YENİ ÇAĞRI HABER MERKEZİ

​Yazarlarımızdan Abdullatif Acar’ın kaleme aldığı Ruhun Şadırvanı, Fecr Yayınları etiketiyle okurlarıyla buluştu.

Kainatın ve insan fıtratının kadim muallimi olan "su" sembolü üzerinden derin bir tefekkür yolculuğu sunan eser, modern çağın çoraklaştırdığı gönüllere adeta bir can suyu vaat ediyor.

​Kayseri’de mesleki ve düşünsel çalışmalarını sürdüren Abdullatif Acar; Namazla Aslına Dönmek, Söz Deyip Geçme, İnsan Olmam Neyi Gerektirir ve Faziletlerin Kaynağı gibi eserlerinin ardından bu defa Ruhun Şadırvanı ile okurlarının karşısına çıkıyor.

Ruhun Şadırvanı, suyu yalnızca fizyolojik ve kimyasal bir bileşen olarak değil; bizzat ruhu, edebi ve şahitliği olan kadim bir öğretmen olarak ele alıyor. Yazar; kainatın ve varoluşun "ıslak imzası" kabul ettiği su metaforunu; fıtrat, ihlas, vefa, tevazu, kalp katılığı, arınma ve tövbe gibi tasavvufi ve ahlaki kavramlarla ilmek ilmek dokuyor.

​Ahlak ve tasavvuf literatüründe "su" metaforu sıkça işlenen bir tema olsa da Ruhun Şadırvanı, bu konuyu ele alış biçimi ve kurgusuyla klasik/geleneksel eserlerden şu temel noktalarda ayrılıyor:

-Pek çok eser suyu sadece edebi bir benzetme olarak kullanırken, bu çalışma suyun fiziksel ve kimyasal özelliklerini doğrudan karakter inşasıyla ilişkilendirir. Suyun donması, buharlaşması, sızması ve çözücü olması gibi doğal nitelikleri; insanın kibri, manevi yükselişi, tevazusu ve hoşgörüsü için somut birer karşılık olarak sunulur. Bu yaklaşım okura, teorik bir ahlak dersinden ziyade doğa olayları üzerinden işleyen bir "insanlaşma rehberi" sunar.

- Klasik metinler genellikle doğrudan caminin içine (ibadet ve ilim derinliğine) odaklanır. Bu eser ise şadırvanı, yani caminin dışındaki "hazırlık ve arınma" alanını merkezine alır. Eserin vaat ettiği yenilik; insanın mukaddes olana yaklaşmadan önce, hayatın içinde kirlenen ruhunu bu "eşikte" nasıl temizleyebileceğinin pratik yol haritasıdır. Şadırvan burada statik bir yapı değil, dinamik bir arınma sürecinin sembolüdür.

-Eser, klasik tasavvufu modern insanın psikolojik ihtiyaçlarıyla buluşturur. Örneğin kalbin katılaşmasını "buzul çağı"na benzeterek soğukluk ve yalnızlık üzerinden anlatması veya dilin üslubunu "suyun debisi" ile açıklaması, günümüz okurunun kendi iç dünyasını daha kolay anlamlandırmasını sağlar.

​ -Ahlak kitaplarının çoğu genellikle "ideal ve kusursuz insan" profilini çizer. Bu çalışmanın farkı; insanın eksikliklerini ve "çatlaklarını" da sürecin doğal bir parçası olarak kabul etmesidir. "Çatlak Testi" metaforu üzerinden anlatılan bölüm, okura mükemmel olmasa dahi hayırlı ve faydalı olabileceği ümidini aşılar. Bu yaklaşım, tasavvufun "hiçlik" ve "acz" kavramlarını modern bir anlatıyla yeniden yorumlar.

​Eser; Kur’an-ı Kerim ayetleri, Hadis-i Şerifler, İmam Gazali, İmam-ı Azam Ebu Hanife, Mevlana ve Sadi-i Şirazi gibi İslam düşünce atlasının köşe taşlarından beslenmektedir. Ayrıca metne dâhil edilen kıssa ve hikâyeler, yol üzerindeki şadırvanlar gibi okura nefes aldırırken soyut ahlaki ilkeleri somutlaştırarak zihinde derin izler bırakmaktadır.

​Eserin üslubu, anlatmak istediği "su" kavramının niteliklerini taşımaktadır: Berrak, duru, gösterişten uzak ve akıcı. Yazar; okuyucuya yukarıdan seslenen öğretici bir eda yerine onunla birlikte tefekkür yolculuğuna çıkan, aynı şadırvanın önünde durup bir yudum hakikat bekleyen mütevazı ve samimi bir dost dili kullanmaktadır. Şairane imajlar, ritmik cümle yapıları ve Yunus Emre, Necip Fazıl gibi şairlerin mısralarıyla beslenen anlatım, eserin edebi dozunu oldukça yükseltmektedir.

TÜRK DÜNYASI ÖDÜLLÜ BELGESEL FİLMLERİ KARABÜK’TE İZLEYİCİYLE BULUŞTU
TÜRK DÜNYASI ÖDÜLLÜ BELGESEL FİLMLERİ KARABÜK’TE İZLEYİCİYLE BULUŞTU
İçeriği Görüntüle

Yazar Abdullatif Acar, önsözde yer alan şu temennisiyle eserinin faydasını suyun azizliğine bırakarak şöyle diyor:

"Eğer bu kitaptan süzülen bir cümle, gönül coğrafyanızdaki bir kuruluğa su serpebilirse; bu, suyun azizliğindendir..."

​Gönül dünyasındaki bulanıklıklardan sıyrılmak, kirlenen dünyada fıtratın arı duruluğuna dönmek ve "su gibi aziz" bir hayatın ipuçlarını yakalamak isteyen tüm edebiyat ve düşünce dostları için Ruhun Şadırvanı, başucu niteliğinde bir eser.