Son yıllarda Televizyonlarda Osmanlı Padişahlarını konu alan pek çok diziler gösterime girmiştir.
Son günlerde internet mail adresime gelen güncel sorulardan bazıları tarihi diziler ve Osmanlı Padişahları ile ilgili…
Bu tür sorular Internet mail adresime sıkça gelmeye başladıktan sonra Televizyon kanallarında yayınlanan Tarihi filmlerle ilgili bir araştırma, bir çalışma yaptım.
Bazılarını hem televizyondan hem de 2 inci defa internet sitelerinden izledim.
Sayın Hüseyin Aktürk, Sayın Ali İhsan Yürekli ve Bayan Ferda Yıldırım’a bana bu araştırmayı yapma imkânı verdikleri için teşekkür ediyorum
Önceki yıllarda yayımlanan MUHTEŞEM YÜZYIL: HÜRREM dizisinin bütün bölümlerini ilgiyle izlemiştim.
FETİH 1453 dizisini, BİR ZAMANLAR OSMANLI-KIYAM dizisini de peş peşe izlemiştim.
Daha önceki yıllarda da OSMANCIK-KURULUŞ dizisini izlemiştim.
10 Aralık 2014’te başlayan ve her hafta çarşamba günleri yayımlanan DİRİLİŞ: ERTUĞRUL dizisini de ailemle birlikte izlemiştik.
…Ve 2 Kasım 2015’ de gösterime giren, MUHTEŞEM YÜZYIL: KÖSEM de izlediğim ender diziler arasında…
… Ve son zamanlarda peş peşe yayımlanan Kuruluş Osman – Kuruluş Orhan dizileri ..
Zaman zaman yayımlanan tarih filimleri ise birkaç defa izlemekten haz almaktayım.
Osmanlı Padişahlarının da içinde bulunduğu tarihi filmler diziler halinde, filmler halinde Televizyonlarda gösterime devam ediyor…
Hatta yeni-yeni senaryolar hazırlanarak önümüzdeki yıllarda gösterime girecek pek çok tarihi filmlerin ve dizilerin hazırlıkları yapılıyor.
Gönül ister ki bu diziler ve filmler tarihi gerçeklere uygun olsun…
Dizilerdeki bazı bölümler maalesef tarihi gerçekleri yansıtmıyor.
Bir örnek vermek gerekirse Muhteşem Yüzyıl dizisinde 46 yıl Padişahlık yapan Kanuni Sultan Süleyman’ın hayat hikâyesinde ağırlıklı olarak HAREM HAYATI ve SARAY ENTRİKALARI anlatılmaktadır.
Nasıl mı?
Hatırladığım kadarı ile İşte bir bölümün özeti:
Sadrazam İbrahim Paşa, uğradığı hakaretlerin intikamını almak için halktan birinin idamına hükmediyor.
Ancak Kanuni Sultan Süleyman bu konuda farklı düşünüyor ve kararı Ebussuud Efendi’nin kadılığındaki mahkemeye bırakıyor.
İbrahim paşa zor bir sınavdan geçerken, Hürrem Sultan can düşmanına asıl darbeyi vurmak istiyor.
Ve Hürrem öyle bir bilgiye ulaşıyor ki imparatorluğun kaderi değişiyor.
Manisa Sarayı’nda Hüzün var!
İbrahim Paşa, kendisine laf atan adamın idam edilmesi için zindana attırır.
Bu arada olayları örgütleyen Ömer isimli şahıs, halkı galeyana getirmeye devam eder.
İsyana kalkan ahali, İbrahim Paşa’nın evine doğru yürüyüşe geçer.
Fakat İbrahim Paşa’nın geri adım atmaya niyeti yoktur.
İbrahim Paşa’ya yapılanlar için Ebussuud yönetiminde mahkeme kurulur.
Her iki tarafı dinleyen Ebussuud kararını verir.
Bu ne Hürrem’in ne de İbrahim beklediği bir karardır.
Padişah Kanuni Sultan Süleyman ise kendisiyle hesaplaşmaktadır.
Hürrem’in casusu Gülizar’ın intihar etmeden önce söyledikleri içini kemirir
Hürrem gerçekten Şehzade Mustafa’nın infazı için emir vermiş midir?
Veya İbrahim, Gülizar’la birlikte Hürrem'e tuzak mı kurmuştur?
Manisa’da ise Şehzade Süleyman’ın yasını tutulmaktadır.
Fakat aniden gelen bir haber, yüreklere su serper. Mustafa’nın cariyelerinden biri gebedir.
