Başka gezegenlerde hayat olup olmadığı, Ufo’ların varlığı ve uzaydaki canlılarla ilgili internet mail adresime sorular gelmekte ve cevap vermem istenmektedir.
Konu ile ilgili yaptığım araştırmaları sizlerle de paylaşmak istiyorum:
Uzay boşluğunda kesin olarak ispatlanmış akıllı bir uzaylı yaşamı henüz bulunamamıştır. Ancak bilim dünyası, evrenin devasa büyüklüğünü ve milyarlarca galaksideki mikroorganizma düzeyinde yaşam potansiyelini göz önüne alarak uzayda canlıların var olma ihtimalini oldukça yüksek görmektedir.
Uzayda canlıların varlığı konusu bilimsel, deneysel ve teolojik olarak farklı açılardan ele alınmaktadır:
Bilimsel Açıdan ele alacak olursak: Mikroorganizmalar ve Yaşam Kuşakları karşımıza çıkıyor.
Şöyle ki:
İlk olarak; Çoğu bilim insanı evrende yaşamın yaygın olabileceğini, ancak bunun insanların hayal ettiği gibi gelişmiş akıllı varlıklar yerine bakteri veya tek hücreli canlılar seviyesinde olabileceğini düşünmektedirler.
İkinci olarak; Yıldızlarına ne çok yakın ne de çok uzak olan, yani suyun sıvı halde bulunabildiği gezegenler "yaşam kuşağı" olarak adlandırılmaktadır. Bilim insanları Güneş Sistemi dışındaki ötegezegenlerde bu şartları aramaktadır.
Yine Güneş sistemimizde Mars'ın geçmişi, Jüpiter'in uydusu Europa ve Satürn'ün uydusu Enceladus gibi yüzeyi buzla kaplı ama altında okyanuslar barındıran yerler, mikroskobik canlılar bulma ümidiyle aktif olarak incelenmektedir.
Deneysel Açıdan ele alırsak: Dünyadan Uzaya Giden Canlılar karşımıza çıkıyor.
İnsanoğlu laboratuvar ortamlarında bazı ekstrem canlıları uzay koşullarına maruz bırakarak test etmiştir:
Su Ayıları ile ilgili test: Dünya kökenli bu mikroskobik canlılar, 2007 yılında yapılan deneylerde uzay boşluğunun dondurucu soğuğuna, sıfır basıncına ve ölümcül radyasyonuna günlerce dayanarak hayatta kalmayı başarmıştır. Yani şu an için uzay ortamında yaşayabildiği tescillenen tek canlı türü Dünya kökenli tardigradlardır.
Meyve Sinekleri ile ilgili test: 1947 yılında uzay sınırını (100 km) geçerek uzaya gönderilen ilk hayvanlar olmuşlardır.
Dini ve Felsefi Açıdan Yaklaşımlar ise şu şekildedir:
İslami Perspektif: Kur'an-ı Kerim'de geçen bazı ayetlerde (örneğin Şüara Suresi 29. ayet veya Nahl Suresi 49. ayet) Allah'ın göklerde ve yerde canlılar yarattığı ve yaydığı ifade edilir.
İslam alimleri bu ifadeleri melekler ve ruhani varlıkların yanı sıra, mahiyeti bilinmeyen başka canlı formlarının da var olabileceğine dair bir işaret olarak yorumlamaktadır.
Kesin bir "fiziksel uzaylı" kanıtı sunulmasa da dinen uzayda başka canlıların olması imkânsız görülmez
NASA'nın uzay görevlerinde uzun yıllar çalışan ve araştırmalarda bulunan bilim insanları ve astronotlar düzenlenen etkinliklerde bu konuları konuşmaktalar….
ABD’nin Los Angeles kentinde bir araya gelen bilim insanları ve astronotlar zaman zaman açıklamalarda bulunmaktalar..
Geçtiğimiz yıllarda ünlü yönetmen Darren Aronofsky’nin yeni projesi One Strange Rock için bir araya gelen astronotlar, evrenin tahmin edilenden de büyük olduğunu açıklayarak uzaylılarla karşılaşma olasılıklarını sıralamışlardı.
Uzayda 4.000 saat geçiren Kanadalı astronot Chris Hadfield, “Temelde her yıldızın gezegeni olduğunu kanıtladık.
Şimdi matematiği yapmak size kalmış.
Eğer Marsta fosil bulabiliyorsak ya da okyanusun derinlerinde bir kurtçuk bulunabiliyorsa evren hayat doludur.
Yaşam bulmak çok kolay fakat zor olan akıllı, karmaşık ve zeki bir hayat formu bulmak” derken ünlü astronom David Kornreich, “Gözlemlenebilir evrende 1 septilyon (1.000.000.000.000.000.000.000.000) yıldız var. Üstelik bu rakam sadece tahmini, bunun çok üzerinde yıldız olabilir.
Eğer her bir yıldızın en az 1 adet gezegeni varsa, uzayda akıllı yaşam formu bulunabileceğini rahatlıkla söyleyebiliriz” demişti.
Önceki yıllarda CIA, FBI, Deniz Kuvvetleri, NASA, askeri birlikler, ünlü Colares Olayı nedeniyle Brezilya, Rusya, Çin, emekli astronotlar, 51. Bölge’nin görevlileri ve ayrıca birçok hükümet uzaylıların varlığı konusunda resmi açıklamalar yapmışlardı..
