SEVGİLİ YENİ ÇAĞRI GAZETEMİZİN DEĞERLİ OKUYUCULARI MERHABALAR;
Başta Canım Babam ve baba olan Canım kardeşim Güvenç olmak üzere, Tüm babaların babalar gününü en içten dileklerimle kutluyorum....

Kivanç Terzi̇oğlu Köşe Yazisi Foto 1-42
ÜNLÜ OYUNCU KEMAL BAŞAR ''İNSAN MAYMUNDAN AZ İRİDİR'' İLE KARŞINIZDA...

Kemal Başar'ın söz ve müzikleri kendine ait, içinde aşk olmayan şarkılar üçlemesinin sonuncusu olan "İnsan Maymundan Az İridir" adlı şarkısı KRL Müzik etiketiyle tüm müzik marketlerdeki yerini çok yakında alıyor. Şarkının düzenlemesi, vokal ve gitarları Onur Güney Kumaş imzasını taşıyor. Kayıtlar Stüdyo Fil'de yapıldı.

Kivanç Terzi̇oğlu Köşe Yazisi Foto 2-43

Beşir Bayraktar'ın önderliğinde, yine KRL Müzik tarafından piyasaya sürülen üçlemenin diğer çalışmaları "Yalnız Doğar İnsan" ve "Yuh"un video kliplerine Tiyatro Keyfi Youtube sayfasından, ayrıca Apple Music, Spotify gibi dijital müzik kanallarından ulaşılıyor. "İnsan Maymundan Az İridir"in kapak görseli ve tanıtım videosunu ünlü tasarımcı Murat Gülmez, editini ise Zeynep Yaylıcıoğlu yaptı. Video klibi yakında çekilecek olan şarkının sürpriz bir isim tarafından çekilecek olan filmi, yine Tiyatro Keyfi Youtube sayfasında yer alacak.

Kivanç Terzi̇oğlu Köşe Yazisi Foto 3-40
PROF.DR. AHMET KARACALAR'DAN LİPODEM SENDORUMU KİTABI ÇIKTI...


Lipödem, genellikle obezite ile karıştırılan, birçok kadının yaşam kalitesini etkileyen ve günümüzde hâlâ yeterince tanınmayan bir sağlık sorunu. Diyete ve egzersize dirençli yağ birikimi, ağrı, hassasiyet gibi belirtilerle seyreden bu sendrom, birçok kadının doğru tanı almasını geciktiriyor. Estetik Cerrahi Uzmanı Prof. Dr. Ahmet Karacalar, kitabı Lipödem Sendromu: Evrimsel Bir Uyumsuzluk ile konuya alışılmışın dışında bir perspektif getiriyor. Kitap, lipödemi yalnızca hormonal, genetik veya metabolik bir sorun olarak ele almakla kalmıyor; insanlığın evrimsel geçmişi ile modern yaşam koşulları arasındaki ilişkiyi de sorguluyor. Prof. Dr. Karacalar, lipödemin kökenlerini tarım devrimine kadar uzanan bir çerçevede anlatılıyor. Günümüzdeki bu sağlık sorununun, geçmişte hayatta kalma ve üreme açısından bir avantaj sağladığı tezini ortaya koyuyor. Kitapta; lipödemin tanımı, evreleri, tanı yöntemleri, genetik ve hormonal boyutu, inflamasyonun rolü, bağ dokusu değişiklikleri, mikrodolaşım sorunları, vitaminler, beslenme yaklaşımları ve tedavi seçenekleri gibi bilimsel veriler ışığında ele alınıyor. Aynı zamanda lipödemli bireylerin yaşadığı fiziksel ve psikolojik zorluklara da dikkat çekiliyor. Lipödem Sendromu: Evrimsel Bir Uyumsuzluk, yalnızca sağlık profesyonellerine değil; lipödem tanısı almış bireylere, yakınlarına ve konu hakkında güvenilir bilgi edinmek isteyen herkese hitap eden kapsamlı bir kaynak niteliği taşıyor.


MURAT BOZ'DAN ''YARA TUZ''


Murat Boz, yeni şarkısı “Yara Tuz” ile dinleyicileriyle buluşuyor. Söz ve müziği Murat Boz’a ait olan çalışma, aşkın ardından kalan izleri ve yüzleşmeleri güçlü bir pop altyapısıyla anlatıyor. Mustafa Ceceli imzalı aranjesiyle dikkat çeken şarkı, duygusal anlatımı ve akılda kalan melodisiyle öne çıkıyor. “Yara Tuz”, DMC ve Boz Production etiketiyle tüm dijital müzik platformlarında yayında.

Kivanç Terzi̇oğlu Köşe Yazisi Foto 5-20
13.ANTAKYA ULUSLARARASI FİLM FESTİVALİ AVRUPA YOLCULUĞUNA ÇIKIYOR...


