ANKARA (AA) - Sunar Yatırım bünyesinde faaliyet gösteren Sunar NP, Birleşmiş Milletler İklim Değişikliği Çerçeve Sözleşmesi 31. Taraflar Konferansı'na (COP31) 'Ayni Hizmet Sağlayıcısı' olarak destek verecek.

Şirketten yapılan açıklamaya göre, Antalya'da gerçekleştirilecek COP31, iklim değişikliğiyle mücadele, kaynak verimliliği ve sürdürülebilir üretim başlıklarını küresel gündemin merkezine taşırken, iklim eyleminde somut ve uygulanabilir adımların öne çıktığı kritik bir buluşma noktası olacak.

Mersin ile Gaziantep arası seyahat hızlı trenle 2 saat 15 dakikaya inecek
Mersin ile Gaziantep arası seyahat hızlı trenle 2 saat 15 dakikaya inecek
İçeriği Görüntüle

Konferansın, taahhütlerin ötesine geçerek sahada doğrulanabilir, ölçülebilir ve sürdürülebilir uygulamalara ivme kazandırması hedefleniyor. Bu yaklaşımın sahadaki somut örneklerinden birini ise konferansa Ayni Hizmet Sağlayıcısı olarak destek veren Sunar NP ortaya koyacak.

Biyobozunur malzemelerin gerçek kullanım alanlarındaki potansiyelini görünür kılacak olan Sunar NP, aynı zamanda Türkiye'nin tarımsal kaynaklarını ileri teknolojiyle buluşturan üretim kapasitesine de dikkati çekecek.

Sunar NP, mısır nişastasını işleyerek termoplastik nişasta ve nişasta bazlı biyoplastik ham maddeler üretiyor. Ham madde entegrasyonuna dayanan üretim modeliyle şirket, biyoplastik üretiminin temel girdilerinden itibaren üretim sürecinde yer alıyor.

Şirketin ürettiği ham maddeler, alışveriş ve kargo poşetlerinden atık torbalarına, gıda ambalajlarından tek kullanımlık çatal ve kaşıklara, pipetlerden tarımsal örtü filmlerine ve 3D yazıcı filamentlerine kadar farklı ürünlerin üretiminde kullanılabiliyor.

Yenilenebilir kaynaklardan elde edilen nişasta bazlı biyoplastikler, geleneksel petrol bazlı plastiklere alternatif malzemelerin geliştirilmesine olanak sağlıyor. Şirketin biyobozunur ürünleri, ilgili sertifikasyon ve test koşullarının sağlandığı durumlarda 180 gün içinde biyolojik olarak çözünebiliyor ve çözünme sürecinin ardından doğada mikroplastik oluşumuna yol açmıyor.

EN 13432 standardına uygun ürünlerde, standardın belirlediği biyobozunma, parçalanma ve diğer ilgili kriterler esas alınıyor. Bu özellikler, biyobozunur malzemelerin uygun uygulama alanlarında değerlendirilmesi ve malzeme tercihinde ürünün kullanım koşullarıyla çevresel özelliklerinin birlikte ele alınması açısından önem taşıyor.

Şirketin biyoplastik alanındaki çalışmaları, 2014'te başlayan AR-GE sürecine dayanıyor. Şirket bünyesinde yürütülen Türkiye Bilimsel ve Teknolojik Araştırma Kurumu (TÜBİTAK) destekli termoplastik nişasta ve kompaund geliştirme projesi kapsamında sürdürülen çalışmalar, 2020'de biyoplastik üretim hattının devreye alınmasıyla endüstriyel üretim aşamasına taşındı.

Böylece şirketin mısır nişastası bazlı biyoplastik alanındaki AR-GE birikimi, üretim altyapısıyla buluşarak farklı sektörlerin ihtiyaçlarına yönelik ham madde geliştirme çalışmalarının temelini oluşturdu.

- 'COP31'in Türkiye'de düzenlenmesi, önemli bir fırsat sunuyor'

Açıklamada görüşlerine yer verilen Sunar Yatırım Yönetim Kurulu Başkanı ve Üst Yöneticisi (CEO) Mustafa Nuri Çomu, COP31'in Türkiye'de düzenlenmesinin, ülkenin üretim ve teknoloji geliştirme kapasitesini uluslararası ölçekte ortaya koymak açısından önemli fırsat sunduğunu belirtti.

Çomu, ham madde entegrasyonuna dayanan üretim yapıları ve AR-GE yetkinlikleriyle, mısır nişastasını farklı sektörlerin ihtiyaçlarına yönelik yüksek katma değerli biyoplastik ham maddelerine dönüştürdüklerini vurgulayarak, şunları kaydetti:

'COP31'de biyobozunur ürünlerimizin doğrudan kullanılacak olması, geliştirdiğimiz teknolojinin somut bir uygulama alanında karşılık bulması açısından önemli. Tarımsal kaynaklarımızı sanayi ve teknolojiyle buluşturarak yerli üretim kapasitemizi güçlendirmeyi ve Türkiye'nin biyoplastik alanındaki uluslararası rekabet gücüne katkı sunmayı hedefliyoruz.'

Kaynak: AA