“Bir insanın değerinin ilgi duyduğu şeylerin değeriyle ölçüldüğünü aklından çıkarma.” Demiştir Aurelius (*F)

Bu söz, benim bugüne kadar okuduğum en anlamlı sözlerden biridir.
Bu anlamda en değerli kişi sanatla, yazıyla, şiirle; toplumun genelini ilgilendiren ve yarınlara güzel şeyler katanlardır…
Topluma, yarınlar için bir şeyler yapabilenlerdir.
En değerli insanlar; çevrelerine sevgi verebilenler, bilgilerini paylaşanlar, şiddete karşı çıkanlar, benim için çok önemli olan Atatürk’ü sevenlerdir.
Kişinin giyimi iyi ya da kötü olabilir ama kalbinde kim bilir ne acılar vardır, ne sancılar çekilmiştir ama görülmezler.
Görünen taraf sadece kişinin giyimi, kuşamıdır.
Görünmeyen taraf ise iç dünyasıdır.
Ama bir yazarın, sanatkârın iç dünyasını da eserleriyle görebiliriz. Yine de unutmamak lazım ki, kimi hüzünler asla anlatılamaz, yazılamaz, dile gelmez.
Kimi acılar ise bir ömür boyu paylaşılmaz.
İnsan bu dünyada, bu anlamda gerçekten kendi iç dünyasında biraz yalnızdır; acısını, hastalığını tek başına yaşar. Ve en çokta karşılıksız aşk acısını yine tek başına çeker…
Bana göre bir yazarın değeri, toplumun tüm gelenini kapsayan bir özlemi ne kadar dile getirebilmiş, bir yanlışa ne kadar karşı çıkabilmiş olmasında saklıdır.
Hele hele siyasi olarak iktidarda olan görüşe yaranmak için değişiyorsa, güzele çirkin, yanlışa doğru diyorsa, öylelerine ne yazar denir ne de sanatçı.
Çünkü onlar, devletin sahibini sadece iktidarda olan partiyi sanırlar.
Oysa iktidar, belli bir süreyle devleti, millet tarafından yönetme yetkisi verilmiş siyasi bir partidir.
Bir yazarın bilgisine bakılması gerekir.
O yüreğinde, o aklında binlerce kişinin bilmediği neler var, bunlara bakılması ne doğru olandır. Yazarın bu bilgiler ise, her şeyden daha kıymetli olup, daha da önemlisi bu bilgilerini, birikimlerini kitabında toplamış, yüzlerce kelimeye dökebilmiş olmasıdır.
*
Bilgisiyle, görgüsüyle günümüzün önemli şair ve yazarlarından olan aşağıda şiirlerine yer verdiğim dostlara teşekkür ediyorum.
Şair, yazar dediğimiz insanlar, acısını, özlemlerini ve hayallerini paylaşma cesaretini gösterenlerdir.
Bu anlamda şiirlerini benimle paylaşan Gülşen ŞENDERİN, Salih Aydoğdu, Durmuş Ali Gültekin, İpek Tor, Ata Türk, Kasım Kara ve Ülker Aygün’e selamlarımı gönderiyorum..

Şair: Gülşen ŞENDERİN

GECENİN SESİ

Gece ilerlerken umut azaldı
Beklediğim yolcu söyle nerdesin
Kalbime döktüğün diller kazıldı
Beklediğim yolcu söyle nerdesin?

Yükselen mehtapta gecenin sesi
Çözülmez yıldızla ay bilmecesi
Sevgiyle dolaşır aşkın ecesi
Beklediğim yolcu söyle nerdesin?

Trodos eteğinden dörtlü yoncayım
Açmayı bekleyen o gül goncayım
Sevdamla gönlüne aşk eğlenceyim
Beklediğim yolcu söyle nerdesin?

Seherde bülbüle sesteş sen misin
Sabahın müjdesi güneş sen misin
Gönül nikâhıma o eş sen misin
Beklediğim yolcu söyle nerdesin?


