Yaşam ve bilinç birbirinden ayrılmayan bir bütündür. Bilinç akışı engellenince yaşam akışı da engellenir. O zaman birey kendini bedenle özdeşleştirir ve bilinç akışı stabil olur. Değişim ve dönüşüm yaşanmaz. Gelişim, yenilenme ve aydınlanma gerçekleşmediğinde birey donuklaşır ve yaşamdan zevk almaz.
Dünya Değişim Akademisi’nde "Yaşam Sanatı" Değişim programı sayesinde yaşam anlamlı olur, birey yaşam aşkıyla dolup taşar. Zihnin ötesine geçilir ve zihin düşünce üretemez. Birey ölümden korkmaz. Ölüm sadece bir deneyim haline gelir.
Birey korkulardan özgürleştiğinde kendisi de özgürleşir ve gerçek yaşam başlar. Zihin aşıldığında odaklanma ve konsantrasyon gücü artar ve birey yaşamın içinde farkındalıklı olarak eylemlerde bulunur.
Dünyasal oyunlar insanı hiçbir yere vardırmaz ama varoluşsal oyunlar bireyi özgür ve başarılı kılar. O zaman yaşam anlamlı olur ve yaşam sanatı deneyimlenir. Yaşam sanatını hayatına geçiren birey, kendini varoluşun akışına bırakır ve yaşamla birlikte akmaya başlar.
Birey gece geçmişte ölür ve her sabah yeniden doğabilir. Bunun gerçekleşmesi için birey farkındalıklı eylemlerde bulunmalıdır. Sabah uyanıldığında derin nefesler alınır verilmeli ve tam nefes tekniği uygulanmalıdır. Her sabah uyanıldığında birey, bilinçli nefes alıp verilmelidir; o zaman birey yeniden doğmuş olur.
Şimdiki anı deneyimleyen birey zamanını boşa harcamaz. Geçmiş ve gelecekten özgürleşir. Unutulmamalıdır ki, dünyevi oyunlar kişiyi hep acılara sürükler; o zaman da bireyin kendine olan güveni azalır. Özsel eylemler yerine egosal eylemler yaşanır. Zevk ve sonsuz haz dolu dünyada yeniden var olmak için birey, yaşamın akışında olmalı ve yaşamla birlikte akmalıdır.
Sabah nasıl başlarsa gün de öyle geçer. Eğer sabah uyanıldığında tam nefes tekniği uygulanırsa birey yenilenir ve değişir. Yaşam ebediyen var olan öz merkeze dayandığında ve birey öz merkezden eylemlerde bulunduğunda, kendini yeniden var ettiğinde gerçek yaşam başlar o zaman birey kendinin farkında olur ve şüpheler ortadan kalkar.
Mutlu değişimler...