İstanbul

Hrant Dink'in, yürütülen hedef gösterme kampanyaları nedeniyle yaşadığı endişeyi "Ruh halimin güvercin tedirginliği" başlıklı son yazısında anlatmasının ardından, 17 yıl önce tetikçi Ogün Samast tarafından Şişli'de silahla vurularak öldürülmesine ilişkin yargılamalar, 2024'te farklı dosyalarla devam ediyor.

AA muhabirinin derlediği bilgilere göre, İstanbul'da 5 Nisan 1996'da Türkçe-Ermenice ilk sayısıyla yayın hayatına başlayan Agos gazetesini kuran ve genel yayın yönetmenliğini üstlenen Hrant Dink hakkında, bu gazetedeki 13 Şubat 2004 tarihli yazısı nedeniyle "Türklüğü aşağılamak" suçundan dava açıldı. Şişli 2. Asliye Ceza Mahkemesindeki dava sonunda Dink, 7 Ekim 2005'te 6 ay hapisle cezalandırıldı.

Son yazısı: "Ruh halimin güvercin tedirginliği"

Hrant Dink, eleştiriler alan yazıları ve dava sürecinde hakkında yürütülen hedef gösterme kampanyaları nedeniyle yaşadığı endişeyi, Agos'ta kaleme aldığı, "Ruh halimin güvercin tedirginliği" başlıklı son yazısında dile getirdi.

Ermeni gazeteci, bu yazının yayımlanmasından sonra, 19 Ocak 2007 günü, Şişli Halaskargazi Caddesi'nde gazetesinin yakınındaki bir bankadan çıkıp yürüdüğü sırada arkasından gelen 17 yaşındaki tetikçi Ogün Samast'ın silahından çıkan kurşunla katledildi.

Kamuoyunda tepkilere neden olan cinayetin ardından Samsun'a kaçtığı belirlenen Samast, polis ekiplerince yakalandı. Samast ve cinayetin azmettiricileri olduğu belirlenen Erhan Tuncel ile Yasin Hayal'in de aralarında bulunduğu 12'si tutuklu 18 sanık hakkında yürütülen soruşturma tamamlanarak, 20 Nisan 2007'de dönemin özel yetkili İstanbul 14. Ağır Ceza Mahkemesinde dava açıldı.

Yargılama sürecindeki ilk karar cinayetten 4 yıl sonra

Genişletilen soruşturma sonucunda sanık sayısının 20'ye yükseldiği davanın 25 Ekim 2010'daki duruşmasında, yaşı 18'den küçük olan Samast hakkındaki dosya İstanbul 2. Çocuk Ağır Ceza Mahkemesine gönderildi. Samast, 25 Temmuz 2011'de "tasarlayarak öldürmek" ve "ruhsatsız silah taşımak" suçlarından, yaşı 18'den küçük olduğu için 22 yıl 10 ay hapisle cezalandırıldı. Yargıtay 1. Ceza Dairesi bu kararı onadı.

Tuncel ile Hayal'in aralarında bulunduğu sanıkların yargılandığı ana davanın 20. duruşmasında mütalaasını açıklayan dönemin duruşma savcısı ve FETÖ firarisi Hikmet Usta, cinayeti dönemin yargılama konusu Ergenekon sanıkları ile bağdaştırmak istedi. Usta, mütalaasında, "Dink cinayeti eyleminin, Ergenekon terör örgütünün Trabzon'da faaliyet gösteren bir hücre yapılanması tarafından işlenmiş olduğuna" dair görüş bildirdi.

Mahkeme, ilk kararını açıkladığı 17 Ocak 2012'de 4 sanığa "cinayete azmettirme ve yardım" gibi suçlardan çeşitli cezalar verirken, Erhan Tuncel'i tahliye etti.

"Yüksek karlı gizli fon" dolandırıcılığı davasında yeni bilirkişi raporu "Yüksek karlı gizli fon" dolandırıcılığı davasında yeni bilirkişi raporu

Temyiz incelemesi yapan Yargıtay 9. Ceza Dairesi, 15 Mayıs 2013'te sanıkların "silahlı terör örgütü" değil, "suç işlemek amacıyla oluşturulan örgüt" üyesi olduklarına karar vererek, mahkemenin kararını bozdu. Bozma ilamının ardından yeniden görülen dava kapsamında, azmettirici Tuncel, 24 Ekim 2013'te bir kez daha tutuklandı.