Fatma bu haberi duyunca bir kez daha yıkılır. Saldırgan tavırlar sergileyen Fatma, akli dengesini kaybeder.
Şehzade Mehmet ise, Nurbahar’ın bebeği aldırmasına karar verir. Mihrimah bu karardan oldukça memnundur. Hazırlıklara başlanır. Çok geçmeden Mehmet kararından vazgeçer. Ancak geç kalmıştır.
Hürrem, Ayas Paşa’dan İbrahim’i karşı destek ister. Ayas Paşa çok geçmeden Hürrem’in istediği şeyi bulur. Hürrem, Padişahın’ın bunu öğrenmesini sağlar.
Neye uğradığını şaşıran Sultan Süleyman, can yoldaşı İbrahim hakkında bir karar verir! Ancak bunu Ebussuud efendiye danışır.
Ebussuud efendi de Padişahın vezirini nasıl idam ettirebileceğinin fetvasını verir.
İşte hatırladığım kadarı ile bir bölümün özeti bu…
Bir yanda 36 yıllık saltanatı süresince ömrünün 30 yılını at sırtında geçiren Muhteşem Süleyman olarak adlandırılan Padişah Kanuni Sultan Süleyman, diğer yanda saray entrikaları ve Haremin sergilendiği Muhteşem Yüzyıl dizisi…
Geçtiğimiz yıllarda gösterime giren OSMANCIK KURULUŞ dizisinin önemli bazı bölümleri Anamur Kalesinde çekilmişti.
Ayrıca savaş sahnelerinin bir bölümü de Anamur kalesinin önünde çekilmişti.
Filmde 6 asır boyunca dünyada hükümranlık süren, tarihin en büyük imparatorluğu olan OSMANLI İMPARATORLUĞU'NUN Kuruluş yılları anlatılıyordu.
Tarık Buğra’nın unutulmaz romanından uyarlanan dizi yönetmen Yücel Çakmaklı tarafından destanımsı bir anlatımla izleyicilerin karşısına çıkmıştı.
Dizide: Küçük bir Kayı boyu iken; azim, adalet ve siyaset dehası yönetimi sayesinde yüzyıllar boyunca İslam’ı Avrupa’nın göbeğine kadar taşıyabilen bir hanedan, Osman Gazi'nin beyliği ile bütünleşen bir yaşam öyküsü anlatılıyordu.
Filmde; Cihan Ünal, Meral Orhonsay, Yaşar Alptekin, Sema Yunak, Sema Çelebi, Nurhan Nur, Eşref Kolçak, Haluk Kurtoğlu, Erol Taş, Kadir Savun, Aliye Rona, Ahmet Mekin, Sümer Tilmaç, Süleyman Turan, Berhan Şimşek ve Faruk Tınaz’dan oluşan dev oyuncu kadrosu yer almıştı.
Bir bölümü Anamur’da çekilen filmin savaş sahnelerinin çekimi için Anamur’a 40’ın üzerinde AT getirilmiş, Anamur Kalesinin kuzey cephesine OTAĞ kurulmuş ve yerli halktan savaş sahnesi için pek çok figüran kullanılmıştı.
Burada bir hatıramı sizlerle de paylaşmak istiyorum.
Filmin çekildiği yıl Anamur’da görev yapmaktaydım. Daha önceki yıllarda yakından tanıdığım yönetmen Sayın Yücel Çakmaklı’ya yardımcı olabilmek için 10’larca figüran önermiştim ve önerdiğim figüranlar savaş sahnelerinde yer almıştı.
Savaş sahnesinin bir bölümü şöyleydi:
Osmanlı askerleriyle yabancı askerler Anamur Kalesinin Kuzey bölümünde Mersin-Antalya karayolu ile Anamur Kalesi arasında kıran-kırana bir savaşa tutuşuyor…
Ortalık toz duman…
Yerde Türk şehitleri ve yabancı askerlerin ölüleri var…
Senaryo gereğince şehitler ve ölüler yerde yatar vaziyette iken 40’ın üzerinde atlı dörtnala bunların üzerinden geçecek…
Atların hepsi talimli…
Sahne tamam… Atlılar atlarının üzerinde… Yerde yatan insanlar… Atlar dörtnala geçmek için tırısa geçtiği anda benim önerdiğim kıpırdamamaları ve ses çıkarmamaları için Sayın Çakmaklı’nın yerleştirdiği figüranlardan biri kolunu kaldırarak ; “Benim iki çocuğum var… Ölmek istemiyorum…”diye bağırmaya başlıyor…
Bir stop sesi… Çekim durduruluyor…
İsmi Özel’imde saklı Figüran ikna ediliyor… Tekrar yere yatırılıyor… Çekim başlıyor… Tırısa geçen atlar… Yine aynı ses…
Yine stop sesi… Yeniden ikna ediliş ve 3’üncü defa gerçekleşen sahne…
Saatler süren çekim ve filmde 1 saniyede gösterilen sahne…
Filmin çekim sahnelerinin dışında kalan boş zamanlarında oyunculardan bir kısmını Bozyazı’daki muz bahçeme götürüşüm ve Anamur’u tanıtmaya çalışmam…
Sohbet köşemde bu kısa hatıramdan sonra Osmanlı Padişahlarıyla ilgili bilgileri de sizlerle paylaşmak istiyorum:
Neden Osmanlı Padişahları?
