DEMOKRASİ ŞEHİDİ ADNAN MENDERES VE ARKADAŞLARINI İDAMA GÖTÜREN VE TARİHE KARA LEKE OLARAK GEÇEN 27 MAYIS İHTİLALİ…
DEMOKRASİ ŞEHİDİ ADNAN MENDERES VE ARKADAŞLARINI İDAMA GÖTÜREN VE TARİHE KARA LEKE OLARAK GEÇEN 27 MAYIS İHTİLALİ…
27 Mayıs 1960 İhtilalinde bir grup subay Türk Silahlı kuvvetlerinde yıllardır devam ede gelen emir ve komuta zincirini dikkate almadan, Genel Kurmay başkanının haberi yokken bir darbe gerçekleştirmişti…
Öyle ki İhtilalden sonra genel kurmay başkanımız sayın Rüştü Eldelhun paşamızın rütbeleri sökülerek er statüsüne indirilmiş, Yassıada'da yargılanarak idama mahkûm edilmişti…
Genel Kurmay başkanının suçu; Meşru hükümeti devirmek isteyenlere yardımcı olmamaktı…
İhtilalı yapanlar 38 kişiden oluşun Milli Birlik Komitesini kurmuşlardı…
3'üncü ordu komutanı Orgeneral sayın Ragıp Gümüşpala; Darbenin lideri kendisinden daha kıdemli değilse ordusuyla Ankara'ya yürüyüp isyancıları yok edeceğini söylemişti…
Gerçekten darbeciler arasında Orgeneral rütbesinde kimse yoktu…
Sayın Gümüşpala'nın bu tehdidi üzerine daha önceden emekli olan ve darbeden haberi olmayan sayın Cemal Gürsel Milli Birlik Komitesinin başına getirilmişti…
Darbenin sonunda başta Cumhurbaşkanı sayın Celal Bayar, Başbakan sayın Adnan Menderes, Genelkurmay başkanı Orgeneral sayın Rüştü Erdelhun, Kore Gazisi sayın Tahsin Yazıcı olmak üzere birçok Demokrat parti milletvekili tutuklanmıştı…
Ülke genelinde de Cumhuriyet Halk Partililerin ihbarı üzerine binlerce sivil kişi tutuklanmıştı…
150 bin kişi hakkında ihbar yapılmıştı…
Hemen-hemen bütün demokrat parti yerel yöneticileri de tutuklanmıştı…
Yassıada mahkemelerinde 14 Demokrat Partili idama mahkûm edilmişti…
Bunlar;
Sayın Celal Bayar, sayın Adnan Menderes, sayın Fatin Rüştü Zorlu, sayın Hasan Polatkan, sayın Refik Koraltan, sayın Agah Erozan, sayın İbrahim Kirazoğlu, sayın Bahadır Dülger, sayın Hamdi Sancar, sayın Nusret Kirişcioğlu, sayın Emin Kalafat, sayın Baha Akşit, sayın Osman Kavrakoğlu, sayın Zeki Erataman idi…
Bu idama mahkûm edilenlerden sayın Adnan Menderes, sayın Fatin Rüştü Zorlu, sayın Hasan Polatkan idam edilmşti.
Diğer ölüm cezaları müebbet hapse çevrilmişti…
Yassıada mahkemeleri sırasında 6 Demokrat Partili Milletvekili Yassıada'da ölmüştü…
Bunlar da şunlardı;
Sayın Yusuf Selman, sayın Lutfi Kırdar, sayın Gazi Yiğitbaşı, sayın Yümni Üresir, sayın Nuri Yamut ve sayın Kemal Yılmaz…
Eski Konya valisi sayın Cemil Kafesoğlu da Yassıada'da intihar ederek vefat etmişti…
Bu arada 47 Demokrat Parti milletvekili berat etmişti…
143 Demokrat Partili 4 yıl 2 ay,117 kişi 5 yıl,15 kişi 6 yıl,5 kişi 7 yıl,2 kişi 8 yıl,17 kişi 10 yıl,3 kişi 15 yıl,1 kişi 20 yıl,30 kişi müebbet hapse mahkûm edilmişti…
Türk demokrasisi için unutulmayacak bir kara leke olarak tarihe geçen merhum Başbakan Adnan Menderes'in 17 Eylül 1961'de idam edilmesinin üzerinden 65 yıl geçti.
Türk halkının zihninden silinmeyen siyasi liderlerden biri olan "milletin adamı" Menderes, "Yeter söz milletindir" diyerek çıktığı siyaset yolunda gerçekleştirdiği demokrasi hamleleri ve kalkınma atılımlarıyla Türkiye'nin önemli siyasi isimleri arasında yer almıştı.
Arapça ezan okuma yasağını kaldırarak dini özgürlüklerin önünü açan Menderes'in politikalarıyla ekonomide kalkınma dönemine giren Türkiye'de, serbest piyasa ekonomisine geçişe hız verilmiş, tarımda makineleşme çalışmaları başlamıştı. Play Video
Menderes, Demokrat Parti iktidarında, Anadolu halkı tarafından kabul görmeyen çok sayıda politikaya son verdi.
Menderes, 1932 yılından itibaren Diyanet İşleri Başkanlığının talimatıyla uygulanan "Arapça ezan okuma yasağı"nı 18 yıl aradan sonra kaldırdı.
Din eğitimi, Menderes döneminde, dördüncü sınıftan itibaren velinin isteğine bağlı olarak yeniden verilmeye başlandı.