FETÖ'cü savcılar açığa alındı, soruşturma genişletildi

Cinayet soruşturması, FETÖ'nün 17-25 Aralık yargısal darbe teşebbüsünün ardından FETÖ'cü savcıların açığa alınmasıyla yeniden ele alındı.

Hrant Dink'in ailesi, 6 Mart 2014'de, cinayette sorumlulukları bulunduğu iddiasıyla bazı kamu görevlileri hakkında etkin soruşturma yürütülmesi için Anayasa Mahkemesine başvurdu.

Bu süreçte, özel yetkili ağır ceza mahkemelerinin kaldırılmasıyla beraber, İstanbul 5. Ağır Ceza Mahkemesine gönderilen davada tutuklu bulunan Erhan Tuncel, 7 Mart 2014'te tahliye edildi.

Dink ailesi avukatlarının, cinayette ihmalleri olduğu gerekçesiyle haklarında soruşturma yürütülen, dönemin İstanbul Emniyet Müdürü Celalettin Cerrah ve eski İstanbul Vali Yardımcısı Ergun Güngör ile emniyet görevlilerinin de aralarında bulunduğu kamu görevlileri için verilen takipsizlik kararına itiraz etmesi üzerine bu karar, Bakırköy 8. Ağır Ceza Mahkemesince 6 Haziran 2014'te kaldırıldı.

Dava dosyasının gönderildiği İstanbul 5. Ağır Ceza Mahkemesi, Yargıtay'ın bozma kararına uyarken, tetikçi Samast'ın İstanbul 2. Çocuk Ağır Ceza Mahkemesindeki "terör örgütü üyeliği" suçundan yargılandığı dava ile ana dava dosyasını 9 Aralık 2014'te birleştirdi.

Bu arada devam eden soruşturma dosyası da dönemin özel yetkili savcılarından, FETÖ firarisi Muammer Akkaş'tan alındı.

Kamu görevlilerine dava açıldı

Hrant Dink'in öldürülmesinden yaklaşık 8 yıl sonra, dönemin İstanbul Emniyet Müdürü Celalettin Cerrah, İstihbarat Dairesi Başkanı Ramazan Akyürek ve İstihbarat Daire Başkanlığı C Büro Müdürü Ali Fuat Yılmazer de "şüpheli" sıfatıyla soruşturmaya eklendi. Eski İstihbarat Daire Başkanı Sabri Uzun ile emniyet müdürleri Ahmet İlhan Güler ve Coşgun Çakar'ın da aralarında bulunduğu 26 kamu görevlisi hakkında "tasarlayarak kasten öldürmek, silahlı örgüt kurmak ve üye olmak" gibi suçlardan iddianame hazırlandı.

Dosyanın gönderildiği mahkeme ile davaya bakan mahkeme arasındaki uyuşmazlığın Yargıtayca çözülmesinin ardından 34 sanığın yargılandığı davanın ilk duruşması 19 Nisan 2016'da yapıldı. Ayrıca Ordu Vali Yardımcısı eski mülkiye başmüfettişi Mehmet Ali Özkılınç'la ilgili hazırlanan iddianamenin de eklenmesiyle sanık sayısı 35'e yükseldi.

Heyet değişikliği sonucunda duruşmalar 15 gün arayla yapılmaya başlanırken, firari FETÖ elebaşı Fetullah Gülen, eski savcı Zekeriya Öz, gazeteciler Faruk Mercan, Ekrem Dumanlı ve Adem Yavuz Arslan ile avukat Halil İbrahim Koca hakkında yakalama kararı çıkarıldı.

"FETÖ'nün şiddet içeren bir başlangıç eylemi"

Genişletilen soruşturmanın tamamlanmasıyla Gülen, Öz ve Ekrem Dumanlı ile meslekten ihraç edilen jandarma görevlilerinin de bulunduğu şüpheliler hakkında yeni iddianame hazırlandı. İddianamede, cinayetin FETÖ bağlantısıyla ilgili "Dink cinayetinin, Fetullah Gülen'in sapkın dini inançları referans alınarak başka bir düzen getirmek için FETÖ'nün şiddet içeren bir başlangıç eylemi olduğu"na dair ifadelere yer verildi. Yeni iddianame, 2 Haziran 2017'de ana davayla birleştirildi, sanık sayısı 85'e çıktı.

Davada firari Gülen'in gıyaben tutuklanmasına, aralarında Ekrem Dumanlı ile Zekeriya Öz'ün de bulunduğu 6 sanık hakkında yakalama emri çıkarılmasına hükmedildi. 20 Ocak 2017'deki duruşmada ise eski İçişleri Bakanı Muammer Güler, emniyet müdürleri Hanefi Avcı ve Emin Arslan ile gazeteci Nedim Şener'in de aralarında bulunduğu 51 kişinin tanık olarak dinlenilmesine hükmedildi.

