EMİNE ÖZGÜL SOYKAN İLE "TAKIMYILDIZLAR-KADİM MİRAS" ÜZERİNE
- Gökyüzüne dair hepimizin bildiği standart kalıplar var. En temelden başlayalım; her burç her takımyıldızdan etkilenir mi?
Emine Özgül Soykan: Bu durumu şöyle anlatabilirim 12 burç aslında gökyüzünün sadece koordinat sistemi gibidir. "Güneş Koç'ta" deriz. Ama o adreste kimin oturduğunu, o evin temelinde nasıl bir karma yattığını, komşularının kim olduğunu bize 12 burç söylemez. Onu bize o koordinatın arkasında olan takımyıldızlar söyler. Burçlar okyanusun yüzeyindeki dalgalarsa, Takımyıldızlar okyanusun dibindeki derin akıntılardır. Biz sadece yüzeydeki dalgalardan etkilendiğimizi sanırız ama asıl hayatımızı değiştiren, haritamıza yön veren şey o derinlerdeki dip dalgalarıdır.
- Bildiğim kadarıyla bir makine mühendisisiniz ama gökyüzünün kadim mirasını yazdınız. Bir tarafta somut mühendislik, diğer tarafta astroloji... Bu ikisini nasıl bir araya getirdiniz?
Emine Özgül Soykan: Aslında gökyüzü ilahi bir mühendislik harikasıdır. Tamamen çözülebilmiş değildir. Her şey birbiriyle bağlantılı, kusursuz bir dişli çark sistemi gibi işler. Ben mühendislikteki o 'sistem kurma' ve 'yapıyı analiz etme' yeteneğimi gökyüzüne yansıttım. Takımyıldızların enerjilerini, mitolojik hikayelerini tesadüfi birer masal olarak değil, tam tersine ruhumuzun mekaniğini çalıştıran evrensel yasalar olarak okudum.

- Kitabınızda çok ilginç bir detay var: 'Gökyüzündeki komşuluk ilişkileri'. Bir astrolog olarak soruyorum, bir takımyıldızın komşusu benim doğum haritamı nasıl etkileyebilir ki?
Emine Özgül Soykan: Mahalledeki komşun senin günlük hayatını nasıl etkiliyorsa, gökyüzünde de durum tam olarak aynıdır! Yıldızlar izole çalışmazlar. Bir gezegenin bir takımyıldızdan geçerken aldığı enerji, hemen yanındaki komşu takımyıldızın mitolojik temasından sızan enerjilerle renklenir. Haritayı okurken bu komşuluğu bilmezseniz, ne yazık ki hikâyenin yarısını kaçırırsınız.
- Peki takımyıldızların hikayeleri binlerce yıl önce yazılmış. İnternet ve yapay zekâ çağında, deniz canavarlarının veya mitolojik kahramanların dertleri bizim modern hayatımızda hala geçerli mi? Takımyıldızlar hala yaşıyor mu?

Emine Özgül Soykan: Kesinlikle yaşıyor! Sahne ve kostümler değişti ama temalar aynı kaldı. Bir iki örnek vermem gerekirse;
Mitolojide Andromeda takımyıldızı, annesinin kibri yüzünden zincirlenerek ve deniz canavarına kurban olarak bırakılmıştır. Bugün ise konu ister başkalarının veya ailenin beklentileri ister statü kaygıları isterse kredi kartı borçları yüzünden modern plazalara ya da sevmediğimiz işlere zincirlenmiş binlerce "Andromeda" görüyoruz. O zincirler artık demirden değil, psikolojik ama bir o kadar da ağır.
Kuzey Tacı takımyıldızı ise, Ariadne, sevdiği adam için her şeyini feda eder, onun hayatını kurtarır ama adam onu ıssız bir adada terk eder. Alın size çağımızın en büyük sorunu: Verici, kurtarıcı ama sonunda sömürülüp terk edilen partnerler... Ancak ilahi düzen yani Mitolojide Dionisos gelir ve o terk edilmiş kadını gerçek sevgisiyle taçlandırır.