Antakya Uluslararası Film Festivali, 2026 yılında düzenlenecek 14. festival öncesinde Avrupa'da gerçekleştireceği tanıtım turuyla uluslararası sinema ve kültür çevreleriyle buluşmaya hazırlanıyor. Antakya'nın binlerce yıllık kültürel mirasını ve festivalin uluslararası vizyonunu Avrupa'ya taşıyacak olan tanıtım etkinlikleri, Almanya'nın çeşitli şehirlerinde gerçekleştirilecek. Festivalin Avrupa Turu kapsamında Hannover, Delmenhorst, Osnabrück, Münster, Dortmund, Mannheim ve Aalen şehirlerinde sinemaseverler, kültür temsilcileri, sivil toplum kuruluşları ve yerel yöneticilerle bir araya gelinecek. Etkinliklerde festivalin geçmişi, geleceğe yönelik hedefleri, Endüstri Günleri projeleri ve deprem sonrası Antakya'nın kültürel yeniden yapılanma süreci anlatılacak. 6 Şubat 2023 depremlerinin ardından kültürel yaşamını yeniden ayağa kaldırmaya çalışan Antakya için festival, yalnızca bir sinema etkinliği değil; aynı zamanda kültürel dayanışma, hafızanın korunması ve uluslararası iş birliklerinin geliştirilmesi açısından önemli bir platform olmayı sürdürüyor. Avrupa turu da bu vizyonun bir parçası olarak hayata geçiriliyor. Festival yetkilileri, Avrupa turunun temel amacının Antakya'yı uluslararası sinema dünyasında daha görünür kılmak, yeni iş birlikleri geliştirmek ve Avrupa'daki kültür kurumları, film profesyonelleri ve diaspora topluluklarıyla güçlü bağlar kurmak olduğunu belirtiyor. 2026 yılında gerçekleştirilecek festival kapsamında ayrıca Endüstri Günleri, Ortak Yapım Platformu, Pitching Forum, Masterclass programları ve uzun vadeli hedefler arasında yer alan Antakya Film Market girişimi de uluslararası paydaşlara tanıtılacak. Antakya Uluslararası Film Festivali, tarih boyunca Doğu ile Batı arasında köprü olmuş Antakya'nın kültürel mirasını sinemanın evrensel diliyle dünyaya taşımaya devam ediyor. Avrupa Turu Takvimi; 19 Haziran 2026 – Hannover, 20 Haziran 2026 – Delmenhorst, 21 Haziran 2026 – Osnabrück, 23 Haziran 2026 – Münster, 24 Haziran 2026 – Dortmund, 25 Haziran 2026 – Mannheim, 26 Haziran 2026 – Aalen
Festival Hakkında; Antakya Uluslararası Film Festivali, sinemanın evrensel dili aracılığıyla kültürler arası diyaloğu güçlendirmeyi, Antakya'nın çok katmanlı kültürel mirasını uluslararası alanda görünür kılmayı ve bağımsız sinema üretimini desteklemeyi amaçlayan uluslararası bir kültür ve sinema platformudur.

Kivanç Terzi̇oğlu Köşe Yazisi Foto 6-9
26. ULUSLARARASI MAĞUSA KÜLTÜR SANAT FESTİVALİ 23 HAZİRAN - 16 TEMMUZ ARASI GAZİMAĞUSA'DA

