ANKARA (AA) - Anadolu Ajansının (AA), tarihi binalarında eğitim vermeyi sürdüren okulları konu alan 'Asırlık Mektepler' dosyasının bu bölümünde, Ankara'nın Altındağ ilçesindeki Ulus Mesleki ve Teknik Anadolu Lisesi'nin geçmişi ve bugünkü eğitim faaliyetleri konu edildi.
Osmanlı'nın son döneminden Milli Mücadele'ye, Cumhuriyet'in kuruluşundan bugüne Ankara'nın dönüşümüne tanıklık eden okulun temelleri, 1905'te 'Mekteb-i Sanayi' adıyla atıldı.
Dönemin ihtiyaç duyduğu nitelikli insan gücünün yetiştirilmesi amacıyla kurulan okulda ilk yıllarda terzilik, kunduracılık ve marangozluk gibi alanlarda eğitim verildi.
Ankara'nın mesleki eğitim alanındaki köklü kurumlarından biri haline gelen okul, sonraki yıllarda hem eğitim verdiği alanlar hem de öğrenci sayısı bakımından gelişimini sürdürdü.
Atölyeleri Milli Mücadele'ye hizmet ettiOkulun tarihi binası, eğitim faaliyetlerinin yanı sıra Milli Mücadele yıllarında da önemli görevler üstlendi.
Kurtuluş Savaşı döneminde okulun dershane ve idari bölümlerinin bir kısmı Maarif, İskan ve Milli Müdafaa vekaletleri tarafından kullanıldı.
Cephede ihtiyaç duyulan malzemelerin karşılanmasına da katkı sağlayan okulun atölyelerinde öğrenciler ve ustalar tarafından askerlerin ihtiyaçlarına yönelik üretim yapıldı.
Böylece Mekteb-i Sanayi, Milli Mücadele döneminde yalnızca eğitim verilen bir kurum değil, Ankara'nın savaş yıllarındaki üretim merkezlerinden biri olarak da görev yaptı.
Cumhuriyet'le birlikte eğitim alanları çeşitlendiCumhuriyet'in ilanının ardından Türkiye'de sanayileşme hamleleri hız kazanırken okulun eğitim programları da ülkenin ihtiyaçlarına göre şekillendi.
Terzilik, kunduracılık ve marangozlukla başlayan mesleki eğitim, ilerleyen yıllarda demircilik, dökümcülük ve tesviyecilik gibi alanların eklenmesiyle genişledi.
Farklı dönemlerde çeşitli isimler altında eğitim faaliyetlerini sürdüren kurum, mesleki ve teknik eğitimde yaşanan dönüşüme paralel olarak bugünkü Ulus Mesleki ve Teknik Anadolu Lisesi kimliğine kavuştu.
Bir asrı aşan süreçte çok sayıda öğrenciyi meslek sahibi yapan okulda bugün de sanayi ve teknolojideki gelişmeler doğrultusunda farklı alanlarda eğitim veriliyor.
Tarihi yapısıyla Ankara'nın eğitim ve sanayi geçmişinin izlerini taşıyan okul, bir yandan 121 yıllık mesleki eğitim birikimini korurken diğer yandan yeni teknolojilerin gerektirdiği niteliklere sahip öğrenciler yetiştirmeyi sürdürüyor.
'Mesleki eğitim vatan için üretmek anlamına geliyordu'Okul müdürü Mukaddes Koşucu, AA muhabirine yaptığı açıklamada, Sultan II. Abdülhamid dönemindeki mesleki eğitim anlayışının Ankara'daki önemli yansımalarından olan Mekteb-i Sanayi'nin, başlangıçta terzilik, kunduracılık ve marangozluk gibi dönemin ihtiyaçlarına yönelik alanlarda eğitim verdiğini belirtti.
Koşucu, 1923'te Sanayi Mektebi, 1924-1927 arasında Ankara Sanat Mektebi adını taşıyan okulda, daha sonra Ankara Mıntıka Sanat Okulu, Ankara Bölge Sanat Okulu, Ankara Erkek Sanat Enstitüsü ve Ankara Birinci Sanat Enstitüsü gibi farklı isimlerle mesleki ve teknik eğitime devam edildiği bilgisini verdi.