- Kitabınızda bazı takımyıldızlarda karmik ögelerden bahsediyorsunuz. Bize bu birbiriyle olan bağlantıyı biraz daha açar mısınız?
Emine Özgül Soykan: Bilirsiniz, karma aslında kozmik bir etki-tepki yasasıdır ve bahsettiğim o kusursuz işleyen çark sisteminin kalbidir. Batlamyus’un bu 48 takımyıldızı, gökyüzüne rastgele serpiştirilmemiştir; hepsi birbirinin karmik sonucudur. Perseus'un kılıcını çekmesi, bir canavarın (Cetus'un) sonunu getirirken, Andromeda'nın kurtuluşu olur. Bunlar gökyüzünde yan yanadır çünkü bu enerjiler birbirini tetikler. Biz haritamızda genelde sadece tek bir yıldızın etkisini okuyup geçeriz. Halbuki o yıldızın yanındaki komşusuna hangi karmik borcu veya alacağı var? Hangi karmik düğümle birbirlerine bağlılar? Bunun anlaşılmasını istedim.
- Takımyıldızların sabit yıldızlar gibi iyicil ya da kötücül olanları var mı?
Emine Özgül Soykan: Evet var, ama büyük bir farkla! Biz kötücül kelimesini duyunca hemen korkuyoruz. Oysa bir takımyıldızın malefik olması, gökyüzünün bize "sana kötülük yapacağım" demesi değildir. O takımyıldızın bulunduğu alanda ruhsal bir 'ameliyat' yapılacağı anlamına gelir. Mesela Draco takımyıldızı... Zehirlidir, korkutucudur ama mitolojide en değerli hazineleri koruyan da o ejderhadır! Yani haritanızda kötücül bir takımyıldızın etkisi varsa, evren size "Burada çetin bir savaş vereceksin ama sonunda o altın elmayı, o büyük hazineyi sen kazanacaksın" diyor olabilir. Kitapta bu korkutucu figürlerin ardındaki o devasa ödülleri de anlattım.
- Sizi en çok zorlayacak soruyu sorayım o halde; dünyayı ya da bizleri etkileyen en önemli takımyıldız hangisi?
Emine Özgül Soykan: Aslında tek bir takımyıldız seçmek, o kusursuz çalışan devasa saatin içindeki 'en önemli dişli hangisi?' diye sormak gibidir. Biri durursa bütün sistem aksar. Ama illaki insanlık dramının merkezini soruyorsanız, dünyadaki en büyük yıkımlar kibrimizden doğduğu için Kraliyet Ailesi yani Cassiopeia, Cepheus, Andromeda, Perseus ve Cetus grubu ya da insanlığın bitmek bilmeyen dünyevi arzuları ve hırsları için ise gücün körlüğünü temsil eden Orion diyebilirim.
- Peki astrolojiden hiç anlamayan birine bu kitap nasıl hitap eder, ona ne anlatır?
Emine Özgül Soykan: Astroloji bilmek tabii ki çok güzel ama şart değil. Kitabı herkesin kendi yolunu bulabileceği üç farklı katmanda kurguladım. İlk olarak astroloji bilip derinliklerine dalmak isteyenlere rehber olması için. İkincil olarak kişilerin ruh hallerine göre okuması örneğin hayatınızda büyük bir mücadeleler veriyorsanız doğrudan Herkül takımyıldızını okuyabilirsiniz. Orada düşebileceğiniz tuzakları göreceksiniz. Diğer bir yöntem ise rastgele okuma ki buna bibliyomansi deniyor. Mevcut enerjiniz ile odaklanarak ihtiyacınız olan enerji size cevap olarak karşınıza çıkması mantığı yani.
- Klasik bir doğum haritası okuması yapan bir astrolog, Takımyıldızlar - Kadim Miras’ı masasına koyduğunda ona katkısı ne olacak?

Emine Özgül Soykan: Harita değerlendirmesi iki boyutlu olmaktan çıkıp üç boyutlu hale gelecek. Danışanının sadece haritasındaki "Ay" konumuna bakmakla kalmayacak; o Ay'ın üzerinde bulunduğu ilgili takımyıldızın hikayesini yoruma uyarlayarak okumasına muazzam bir derinlik kazandıracak.
- 48 takımyıldız gökyüzünün tamamı mı? Kadim Miras bittikten sonra, gökyüzünün geri kalanı bize ne anlatıyor?
Emine Özgül Soykan: İşte bu soru beni en çok heyecanlandıran soru oldu! Hayır, gökyüzünün tamamı bu değil. Batlamyus'un 48'inden sonra keşfedilen 40 modern takımyıldız daha var. Ve onlar da yepyeni, bambaşka hikayeler anlatıyor. Bu kitap işin temeliydi, sırada üzerinde çalıştığım serinin devamı olan kalan modern takımyıldızlar olacak. Yani hikâye asıl şimdi başlıyor!
- Bir okuyucu kitabınızın kapağını kapattığında hayatında neyin değişmiş olmasını umut ediyorsunuz?
Emine Özgül Soykan: Bu koca evrende yalnız olmadıklarını hissetmelerini istiyorum. Onların yaşadıkları duygu-durumları yüzyıllardır yaşayanların olduğunu bilmelerini istiyorum. Ayrıca insanların haritalarının sadece 12 burç ve 12 evden oluşan o dar kalıplardan ibaret olmadığını; gökyüzünün çok daha derin, karmaşık ve büyüleyici bir mirasa sahip olduğunu anlamalarını umut ediyorum.
- Son olarak, okuyucularınız bu kitabı ellerine aldığında sizinle yolculuğa nasıl devam edebilirler?

Emine Özgül Soykan: Kitap aslında bizim sadece ilk buluşmamız. Gökyüzü durağan değil, sürekli hareket halinde ve çok canlı. Okuyucularım, kitapta anlattığım bu pratikleri kendi haritalarında nasıl uygulayacaklarını öğrenmek için yakında başlatacağım ücretsiz online aylık seminer ve yüz yüze workshop serilerine katılabilirler. Online duyurular için whatsapp linkimle duyuru grubuma katılabilirler. https://chat.whatsapp.com/CqcsPZB9YhwADhBgas5frg