Millî Eğitim Bakanlığı çalışma takvimine göre 2025-2026 eğitim-öğretim yıl sonu tatili (yaz tatili), 26 Haziran 2026 Cuma günü karnelerin alınması ile başlayacaktır.

Millî Eğitim Bakanlığı tarafından açıklanan resmî MEB Çalışma Takvimi detayları şu şekildedir:

Yıl Sonu Kapanışı (Yaz Tatili Başlangıcı): 26 Haziran 2026 Cuma günü.

Yeni Eğitim Yılı Başlangıcı (2026-2027): 14 Eylül 2026 Pazartesi günü.

Bu planlamaya göre öğrenciler yaklaşık 2,5 ay sürecek bir yaz tatili dönemine gireceklerdir

26 Haziran 2026 günü öğrenciler karne sevinci yaşayacak…

Türkiye Yüzyılı Maarif Modeli kapsamında hazırlanan yeni müfredat, okul öncesi, ilkokul 1. sınıf, ortaokul 5. sınıf ve lise 9. sınıftan başlamak üzere kademeli şekilde hayata geçirilmişti.

26 Haziran 2026 günü itibariyle sona erecek 2025-2026 eğitim öğretim yılında neler olmuştu?

Türkiye Yüzyılı Maarif Modeli kapsamında hazırlanan yeni müfredat, okul öncesi, ilkokul 1. sınıf, ortaokul 5. sınıf ve lise 9. sınıftan başlamak üzere kademeli şekilde hayata geçirilmişti.

Öğrenciler, bir yıl önce 2024-2025 eğitim öğretim yılı sonunda 1 Temmuz itibariyle ilkokul 2. sınıftan itibaren tüm kademelerdeki öğrenciler için "spor", "görsel sanatlar", "müzik" ve "bilişim" olmak üzere 4 alanda ücretsiz yaz okulları açmıştı.

Yaz okullarının yanında ortaokul 8. ve lise 11-12. sınıf öğrencileri için akademik derslere yönelik destekleme ve yetiştirme kursları verilmişti.

Ortaokul ve ortaöğretim kurumlarındaki kurslar, il ve ilçe merkez komisyonları tarafından belirlenen merkezlerde açılmıştı.

Öğrenci ve kursiyerlerden kurs ücreti alınmamıştı.

Mezunlara yönelik kurslar ise halk eğitimi merkezlerinde verilmişti.

Kurslar, 1 Temmuz'da başlatılıp 29 Ağustos'ta tamamlanmıştı.

2 Eylül itibariyle eğitim öğretim dönemi destekleme ve yetiştirme kursları açılmıştı.

Yaz okulu kapsamında açılan kurslar, saat 13.30'dan sonra ve haftada 5 gün planlanmıştı.

Bir dersten günlük 2 saatten fazla planlama yapılmamış, kursların süresi 4 haftadan az, 8 haftadan fazla olmamıştı.

Bütün bu şartlar yerine getirilmiş ve 20 Haziran itibariyle okullar yaz tatiline girmişti.

Yeni Eğitim Öğretim için Millî Eğitim Bakanımız Sayın Yusuf Tekin imzasıyla yayımlanan "2025-2026 Eğitim ve Öğretim Yılı Çalışma Takvimi" konulu genelge tüm illere gönderilmiştir.

Buna göre yeni eğitim öğretim yılında öğretmenlerin mesleki çalışmaları,1 Eylül Pazartesi başlamıştı..

Okullarda birinci dönem, 8 Eylül Pazartesi başlamış ve 16 Ocak 2026 Cuma günü sona ermişti.

2025-2026 eğitim öğretim yılında okul öncesi eğitim ile ilkokul 1'inci sınıfa başlayacak öğrenciler için 1-5 Eylül tarihleri arasında uyum eğitimleri düzenlenmişti.

