İSTANBUL (AA) - AA muhabirinin derlediği bilgilere göre, iki ülke arasında daha kapsamlı bir ticaret anlaşmasına yönelik Mart 2024'te başlayan müzakerelerde bugüne kadar 5 tur gerçekleştirildi.

Birleşik Krallık'ın Avrupa Birliği'nden (AB) ayrılmasının ardından yürürlüğe giren mevcut STA'nın yerini alması öngörülen 'geliştirilmiş' anlaşmaya ilişkin müzakerelerde şimdiye kadar 11 fasıl kapatıldı.

Müzakerelerin 15-23 Haziran'da Ankara'da gerçekleştirilen 5'inci turunda dijital ticaret, telekomünikasyon, yatırım, hukuki hizmetler, mal ticaretinde pazara erişim ile sağlık ve bitki sağlığı önlemleri ele alındı. Görüşmelerde ayrıca fikri mülkiyet, kamu alımları ve sürdürülebilirlik gibi konular üzerinde de duruldu.

5'inci turda özellikle hukuki hizmetlerde güçlü ilerleme kaydedilirken, fikri mülkiyet alanındaki görüşmeler de ivme kazandı. Taraflar, müzakereler kapsamında çeşitli teklifleri değerlendirerek üzerinde uzlaşılması gereken alanları belirledi.

Anlaşmaya ilişkin 6'ncı tur müzakerelerinin sonbaharda gerçekleştirilmesi öngörülüyor. İki ülke arasındaki ticaret hacmi 2025 sonu itibarıyla yıllık bazda yüzde 4,3 artarak 28,4 milyar sterline ulaştı.

Birleşik Krallık, Türkiye'yi İngiliz şirketleri açısından geçiş noktası olabilecek bir pazar olarak değerlendiriyor

İngiliz Ulusal İstatistik Ofisi (ONS) verilerine göre, iki ülke arasındaki toplam ticaret hacmi 2016'daki 15,1 milyar sterlinden 2025'te 28,5 milyar sterline yükseldi.

İki ülke arasındaki ticari ilişkilerde hizmetler halihazırda önemli bir yer tutarken, yeni STA'nın bu alandaki ticareti daha da çeşitlendirmesi bekleniyor.

Birleşik Krallık, Türkiye'yi İngiliz şirketleri açısından Avrupa ile Asya arasında stratejik konuma sahip ve Orta Asya ile Güney Kafkasya pazarlarına erişimde geçiş noktası olabilecek bir pazar olarak değerlendiriyor.

SPK'dan tasfiye konusu fonlardaki yatırımcı sayısına ilişkin açıklama
SPK'dan tasfiye konusu fonlardaki yatırımcı sayısına ilişkin açıklama
İçeriği Görüntüle

İki ülke arasındaki ticari ilişkilerde enerji, altyapı, sağlık, teknoloji, perakende, havacılık ile finansal ve profesyonel hizmetler öne çıkan işbirliği alanları arasında gösteriliyor. Türkiye'nin gelişmiş imalat sanayisinin de özellikle otomotiv, denizcilik ve havacılık alanlarında İngiliz şirketlerine hizmet ve ekipman tedariki açısından fırsatlar sunduğu belirtiliyor.

'Türkiye, Birleşik Krallık için her zaman öncelikli bir pazar olmuştur'

Türkiye'deki İngiliz Ticaret Odası (BCCT) Başkanı Chris Gaunt, AA muhabirine yaptığı değerlendirmede, müzakere sürecinin her iki ülke için de son derece olumlu bir adım olduğunu belirterek, amacın ticaret yapılan sektörlerin sayısını daha derinlemesine artırmak olduğunun altını çizdi.

Gaunt, başta hizmet sektörü olmak üzere yeni sektörlerin de müzakere edildiğine işaret ederek, 'Birleşik Krallık'ın çok deneyimli olduğu ve derin bilgi birikimine sahip olduğu finansal hizmetler ve diğer hizmet alanları da buna dahil. Bunun Türkiye'nin hizmet sektörünü güçlendireceğine inanıyorum.' dedi.

Yeni STA ile tarım, eğitim, ileri mühendislik ve teknolojinin de devreye girmesini umdukları diğer sektörler olduğunu kaydeden Gaunt, 'Bütün bunlar her iki ülkeye de fayda sağlayacaktır. Türkiye, Birleşik Krallık için her zaman öncelikli bir pazar olmuştur. İki ülke arasındaki ikili ticaret hacmi şu anda yaklaşık 28 milyar sterlin seviyesinde ve bu rakam her yıl artış gösteriyor. Her şey doğru yönde ilerliyor.' açıklamasını yaptı.