1970'te okul bünyesinde Teknisyen Okulu açıldığını belirten Koşucu, '1972'de Ulus Teknik ve Endüstri Meslek Lisesi adını aldı. Zamanla Anadolu Meslek ve Anadolu Teknik Lisesi programları da bünyesine katıldı. 2014'ten itibaren ise Ulus Mesleki ve Teknik Anadolu Lisesi adıyla eğitim faaliyetlerini sürdürüyor.' diye konuştu.
Koşucu, '121 yıllık tarihimize baktığımızda, Mekteb-i Sanayi'de el emeğiyle başlayan üretim kültürü bugün dijital teknolojiler, otomasyon ve modern üretim sistemleriyle devam ediyor. Değişen teknoloji, meslekler ve eğitim yöntemleri var ancak üreten, meslek sahibi olan ve ülkesine değer katan insan yetiştirme hedefimiz değişmedi.' dedi.
Milli Mücadele döneminde okulun atölyeleri, öğretmenleri ve öğrencileriyle, ülke şartlarına üretim gücüyle cevap veren bir merkez haline geldiğini dile getiren Koşucu, okulun dershaneleri ve idari bölümlerinin farklı dönemlerde Maarif, İskan ve Milli Müdafaa Vekaletlerinin kullanımına tahsis edildiğini, atölyelerde ordunun ihtiyaç duyduğu çeşitli malzemeler ve mühimmatın hazırlandığını anlattı.
Koşucu, 'Mesleki eğitim o günlerde adeta vatan için üretmek anlamına geliyordu. Öğretmenlerimiz teknik bilgi ve tecrübeleriyle üretim sürecinde görev alırken, öğrencilerimiz de sahip oldukları mesleki becerileri ve emekleriyle bu sürece katkı sundular.' ifadelerini kullandı.
121 yıllık kurumun en önemli mirasının binası veya eşyalarından ibaret olmadığına dikkati çeken Koşucu, okulda oluşan kurumsal hafızanın da tarihi sürekliliğin önemli bir parçası olduğunu dile getirdi.
'Mekteb-i Sanayi ile başlayan üretim geleneğini geleceğe taşımayı amaçlıyoruz'Koşucu, 1933'te 'Kagir Sanayi Binası' adıyla tescillenen okul binasının, uzun yıllar boyunca mesleki eğitimin önemli merkezlerinden olduğunu belirterek, şöyle devam etti:
'Öğrenci, sadece bir sınıfa girmez. Kendisinden önce 121 yıl boyunca aynı koridorlardan geçen öğrencilerin oluşturduğu bir zincirin yeni halkası olur. Bu nedenle tarihi mirasımızı korumayı sadece geçmişe saygı olarak değil, öğrencilerimizin aidiyet duygusunu, sorumluluk bilincini ve mesleğine duyduğu saygıyı güçlendiren bir eğitim aracı olarak görüyoruz.'
Bilişim Teknolojileri, Elektrik-Elektronik Teknolojisi, Tesisat Teknolojisi ve İklimlendirme, Mobilya ve İç Mekan Tasarımı ile Metal Teknolojisi alanlarında eğitim verdiklerini söyleyen Koşucu, 'Amacımız öğrencilerimizin sadece bir mesleğin temel uygulamalarını öğrenmesi değil, teknolojiyi kullanabilen, problem çözebilen, üretebilen, araştırabilen ve değişen sektör ihtiyaçlarına uyum sağlayabilen bireyler olarak yetişmesi.' açıklamasını yaptı.
Koşucu, okulun 121 yıllık tarihi boyunca burada üreten ve öğrenen insanların bıraktığı mirasın devamı olduklarını öğrencilere anlattıklarını ifade ederek, şunları kaydetti:
'Özellikle Milli Mücadele yıllarındaki rolümüzü, üretim kültürümüzü ve mesleki eğitimin ülkemizin kalkınmasındaki önemini öğrencilerimize aktarıyoruz. 1905'te Mekteb-i Sanayi ile başlayan üretim ve eğitim geleneğini, 21. yüzyılın teknolojileriyle geleceğe taşımayı amaçlıyoruz. Bizim hedefimiz, geçmişimizin tecrübesini geleceğin teknolojileriyle buluşturarak üreten, araştıran, yenilikçi, mesleki yeterliliği güçlü, yükseköğrenime hazır ve ülkesine değer katacak gençler yetiştiren öncü bir mesleki eğitim kurumu olmak.'
Muhabir: Şeyma Güven, Buğrahan Ayhan





