6.İSTANBUL DİJİTAL SANAT FESTİVALİ, 3-7 HAZİRAN TARİHLERİNDE AKM’DE GERÇEKLEŞECEK...

Kivanç Terzi̇oğlu Köşe Yazisi Foto 1-40

Türkiye’nin uluslararası düzenlenen ilk ve tek dijital sanat festivali İstanbul Dijital Sanat Festivali (IDAF), 3-7 Haziran tarihleri arasında Atatürk Kültür Merkezi’nde altıncı kez kapılarını açacak. T.C. Kültür ve Turizm Bakanlığı’nın desteğiyle, Türk Telekom ve PASHA Bank ana sponsorluğunda, Mezo tarafından hayata geçirilen festival bu yıl “RETELL” (Yeniden Anlat) teması ile düzenlenecek. Yurt içinden ve yurt dışından dijital sanatın sınırlarını zorlayan sanatçıları, eserleri, yeni anlatıları ve cesur fikirleri sanatseverler ile buluşturacak olan IDAF; çocuk ve gençlik atölyelerine, tiyatrolara, dijital şovlara, robot gösterilerine, panellere, görsel ve işitsel performanslara da ev sahipliği yapacak. T.C. Kültür ve Turizm Bakanlığı’nın desteğiyle, Türk Telekom ve PASHA Bank ana sponsorluğunda, Mezo tarafından düzenlenen İstanbul Dijital Sanat Festivali, bu yıl altıncı kez kapılarını açacak. 3-7 Haziran tarihleri arasında AKM’de gerçekleşecek festival, dijital sanatlar alanında önemli isimlere, ulusal ve uluslararası toplam 70 sanatçıya ev sahipliği yapacak. Afrika’dan Asya’ya uzanan farklı coğrafyalardan üretimleri bir araya getirerek ziyaretçileri deneyimsel ve beklenmedik anlatımlarla buluşturmayı amaçlayan festival, bu yıl “Retell” (Yeniden Anlat) temasıyla düzenlenecek. Sanatı ve yapay zekayı merkezine adan IDAF, sanatseverlerin bireysel yaratıcılığı ve kolektif hafızayı daha kapsayıcı bir bakış açısıyla yeniden düşünmesini sağlayacak. Festivalin altıncı edisyonunda yapay zekâ, sadece bir teknoloji olarak değil; sanatçılar için yeniden yorumlama, düşünme ve üretme biçimlerini dönüştüren bir araç olarak ele alınacak. Aynı zamanda sanatın, toplumsal değerleri sorgulayan ve yeniden şekillendiren rolüne de odaklanacak olan festival “Değer nedir, kim için ve nasıl üretilir?” gibi sorular üzerinden yapay zekânın yeni toplumsal anlatıdaki yerini de tartışmaya açacak. Direktörlüğünü Dr. Nabat Garakhanova’nın artistik direktörülüğünü Esra Özkan üstlendiği festivalin küratörlüğünü ise Evgeniya Romanidi, Gonzalo Herrero Delicado, Burcu Öztürkler, Ozan Turkkan,İsmail Erim Gülaçtı ve Türkiye’nin ilk yapay zeka küratörü olan Avind yapacak. Bu yıl da herkese açık ve ücretsiz olacak festivalde işitsel ve görsel performansların, masterclassların, tiyatroların yanı sıra; pek çok konuda panel ve atölyeler gerçekleştirilecek. MEZO Dijital Yönetim Kurulu Başkanı ve Dijital Dönüşüm Uzmanı Dr. Nabat Garakhanova festivalle ilgili olarak “Altıncı yılımıza ulaşmak, dijital sanatın Türkiye’de ve uluslararası alanda nasıl güçlü bir karşılık bulduğunu gösteriyor. İstanbul Dijital Sanat Festivali olarak yalnızca teknolojiyi sergileyen değil, aynı zamanda onunla düşünen, sorgulayan ve yeni anlatılar kuran bir platform olmayı önemsiyoruz. Türkiye’nin uluslararası ölçekte ilk ve tek dijital sanat festivali olarak, farklı coğrafyalardan sanatçıları bir araya getirerek kolektif bir üretim ve diyalog alanı yaratmaya devam edeceğiz.” diyor. Festivalin sponsorları arasında Kültür ve Turizm Bakanlığı Güzel Sanatlar Genel Müdürlüğü, Anadolu Ajansı, Turkish Airlines, Yıldız Teknik Üniversitesi, Onvo, Akın Robotics, Esas Holding, DİSAD(Dijital Sanat Derneği), Meta Yapı, Mayer, Monster, Sultangazi Belediyesi, Allnjoy, Omni Event, Dewards, Adinteraction, FH İletişim, Gauss, Pakala,Node Media Lab, Ars Electronica, TODA, Artvive yer alıyor.