'İngiliz şirketleri, Türkiye ile ticaretlerini artırma konusunda son derece istekli'

Chris Gaunt, her iki ülkenin de kontrolü dışında gerçekleşen jeopolitik olayların her iki ülkeyi de etkilediğini kaydederek, yaşananların doğal olarak hem Birleşik Krallık'ta hem de Türkiye'de enflasyonu ve yaşam maliyetini etkilediğini dile getirdi.

İngiliz şirketlerin Türkiye ile ticaretlerini artırma konusunda son derece istekli olduğunu aktaran Gaunt, Türk ve İngiliz şirketlerin ortaklık kurarak bölgedeki diğer ihracat pazarlarına açılma imkanı elde ettiğini söyledi.

Gaunt, yapay zekanın ekonomilere nasıl değer kattığının artık tüm ülkeler için bir öncelik haline geldiğini aktararak, 'Birleşik Krallık bunu geliştirme konusunda oldukça ileri düzeyde. İngiltere'deki yapay zeka uzmanı teknoloji şirketlerinin, Türkiye'de sayıları giderek artan ve yapay zeka üzerine çalışan Türk şirketleriyle ortak hareket etmesi büyük bir avantaj. Bu da kurulabilecek bir diğer güçlü köprü.' değerlendirmesinde bulundu.

'Türkiye de bu kritik bölgenin ana aktörü'

Chris Gaunt, dijital alanda her şeyin çok hızlı ilerlediğini ifade ederek, her iki ülkenin de birbirine değer katacak şekilde birlikte çalışmasının önemli olduğunu dile getirdi.

Türkiye'de de teknoloji girişimlerinde büyük bir büyümenin olduğuna dikkati çeken Gaunt, 'Türk teknoloji şirketlerinin yalnızca Türkiye'de değil, dünyada da varlık göstermesine ve bunu yaparken Birleşik Krallık ile işbirliği kurmasına yönelik belirgin bir ilgi söz konusu.' ifadelerini kullandı.

Gaunt, şu anda yaşanan gelişmeler sebebiyle zor bir dönemden geçildiğini kaydederek, 'Burası stratejik olarak son derece kritik bir bölge ve Türkiye de bu kritik bölgenin ana aktörü. Bölgede ne olursa olsun, Türkiye olumlu ya da olumsuz şekilde bunun içinde yer alacaktır. Bizim yapmamız gereken, olumsuza değil olumluya odaklanarak bu süreçte yolumuzu bulmaktır.' açıklamasını yaptı.

'Türkiye'deki pazar payımızı artırmalı ve payımızı diğer ülkelere kaptırmamalıyız'

Türkiye'nin ev sahipliği yapacağı Birleşmiş Milletler İklim Değişikliği Çerçeve Sözleşmesi 31. Taraflar Konferansı'nda (COP31) BCCT olarak Antalya'da yan etkinlikler gerçekleştireceklerini belirten Chris Gaunt, Türkiye'nin iklim ve sürdürülebilirlik standartlarına uyum sağlamak için yoğun çaba gösterdiğini vurguladı.

İngiliz şirketleriyle görüşüp, onları Türkiye ile ilgili olumlu bir tablo sunmaya gayret ettiklerini anımsatan Gaunt, 'Onlara 'Türkiye'yi göz ardı etmeyin, Türkiye muazzam bir potansiyele sahip ve geride kalmak istemezsiniz' diyoruz. Diğer önemli unsur ise Türkiye, stratejik konumu nedeniyle diğer ülkeler açısından da oldukça rekabetçi bir pazar. Dolayısıyla oyunda bir adım önde olmalıyız. Türkiye'deki pazar payımızı artırmalı ve payımızı diğer ülkelere kaptırmamalıyız.'

Gaunt, Serbest Ticaret Anlaşması'nın İngiliz şirketlerine Türkiye'nin nasıl faaliyet gösterdiğini ve Türk şirketlerinin hangi iş modelleriyle çalışmayı tercih ettiğini anlama imkanı da verdiğini kaydederek, 'Serbest Ticaret Anlaşması, İngiliz şirketlerinin hem Türkiye'ye nasıl daha verimli yatırım yapabileceklerini hem de Türk iş dünyasının düşünce yapısını çok daha iyi kavramaları açısından oldukça geniş bir etkiye sahip.' diye konuştu.


 

Muhabir: Yunus Türk

Kaynak: AA