Röportaj: Yusuf Tolga Ünker
Reneta Sibel Yolak’tan Her Evde Bulunması Gereken Bir Kitap. Reneta Sibel Yolak: “Toprağa sevgiyle dokunursan, sana yalnızca sebze değil, umut da verir.”
Reneta Sibel Yolak, Büyülü Çiftçilik Maceralarım adlı kitabında okurlarını toprakla dost olmaya, sabretmeye ve yeniden umut etmeye çağırıyor. Toprağa düşen her tohumun bir cümleye dönüştüğü bu masal gibi yolculukta, yazarla birlikte sayfaların arasında bir yürüyüşe çıkılıyor.

Reneta Sibel Yolak, 2022 yılında bir facebook sayfasının açtığı yarışmada, yetiştirdiği karpuz ile yüz bin kişinin oyunu alarak “Birincilik Ödülünü” kazandı. Daha sonra ise yetiştirdiği domates ile elli bin kişi arasından “Acemi Çiftçi” kategorisinde Birinci seçildi. Yolak, bu deneyimlerinin ardından öğrendiklerini paylaşmak için bu kitabı yazdığını belirtiyor.
Yolak, kitabında, 2020 yılından itibaren çiftçilik hakkında aldığı eğitimleri ve öğrendikleri yanı sıra başından geçen komik olaylara da yer veriyor. Yolak, kitabının tüm üniversitelerin tarım ve ziraat bölümlerinde kaynak olarak kullanılmasını diliyor ve ekliyor: “Masallar bazen bir ormanda başlar, bazen bir kalede. Ama bu kez masal bir çiftlikte başlıyor…”
Büyülü Çiftçilik Maceralarım Kitabını Yazma Fikri Nasıl Ortaya Çıktı?
Doğayla bağ kurmak isteyen, ama şehirde sıkışıp kalmış büyüklerin içlerindeki çocuğa seslenmek istedim. Bir domatesin gerçekten nasıl koktuğunu, yağmurun toprağa ne söylediğini anlatmak istedim. Pandemi zamanında neler yaparım, sokağa çıkmadan hayatımı nasıl güzelleştiririm ve nasıl ev ekonomisine katkıda bulunurum diye düşünürken bir arkadaşım benim sosyal medyada bulunan çiftçilik gruplarına girmemi önerdi. Kendi yetiştirdiği ürünlerin resimlerini bana gösterdi. Ben de çok imrendim ve yavaş yavaş bilgiler öğrenmeye başladım. Kabak, karpuz, kavun, domates, biber, patlıcan, salatalık, lavanta, kekik, biberiye ve adaçayı yetiştirdim. Bu kitabı tüm üniversitelerin tarım ve ziraat bölümlerinde kaynak olarak kullanabilirler. Çiftçilikle uğraşan herkes bu kitabı satın almalı diye düşünüyorum.
Bu kitap neden çiftçilik temalı?
Çiftçilik bana göre sabır, emek, sevgi ve doğayla uyumun özüdür. Her sebze bir sabır hikâyesidir. Öyküler aracılığıyla insanlara bu değerleri doğal bir yoldan aktarmayı hedefledim. Kitap komik bir kitap ve bu sayede eğlendirerek öğretiyor. En önemli özelliği bu.
Bu kitabı yazarken en çok ilham aldığınız kaynaklar veya kişiler kimlerdi?
Çiftçilik facebook grupları, çiftçi arkadaşlarım, araştırma yaparken okuduğum pek çok kitap ve internet sitesi ve ayrıca bahçeyle uğraşan profesyoneller ve de bahçıvanlar.
Kitap çocuklara mı, yetişkinlere mi?
Her kesime her yaşa. Öyküler yaş seçmez. Yalnızca kalbe dokunur.
Çiftçilik ve doğa ile iç içe yaşamanın çocuklar ve gençler için önemini nasıl
değerlendiriyorsunuz?
Çok önemli doğa sevgisi küçükten öğrenilmeli ve aşılanmalı.
Kitabınızda gerçek hayattan alınmış olaylar var mı?
Kitapta bir sürü gerçek hayat öyküleri tarım ve çiftçilikle ilgili öyküler ve bilgiler yer alıyor. Bu yüzden hem öğreniyor hem sıkılmıyorsunuz.
Kitabınızda vermek istediğiniz temel mesaj
Herkes toprağın ve çiftçinin değerini ve tarımın değerini bilmeli. Yarınlarda ülkelerin geleceği tarımın kalkınmasıyla olur.
Okuyucuların çiftçiliğe ve doğaya karşı bakış açısını değiştireceğini düşünüyor musunuz?
Evet tamamıyla. Herkes kendine düşeni yapmalı. Toprakla uğraşmak stresi de yok ediyor.
Okuyucularınızdan nasıl geri dönüşler aldınız?
Çok olumlu geri dönüşler aldım.
Okuyucu bu kitapla ne hissedecek?
Bir köy sabahına uyanmış gibi hissedecek. Bir ineğin gözündeki dinginliği, yağmurun toprakla dansını, sabah çiğindeki sessizliği… Ve en önemlisi, içindeki doğayı hatırlayacak. Sıkmadan öğreten bir kitap.
Son olarak, kitabınızı üç kelimeyle nasıl tanımlarsınız?
Komik, öğretici ve eğlendirici.


