Aliye dizisinin minik yıldızı Ayberk, son olarak seni “Benim Hala Umudum Var” dizisinde izledik. Şimdi kocaman bir delikanlı oldun. Şu günlerden neler yapıyorsun?
Özel sektörde bir meslekte çalışıyorum, ama oyunculuğu asla bırakmadım. Kendimi zaman içinde köreltmemek için workshoplara, eğitimlere gidiyorum.
Reytinglere meydan okuyan, efsane dizi Aliye’nin Arda karakterine hayat veriyordun. Çocuk oyuncu olarak hayatımıza girdin. O günlere dair neler hatırlıyorsun?
İnsanlar öyle bir hayatı çok farklı hayal etse de benim için olağan şeylerdi. Setlerde gözümü açtım. Hayatıma dair hatırladığım ilk anılar Aliye dizisinden. Setteyken tüm yapım, oyuncularla birlikte doğum günümü kutlamışlardı. Bu benim için büyük bir sürprizdi. Arabayla birlikte köprüden uçtuğumuz bir sahne vardı. Onun çekim zorluklarını hatırlıyorum. İnsanların bana nasıl yaklaştıklarını hatırlıyorum. Sanem (Çelik) ablanın bana olan yakınlığını hatırlıyorum. Hala onunla öyleyiz. Kudret Sabancı’yla birlikte uçurtma uçurmuştuk, evine film izlemeye gitmiştim, arabasına bindirip gezdirirdi. Benim için çok büyük şanstı.
Unutamadığın bir travman var mı?
Sette kötü bir olay yaşamıştım. Aliye’nin ilk bölümlerini çekerken, ağlamam gereken bir sahne vardı. Set ekibinden birisi şakayla karışık “Seni ağlatacağız, ağlaman için de gözüne acı biber süreceğiz.” Dört yaşındaki bir çocuğa bunu söylersen, o çocuk korkar. Baya ağlayarak, kendimi yerden yere vurmuştum (gülerek).

Kudret Sabancı’yla hala görüşüyor musun?
Evet, benim hayatımda çok önemli bir yere sahip. Bana oyunculuğu sevdiren yönetmenlerden bir tanesidir. Ben çocukken yönetmen olmak istiyordum, çünkü o benim örnek aldığım biriydi.
Setlerde büyümek zor muydu?
Bence zordu. Bazen sosyal medyadan mesaj atanlar oluyor “Kızım var, yeğenim var onu yazdırmak istiyorum” diye. Ben kesinlikle önermiyorum. Benim oyunculuğa başlamam, Aliye gibi bir diziyle adım atmam, kariyerimin ilerleyişi şans zinciriydi. Setlerde çok zor anlar yaşayan meslektaşlarım var. Özellikle çocukların set ortamında, hele de figürasyonların ne kadar zorlandıklarına şahit de oldum. Eğer istenirse, bir çocuk için setler uygun bir hale getirilebilir. Bu da yapımdan yapıma değişiyor. Biz setteyken, bulunduğumuz ortamda yüksek sesle konuşulmazdı, sigara içilmezdi. Bize göre ortamı şekillendirirlerdi. Gece sahnelerini çekeceğimiz zaman, biz çocuk olduğumuz için öğlen çekerdik, ama tahmin edersiniz ki öğlen kimsenin uykusu yoktu. Bütün set bizimle birlikte “Hadi çocuklar şimdi uyku vakti” diye yatardı.
Şimdi 23 yaşındasın. 8 yıldır setlerden uzaktasın. Yapmak istediğin mesleğe karar verdin mi?
Ben ne yaparsam yapayım kalbimde daha ağır basan oyunculuk var. Ben oyunculuktan kopmak istemiyorum. Liseyi okurken yurtdışına çıkma olasılığım vardı, ama buradaki projelerden dolayı gitmek istemedim. İç Mimarlık okudum, mesleğimi severek de yapıyorum, ama setlerdeki Ayberk’i de çok seviyorum. İçime sinen bir proje geldiğinde akan sular durur.
Hedeflerin arasında neler var?
İnsanların takdir ettiği, güzel bir kariyer yolculuğu olan bir oyuncu olmak istiyorum. Daha yolun başında olduğuma inanıyorum. Artık çocuk oyuncu değilim, direkt oyuncuyum. Bu cümleyi doldurmak için elimden geleni yapacağım.
Aliye dizisiyle bugünkü dönem dizileri arasında neredeyse bir uçurum var. Her şeyden önemlisi artık sosyal medya gerçeği var. Sosyal medyanın sizin zamanda olmamasının dezavantajını yaşıyor musun?
Benim kendime münhasır bir sosyal medya hesabım var. Aktif olarak kullanıcı değilim. Belki benim zamanımda sosyal medya olsaydı şuan 2,3 milyon takipçim olabilirdi. Bence sosyal medyanın neyi temsil ettiğini görmemiz lazım. Sosyal medyanın oyunculukla bir alakası yok. Yetenek veya azim kaç kişinin seni takip ettiğiyle ölçülmüyor.

Hayalini kurduğun bir rol var mı?
Çocukluktan beri aksiyon filmleri hep ilgimi çekti o yüzden böyle bir projede yer almayı çok isterim. Aslına bakarsanız hayalini kurduğum bir rolden çok hayalini kurduğum bir proje var. Tekrar Kudret (Sabancı) Abinin yönetmen koltuğunda olduğu, bahsettiğim tarz bir aksiyon filmi gibi bir projede yer almayı çok isterim.
Şuan yolda yürürken seni Aliye’deki Arda diye tanıyanlar oluyormuş. Bu nasıl bir his?
Üzerinden neredeyse 20 sene geçmiş bir dizideki karakter olarak tanınıyor olmak gerçekten çok mutlu edici bir şey. İnsanların beni hala unutmadıklarını, benimsediklerini görmek de ayrı bir gurur kaynağı. Hala bu yaşımda insanların yanıma gelip bizi ne ağlattın demesi ya da sana çok üzülüyordum o zamanlarda gibi cümleler kurması beni gerçekten çok mutlu ediyor. Şunu da demeden geçmek istemem beni en mutlu eden ve gururlandıran şey de insanların gelip çocuklarını benimle tanıştırıp, işte senin adın bu abi yüzünden Arda gibi şeyler söylemeleri oluyor. İnsanların beni bu denli benimsiyor olması gerçekten tarif edilebilecek bir şey değil