Gazimağusa Belediyesi’nin kentin kültür-sanat yaşamına kazandırdığı en önemli organizasyonlardan biri olan Uluslararası Mağusa Kültür Sanat Festivali, bu yıl 26.kez sanatseverlerle buluşmaya hazırlanıyor. Her yıl büyük bir heyecanla beklenen, yerel ve uluslararası sanatçıları Gazimağusa’nın eşsiz tarihi dokusunda ağırlayan festival, bu yıl da zengin programı ve güçlü sahne performanslarıyla kente sanat dolu yaz akşamları yaşatacak. 23 Haziran – 16 Temmuz 2026 tarihleri arasında gerçekleştirilecek olan 26.Uluslararası Mağusa Kültür Sanat Festivali, Gazimağusa’nın iki önemli tarihi mekânı olan Othello Kalesi ve Salamis Antik Tiyatroda düzenlenecek etkinliklerle sanatseverleri ağırlayacak. Festival boyunca müzik, tiyatro, dans ve özel sahne performansları, tarihin büyüleyici atmosferiyle buluşacak. Gazimağusa Belediyesi, yıllardır olduğu gibi bu yıl da kentin tarihsel mirasını kültür ve sanatla bir araya getirerek, Gazimağusa’yı uluslararası sanat etkinlikleriyle anılan bir merkez olarak güçlendirmeyi hedefliyor. Sanatın birleştirici gücünü geniş kitlelerle buluşturan festival hem kent halkına hem de ülkemize gelen sanatseverlere unutulmaz bir festival deneyimi sunacak. Festivalin açılış etkinliği olan 23 Haziran Selin Geçit konseri ücretsiz olarak gerçekleştirilecek. Festival kapsamında yer alan ücretli etkinliklerin biletleri ise Kıbrıs Biletcim, Gişe Kıbrıs, Tixcy, Gazimağusa Belediyesi ve etkinlik günlerinde kapıdan temin edilebilecek. 25 yıl içinde festival Natalie Cole, Jose Feliciano, Lara Fabian, Randy Crawford,Goran Bregovic, Pink Martini, Los Paraguayos, Bonnie Tyler, Lorenna McKennitt,Aziza Mustafa Zadeh, Apocalyptica, Cesaria Evora, The Wailers, ZAZ, Luz Casal ,Paco Pena, Weather Girls, Third World, Aswad, Boney M, Buika, Lila Downs gibidünya starlarının yanında Nilüfer, Candan Erçetin, Sertab Erener, Zülfü Livaneli,Timur Selçuk, Yıldız İbrahimova, Bülent Ortaçgil, Özdemir Erdoğan, Leman Sam,Teoman, Okay Temiz, MFÖ, Özlem Tekin, Zuhal Olcay, Mor ve Ötesi, Zerrin Özer,Şebnem Ferah , Athena , Levent Yüksel, Cem Adrian ve Teoman gibi Türk sanatçılarıda ağırladı. Yıldız Kenter, Okan Bayülgen, Ferhan Şensoy, Genco Erkal,Levent Kırca’nın muhteşem oyunlarını yıllar içinde adaya getiren festival dünyaca ünlü Bolşoy Balesi, Aida Gomez, Antonio Najarro, Los Vivancos ve de Anadolu Ateşi gibi dans gruplarını da Kuzey Kıbrıs sanatseverleri ile buluşturdu. Uluslararası Mağusa Kültür Sanat Festivali, 23 Haziran’da saat 21.00’de Othello Kalesi’nde gerçekleştirilecek Selin Geçit konseriyle sanatseverlere kapılarını açacak. Festivalin açılış gecesinde, genç kuşağın dikkat çeken seslerinden Selin Geçit, Othello Kalesi’nin tarihi atmosferinde izleyicilerle buluşacak. YouTube’da seslendirdiği şarkılarla geniş kitlelere ulaşan ve özellikle “Yalancı Bahar” cover’ı ile önemli bir çıkış yakalayan Selin Geçit, İngiltere’de aldığı müzik eğitiminin ardından Mahmut Orhan’ın “In Control” parçasıyla profesyonel müzik kariyerine güçlü bir başlangıç yaptı. Festivalin ikinci gecesinde, 24 Haziran’da saat 21.00’de Othello Kalesi’nde Kyprogenia sanatseverlerle buluşacak. Kıbrıs müzik geleneğine alternatif ve çağdaş bir yorum getiren Kyprogenia, besteci ve yorumcu Larkos Larkou tarafından 2005 yılından bu yana sürdürülen yaşam ve kültür temelli özel bir füzyon projesi olarak dikkat çekiyor. 