İSTANBUL (AA) - BİRİZ ÖZBAKIR - Yeşil insan kaynakları uygulamaları, çalışanlarda iklim ve çevre farkındalığını artırırken, işletmelerde yüzde 5 ila 10 maliyet tasarrufu ve yüzde 10 ila 25 verimlilik artışı sağlayarak çalışan bağlılığını da güçlendiriyor.
Yeşil dönüşüm, şirketlerin yalnızca üretim ve yatırım kararlarını değil, çalışan politikalarını da etkiliyor. Kurumlar, sürdürülebilirlik hedeflerine ulaşmak için insan kaynakları süreçlerini de yeni döneme uyumlu hale getiriyor.
Sürdürülebilirlik ve çevresel hedeflerle uyumlu insan kaynakları uygulamalarının bütününü kapsayan 'yeşil insan kaynakları yönetimi' ise bu dönüşümün önemli bileşenleri arasında yer alıyor.
Karamanoğlu Mehmet Bey Üniversitesi Uygulamalı Bilimler Fakültesi Uluslararası Ticaret ve Lojistik Bölümü Dr. Öğr. Üyesi Nuray Turan, AA muhabirine, şirketlerin yönetim vizyonu ile çalışan davranışlarının uyumlu hale gelmesi durumunda çevresel sürdürülebilirlikte başarıya ulaşıldığını söyledi.
Sürdürülebilirlikle ilgili kararların çalışanlar tarafından uygulanması gerektiğini belirten Turan, şu ifadeleri kullandı:
'Yeşil insan kaynakları yönetimi noktasında bütün çalışanlara çevrecilikle ilgili bilgilendirmelerin yapılması, iklim krizinin geldiği konumun ifade edilmesi, neden gelecek nesiller için daha temiz bir çevre bırakmak gerektiğini aktaracak, dahası farkındalık yaratacak hususlara dikkat edilmeli. Yeşil insan kaynakları uygulamaları iş süreçlerini sadeleştirerek yüzde 5 ila 10 arasında maliyet tasarrufu ve yüzde 10 ila 25 arasında verimlilik artışı sağlıyor. Ayrıca çalışan bağlılığını artırarak işe giriş çıkış maliyetlerini düşürüyor ve çalışanların kurumda daha uzun süre kalmasına katkı sunuyor.'
- 'Çevre dostu davranış kazanımı eğitimlerine yönelmeye başlandı'
Turan, salgınla hız kazanan dijitalleşme süreçlerinin yeşil insan kaynakları yönetimine de olumlu yansıdığına dikkati çekerek, 'Yeşil insan kaynakları yönetimi dediğimizde ilk akla gelen kağıtsız ofisler oluyor. En görünür ve en uygulanabilir alanlardan biri olması nedeniyle bu uygulama pandemiyle başlamış, devam etmiş, kurumlar da dijital altyapılarını oluşturarak bu yönde ilerleme sağlamıştır.' diye konuştu.
İşe alım süreçlerinde de yeşil insan kaynakları yönetiminin önem kazandığını vurgulayan Turan, şöyle devam etti:
'Adayın iş başvurusunda bulunacağı pozisyonla ilgili gerekli nitelikleri alırken aynı zamanda iklim krizinin farkında mı, çevre dostu davranışlar sergiler mi sergilemez mi gibi sorular eklemeye başladık. Bunun yanında eğitim geliştirme programları dediğimizde halihazırda kurum içerisinde iş stresi, motivasyon gibi konulara ek olarak çevre dostu davranış kazanımı eğitimlerine yönelmeye başlandı. En önemlisi performans değerlendirme sisteminde. Yani en iyi çevreci davranışta bulunan, çevreyle ilgili en iyi fikri sunan kişilere ödüller verilmeye, performans sistemine dahil edilmeye başlandı. Bunu uygulamaya çalışan şirketlerde yeşil komisyonlar oluşturuluyor ve çalışanlar arasından yeşil liderler belirleniyor.'
- İş yerlerinin bahçesindeki bitkiler daha az suya ihtiyaç duyan bitkilerden seçilecek
Yakın gelecekte iş yerlerinde insan kaynakları birimlerinin 'yeşil insan kaynakları' adıyla faaliyet göstermesinin mümkün olduğuna işaret eden Turan, bunun kurumsal farkındalığı artırarak çalışanların çevreye duyarlı uygulamaları daha hızlı benimsemesine katkı sağlayacağını dile getirdi.
Turan, tasarruf sağlayan çevreci uygulamaların giderek artacağına dikkati çekerek, iş yerlerindeki çiçeklerin daha az su ihtiyacı olan bitkilerden seçilmesinin giderek sıklaşacağını kaydetti.
Yeşil insan kaynakları yönetiminin bir tercih olmaktan çıkarak zorunluluk haline geleceğini belirten Turan, 'Kağıtsız ofisleri çok daha fazla konuşur hale geleceğiz. Yani dijitalleşmeyle başlayıp çevre yönetim sistemiyle iç içe geçecek olan bir süreç diyebiliriz. Belki de biz şu anda nasıl saman kağıdını bilmiyorsak, yıllar sonra da çocuklar, eskiden böyle kağıtlar varmış, yazılar varmış diyecek.' ifadelerini kullandı.