KIRIK RUHLAR SESSİZ KADINLARIN SESİ OLACAK...

Kivanç Terzi̇oğlu Köşe Yazisi Foto 2-41

Senaristliğini ve yönetmenliğini İhsan Taş’ın üstlendiği“Kırık Ruhlar” adlı dijital dizinin ekibi, geçtiğimiz günTaş Film’de bir araya gelip, okuma provası yaparak, projenin startını verdiler. Psikolojik dram ve duygusal gerilim türündeki “Kırık Ruhlar” her bölümde farklı bir kadının iç dünyasına ve görünmeyen yaralarına ışık tutuyor. Tüm karakterlerin kadınlardan oluştuğu yapım, sadece bir hikâye anlatmakla kalmayıp, izleyiciyi derin bir yüzleşmeye davet ediyor. Bestemsu Özdemir, Asuman Dabak, İnci Pars Özgürgün, Selen Soyder, Esin Gündoğdu, Fulden Akyürek, Gülşah Yaprakçı, Ebru Üstüntaş, Tuğçe Maraş, Sevtap Karataş, Pınar Güven, Gizem Tavlan, Ayşegül Kaygusuz, Kader Yıldız, Demet Öz, Cansel Baransel, Rabia Tunç, Esra Ocak ve Elif Sude Yılmaz gibi bir birinden başarılı oyuncuların yanı sıra Mihriban Er ile usta oyuncu Serap Aksoy’da yer alıyor. Proje danışmanlığını Türk sinemasının usta oyuncusu Halil Ergün üstlenirken, senaryo danışmanlığını ise başarılı gazeteci ve yazar Mehmet Coşkundeniz yürütüyor. Dijital platformlarda izleyiciyle buluşmaya hazırlanan “Kırık Ruhlar” güçlü hikâyesi ve zengin oyuncu kadrosuyla olduğu kadar, etkileyici anlatımıyla da, sezonun en iddialı yapımları arasında yer alıyor.

NAZLI SENEM ÜNAL İLK KEZ SAHNEDE

Kivanç Terzi̇oğlu Köşe Yazisi Foto 3-39

“Üç Kız Kardeş” ve “Menajerimi Ara” gibi başarılı projelerde rol alarak ekranların sevilen yüzlerinden biri haline gelen Nazlı Senem Ünal, oyunculuğun yanı sıra müziğe olan tutkusuyla da adından söz ettiriyor. Geçtiğimiz ay Serdar Ortaç’ın unutulmaz şarkısı “Başıma Bela”yı yeniden yorumlayarak klibini yayınlayan Ünal, müzikseverlerden tam not almıştı. Şimdi ise yeni bir heyecan yaşayan Ünal, Emaar Hayal Kahvesi’nde ilk kez sahne alarak dinleyicilerine unutulmaz bir gece yaşattı. Geceye; yönetmen, yapımcı ve oyuncu dostları Eda Teksöz, Bilal Bağcı, Onur Ünlü, Selahattin Turhan, Hakan Emre Ünal, Cemre Melis Çınar, Sema Gültekin, Serhan Turhan, Hakan Atalay, Funda Güray, Arzu Oduncu ve Tümay Özokur da katıldı. Nazlı Senem Ünal, sahne sonrası yaptığı açıklamada şunları söyledi: “Sahnede olmak bana her zaman çok iyi geliyor. Tiyatro da müzik de çok iyileştirici bir etkiye sahip benim için. Ekip arkadaşlarım Çağatay Kıray(gitar/vokal), Onur Demir (ritim), Orhan Kemancıoğlu (Keman) ile bu işi keyif için yapıyoruz, birimiz oyuncu, birimiz yönetmen... Ortak tutkumuz müzik ve sektörün stresini birlikte atıyoruz. Bu konuda da bence çok şanslıyız. Tek amacımız var; keyif alalım, eğlenelim ve eğlendiğimiz kadar da eğlendirelim” dedi.

