Aşırı sağcı FPÖ’nün tarihinde ilk defa bir seçimi birinci sırada tamamlayarak, AP’deki milletvekili sayısını 3’ten 6’ya yükseltmesi Avrupa genelinde dikkati çekti.

Seçim kampanyalarında, Ukrayna'da süren savaş, Avrupa Birliği (AB) yönetiminin "barıştan yana değil de savaştan yana tutum sergilediği", savaşın yol açtığı hayat pahalılığı, güvenlik ve göç konularını işleyen aşırı sağcılar, özellikle gelir seviyesi düşük, daha evvel Sosyal Demokratların oy deposu olarak görülen işçi sınıfının oylarını almayı başardı.

Aşırı sağcılar, AP seçiminde elde edilen başarıyı, ülkede 29 Eylül'de yapılacak genel seçim için bir basamak olarak görürken, seçim sonucunda iktidara gelmeyi hedefliyor.

Siyaset kurumuna güven düşük

Ana akım siyasi partilerin kan kaybettiği veya ciddi bir varlık gösteremediği AP seçimine vatandaşın ilgisi de beklenenin altıda oldu.

Uzmanlara göre, katılımın yüzde 55 gibi düşük bir seviyede olması, halkın siyaset kurumuna güvenmediğini gösteriyor.

Halk, özellikle genel seçimde de FPÖ'nün birinci parti olma ihtimalinden tedirginlik duyuyor.

AA muhabirine konuşan Avusturyalılar, aşırı sağcı partinin seçimi birinci sırada tamamlaması ve yüzde 26'ya yakın bir oy oranına ulaşmasından duydukları endişeyi ifade etti.

Soyadını belirmek istemeyen Avusturyalı Simon, AP seçim sonuçlarının kendisini üzdüğünü dile getirerek, "Avrupa'nın sağa kayışı beni korkutuyor. Umarım seçmenler sonraki seçimde daha mantıklı hareket ederler." diye konuştu.

Simon, ülkede 29 Eylül'de yapılacak genel seçimde yabancı düşmanlığının daha fazla artmamasını temenni ettiğini söyleyerek "Her insan onurludur ve eşit muamele görmelidir. Bu insanların, güce ulaşmak için toplulukları birbirine düşürmesi, beni korkutuyor. Seçmenler olarak bunu engellemeliyiz diye düşünüyorum." ifadelerini kullandı.

Alman asılı Laurel Rot da Avrupa'da aşırı sağın yükselmesinden endişe duyduğunu ifade ederek "Yıllar önce bunu yaşamıştık, her şey tamamen sağa kaymıştı. Şimdi bir daha, bunun nasıl sonuçlar doğuracağını bilemiyoruz. Bu durum ürkütücü ve zor." dedi.

"Bu kadar çok insanın, FPÖ'ye oy vermesini ürkütücü buluyorum"

Avusturyalı Paul Wolfsberger de ilk defa oy kullandığını, seçim sonuçlarından memnun olmadığını ancak seçmenlerin tercihine saygı duyduğunu kaydetti.

Wolfsberger, aşırı sağcı FPÖ'yü ve siyasi yaklaşımını beğenmediğini belirterek, "Partinin yaklaşımı hoşuma gitmiyor. O nedenle oy vermedim. Bu kadar çok insanın, bu partiyi iyi bulup oy vermesini ürkütücü buluyorum." diye konuştu.

"Barış Birliği yerine savaş çığırtkanlığı"

Belçika asıllı Jean Marie ise Avrupa'nın sağa kaymasının beklenen bir durum olduğunu ve bu yönelimi yerinde bulduğunu söyleyerek şunları kaydetti:

"Ben, AB'de (Avrupa Birliği) doğdum ve uzun, çok uzun yıllar gerçek bir AB savunucusuydum ancak yaklaşık son 10-15 yıldır bu yapı düzensiz bir organizasyona dönüştü. Bu zamandan beri açıkçası AB'nin, bu organizasyonun kuvvetli bir karşıtı oldum."

Marie, yabancı karşıtlığı nedeniyle sağı desteklemediğini, bir barış projesi olan AB'nin savaştan yana tutum sergilediğini düşündüğü için yaklaşımının değiştiğini vurgulayarak, "Temel düşünce (AB'nin kuruluş felsefesi) mükemmeldi ama her şey yok oldu. Barış Birliği yerine savaş çığırtkanlığı. Kesinlikle Rusya ile savaş yapmak istiyorlar. Kim bundan karlı çıkar? Güzel soru değil mi?" görüşünü paylaştı.

Avusturya'daki Ukraynalılar da kaygılı

AP seçimi öncesi yürütülen kampanyalarda öne çıkan en önemli başlıklardan biri Ukrayna'da süren savaş ve bunun AB'ye yansıması oldu.

Modi, Rusya-Ukrayna Savaşı'nın başlamasından bu yana ilk kez Moskova'da Modi, Rusya-Ukrayna Savaşı'nın başlamasından bu yana ilk kez Moskova'da

Savaş sonrası Avusturya'ya gelmek durumunda kalan Ukraynalı Alona Musienko da bütün Ukrayna vatandaşlarının AP seçimlerini yakından takip ettiğini ve seçmenlerin sağ partilere gösterdiği teveccühün kendilerini kaygılandırdığını söyledi.

Musienko, "Tabii ki Ukrayna vatandaşı olarak, tüm Ukraynalılar olarak Avrupa Parlamentosu'nda ileride neler olacağını takip ediyoruz. Çünkü bu bizim için çok önemli. Dünyanın ama özellikle Avrupa Birliği'nin bir bütün olarak savaşı kazanmamız için bize yardım etmesi bizim için çok önemli. Avusturya'da ne yazık ki oyların büyük çoğunluğunun Rus yanlısı bir partiye verildiğini gördüm. Bu bizim için çok üzücü." değerlendirmesinde bulundu.

Kaynak: AA