20 yılı aşkın süredir seçkin Kıbrıslı Rum ve Kıbrıslı Türk müzisyenleri özgün bir sanatsal iş birliği içinde biraraya getiren proje, adanın ortak kültürel belleğini müziğin evrensel diliyle sahneye taşıyacak. Festival programı, 30 Haziran’da saat 21.00’de Othello Kalesi’nde sahnelenecek “Devlerin Savaşı” ile devam edecek. Okan Bayülgen, Celal Kadri Kınoğlu ve Nihal Usanmaz’ı aynı sahnede buluşturan oyun, sanat dünyasının iki büyük orkestra şefi Herbert von Karajan ve Leonard Bernstein’ın ilham verici, çarpıcı ve çok tartışılan hayat hikâyelerini sahneye taşıyacak. Festival kapsamında 1 Temmuz’da saat 21.00’de Othello Kalesi’nde, Mağusa Kent Orkestrası ile Kıbrıs müzik sahnesinin sevilen isimlerinden Fikri Karayel aynı sahneyi paylaşacak. Müziğin bir araya getiren, ortak bellek yaratan ve insanları aynı duyguda buluşturan gücünden yola çıkan Mağusa Kent Orkestrası, kentin kültür-sanat yaşamına değer katan özel bir oluşum olarak festival sahnesinde yer alacak. Fikri Karayel’in özgün sesi ve sevilen şarkıları, Mağusa Kent Orkestrası’nın zengin müzikal yorumuyla Othello Kalesi’nin tarihi atmosferinde sanatseverlerle buluşacak. Festival kapsamında 6 Temmuz’da saat 21.00’de Othello Kalesi’nde, Arjantin’in büyüleyici tango ruhunu sahneye taşıyacak Tango Gala gösterisi sanatseverlerle buluşacak. 1988 yılında Luciano Padovani ve Francesca Mosele tarafından kurulan NaturalisLabor Dans Topluluğu, tango dünyasında tanınmış sekiz yıldız dansçısı ve Tango Spleen dörtlüsünün canlı müziği eşliğinde unutulmaz bir performansa imza atacak.Hassasiyet, arzu, tutku ve sahne estetiğini bir araya getiren gösteri, tangoyu yalnızca bir dans değil, hayatı ve aşkı anlatan güçlü bir sahne dili olarak izleyiciye sunacak. Festival kapsamında 7 Temmuz’da saat 21.00’de Othello Kalesi’nde, uluslararası caz sahnelerinde önemli başarılara imza atan Oytun Ersan & Blue Deja Vu Ban sanatseverlerle buluşacak. Enerjik sahne performansları ve güçlü müzikal kimliğiyle tanınan Oytun Ersan, birçok uluslararası caz festivalinin yanı sıra prestijli sahnelerde yer aldı. Aynı zamanda Grammy Müzik Ödülleri’nin Voting Member/Jüri üyeleri arasında bulunan Ersan, Blue Deja Vu Band ile festival izleyicilerine caz dolu özel bir gece yaşatacak. Festival kapsamında 9 Temmuz’da saat 21.00’de Salamis Antik Tiyatro’da, Tiyatro Best yapımı “Atreuslar’ın Yalnızlığı” izleyiciyle buluşacak. “Sessizlikten Sonra… Atreus Hanedanı’ndan Tanıklıklar” alt başlığıyla sahneye taşınan oyun; savaşın, kurbanların ve parçalanan aile bağlarının ardından Atreus Hanedanı’nın kahramanlarını yeniden seyirci karşısına çıkarıyor. Kıbrıs’ın iki toplumundan sanatçıların yer aldığı Türkçe ve Yunanca iki dilli yapım, özellikle Salamis Antik Tiyatrosu için tasarlandı. Festivalin uluslararası buluşmalarından biri olan Pink Martini, 14 Temmuz’da saat21.00’de Salamis Antik Tiyatro’da sanatseverlerle buluşacak. Dünyanın farklı kültürlerinden beslenen çok dilli repertuvarı, kendine özgü sahne enerjisi ve zamansız müzikal tarzıyla geniş bir hayran kitlesine sahip olan Pink Martini, Salamis Antik Tiyatro’nun görkemli atmosferinde unutulmaz bir konser verecek. Uluslararası Mağusa Kültür Sanat Festivali, 16 Temmuz’da saat 21.00’de SalamisAntik Tiyatro’da gerçekleştirilecek Sertab Erener konseriyle final yapacak. Türkiye’nin tartışmasız en güçlü seslerinden biri olan Sertab Erener, festivalin kapanış gecesinde Salamis Antik Tiyatro’nun görkemli atmosferinde sanatseverlerle buluşacak. Güçlü vokali, sahne hakimiyeti ve müzik kariyerine damga vuran unutulmaz şarkılarıyla Sertab Erener, festivalin kültür, sanat ve müzikle dolu programını güçlü bir finalle taçlandıracak.
Saygılarımla...
Sağlıcakla Kalın ama Sevgisiz Kalmayın...
U.KIVANÇ TERZİOĞLU