Zaman aşımı ihtimaliyle 9 sanığın dosyası ayrıldı

Sanıklar Ogün Samast, Yasin Hayal ve Erhan Tuncel'in de yer aldığı 9 kişinin dosyası, 13 Haziran 2019'daki duruşmada zaman aşımı ihtimaline binaen ana dosyadan ayrıldı.

Duruşma savcısı, yargılama sürecinde açıkladığı esas hakkındaki mütalaasında, cinayetin doğrudan FETÖ tarafından yapıldığına işaret etti. 9 Temmuz 2019'da açıklanan kararda, Erhan Tuncel 99 yıl 6 ay, Yasin Hayal 7 yıl 6 ay, Ogün Samast 2 yıl 6 ay, Zeynel Abidin Yavuz 14 yıl 22 gün, Tuncay Uzundal 16 yıl 10 ay 15 gün, Ahmet İskender ile Ersin Yolcu ise 1 yıl 10 ay 15'er gün hapisle cezalandırıldı, Salih Hacısalihoğlu ve Osman Hayal beraat etti.

Ana davada karar 2021 yılında

Ana dava kararı 26 Mart 2021'de açıklandı. Tutuklu sanıklar Ramazan Akyürek ve Ali Fuat Yılmazer'in de aralarında bulunduğu 26 sanık, 3 yıl 4 ay ile ağırlaştırılmış müebbet arasında değişen hapis cezalarına çarptırıldı, Sabri Uzun ve Celalettin Cerrah'ın da aralarında bulunduğu 39 sanık hakkında ise düşme, beraat ve ret kararları verildi. Yakalama kararı bulunan Fetullah Gülen, Ekrem Dumanlı ve Zekeriya Öz'ün de içlerinde olduğu 13 firari sanığın dosyası ayrıldı. Tutuksuz 6 sanık hakkında tutuklama çıktı. Yargılama aşamasında ölen sanık Şeref Ateş hakkında ise düşme kararı verildi.

Ogün Samast, Erhan Tuncel ve Yasin Hayal'in de bulunduğu 7 kişi hakkında FETÖ kapsamında "silahlı terör örgütüne üye olmak" suçundan, 6 kişi hakkında ise başka suçlardan suç duyurusunda bulunulması da kararlaştırıldı.

Kararlarla birlikte, dosyası ayrılan 13 firari sanıkla ilgili yargılama 8 Haziran 2021'de başladı. 14 Temmuz'daki duruşmada, Gülen, Öz ve Dumanlı ile 10 firari sanığın kaçak sayılması, mal varlıklarına el konulması hükmü kuruldu.

Dink ailesi, verilen cezaların yetersiz olduğu gerekçesiyle karara itiraz etti.

İstinaf kararı onadı

Yerel mahkemenin kararını inceleyen İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 2. Ceza Dairesi (istinaf), 5 Mayıs 2022'de, sanıklar Ercan Demir, Birol Ustaoğlu, Eyüp Temel ve Mustafa Küçük hakkında "silahlı terör örgütüne üye olmak", sanık Hamza Celepoğlu hakkında ise "kasten öldürme" ve "anayasal düzeni ortadan kaldırmaya teşebbüs" suçlarından beraat kararı verilmesi gerektiğine yönelik başvuruları esastan reddetti.

Sanıklar Ali Poyraz, Ali Fuat Yılmazer, Mehmet Uçar, Ramazan Akyürek'in "silahlı terör örgütüne üye olmak" suçu yönünden yaptıkları başvuruyu da reddeden daire, Ahmet İlhan Güler, Ali Poyraz, Ali Fuat Yılmazer, Engin Dinç, Mehmet Uçar, Muhittin Zenit, Ramazan Akyürek, Sabri Uzun ve Şükrü Yıldız hakkında "görevi kötüye kullanma" suçundan verilen düşme kararının da yasaya uygun olduğuna karar verdi.

Bazı sanıklar hakkında verilen beraat kararlarının kaldırılmasına yönelik başvuruları da reddeden daire, dava dosyasını Yargıtaya gönderdi.

