LONDRA (AA) - Dünya Ekonomik Forumunun (WEF) küresel çapta kamu ve özel sektörde görev yapan başekonomistlerle yaptığı Başekonomistlerin Değerlendirmeleri anketi yayımlandı.

Buna göre, ankete katılan başekonomistlerin yüzde 56'sı gelecek bir yılda küresel ekonomide stabil veya iyileşen bir görünüm bekliyor.

Ancak ankete katılanların yüzde 97'si jeopolitik çatışmaları gelecek yıl boyunca belirsizliğin önemli bir kaynağı olarak görürken, dörtte biri küresel ekonominin daha dayanıklı hale geleceğini öngörüyor.

SPK, pay geri alımlarında üst sınırın uygulanmamasına karar verdi
SPK, pay geri alımlarında üst sınırın uygulanmamasına karar verdi
İçeriği Görüntüle

Başekonomistlerin yüzde 69'u mali desteğin küresel ekonomi için 2020'den beri en önemli dayanıklılık kaynağı olduğunu belirtiyor ama yalnızca yüzde 28'i bu desteğin gelecek 12 ay boyunca aynı rolü üstleneceğini tahmin ediyor.

Bunun yerine ekonomistlerin çoğu, ekonomideki dayanıklılığın giderek esnek tedarik zincirine, teknolojik yeniliklere ve enerji piyasasına uyum sağlamaya bağlı olacağını öngörüyor. Şoklara en iyi şekilde dayanabilecek ülkeler olarak ise ABD ve Çin gösteriliyor.

ABD ve Çin arasında yapay zeka yarışı

Ankete katılanların yüzde 97'si gelecek bir yılda yapay zeka kullanımının artacağını öngörürken, yüzde 69'u bu teknolojinin önemli verimlilik artışı sağlamasını bekliyor.

Her 10 başekonomistten yaklaşık 8'i veri merkezi yatırımlarının küresel ekonomik büyümenin önemli bir kısmını oluşturacağını, yüzde 79'u bu yatırımların yerel topluluklardan ciddi bir dirençle karşılaşacağını tahmin ediyor.

Başekonomistlerin yüzde 61'i veri merkezi yatırımlarının istihdam oluşturmada önemli bir paya sahip olacağını düşünmüyor ve çoğunluk bu yatırımların elektrik ve su fiyatlarını artıracağını öngörüyor.

Anket katılımcılarının yüzde 69'u Çin ile ABD arasındaki yapay zeka teknolojilerindeki farkın daralacağını ve Çin'in büyük dil modellerinin 12 ay içinde ABD'deki muadillerine yetişeceğini düşünüyor.

Ekonomide parçalanma ve ayrışmanın artması bekleniyor

Başekonomistlerin yüzde 77'si, gelecek yıl jeo-ekonomik parçalanmanın artacağını öngörürken, yüzde 55'i ABD'de, yüzde 43'ü ise Avrupa'da gümrük vergilerinin artacağını tahmin ediyor.

Ankete katılanların üçte ikisi küresel ticaret hacminin artacağını, yüzde 83'ü Çin'in ABD dışındaki pazarlara yaptığı ihracatın büyümesini bekliyor.

Hindistan, Güneydoğu Asya, Orta Asya ve ABD en olumlu değerlendirmeleri alırken, Çin'in görünümü zayıfladı. Ekonomistlerin yaklaşık üçte biri Çin'de zayıf bir büyüme bekliyor.

Avrupa'da durum hafif iyileşmiş olsa da ankete katılanların yüzde 61'i zayıf veya çok zayıf bir büyüme öngörüyor.

Başekonomistlerin yaklaşık üçte biri, ABD, Çin ve Avrupa'da işsizliğin artacağını tahmin ederken, para politikalarında farklı yönlere doğru bir ayrışma yaşanacağını değerlendiriyor. Ankete katılanların yüzde 70'i Japonya'da, yüzde 53'ü Avro Bölgesi'nde ve yüzde 42'si ABD'de para politikasının sıkılaşmasını bekliyor.

Reel gelirler eriyebilir

Katılımcıların yüzde 88'i gıda, yüzde 83'ü elektrik ve yüzde 77'si ulaşım maliyetlerinde artış öngörüyor.

Başekonomistlerin çoğu, birçok bölgede reel gelirlerin azalacağını veya sabit kalacağını tahmin ediyor. Hükümetlerin, temel ihtiyaç mallarında vergi indirimleri ve tavan fiyat gibi geniş kapsamlı ve görünür önlemler alması beklenirken, ekonomistlerin sadece yüzde 36'sı düşük gelirli haneler için vergi indirimi bekliyor.

WEF Ekonomik Büyüme ve Dönüşüm Bölümü Başkanı Attilio Di Battista, anket sonuçlarına ilişkin değerlendirmesinde, başekonomistlerin küresel ekonominin istikrar kazanmasını beklediğini belirterek, 'Ancak jeopolitik dalgalanmalar, olası varlık fiyatı düzeltmeleri, yapay zeka yatırımlarına yönelik artan denetimler ve devam eden yaşam maliyeti baskıları nedeniyle belirsizlik hala yüksek seviyede.' ifadelerini kullandı.

Di Battista, son yıllarda arka arkaya yaşanan krizlerin üstesinden gelinmesinde hükümet desteklerinin kritik bir rol oynadığını dile getirerek, 'Ama mali kapasite ilerleyen dönemde daha kısıtlı hale gelebilir. Şu anda öncelik, bir sonraki şok gelmeden önce dayanıklılığın temellerini güçlendirmek.' değerlendirmesinde bulundu.


 

Muhabir: Nuran Erkul Kaya

Kaynak: AA