Gençlerimiz sadece dizilerle değil Tarih bilgisiyle 6 asır boyunca dünyada hükümranlık süren ecdadını, atalarını iyi tanımalıdır.
Osmanlı İmparatorluğunun 623 yıllık müddeti içinde 36 padişah bulunmakla beraber, İkinci Murat, Fatih Sultan Mehmet ve Birinci Mustafa ikişer defa tahta geçtikleri için saltanat makamındaki değişme sayısı 39’dur.
Bazı tarihçiler Yıldırım Beyazıt’ın oğullarından Emir Süleyman ve Musa Çelebi’yi de padişah listesine almaktadırlar.
Fakat ikisi de memleketin bütününe hakim olamadıkları için bu iddialar doğru olmasa gerektir.
Osmanlı padişahları sırasıyla şunlardır:
Osman Gazi, Orhan Gazi, Murat Hüdavendigar, Yıldırım Bayezid, Çelebi Mehmet, İkinci Murat, Fatih Sultan Mehmet, İkinci Bayezid, Yavuz Sultan Selim, Kanuni Sultan Süleyman, İkinci Selim, Üçüncü Murad, Üçüncü Mehmed, Birinci Ahmed, Birinci Mustafa, İkinci Osman, Dördüncü Murad, İbrahim, Dördüncü Mehmed, İkinci Süleyman, İkinci Ahmed, İkinci Mustafa, Üçüncü Ahmed, Birinci Mahmud, Üçüncü Osman, Üçüncü Mustafa, Birinci Abdülhamid, Üçüncü Selim, Dördüncü Mustafa, İkinci Mahmud, Abdülmecid, Abdülaziz, Dördüncü Murad, İkinci Abdülhamid, Beşinci Mehmed Reşad, Altıncı Mehmet Vahidettin’dir.
En uzun saltanat süresi 46 yıl ile Kanuni Sultan Süleyman’a aittir.
En kısa tahtta kalan padişah ise 93 gün ile Beşinci Murad’dır.
Yavuz Sultan Selim’den itibaren Osmanlı padişahları aynı zamanda Halife idiler.
Saltanatın ortadan kaldırılmasından sonra Sultan Abdülaziz'in oğlu Abdülmecid efendi de bu sıfatı taşıdığı için Osmanoğulları hanedanından gelen halife sayısı 29’dur.
Osman Gazi’den, birinci Ahmed’e kadar saltanat babadan oğula intikal etmiştir.
Birinci Mustafa’dan itibaren en yaşlı hanedan üyesinin padişah olması esası kabul edilmiştir.
Bu kararın alınmasından sonra Üçüncü Mehmed, Dördüncü Mehmed, İkinci Mustafa, Üçüncü Ahmed, Birinci Abdülhamid ve İkinci Mahmud’un ikişer, Birinci Ahmed ve İbrahim’in üçer, Abdülmecid’in ise dört oğlu tahta geçmiştir.
En yaşlı padişah olan 65 yaş ile Beşinci Mehmed Reşad, en genç padişah olan ise yedi yaşında Dördüncü Mehmed’dir.
15 padişah ordunun başında sefere çıkmış, 21'i hiç sefere çıkmamıştır.
Murad Hüdavendigar savaş meydanında şehit düşmüş, İkinci Osman, Üçüncü Selim, Abdülaziz öldürülmüş, İbrahim ve Dördüncü Mustafa idam edilmiş, Fatih Sultan Mehmed zehirlenmiştir.
İlk 6 Osmanlı padişahının mezarları Bursa’da, 29’u İstanbul’dadır.
Altıncı Mehmed Vahdettin’in mezarı Şam’da bulunmaktadır.
Osmanlı padişahları ile ilgili bilgiler de kısaca bundan ibarettir.
Hoşça kalınız.