Yargıtay: "FETÖ'nün terör eylemi olduğunu söylemek isabetsiz değil"

Bu arada "tasarlayarak adam öldürmeye yardım etmek" ve "silahlı terör örgütüne üye olmak" suçlarından 14 yıl 4,5 ay hapis cezası bulunan firari hükümlü Ahmet İskender, 26 Şubat 2022'de Kırgızistan'da sahte pasaportla yakalandı. Türkiye'ye getirilen sanık 27 Mart 2022'de tutuklandı.

Yargıtay 3. Ceza Dairesi, dosya üzerindeki temyiz incelemesini 21 Haziran 2023'te tamamladı. Ali Fuat Yılmazer ve Ramazan Akyürek'e "tasarlayarak kasten öldürme" suçundan verilen ağırlaştırılmış müebbet hapisleri onayan daire, diğer sanıklar hakkındaki mahkumiyetlerin bazılarını onarken, bazılarını da bozdu.

Kararda, "Dink cinayeti sonrası FETÖ'nün, örgüt mensuplarının yönetim kadrolarına atanmasını sağladığı, ardından Ergenekon ve Balyoz gibi kumpasları başlattığı, bunlarla meşru hükümeti devirmeyi amaçladığı" vurgulandı.

15 Temmuz 2016'ya dikkat çekildi

FETÖ mensuplarının, önceden haberdar oldukları cinayet kapsamında gerçekleşme anını beklediği, koordineli şekilde cinayete giden sürece dair birtakım bilgi ve belgeleri gizledikleri, birtakım belgeleri de yok ettikleri anlatılan kararda, "Takiye yöntemi ile devlet içine sızan örgüt mensubu emniyet ile jandarma istihbarat görevlileri tarafından iş bölümü çerçevesinde gerçekleşen bu örgütsel organizasyonun, FETÖ'nün terör eylemi olduğunu söylemenin isabetsiz olmayacağı belirlenmiştir." ifadeleri yer buldu.

Cinayet sonrası FETÖ mensuplarınca kumpas soruşturma ve davalarının açıldığı, bunların hükümeti ortadan kaldırmaya yönelik operasyonlar olduğu bilgisi de verilen kararda, bu operasyonlardan sonuç elde edilememesi üzerine örgütün 15 Temmuz 2016'da darbe girişiminde bulunduğu hatırlatıldı.

Mahkemenin suç duyurusuyla yeni iddianame

Mahkemenin 2021'deki kararında haklarında suç duyurusunda bulunduğu sanıklara ilişkin İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığınca yeni bir iddianame hazırlandı.

11 sanıklı iddianamede, dönemin Trabzon TEM Şube Müdürü sanık Yahya Öztürk ve komiser yardımcısı sanık Adem Sağlam'ın "anayasayı ihlal", "belli bir yükümlülüğün ihmaliyle kasten öldürmeye neden olmak" ve "silahlı terör örgütüne üye olmak" suçlarından ayrı ayrı ağırlaştırılmış müebbet ve 22 yıl 6'şar aydan 35'er yıla kadar hapisleri talep edildi.

Sanıklar Ramazan Akyürek, Faruk Sarı ve Ali Fuat Yılmazer'in "anayasayı ihlal" suçundan ayrı ayrı ağırlaştırılmış müebbet hapisleri öngörülen iddianamede, sanıklar Yasin Hayal, Zeynel Abidin Yavuz, Tuncay Uzundal, Erhan Tuncel, Ersin Yolcu, Ahmet İskender'in "terör örgütüne üye olmamakla birlikte örgüt adına suç işleme" suçundan 5'er yıldan 10'ar yıla kadar hapisleri istendi.

İstanbul 14. Mahkemesi, 20 Eylül'deki ikinci duruşmada tek tutuklu sanık komiser yardımcısı Adem Sağlam'ı tahliye etti.

Fetullah Gülen, Adem Yavuz Arslan, Ekrem Dumanlı ve Zekeriya Öz'ün de aralarında bulunduğu firari 13 sanığın ayrılan dosyasıyla ilgili davanın 5 Eylül'deki duruşmasında ise yakalanan firari sanık Yunus Yazar'ın dosyası ayrıldı ve başka bir esasa kaydedildi.

Davaya müşteki Cumhurbaşkanlığı da müdahil oldu

Dink cinayeti ana davası, Yargıtayın bozma ilamının ardından, eski subay Muharrem Demirkale, eski Trabzon İl Jandarma Komutanı Ali Öz, Osman Gülbel, Yavuz Karakaya, Bekir Yokuş, Hasan Durmuşoğlu, Faruk Sarı, Mehmet Ayhan, Onur Karakaya, Okan Şimşek, Gazi Günay, Veysal Şahin, Volkan Şahin, Şükrü Yıldız ve Mehmet Ali Özkılınç yönünden İstanbul 14. Ağır Ceza Mahkemesince yeniden görülmeye başlandı.

