İSTANBUL (AA) - AA muhabirinin, Birleşmiş Milletler Ticaret ve Kalkınma Kuruluşunun (UNCTAD) yayımladığı analizden derlediği bilgilere göre, yapay zeka teknolojilerinin üretiminde çok sayıda ülke ve şirket rol üstlenmesine rağmen elde edilen kazanç tedarik zincirinin belirli aşamalarında toplanıyor.
Yapay zeka altyapısında kullanılan bakır gibi ham maddeler Şili ve Peru'nun da aralarında bulunduğu ülkelerden sağlanırken yarı iletken üretiminde Güney Kore ve Tayvan, montaj süreçlerinde ise Malezya ve Meksika gibi ekonomiler öne çıkıyor.
Ancak küresel üretim ağının farklı coğrafyalara yayılması, ekonomik getirinin ülkeler ve şirketler arasında aynı ölçüde paylaşılmasını sağlamıyor.
Dünya Ticaret Örgütü (DTÖ) verilerine göre, çipler ve sunucular dahil teknoloji ve yapay zekayı mümkün kılan ürünler, 2025'te küresel mal ticaretinin yaklaşık altıda birini oluştururken aynı yıl mal ticaretinin değer bazındaki büyümesinin yüzde 42'sini sağladı.
Bu gelişme, yapay zeka teknolojilerinin küresel ticaretteki öneminin hızla arttığını ortaya koyarken üretim zincirinde oluşturulan katma değerin nasıl dağıldığına ilişkin tartışmaları da gündeme taşıdı.
UNCTAD, yapay zeka veri merkezlerinde kullanılan gelişmiş NVIDIA GB200 NVL72 sunucu sisteminin üretim sürecini inceleyerek oluşturulan ekonomik değerin tedarikçiler, çalışanlar ve şirketler arasındaki dağılımını analiz etti.
Yaklaşık 3,3 milyon dolar değerindeki sunucu sistemi üzerinden gerçekleştirilen çalışmada, toplam katma değerin yüzde 87'sinden fazlasının hangi faaliyet ve tedarikçi gruplarında oluştuğu izlenebildi.
Analiz kapsamında izlenebilen yaklaşık 2,92 milyon dolarlık katma değerin yüzde 68'ini, faaliyet giderleri ve kurumlar vergisi sonrasında elde edilen kar oluşturdu.
Bu karın büyük bölümünün, sistemde kullanılan gelişmiş çiplerin tasarımını gerçekleştiren ve üretim süreçlerini başka şirketlere yaptıran NVIDIA'ya yöneldiği belirtildi.
Böylece yapay zeka donanımlarının üretiminde fiziksel imalatın farklı ülkelerde gerçekleştirilmesine rağmen tasarım ve teknoloji geliştirme faaliyetlerini kontrol eden şirketlerin ekonomik getiriden daha yüksek pay aldığı ortaya konuldu.
UNCTAD'ın analizinde, gelişmiş yapay zeka sunucu sisteminin üretiminde çalışanların elde ettiği gelir ile şirketlerin vergi sonrası karı arasındaki fark dikkati çekti.
İzlenebilir katma değerin yüzde 4,3'ü doğrudan üretimde görev alan çalışanlara giderken, mühendisler ve yöneticiler gibi üretim dışı çalışanların payı yüzde 9,9 olarak hesaplandı.
Böylece çalışanların toplam payı yüzde 14,2 seviyesinde kalırken vergi sonrası karın payı yüzde 68'e ulaştı.
Söz konusu veriler, yapay zeka donanımlarının üretiminde emeğin farklı ülkeler ve faaliyet alanları arasında dağılmasına karşın ekonomik getirinin önemli bölümünün sermaye ve teknoloji sahiplerinde yoğunlaştığını gösterdi.
Yapay zeka üretiminde geniş tedarik zinciriYapay zeka sunucularının üretimi, madencilikten yarı iletkenlere, enerji ekipmanlarından soğutma sistemlerine kadar geniş bir tedarik zincirini kapsıyor.
Ancak bu zincirde yer alan ülkelerin ekonomik kazançları, üstlendikleri üretim faaliyetinin niteliğine göre önemli farklılıklar gösteriyor.
UNCTAD'ın atıfta bulunduğu araştırmaya göre, incelenen gelişmiş sunucu sisteminde kullanılan silikon, bakır ve kalayın toplam değeri, nihai satış fiyatının yalnızca yüzde 0,2'sine karşılık geliyor.
Bu durum, yapay zeka teknolojileri için kritik öneme sahip ham maddeleri sağlayan ülkelerin, nihai ürünün ekonomik değerinden sınırlı pay alabildiğini ortaya koyuyor.
Yapay zeka yatırımlarındaki büyüme, gelişmekte olan ülkelerin mineral ihracatını artırma potansiyeli taşısa da bu artışın üretim zincirinden elde edilen kazanç içindeki paylarını aynı ölçüde yükseltmesi beklenmiyor.
Öte yandan gelişmiş sunucu sistemlerinin montajı ağırlıklı olarak Tayvan, Meksika, ABD ve Malezya'da gerçekleştirilirken, bu faaliyetlerden elde edilen getiriler de teknoloji tasarımı gibi yüksek katma değerli alanların gerisinde kalabiliyor.
UNCTAD'ın değerlendirmesine göre, küresel teknoloji tedarik zincirlerine katılmak gelişmekte olan ülkeler açısından yeni istihdam ve ihracat fırsatları oluştursa da daha yüksek gelir sağlayan faaliyetlere geçiş giderek zorlaşıyor.
Özellikle ileri teknolojiye erişim, finansman imkanları ve jeopolitik ilişkiler, ülkelerin yapay zeka üretim zincirindeki konumlarını belirleyen başlıca unsurlar arasında yer alıyor.
Kuruluşun 'Ticaret ve Kalkınma Raporu 2026' çalışmasında, gelişmekte olan ekonomilerin yalnızca yabancı yatırım çekmeye odaklanmak yerine yerel tedarikçilerini güçlendirmesi ve nitelikli iş gücü kapasitesini geliştirmesi gerektiği vurgulandı.
Bununla birlikte, gelişmiş yapay zeka bileşenleri ve ürünlerinin üretiminin yüksek teknolojik ve finansal gereklilikler nedeniyle oldukça zorlu olmaya devam ettiği belirtildi.
UNCTAD, ülkelerin küresel tedarik zincirlerine katılmasının önemli bir başlangıç olduğunu ancak bu zincirlerde hangi faaliyetleri üstlendiklerinin elde edecekleri ekonomik getiriyi belirleyen temel faktörlerden biri olduğunu kaydetti.
Muhabir: Gökhan Yıldız