.......................................................................................

Ayvalik Açik Hava Foto Kopya

Ayvalık Açık Hava Film Geceleri 5. Yaşını Kutluyor...


Ayvalık’ın yaz akşamlarını sinemayla buluşturan Ayvalık Açık Hava Film Geceleri, Seyir Derneği tarafından Ayvalık Belediyesi ev sahipliğinde 11-19 Temmuz tarihleri arasında üçüncü kez Kurukahveci Mehmet Efendi sponsorluğunda düzenlenecek ve sinemaseverlere dokuz gecelik zengin bir program sunacak. Beş yıldır Ayvalık’ın gelenekselleşen kültür sanat etkinliklerinden biri olan film gecelerinde; dünya festivallerinde dikkat çeken, Oscar ve Altın Küre’den ödüllerle dönen, Cannes, Berlin, Venedik ve Toronto film festivallerinde prömiyerini yapan yılın en yeni yapımları izleyiciyle buluşacak. Ayvalık Belediye Binası’nın denize nazır bahçesinde kurulacak açık hava sinemasında yapılacak gösterimler her akşam saat 21.30’da başlayacak. Bu sinema keyfine, Kurukahveci Mehmet Efendi’nin geleneksel kahve ikramı eşlik edecek. Deniz kenarında, yıldızlar altında sinema keyfi yaşamak ve 5. yıl coşkusuna ortak olmak isteyenler için biletler Biletix ve Biletinial web siteleri üzerinden 1-11 Temmuz tarihleri arasında ön satışa sunulacak. 11 Temmuz’a kadar sürecek ön satışta biletler 300 TL’den, 11-19 Temmuz tarihleri arasında ise hem kapıdan hem de Biletix ve Biletinial üzerinden 350 TL’den satın alınabilecek. Açık Hava Film Geceleri, 11 Temmuz akşamı Oscar ödüllü usta yönetmen Chloé Zhao’nun imzasını taşıyan büyüleyici dönem draması Hamnet ile başlayacak. Maggie O’Farrell’ın New York Times en çok satanlar listesindeki romanından uyarlanan film, Shakespeare’in zamansız başyapıtı Hamlet’e ilham veren, büyük bir trajedi ile sınavdan geçen, gözler önüne serilmemiş aşk hikâyesini anlatıyor. Altın Küre’de En İyi Drama Filmi dâhil iki ödül kazanan, Oscar’da 8, BAFTA’da ise 11 adaylıkla dikkat çeken yapımda; William Shakespeare’e Paul Mescal hayat verirken, eşi Agnes’ı canlandıran ve bu rolüyle Oscar, Altın Küre ve BAFTA ödülü kazanan Jessie Buckley performansıyla devleşiyor. Kadrosunda Emily Watson ve Joe Alwyn’in de yer aldığı filmin yapımcıları arasında Sam Mendes ve Steven Spielberg gibi isimler bulunuyor. 12 Temmuz akşamı, Marslı’nın yazarı Andy Weir’ın romanından uyarlanan bilimkurgu türündeki Kurtuluş Projesi / The Project Hail Mary beyazperdede olacak. Phil Lord ve Christopher Miller’ın yönettiği filmin senaryosu Drew Goddard’a ait. Film, evinden çok uzaktaki bir uzay gemisinde hafızasını kaybetmiş hâlde uyanan fen bilgisi öğretmeni Ryland Grace’in hikâyesini anlatıyor. Hafızası yerine geldikçe, güneşin sönmesine neden olan gizemli bir maddeyi çözmek ve dünyayı yok olmaktan kurtarmak zorunda olduğunu fark eden Grace, beklenmedik bir dostluk sayesinde bu mücadeleyi tek başına vermek zorunda kalmıyor. Filmin başrollerini Ryan Gosling ve Sandra Hüller paylaşıyor. 13 Temmuz’da usta yönetmen François Ozon’un dünya edebiyatının en büyük klasikleri arasında yer alan Albert Camus’nün ikonik eserinden uyarladığı Yabancı / The Stranger, Ayvalık’ta gösterilecek. 1938 Cezayiri’nde geçen hikâye, otuzlu yaşlarının başında, annesinin cenazesinde tek bir damla gözyaşı dökmeden ertesi gün normal hayatına ve ilişkilerine geri dönen Meursault’nun, komşusu Raymond yüzünden trajik bir olaya sürüklenmesini konu alıyor. Camus’nün topluma ve hayata yabancılaşmış bu kült karakterinin hikâyesi, Ozon’un kaynak metne büyük bir saygıyla yaklaştığı rejisiyle sinemaseverlere muhteşem bir seyir deneyimi sunuyor. Film, dünya prömiyerini 2025 Venedik Film Festivali’nde yaptı. 