Ortaokul ve imam hatip ortaokullarının 5'inci sınıfları, ortaöğretim kurumlarının hazırlık ve 9 uncu sınıfları ile pansiyonda kalacak öğrencilerin okul hakkında bilgilendirilmesi, akademik ve mesleki gelişimlerinin desteklenmesi ve yeni eğitim ortamına kısa sürede uyum sağlamaları amacıyla rehberlik çalışmaları yapılmıştı.

Birinci dönem ara tatili, 10-14 Kasım arasında yapılmıştı.

Yarıyıl tatili de 19 Ocak 2026 Pazartesi başlamış ve 30 Ocak 2026 Cuma günü sona ermişti.

İkinci dönem, 2 Şubat 2026 Pazartesi başlamış ve 26 Haziran 2026 Cuma günü eğitim öğretim dönemi tamamlanacaktır.

İkinci dönemin ara tatili ise 16 Mart 2026 tarihinde başlayıp 20 Mart 2026 Cuma sona ermişti.

Okulların yaz tatiline yaklaşması nedeniyle bugünkü sohbetimizin konusu gençler…

Gençlerin yetiştirilmesi…

Gençlerin yetiştirilebilmesi için devletin, hükümetlerin, Medya kuruluşlarının, okul-aile ve çevrenin yapacağı görevler vardır.

Terör örgütlerinin kullandığı gençler, bazı yörelerde adeta çirkin planların piyonu haline gelmişlerdir.

Böyle bir gençlik Türk gençliği olamaz.

Böyle bir gençlikle hiçbir yere varılamaz.

Polise ve Jandarmaya taş atan, kurşun sıkan, molotof kokteyli ile iş yerlerini tahrip eden, sokak ve caddeleri adeta kan gölü haline dönüştürün bu gençler provokatör’lerin oyuncağı olmaktan ileri gidemezler.

Bu çirkin olayları gördükten sonra her Türk vatandaşının ülke menfaatine yapacağı görevler vardır.

Türk Milleti olarak; Beden, ruh, fikir bakımından sağlam nesiller, inançlı gençler yetiştirmek zorundayız.

Anne-Babalar, öğretmenler, yöneticiler, gençlere sahip çıkmazlarsa; inançsız, sevgisiz, gelenek ve göreneksiz, kendisine-ailesine-çevresine güvensiz, polise ve jandarmaya kurşun sıkabilen bir gençlik ortaya çıkacaktır.

Cadde ve sokaklar okullara; Silahlar kitaplara tercih edilecek İnsan sevgisi, Vatan-Millet-Bayrak sevgisi, tarih sevgisi ortadan kalkacaktır.

Şurası iyi bilinmelidir ki; Doğuştan kötü genç yoktur.

Dünya’ya günahsız ve tertemiz olarak gelen gençler; kötü alışkanlıkları sonradan kazanmakta, gençleri kötü alışkanlıklara çevresi yöneltmektedir.

Aileler hayırlı bir evlada sahip olmak istiyorlarsa; Onların ilgi alanlarını, arzu ve isteklerini, ihtiyaçlarını, gelişme şekillerini çok iyi tanımalı, onlara her konuda yardımcı olmalı, sahip çıkmalıdır.

Gençler sadece dünyaya getirmeye mecbur olduğumuz bir varlık olarak kabul edilmemelidir.

Okullarımızın yönetici ve öğretmenleri kendilerine emanet edilen gençlere yardımcı olmalı, onlara sahip çıkmalıdır.

Okul-aile ve çevre; Milli gelenek ve göreneklerimiz ölçüsünde gençlere sahip çıkmazlarsa, onları dışlarlarsa, onların toplumdaki değer yargılarına, maddi-manevi kültürlere bağlı olarak yetiştirilmelerine imkân tanımazlarsa: gençlerde düzenli ve huzurlu bir yaşayış düşünülemez.

Gençlerimiz; Milletimizin geleceği, enerjisi, ümidi, şansı, varlığı olarak kabul edilmelidir.

İçki, kumar, sigara, uyuşturucu maddelerle, anarşik olaylarla genç neslini kaybeden milletler yok olmaya mahkumdur.

