HABER: FUNDA AKOSMAN
Yazar, aktivist ve sürreal biyografi sanatçısı Vahap Aydoğan, “SÜKÛT” adlı çalışmasıyla izleyiciyi insan hafızasının görünmeyen katmanlarında düşünsel bir yolculuğa davet ediyor. Şanlıurfa Arkeoloji Müzesi’nde gerçekleşen çalışma; çağdaş sanat, enstalasyon ve video art üretimlerini ortak bir anlatı dili içinde buluşturuyor.
“SÜKÛT”, savaş, göç, adalet ve özgürlük kavramlarını özellikle kadınlar ve çocuklar üzerinden ele alırken; yaşanan olaylardan çok, geride kalan sessizlikle ve insan ruhunda taşınmaya devam eden izlerle ilgileniyor. Çalışma, unutulanı değil; unutulamayanı görünür kılmaya çalışıyor.
Göbeklitepe’den günümüze uzanan anlatı boyunca, farklı coğrafyalardan seçilen 20 kadın biyografisi ortak bir hafıza düzleminde bir araya geliyor. Sanatçı, Göbeklitepe’yi yalnızca arkeolojik bir keşif alanı olarak değil; insanlık hafızasının ilk izlerini taşıyan disiplinler arası bir atlas olarak yorumluyor. “SÜKÛT” içerisindeki biyografi çalışmalarının çıkış noktası da bu kadim hafıza alanına dayanıyor.
Yağlı boya biyografi çalışmaları, video art üretimleri ve enstalasyonlar; kişisel eşyalar, yaşamdan geriye kalan izler ve arşiv niteliği taşıyan nesnelerle birlikte çok katmanlı bir anlatı alanı oluşturuyor.
Sergi mekânında yer alan aynalar ise izleyiciyi yalnızca eserlerle değil, kendi vicdanı ve bakışıyla da karşılaştırıyor. Böylece “SÜKÛT”, yalnızca izlenen bir çalışma olmaktan çıkarak; insanın kendi iç sesiyle yüzleştiği kolektif bir tanıklık alanına dönüşüyor.
“SÜKÛT”, 16–23 Mayıs tarihleri arasında Şanlıurfa Arkeoloji Müzesi’nde ziyaret edilebiliyor.