14 Temmuz akşamı yıldız oyuncular Zendaya ve Robert Pattinson’ın başrollerini paylaştığı, şimdiden yılın en çok konuşulan yapımlarından biri olan Drama / The Drama seyirciyle buluşacak. Evlilik haftalarında olan mutlu bir nişanlı çiftin, geçmişten gelen beklenmedik bir gerçeğin ortaya çıkmasıyla ilişkilerinde verdikleri büyük sınavı konu alan filmin senaristliğini ve yönetmenliğini daha önce festivalde İlgi Manyağı filmi gösterilen Kristoffer Borgli üstleniyor. Filmin güçlü yapımcı kadrosunda ise çağdaş sinemanın dâhi yönetmenlerinden Ari Aster yer alıyor. Fatih Akın’ın merakla beklenen yeni tarihî draması Amrum, 15 Temmuz akşamı gösterilecek. Dünya prömiyerini Cannes Film Festivali’nde yapan ve Alman Film Ödülleri’ne En İyi Film dâhil 6 dalda aday gösterilen yapım, 1945 baharında, İkinci Dünya Savaşı’nın son günlerinde Almanya’nın kuzeyindeki Amrum adasında geçiyor. 12 yaşındaki Nanning’in, Nazi sempatizanı hamile annesine yardım etmek için tehlikeli sularda fok avlayıp çiftlikte çalışırken Hitler’in düşüşüyle sarsılan dünyasını anlatan film; bir çocuğun gözünden ahlaki çöküşü, masumiyeti ve şefkati sorguluyor. Filmin başrollerinde bu filmdeki performansıyla dikkat çeken çocuk oyuncu Jasper Billerbeck’e Diane Kruger eşlik ediyor. 16 Temmuz akşamı, bu yıl İsviçre’nin Oscar adayı olarak seçilen sürükleyici dram ve gerilim filmi Gece Vardiyası / Late Shift beyazperdede olacak. Dünya prömiyerini Berlin Film Festivali’nde yapan Petra Volpe imzalı film, personel yetersizliğiyle boğuşan bir İsviçre hastanesinde çalışan hemşire Floria’nın, yoğun bir gece vardiyasında baskı altında yaptığı kritik bir hata sonrası kontrolden çıkan dakikalarını anlatıyor. Sağlık sektöründeki zorlukları ve insani fedakârlıkları Leonie Benesch’in olağanüstü performansıyla gözler önüne seren film, yüksek temposuyla dikkat çekiyor. Pop müziğin kralı Michael Jackson’ın yaşamı ve mirası, 17 Temmuz akşamı sinemaseverlerle buluşacak. Jackson 5’ın solisti olduğu çocukluk yıllarından dünya çapında bir ikona dönüştüğü zirveye kadar hem sahne arkasındaki dramatik hayatını hem de en ikonik performanslarını beyazperdeye taşıyan Michael filminde, ünlü sanatçıya yeğeni Jaafar Jackson hayat veriyor. Antoine Fuqua’nın yönettiği, senaryosunu John Logan’ın yazdığı biyografik ve müzikal yapımın kadrosunda Miles Teller ve Colman Domingo gibi yıldızlar yer alıyor. Moda dünyasının ikonik kraliçesi Miranda Priestly ve unutulmaz ekibi yirmi yıl sonra Şeytan Marka Giyer 2 / The Devil Wears Prada 2 ile beyazperdeye geri dönüyor. 18 Temmuz akşamı gösterilecek film, dijital çağın gölgesinde Runway dergisini kurtarmaya çalışan Miranda Priestly ile eski asistanı Andy Sachs'ın, artık sektörün zirvesinde güçlü bir rakip olarak karşılarına çıkan Emily Charlton'a karşı verdikleri güç mücadelesini anlatıyor. Filmde, Meryl Streep, Anne Hathaway, Emily Blunt ve Stanley Tucci ikonik karakterleriyle New York’un ışıltılı sokaklarına geri dönüyor. İlk filmin yaratıcı ekibinden yönetmen David Frankel ve senarist Aline Brosh McKenna’yı yeniden buluşturan bu eğlenceli devam filminde kadroya Kenneth Branagh ve Simone Ashley gibi yeni popüler isimler de eşlik ediyor. Ayvalık Açık Hava Film Geceleri, 19 Temmuz akşamı izleyiciye, John Wick’in yaratıcısı Derek Kolstad ile başroldeki Breaking Bad yıldızı Bob Odenkirk’ün birlikte kaleme aldığı polisiye gerilim Normal ile veda edecek. Sıra dışı yönetmen Ben Wheatley’nin yönettiği film, dünya prömiyerini Toronto Film Festivali’nin Geceyarısı Çılgınlığı bölümünde yaptı. Karanlık bir atmosfere sahip olan yapımda Odenkirk, Minnesota’nın sakin görünen Normal kasabasına geçici şerif olarak atanan, geçmişi sırlarla dolu Ulysses karakterine hayat veriyor. Ters giden bir banka soygununun ardından kasaba eşrafının kirli sırlarını açığa çıkararak tüm şimşekleri üzerine çeken Ulysses'in hikâyesi, film gecelerine temposu yüksek bir final yaptıracak.

