalarken o kadar hayran oldum ki ışıklarına… O an karar verdim(lisede). Sahne önünde olmalıydım. O ışığa ait hissettim.
Türkiye’de oyuncu olmanın en yaratıcı, en riskli ve en eğlenceli yanı sence ne?
• Türkiye’de oyuncu olmanın en yaratıcı yanı, her projede bambaşka bir hayatı deneyimleyebilmek. En riskli tarafı ise bu mesleğin sürekliliğinin olmaması; ve her an vicdansız çakallarla mücadelede olmamız. Her şey aniden değişebiliyor. En eğlenceli yanı da tüm bu belirsizliğin içinde hâlâ oyun oynamaya, hayal kurmaya ve üretmeye devam edebilmek
Aynı zamanda çok güzel bir sesin var. Müzik alanında neler yapıyorsun?
• Daha fazla single yapacağım. Uzun yıllardır sahne almıyordum, sahne de almaya başlayacağım. Bu yıl her tuşa basacağım.
• Müzik mi oyunculuğu besliyor yoksa oyunculuk mu müziği besliyor?
• İkisi de :) Oyunculuk duygularla icra edilen bir meslek olduğu için benim müziğimi besliyor ve yeri geliyor içimdeki ritim oyunculuğuma da yansıyor..
• Hayatının hangi anı “tam bir film sahnesi” gibiydi ve o sahnede hangi müzik çalardı?
• Bir kayıp sonrası, her şeyin çok sessiz olduğu bir gün vardı. Hayat ilk defa durdu benim için. Ve bu kayıp sonrası çok zor bir adapte süreci geçirdim. Hayatımda hiçbir şey eskisi gibi olmadı… Artık çok güçlü bir Beren var. O an ve o günler kafamda Mozart Lacrimosa çaldı. Hala kısık kısık kalbimde çalmaya devam ediyor bu ağıt.
• Bir günlüğüne kendi hayatını yönetmen koltuğundan izleme şansın olsa, ilk değiştireceğin sahne hangisi olurdu?
• Hiçbir şeyi değiştirmezdim, kendi akışıma dokunmazdım diyeceğim ama birkaç yıl önce yanlış bir dost edindim ve beni kariyer anlamında da, özel hayatımda da fazlasıyla etkiledi. Hatta ona kardeşim dedim, kullanıldım.. Keşke karşıma çıkmasaydı. Keşke onun getirdiği yaraları taşımasaydım. Hala bile hayatımı ve hayatları yaptığı haksızlıklarla etkiliyor.
• Yeni bir yıldan hepimizin oldukça beklentisi oluyor. Senin yenin yıldan beklentilerin neler?
• İşimdeki çabamın karşılığını ve hayatın bana olan borcunu faiziyle almayı bekliyorum :). Kariyerimde, menajer kisvesi altında insanların işimi ve işimizi son anda çalanlardan uzak … Çelme yemeden, gözle görülür bir ilerleme, Kendime ve yakınlarıma sağlık ve bol bereket. Kötülüğün azalması, insanlığın insafa gelmesi.