Sürekli olarak UFO’yu araştıran kişiler tarafından bilinen uzaylılar, kesin olarak açıklanmasa da çoğu kişi onların varlığına inanıyordu.
Geçtiğimiz yıllarda Çin UFO Federasyonu başkanı ve saygın bir araştırmacı olarak bilinen Shi-Li Sun, kar amacı gütmeyen bir organizasyon düzenlemiş ve uzaylılarla ilgili çok tartışılacak bir açıklama yapmıştı.
Shi-Li Sun’ın yaptığı açıklamaya göre dünya dışı varlıkların dünyaya ziyaretleri çok öncelere dayanıyor.
Sun, yaptığı bir diğer açıklamada ise insanlığın ilerleyen teknolojilerinde uzaylıların da parmağı olduğunu açıklamıştı.
Sun’a göre içinde bulunduğumuz gezegen bilinmeyen bir zaman boyunca uzaylılar tarafından ziyaret edilmiş ve dünyanın en büyük teknolojilerinde, ayrıca toplumumuzun oluşmasında uzaylıların çok büyük katkısı olmuş.
Sun’ın yaptığı açıklamaların en önemli kısmı işe şu: “Onlarca yıldır yapılan çalışmalar, ben dâhil UFO’lar üzerine çalışan tüm akademisyenleri dünya dışı varlıkların gerçekliğine ikna etmiştir. Kısacası bizler UFO’ların, uzaylıların, kısacası dünya dışı varlıkların gerçekliğine inanıyoruz…”
Türkiyemizde de bu konularda programlar düzenlenmekte, açıklamalar yapılmaktadır.
UZAYLI ŞARKICI diye adlandırılan sevgili Ahmet Topaloğlu hangi programa konuk olsa o programda mutlaka uzaydaki canlılardan söz edilir.
Geçtiğimiz günlerde ulusal bir televizyon kanalında uzayda canlıların bulunup bulunmadığı ile ilgili tartışma izledim.
Konuşmacılar kendi branşlarıyla ilgili önemli bilgiler sundu.
Televizyon programlarında zaman zaman UFO’larla ilgili bilgiler verilmekte ve bazı ilim adamları, UFO’ların varlığından söz etmektedirler.
İster UFO’lardan bahsedilsin, ister uzaydaki canlılardan söz edilsin UZAY gizemli durumunu korumaya devam ediyor.
Ancak uzayda canlıların varlığından bahseden ilim adamlarının sayısı gün geçtikçe artmaktadır.
İzlediğim programda konuşmacılar olayın dini boyutundan pek bahsetmediler...
Uzayda canlıların bulunup bulunmadığı ile ilgili olarak olayın bir de dini boyutu var.
Kur’an-ı Kerimde Şûara suresinin 29’uncu ayetinde Cenab-u Allah:
“O’nun (varlığına delalet eden) belgelerinden biri de göklerin ve yerin yaratılması ve ikisinde serpiştirip yaydığı canlılardır. Onun, dilediği zaman onları toplayıp bir araya getirmeye gücü ve kudreti yeter.” buyurmaktadır.
Dünyanın dışında bulunan gezegenlerde canlıların bulunduğuna dair İsra Sûresi’nin 44’üncü ayetinde, Meryem Sûresi’nin 93’üncü ayetinde yine İsra Sûresi’nin 55. inci ayetlerinde de işaretler vardır.
Şûara Sûresi’nin 29’uncu ayetini Tevhi-mu’l Kur’an’da tefsir eden Ebu’i Alâ el-Mevdûdî bu ayette bahsedilen hayatın sadece dünyada değil, gezegenlerde de olduğunu belirtmiştir.
Elmalılı Muhammed Hamdi Yazır da bu ayetin tefsirini yaparken göklerde canlıların mevcut olduğuna bu Ayet-i Kerime’nin delil olduğunu belirtmiştir.
Gezegenlerde hayatın olup olmadığı pek çok astronomi âliminin araştırma konusu olmuştur.
Bu araştırmaların sonucu Kur’an-ı Kerimde belirtildiği şekliyle diğer gezegenlerde, yıldızlarda, gökyüzünde hayatın olduğu şeklindedir.
Esasen Merih yüzeyinde sıcaklığın, suyun ve oksijenin bulunduğu adeta ispatlanmış durumdadır.
Işıkla çekilen fotoğraflar Merih'te hayat şartların dünyamızdaki hayat şartlarından pek farklı olmadığını göstermektedir.
Cenab-u Allah:
“Göklerde ve yerde bulunan herkes” ten , ”Arz ve bunların içinde bulunanlardan, “Göklerde ve yerde serpiştirip yayılan canlılar” dan bahsediyor…
Aya ulaşılmış olması, Merih'te hayat belirtileri, diğer bazı gezegenler ve yıldızlardaki tespitler gökyüzünde canlıların bulunabileceğinin ilk işaretleridir.
Başka gezegenlerde ve uzayda canlıların varlığının tespit edilmesi Kur’an-ı Kerim’in bir mucizesinin daha ortaya çıkmasına vesile olacaktır.
Hoşça kalınız.