..............................................................................................................................................................

ÜNLÜ POPÇU EDİS KAAAN ÖLKER'İN ''POPCATS'' PROGRAMINA KONUK OLDU...


Başarılı pop yıldızı Edis, fizy platformunda yayınlanan Kaan Ölker’in “Popcast” programına konuk oldu. Edis, kariyeri ve özel hayatıyla ilgili özel açıklamalar yaptı. Edis, Kaan Ölker’e başarılı kariyerinde bugüne gelmek için çok mücadele ettiğini ve ailesinin ilk süreçte müzik işine girmesini istemediklerini anlattı: “Annem ve babam benim müziğe girmeme çok sıcak bakmadılar. Şarkılarım dinlenmeye ve sevilmeye başladıktan sonra mesela “Çok Çok” şarkımın klibi için annem kredi çekti. Bir şeylerin büyüdüğünü görünce, desteklemek istediler.” Edis, müzik kariyeri başlamadan kaydettiği şarkıların demolarını Enbe Orkestrası’nın şefi Behzat Gerçeker’e gönderdiğini fakat beğenmeyip, kendisine dönmediğini şöyle anlattı: “İçinde bazı kariyer sürecimde yayınladığım şarkıların da olduğu bir demo cd’si gönderdim Behzat Ağabey’e ama beğenmedi. O demoları beğenmemesi bana başka bir yol çizmemi sağladı ve güç verdi. O dönem olumlu dönüş yapmaması beni çok üzdü ve yıktı.” Edis, Kaan Ölker’in “Hiç işini bırakmak istediğin zamanlar oldu mu” sorusuna şu şekilde yanıt verdi: “Evet oldu. Bazen karşına yanlış insanlar çıkabiliyor. Bazı durumlar doğru şekilde gitmeyebiliyor. O zaman çok hırpalandım. O hırpalandığım anda kendime ‘Edis sağlığından daha önemli bir şey yok ve sen şu an sağlıksızsın’ dedim.”

.............................................................................................................................................................................Gerçek Ötesi̇ Fi̇lm Ödül Foto


“Gerçek Ötesi”ne İtalya’dan En İyi Sanat Filmi Ödülü

Tamamı yapay zekâ araçlarıyla üretilen ilk belgesel film olarak sinema tarihine geçen Alkan Avcıoğlu imzalı “Gerçek Ötesi” (Post Truth), sinema ve görsel sanatlar arasındaki ilişkiye adanmış dünyanın en eski festivali konumundaki Asolo Sanat Film Festivali’nden (AAFF) büyük ödülle döndü. Uluslararası Sanat Filmi Yarışması’nda jüri karşısına çıkan yapım, bu yıl 42.’si düzenlenen festivalde En İyi Film Ödülü’nün kazananı oldu. Bu ödülle “Gerçek Ötesi”, uluslararası bir festival jürisi tarafından ödüllendirilen ilk uzun metraj yapay zekâ filmi olarak da bir ilke imza attı. Yönetmen ve yapay zekâ sanatçısı Alkan Avcıoğlu’nun uluslararası prömiyerini Varşova Film Festivali’nde gerçekleştiren ve İtalya’daki FrontDoc’tan Seyirci Ödülü ile dönen belgeseli “Gerçek Ötesi” (Post Truth), uluslararası başarılarına bir yenisini daha ekledi. Film, İtalya’da düzenlenen ve bu yıl 42.’si gerçekleştirilen köklü Asolo Sanat Film Festivali’nin (AAFF) uluslararası yarışma bölümünde En İyi Sanat Filmi Ödülü’nün sahibi oldu. Yönetmen Avcıoğlu, ödülü alırken yaptığı konuşmada John Cage’in meşhur sözüne atıfta bulunarak, “İnsanların yeni fikirlerden neden korktuklarını anlamıyorum. Ben eski fikirlerden korkuyorum” dedi.

......................................................................................

SCORPIONS 24 HAZİRAN'DA BKM ORGANİZASYONU İLE BEŞİKTAŞ TÜPRAŞ STADYUMUNDA...