Menderes'in İzmir İl Kongresi'nde yaptığı konuşmadaki şu ifadeleri oldukça dikkati çekmişti:
"Şimdiye kadar baskı altında bulunan dinimizi baskıdan kurtardık. İnkılap softalarının yaygaralarına ehemmiyet vermeyerek ezanı Arapçalaştırdık. Mekteplerde din derslerini kabul ettik. Radyoda Kur'an okuttuk. Türkiye bir Müslüman devletidir ve Müslüman kalacaktır. Müslümanlığın bütün icapları yerine getirilecektir."
Menderes Hükümeti tarafından, 25 Temmuz 1950'deki Bakanlar Kurulu toplantısında Kore'ye askeri bir kuvvet gönderilmesine karar verildi.
Türk askerinin Kore'deki başarısı Türkiye'nin NATO'ya üye olmasında etkili oldu.
Türkiye tarafından NATO'ya girmek için ilk başvuru 11 Mayıs 1950'de yapılmıştı. Adnan Menderes Hükümeti döneminde ise Türkiye, 1952'de NATO'ya tam üye olarak kabul edildi.
Adnan Menderes, iktidara geldiği ilk günden itibaren ekonomide liberal bir politika izledi. Menderes'in politikalarıyla ekonomide kalkınma dönemine giren Türkiye'de, serbest piyasa ekonomisine geçişe hız verildi.
İthalata getirilen kısıtlamaları kaldıran Menderes hükümeti tarafından kredi faizleri düşürülerek özel sektörün daha fazla kredi kullanımı teşvik edildi.
Gelen kredilerin özellikle tarım alanında kullanılması önerilirken tarımda makineleşme çalışmaları başladı.
Darbenin ayak sesleri "6-7 Eylül olayları"nda kendini göstermişti.
Kıbrıs konusunun müzakere edilmesi için 29 Ağustos 1955'te gerçekleştirilen Londra Konferansı'ndan, Türkiye'de yaşanan "6-7 Eylül olayları" nedeniyle bir sonuç alınamadı.
Demokrat Parti, 27 Ekim 1957'de yapılan genel seçimlerde yüzde 48 oy aldı.
İlk büyük öğrenci gösterisi 19 Nisan'da Kızılay'da düzenlendi.
Öğrenciler, bu olayların ardından "555K" koduyla, 5 Mayıs'ta saat 5'te Kızılay Meydanı'nda toplandı. Adnan Menderes, kendisine karşı eylem yapılan yere giderek, eylemcilerin arasına girdi. O sırada bir genç Menderes'in boğazını sıktı. "Ne istiyorsun?" diye sorduğu gençten "Hürriyet istiyorum" cevabını alan Menderes, "Bir başbakanın boğazını sıkıyorsun bundan ala hürriyet mi var?" ifadelerini kullandı.
27 Mayıs 1960 askeri darbesini yine şu şekilde özetleyebiliriz:
Türk Silahlı Kuvvetleri içindeki bazı general ve subayların oluşturduğu 38 kişilik Milli Birlik Komitesi, 27 Mayıs 1960'ta sabaha karşı yönetime el koydu.
Adnan Menderes, aynı gün yurt gezisi kapsamında bulunduğu Kütahya'da Albay Muhsin Batur tarafından gözaltına alınarak Ankara'ya götürüldü ve daha sonra diğer tutuklu Demokrat Parti üyeleriyle Yassıada'da hapsedildi.
Yassıada'daki yargılamalar, 14 Ekim 1960'ta başladı ve 15 Eylül 1961'de karara bağlandı. Yargılamalar sonucunda Adnan Menderes 17 Eylül 1961'de idam edildi.
"Yeter söz milletindir" diyerek çıktığı siyaset yolunda güçlü Türkiye hayalini politikaları ve kalkınma atılımlarıyla gerçekleştirmeye çalışan Menderes, "demokrasi şehidi" olarak tarihine geçti.
TBMM tarafından 11 Nisan 1990'da kabul edilen bir kanunla Adnan Menderes ve onunla birlikte idam edilen arkadaşlarının itibarları iade edildi.
Adnan Menderes, Hasan Polatkan ve Fatin Rüştü Zorlu'nun naaşı, 17 Eylül 1990'da İmralı'dan alınarak devlet töreniyle İstanbul Vatan Caddesi'nde yaptırılan anıt mezara taşındı.
Yassıada'nın ismi 2013'te "Demokrasi ve Özgürlükler Adası" olarak değiştirildi. 2015'te de yeniden düzenleme faaliyetlerine başlanarak kültür ve kongre merkezi haline getirilmesine karar verildi.
Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'ın talimatıyla başlatılan proje kapsamında Yassıada, 60 yıl sonra "Demokrasi ve Özgürlükler Adası"na dönüştü.
Demokrasi ve Özgürlükler Adası, 27 Mayıs 1960 darbesinin 60. yılında, demokrasi ve milli iradeyi yansıtacak müze, kütüphane, konferans salonu ve Demokrasi Feneri gibi birçok sembol yapıyla yenilenerek özel bir törenle halka açıldı.
Bu arada 27 Mayıs 1960 darbesi sonrası gözaltındayken intihar ettiği öne sürülen ve günümüzde şehit olarak kabul edilen kişi, dönemin İçişleri Bakanı İsmail Namık Gedik'tir.
Namık Gedik "27 Mayıs zulmünün mazlumu ve şehidi" olarak ilan edilmiştir.
Anıt Mezara Nakil: Cumhurbaşkanlığı kararıyla, Namık Gedik'in naaşının Ankara'daki mezarından İstanbul Zeytinburnu'nda bulunan Adnan Menderes Anıt Mezarı alanına (Menderes, Zorlu ve Polatkan'ın yanına) nakledilmesi kararlaştırılmıştır
Demokrasi şehidi Adnan Menderes, arkadaşları Hasan Polatkan ve Fatin Rüştü Zorlu ve Namık Gedik’i rahmetle anıyoruz.
Hoşça Kalınız.