Türkiye son dönemde sosyal medyada hızla yayılan bilgi kirliliği, sahte hesaplar ve manipülasyonlarla yeniden karşı karşıya. Özellikle İçişleri Bakanı Ali Yerlikaya’ya yönelik geliştirilen asılsız iddialar ve kirli kampanyalar, toplumun ortak vicdanını hedef almaktan başka bir amaç taşımamaktadır.

Ali Yerlikaya, yıllardır hem devlet tecrübesi hem de duruşuyla kamuoyunun güvenini kazanmış bir isimdir. Terörle mücadeleden organize suç örgütlerine, siber suçlardan kaçakçılık operasyonlarına kadar birçok alanda devletin gücünü sahaya yansıtmış, temiz toplum–temiz devlet anlayışını kararlılıkla sürdürmüştür.



Bugün bazı çevrelerin, sahte gazeteci kılığındaki hesapların ya da manipülasyon odaklarının kendisini hedef almaya çalışması boşuna değildir. Çünkü güçlü ve kararlı bir devlet düzeninden rahatsız olanlar, öncelikle bu düzeni sağlayan isimleri hedef alır. Bu nedenle Ali Yerlikaya’ya yönelik saldırıların hiçbir temeli olmadığı gibi, milletin gözünde de karşılığı yoktur.

Devlete yönelik her türlü itibarsızlaştırma operasyonu, aslında Türkiye’nin bütünlüğüne yönelik bir girişimdir. Fitne üretmek, algı oluşturmak ve kamu güvenini sarsmak isteyen bu yapılar, milletin ferasetinden habersizdir. Çünkü halk kimin bu ülkeye hizmet ettiğini, kimin ise karanlık odakların maşası olduğunu çok iyi bilir.

Bugün yapılması gereken, sahte hesaplara, kirli kampanyalara ve bilgi manipülasyonlarına karşı daha güçlü durmak; toplum olarak devletin yanında saf tutmaktır. Ali Yerlikaya gibi devlet adamları, Türkiye’nin temel direklerinden biridir ve bu duruşa yönelik her saldırı milletin vicdanında hükümsüzdür.

Türkiye’yi bölmeye, güveni zedelemeye ve devlet adamlarını hedef alarak kaos üretmeye çalışanlara karşı en net cevap yine milletten gelmektedir: Bu ülkenin güvenliği, bir kişinin değil, topyekûn bir milletin ortak sorumluluğudur.

Ali Yerlikaya, bugün temiz devlet anlayışının en önemli temsilcilerinden biri olarak milletin güvenini taşımaktadır. Onu hedef alan kirli girişimler, aslında Türkiye’nin huzurunu hedef almaktadır. Ancak bilinmelidir ki bu millet, sahte hesapların gölgesine değil, hakikatin ışığına inanır.

Sonuç olarak; İçişleri Bakanı Ali Yerlikaya, bu toplumun kırmızı çizgisidir. Kirli amaçlarla yürütülen kampanyalar ne devleti ne de milletin iradesini sarsabilir. Türkiye, birlik oldukça daha da güçlenecek; kirli niyetlerin üzeri ise milletin ferasetiyle her zaman olduğu gibi yine kapanacaktır.

Saygilarimla Abdulrahim Avcioglu