24 Haziran'da BKM Organizasyonu ile Beşiktaş Tüpraş Stadyumu'nda sahne almaya hazırlanan rock müziğin yaşayan efsanesi Scorpions'ın efsanevi solisti Klaus Meine ile yaklaşık 50 yıldır grubun gitaristi olan Matthias Jabs, İstanbul konseri öncesinde Türk basınına verdikleri röportajlarda yeni şarkılardan emeklilik planlarına, İstanbul'a olan hayranlıklarından konser sürprizlerine kadar birçok konuda dikkat çeken açıklamalarda bulundu. Scorpions'ın efsanevi solisti Klaus Meine, grubun 60 yıllık kariyeri boyunca hiçbir zaman politik bir grup olmadığını, ancak her zaman sevgi, barış ve rock'n roll'u savunduğunu belirterek müziğin insanları bir araya getiren gücüne vurgu yaptı. "İnsanların birbirlerine ateş etmesini değil, birlikte şarkı söylemesini istiyoruz. Mesele her zaman sevgi, barış ve rock'n roll oldu." Dünyanın en önemli barış şarkılarından biri olarak kabul edilen "Wind of Change"ın yaratıcısı olan Meine, bugün yaşanan tüm savaşlara ve çatışmalara rağmen daha iyi bir dünya umudundan vazgeçilmemesi gerektiğinin de altını çizdi. Yaklaşık 50 yıldır grubun gitaristi olan Matthias Jabs ise Scorpions'ın bugün hâlâ yeni müzikler üretmeye devam ettiğini söylerken, rock tarihinin en uzun soluklu kariyerlerinden birinin sırrını da müziğe duydukları tutkuyla açıkladı. "Hayatımızı, her şeyimizi müziğe adadık. Müzik için hiçbir şeyden taviz vermedik. Bu sonuna kadar bir tutku. Öldüğümüz gün müziği bırakacağız. O güne kadar emeklilik yok." 60. yılını kutlayan grubun geleceğe dair planlarından da bahseden Jabs, yeni şarkılar üzerinde çalıştıklarını açıklayarak yeni müzik sinyali verdi. "Yeni şarkılar üzerinde çalışıyoruz ve bunları yayımlamayı düşünüyoruz. Belki tam olarak bir albüm olmaz ama üzerinde çalıştığımız yeni fikirler ve şarkılar var." “24 Haziran’daki İstanbul konserimiz, diğer İstanbul konserlerimizden farklı olacak” Yaklaşan İstanbul konserine ilişkin de konuşan Jabs, grup için özel bir anlam taşıyan bu geceye dair sürprizlerin sinyalini verdi. "Hayranlarımız geçtiğimiz İstanbul konserinde duymadıkları bazı şarkıları da duyacaklar. Bununla birlikte başka sürprizlerimiz de var. Bu konserimiz diğer İstanbul konserlerimizden çok farklı olacak." 1993 yılında İnönü Stadyumu'nda verdikleri ilk İstanbul konserini unutamadığını anlatan Jabs, yıllar sonra aynı yerde yeniden sahneye çıkacak olmaktan duyduğu heyecanı da dile getirdi. "İstanbul tam anlamıyla büyüleyici bir şehir. Yıllardır tüm dünyayı turluyorum ve İstanbul'un dünyanın en güzel şehirlerinden biri olduğunu rahatlıkla söyleyebilirim." Türk hayranlarının tutkusunun kendileri için her zaman çok özel olduğunu belirten Jabs, "Yıllar sonra aynı yerde buluşacağız. Bu bile başlı başına büyük bir hikaye." sözleriyle İstanbul konserine ilişkin heyecanını paylaştı. 24 Haziran'da Beşiktaş Tüpraş Stadyumu'nda sahne alacak Scorpions, 60. yıl turnesi kapsamında hazırladığı özel repertuvarı, yıllardır canlı performanslarında yer vermediği bazı şarkıları ve sürprizleriyle İstanbul'da hayranlarıyla buluşmaya hazırlanıyor.

..........................................................................................................................................................

Serkan Kaya’dan Yılın En İddalı Albümü : “TANIMAM”


Besteleri ve güçlü yorumculuğuyla geniş bir hayran kitlesine sahip olan ünlü sanatçı Serkan Kaya, “bugüne kadar yaptığım en iddialı albüm ve en iddialı şarkı” olarak nitelendirdiği “Tanımam”ı sevenleriyle buluşturdu. Albümde 8 şarkı yer alırken , 4 şarkının söz ve bestesi sanatçıya ait. “Tanımam” şarkısı için hazırlanan klip, iki gün boyunca titizlikle gerçekleştirilen çekimlerle adeta kısa metrajlı bir film tadında hayata geçirildi. Mardin ve Midyat’ın tarihi konakları, taş sokakları klibin görsel dünyasına büyük bir zenginlik kattı. Kalabalık bir ekiple gerçekleştirilen çekimlere Mardin ve Midyat halkı da yoğun ilgi gösterdi. Gerçek arabesk şarkıların özlendiği bir dönemde yayımlanacak olan “Tanımam”ın, arabesk müzik severler tarafından büyük ilgi görmesi bekleniyor. Film tadındaki klibin yapımını ünlü sinema film yapımcısı Emre Oskay’ın yapım ekibi üstlenirken, yönetmen koltuğunda İlker Savaşkurt oturdu. Klibin en büyük sürprizi ise, “Deli Yürek” dizisi ile hafızalara kazınan usta oyuncu Demir Karahan oldu. Demir Karahan, kariyerinde ilk kez bir müzik klibinde rol alarak projeye özel bir değer kattı. Serkan Kaya’ya duyduğu sevgi ve “Tanımam” şarkısını çok beğenmesi nedeniyle projede yer alan usta oyuncu, etkileyici performansıyla klibin sinematografik gücünü artırdı ve ortaya unutulmaz bir çalışma çıkmasına katkı sağladı. “Tanımam” albümü tüm dijital platformlarda, Radyo ve Tv’lerde yerini aldı.