ONURCAN TAŞ’TAN BÜLENT ERSOY PROJESİ SİNYALİ

Kivanç Terzi̇oğlu Köşe Yazisi Foto 4-29

Türk tiyatrosunun usta ismi Müjdat Gezen ile genç yapımcı Onurcan Taş, Ülker Arena’da kırılan 10 bin kişilik seyirci rekorunun ardından tiyatro dünyasında büyük yankı uyandırdı. “7 Kocalı Hürmüz”, “Gırgıriye” ve Jekyll & Hyde projelerinin yapımcılığını üstlenen Taş, elde edilen başarıyla ilgili konuştu. “Tiyatro tarihinde seyirci rekorunu kırdık. Gayet güzel oldu, biz çok mutluyuz” diyen Onurcan Taş, projelerin tiyatroya yeniden ivme kazandırdığına inandığını söyledi. Taş, “Seyircinin gülmeye, eğlenmeye, moral bulmaya hakkı vardı. Bunu sağlayabildiysek ne mutlu bize” ifadelerini kullandı. “Yakın zamanda bu rekoru kıracak başka bir proje olacağını düşünmüyorum” diyen genç yapımcı, özellikle “Gırgıriye”ye gösterilen yoğun ilgiyi şu sözlerle anlattı: “Gırgıriye olay oldu. Biletler satışa açıldığı anda tükeniyor, karaborsaya düşüyor. Karaborsa haberleri bize geliyor ama tabii ki bu duruma müdahale edemiyoruz. Seyirci çok merak ediyor ama merak ettikleri kadar var.” “Tarkan konserleri gibi kapalı gişe oynuyorsunuz” yorumlarına ise esprili bir yanıt veren Taş, “Gırgıriye kendi çapında megastar oldu” dedi. Onurcan Taş, “7 Kocalı Hürmüz” sürecinde Müjdat Gezen’i projeye dahil etmek için verdiği mücadeleyi de anlattı. Taş, ilk telefon görüşmesinde Gezen’in teklifi reddettiğini belirterek şöyle konuştu: “Müjdat hocayı aradığımda suratıma kapattı. ‘Ben emekli oldum, bu işlere karıştırma beni’ dedi. Ben tekrar aradım, ‘Hocam galiba hat kesildi’ dedim. Sonra kalkıp Bodrum’a yanına gittim. Uzun bir konuşmanın ardından hocam ikna oldu. Hürmüz’ü yaptık ve çok mutlu oldu.” Başarının ardından yeni proje arayışına girdiklerini söyleyen Taş, “Repertuvarlarına bakarken ‘Gırgıriye olmaz mı?’ dedim. Perran Kutman Amerika’dan geldi. 46 yıl boyunca Müjdat Gezen ve Perran Kutman aynı sahneye çıkmamıştı. Herkes onları çok özlemiş” ifadelerini kullandı. Son dönemde kulislerde konuşulan Bülent Ersoy iddialarına da açıklık getiren Onurcan Taş, Diva ile farklı bir proje üzerinde çalışabileceklerini söyledi. “Bülent Ersoy’un yoğun konser takvimi var. Oyun tarihlerimizle konser programı uyuşmuyor. Daha büyük prodüksiyonlu bir iş mi yapsak diye düşündük. Diva müzikali fikri gündemde. Eğer hoşuna giderse Bülent Ersoy’un hayatını sahneye taşıyabiliriz. Kuliste sohbet etme imkânımız çok oldu. Çok güzel hikâyeler var. Bunları tiyatro sahnesine taşıyabilirsek ortaya çok etkileyici bir iş çıkabilir. Ayrıca Antalya’da gençlik yıllarına çok benzeyen biri var. Onu oynatmayı düşünüyoruz” dedi.

Saygılarımla...
Sağlıcakla Kalın ama Sevgisiz Kalmayın...
U.KIVANÇ TERZİOĞLU