Milletimizin geleceği gençlerimizin maddi ve manevi yönden sağlıklı yetiştirilmesine bağlıdır.

Güçlü nesil, gürbüz nesil değil, düşünce yapısı sağlam nesildir.

Düşünce ve kültür yapısı zayıf olan gençler gelecekte güçlü insan olamaz.

İç ve dış düşmanlarımız ülkemizi bölmek, parçalamak için çeşitli entrikalar çevirmeye devam ederken Türk gençliği bu tuzaklara düşmemelidir.

Milletimizin hassas ve dinamik varlıkları olan gençlerimize geleceğimizi emanet etmeden önce onlara tarihini iyi tanımaları, iç ve dış düşmanlarımızı iyi bilmeleri, milli birlik ve beraberlik içinde yaşamalarının şart olduğu öğretilmelidir.

Geleceğimizin teminatı, güvencesi, milletimizin ekonomik, sosyal, kültürel gelişmesinin kaynağı olan gençlerimiz; güzel hayallerin, büyük ümitlerin, değişik arzu ve düşüncelerin temsilcisidir.

Onları her yönüyle iyi tanıyıp değerlendirmek, gelecek için hazırlamak, onlara sahip çıkmak başta gelen görevimiz olmalıdır.

En büyük yatırım, gençlere yapılan yatırımdır. Bu yatırım boşa gitmeyecektir.

Bugünün genci yarının cumhurbaşkanı, ordu komutanı, doktoru, avukatı, hâkimi, kaymakamı, milletvekili, öğretmeni, din görevlisi, daire amiri olacaktır.

Kitle haberleşme araçlarından; Gazete, dergi, televizyon, radyo, kaset, video, bülten, sahne ve afişlerle aile ve okulda verilen Millî-Ahlakî eğitimleri tamamlanmalı onları kötü yola sevk edecek yayınlardan kesinlikle kaçınmalıdır.

Radyo ve Televizyonlarda gençlerin ilgi ve kabiliyetleri doğrultusunda ilmi ve pedagojik esaslara uygun yayımlar yapılmalıdır.

Gençlerin iyi yetiştirilmesi için evde okunan gazetelere, dergilere, evde seyredilen video filmlerine de dikkat edilmelidir.

Aile terbiyesi bir ömür boyu devam edecektir.

Eğer gençler aileleri tarafından terbiye edilmez, onlara sahip çıkılmaz, onların elinden tutulmaz, onlar cemiyet tarafından terbiye edilirse; Aile tarafından ihmal edilen genç; müstehcen film, video, gazete ve dergilerden Türk milletinin ruh köküne bağlı değerlerinin dışında bazı yanlış bilgiler edinecektir.

Devletimiz; Her türlü kalkınma hamleleri içinde: Gap Projeleri, barajlar, köprüler, yollar, fabrikalar yaptırırken bunları yönetecek gençlerimiz de; devletine, milletine, vatanına, dinine saygılı, şuurlu, dinamik olarak yetiştirilmelidir.

Kendilerine sorumluluk duygusu aşılanmalı, her şeyin çalışmakla elde edilebileceğine inandırılmalı, üzerlerinde dini ve milli otorite hissettirilmeli, millet sevdirmelidir.

Birlik ve beraberlik içinde, diğer insanlara sevgi-saygı besleyen medeni birer insan olarak yetiştirilmeleri sağlanmalıdır.

Gençlerimiz; Dilimizi, gelenek ve göreneklerimizi, folklorumuzu en iyi şekilde bilen, memleketimizi çok iyi tanıyan, insanlarımızı aşırı akımların zararlarından koruyacak güçte yetiştirmelidir.

Türk ve Müslüman olmanın gururunu duyan, tarihiyle övünen, geleceğe umutla bakan şerefli, çalışkan, hoşgörülü, dürüst, inançlı bir gençlik olarak yetiştirilmeli, onlara sahip çıkılmalıdır.

Yaz tatilinde gençlerimizin güzel günler geçirmesi dileklerimizle…

Hoşça kalınız.