Şair: Salih Aydoğdu

DOĞRU SÖZ BENİM

Beni anlamaya âlim isterim
Kırk yıl bir taburda talim isterim
Muhatap bir başı salim isterim
Bu nedenle gerçek dostum az benim

Ağacı besleyen topraktır sudur
Köküyle dik durur felsefe budur
Kazıksız direksiz kurulmaz çadır
Derdimi anlayan bir tek saz benim

Hibrit tohum ekmem verimsiz olur
Organik üretim doyumsuz olur
Çiğden yemek yersen hazımsız olur
Üretimden doğan gerçek haz benim

Seslenirken özenirim hitaba
Yalan yere olmam şerre tataba
Beni soran kara kaplı kitaba
Perişan halimi bir bir yaz benim

Yazdığım çizdiğim satılık değil
Benim bu tutumum kötülük değil
Sanata saygıdır katılık değil
Bu durumda özen benim naz benim

Uğraşırım can veririm cansıza
Ah ederim emek çalan kansıza
Yakalarsam sütü bozuk hırsıza
Öldürücü nötür benim faz benim

Çeşnileri yoğururum tabakta
İksiri sunarım altın bardakta
Hiç bir zaman görünmeyen mutfakta
O yemeğe lezzet katan tuz benim

Yeniliğe emek veriyorsun ya
Verdiğin sözde de duruyorsun ya
Doğruyu söylerken darbe yersin ya
Çektiğin acıya dermen tuz benim

Saklamam kimseden yanlışlarımı
Aleni söylerim ben düşlerimi
Sahte yöne çalmam alkışlarımı
Cetvel gibi doğru benim düz benim

Yok saydım değersiz değerlileri
At ile yarışan eğerlileri
Kulak veren varsa dost birileri
Aydoğdu hilafsız doğru söz benim.

Şair: Durmuş Ali Gültekin

ÖLÜM

Ölüm nedir bilir misin ölüm bilmemektir biliyorum.
Ölüm nedir bilir misin ölüm görmemektir görüyorum.
Ölüm nedir bilir misin ölüm duymamaktır duyuyorum.
Ölüm nedir bilir misin ölüm ölmemektir ölüyorum.


Şair: İpek Tor
ARASAN DA BULAMAZSIN

Sana açtığım kalbimin kapısını,
Kendi ellerinle kapattın.
Sana bakınca içi gülen gözlerimi,
Sen ağlattın.

Sana dokunmak için can atan ellerimi,
Bir kez bile tutmadın.
Sen, bana hiç bir zaman,
Yüreğinle bakmadın.

Sensiz geçirdiğim her saniye,
Biraz daha öldüm.
O yüzden beni artık,
Arasan da bulamazsın.

Şair: Ata Türk
ÇOCUKLUĞUM

Bir dilim karpuzda
Bir avuç kirazda,
Bir kaç şeftalinin tadında..
Nasıl da mutluyduk
Çocukluğumuzda.
.


Şair: Kasım Kara
BANA ÇOCUKLUĞUMU VERİN

Bana çocukluğumu verin
Kırlarda koşuyum
Sarıçiçekleri topluyum
Papatyalardan bir demet yapayım
Anneme vereyim
Bana çocukluğumu verin

Uçurtmayı gökyüzüne salayım
Yıldızlarla dans edeyim
Bulutlarla yoldaş olayım
Bana çocukluğumu verin
Bana hayallerimi verin
Bana çocukluğumu verin

Şair: Ülker Aygün
HIDIRELLEZ GÜNÜ BUGÜN

Hıdırellez günü bugün ey canlar
Bereketle dua aksın dillere.
Sevenleri aşkla sarsın yarenler
Sevdanın yağmuru taşsın ellere.

Hızır değsin topraklara har olsun
Dertli bülbül, nazlı güle yâr olsun.
Türkü yakan dilde sevgi ser olsun
Sevdanın selleri taşsın yollara.

Hüzün değil, sevinç olsun hâlinde
Sevda çiçek açsın gönül dalında.
Huzura uzansın talih yolunda,
Bahar, umut diye koşsun allara .

Ozan ÜLKER Hızır yoldaşın olsun
Hak saklasın, gönlün umutla dolsun.
Hüzünlü günlerin geçmişte kalsın,
Şiirler notayla düşsün tellere.

- (*F) Marcus Aurelius Antoninus Roma imparatoru olan Stoacı bir filozoftur. Nerva-Antoninus hanedanının bir üyesi, daha sonra Beş İyi İmparator olarak bilinen yöneticilerin sonuncusudur. MÖ 27'den MS 180'e kadar süren göreceli bir barış, sükûnet ve istikrar çağı olan Pax Romana'nın son imparatoruydu. 140, 145 ve 161 yıllarında Roma Konsülü olarak görev yaptı.
Kaynak: https://tr.wikipedia.org/wiki/Marcus_Aurelius