1 Kasım 2023'teki duruşmada bozma ilamına uyulmasına karar verilirken, müşteki Cumhurbaşkanlığının "Anayasayı ihlal" suçu yönünden zarar görme ihtimali olduğu gerekçesiyle davaya katılma talebi kabul edildi.

Eski sanık polisler Hasan Durmuşoğlu, Mehmet Ayhan, Onur Karakaya ve Osman Gülbel hakkında "darbeye teşebbüs" suçundan ağırlaştırılmış müebbet hapis istemiyle hazırlanan iddianame de 20 Aralık 2023'te bu davayla birleştirildi. 10 Ocak 2024'te duruşması yapılan dava, 27 Mart'a ertelendi.

Samast, "FETÖ adına suç işlemek"ten savunma yapacak

Süreçte farklı suçlardan 27 yıl 11 ay 13 hapis cezası alan tetikçi Ogün Samast hakkında 15 Kasım 2023'te koşullu salıvermenin uygun olduğuna dair karar alındı. Samast, kararla birlikte Bolu F Tipi Yüksek Güvenlikli Kapalı Ceza İnfaz Kurumundan şartla tahliye edildi.

Mahkemenin, kararını açıklarken hakkında suç duyurusunda bulunduğu Samast için savcılıkça yeni bir iddianame daha hazırlandı.

Ogün Samast hakkında "FETÖ üyesi" olduğuna ilişkin somut delil elde edilemediği bildirilen iddianamede, Samast'ın delillere göre örgütün yönetici ve üyeleriyle belli bir irtibatının olduğu belirtildi.

İddianamede, Samast'ın, şüpheliler Tuncay Uzundal, Zeynel Abidin Yavuz, Erhan Tuncel, Yasin Hayal, Ersin Yolcu ve Ahmet İskender'le birlikte, Dink cinayetini işlerken ve sonrasında örgütün çıkar ve amaçları doğrultusunda hareket ettiğinin ortaya çıktığı da vurgulandı.

Samast hakkında FETÖ kapsamında "silahlı terör örgütüne üye olmamakla birlikte örgüt adına suç işlemek" suçundan 5 yıldan 10 yıla kadar hapis talep edilen iddianame, gönderildiği İstanbul 2. Çocuk Ağır Ceza Mahkemesince kabul edildi.

Bu dosya daha sonra fiili ve hukuki irtibat bulunduğu gerekçesiyle İstanbul 14. Ağır Ceza Mahkemesinde açılan, azmettirici Erhan Tuncel, Ramazan Akyürek ve Ali Fuat Yılmazer'in de aralarında bulunduğu 11 sanıklı "örgüt" davasıyla birleştirildi. Samast ile birlikte davadaki sanık sayısı 12'ye çıktı.

Samast isim değişikliği talebinde bulundu

Bu kapsamda Samast'ın da aralarında olduğu sanıkların yargılanmasına 6 Aralık 2023'te başlandı.

Duruşmaya, Trabzon Akçaabat Adliyesinden SEGBİS ile bağlanan Samast, savunma için süre talebinde bulundu. Mahkeme, Samast hakkında yurt dışına çıkış yasağı tedbiri uygularken duruşmayı da 6 Mart 2024'e erteledi. Samast'ın bu duruşmada savunma yapması bekleniyor.

Öte yandan Ogün Samast'ın Akçaabat Asliye Hukuk Mahkemesine sunduğu yazılı dilekçeyle isim değişikliği müracaatında bulunduğu da ortaya çıktı.

2007'de başlayan yargılama süreci, 2024'te 4 davayla sürüyor

Şişli'de 19 Ocak 2007'de katledilen Hrant Dink ile ilgili 17 yıla yayılan soruşturma-dava süreçleri, 2024 yılına gelindiğinde de farklı dosyalarla devam ediyor.

Yargıtayın bozma ilamının ardından 15 sanıklı ana davanın yanı sıra, tetikçi Samast ile birlikte 12 sanıklı "FETÖ adına suç işleme" davası, FETÖ elebaşı Gülen'in de olduğu 12 firari sanıklı dava ve firariyken yakalanan eski emniyet müdürü Yunus Yazar'ın yargılandığı dava olmak üzere toplamda 4 ayrı dava halinde yürütülüyor.

Kaynak: AA