YAĞMUR TANYILDIZ'ın röportajı için tıklayınız...
Gökhan Bey, röportajımıza en başından başlayalım. Kimdir Gökhan Bitiren? Kendisini kısaca tanıyabilir miyiz? Eğitim hayatınızda edindiğiniz deneyimler, hayatınızda karşılaştığınız engeller karşısında size ne gibi bir direnç kazandırdı?
Klişe bir girizgâh yapmak gerekirse 1988 yılında, İstanbul’da doğdum. Ailevi sebeplerden dolayı ilkokula geç başladım. Bu durum, uzun zaman bende “geç kalmışlık” duygusunun varlığını hissettirdi açıkçası. Öte yandan gerçekten de beni derinden etkileyen deneyimlerden birini anlatmak istiyorum. İdealize ettiğim formlardan biri de hem çalışmak hem de okumaktı. Bir markette ailemden gizli çırak olarak çalışmaya başladım. Çocukken ailemden gizli çalışmaya başlamam, aslında içimdeki bağımsızlık ve sorumluluk duygusunun erken yaşta ortaya çıkmasıydı. Hem okumak hem de kendi ayaklarım üzerinde durabilmek istiyordum. Tabii başlangıçta gizli tutmak zorunda kaldım çünkü ailem sadece eğitime odaklanmamı istemişlerdi. Üstelik yaşım da oldukça küçüktü. Ama bir süre gizlilikle edindiğim bu deneyim bana erken yaşta iş disiplini, zaman yönetimi ve çok boyutlu düşünmeyi öğretti. Bir yandan derslerimi aksatmamaya çalışırken diğer yandan iş sorumluluklarımı yerine getirmek gerçekten zor bir dengeleydi ama bu denge bugünkü çok projeli yapımın temelini oluşturdu diyebilirim. Tüm bunların yanı sıra söylemeliyim ki eğitimi çok önemsedim. Lisans eğitimimi İstanbul Üniversitesi, Halkla İlişkiler ve Tanıtım bölümünde aldım. Bu süreçte öğrenciyken başka öğrencilere özel dersler vermeye başladım ve eğitim koçluğuna yöneldim. Sanırım 2011 yılıydı. Eğitim alanına yönelmemi hızlandıran etkenlerden biri de buydu sanırım. Çok önemsediğimi söylemiştim. Hatta en büyük hayallerimden biri yükseköğrenim sonrası yüksek lisansla başlayan bir akademik serüveni deneyimlemekti ki bu amaçla bir süre Zonguldak Bülent Ecevit Üniversitesi’ne kaydoldum. Fakat bazı sorunlardan dolayı ne yazık ki bu serüvenim en azından şimdilik yarım kalmış gibi gözüküyor.
Bu durum kariyerinizi nasıl etkiledi?
O dönem için çok zor bir karardı çünkü akademik hedeflerim vardı. Ama bazen hayat sizi farklı yollara sevk eder. Şimdi geriye baktığımda, bu deneyimin beni daha erken yaşta iş hayatına yoğunlaştırmış olduğunu ve pratik deneyim kazanmamı sağladığını görüyorum. Aile sorumluluklarını genç yaşta üstlenmek, beni daha olgun ve dayanıklı biri haline getirdi. Bu deneyim, daha sonra kurduğum işletmelerde kriz yönetimi konusunda bana büyük avantaj sağladı.
2011'den itibaren özel ders vermeye başlamanız, sonra eğitim koçluğuna geçmeniz... Eğitime olan ilginiz nereden geliyor?
Eğitime olan ilgim aslında çok köklü ve lisans eğitimim de bu alanla bağlantılı. Daha önce de ifade ettiğim gibi Halkla İlişkiler ve Tanıtım eğitimi aldığım için iletişim ve öğretme konularında güçlü bir alt yapım vardı. O yıllarda başladığım özel ders verme süreci, insanlarla bire bir çalışmanın ne kadar değerli olduğunu gösterdi bana. Her öğrencinin farklı bir öğrenme stili olduğunu, farklı motivasyon kaynaklarına ihtiyaç duyduğunu fark ettim. Eğitim koçluğuna geçişim de bu gözlemlerimin sonucuydu. Sadece akademik bilgi vermek değil, kişinin potansiyelini keşfetmesine yardımcı olmak beni gerçekten heyecanlandırıyordu. Bu tutku, bugün Philo Sophia Akademisi'nde verdiğimiz çok geniş yelpazedeki eğitimlerin temelinde yatıyor.
Listelist.com gibi popüler bir platformda içerik üreticiliği ve editörlük yapmış olmanız, kariyerinizde size ne gibi kapılar açtı? Özellikle bu deneyim, kendi ajansınızı kurma kararınızı nasıl şekillendirdi?
Bu deneyim, benim için çok büyük bir okul oldu. Geniş kitlelere hitap eden içerik üretmenin inceliklerini, trendleri yakalamayı ve SEO (Arama Motoru Optimizasyonu) gibi dijital pazarlama dinamiklerini en iyi şekilde bu platformda öğrendim. Bir içeriğin ne kadar çok okunduğunu, nasıl viral hale geldiğini ve okuyucularla nasıl etkileşim kurulduğunu bizzat tecrübe ettim. Bu deneyim, Sıfırdan Dijital'i kurarken bana büyük bir avantaj sağladı. Artık müşterilerime sadece teknik dijital pazarlama çözümleri sunmakla kalmıyor, aynı zamanda onların hikâyelerini nasıl ilgi çekici bir şekilde anlatacaklarını da biliyordum. Kendi ajansımı, içerik stratejisiyle dijital pazarlamayı birleştiren bir yaklaşımla kurdum.
Kariyerinizde küçük çaplı ajanslarda metin yazarlığı, sosyal medya uzmanlığı gibi farklı rollerde çalıştınız. Bu dönemde edindiğiniz tecrübeler, kendi ajansınızı kurma kararınızı nasıl pekiştirdi?
Küçük çaplı ajanslarda çalışmak, bana sektörün mutfağını görme fırsatı verdi. Hem başarı hikayelerine tanıklık ettim hem de sistemdeki eksiklikleri ve müşteri memnuniyetsizliğine yol açan problemleri yakından gözlemledim. En önemlisi, şirket kültürünün, ekip içi iletişimin ve müşteri ilişkilerinin bir işin başarısındaki kritik rolünü fark ettim. Bu deneyimler, Sıfırdan Dijital'i kurarken hangi hatalardan kaçınmam gerektiğini ve müşterilere gerçekten neyi vaadetmemiz gerektiğini anlamamı sağladı. Kendi ajansımı, küçük çaplı işletmelere bile büyük ajans kalitesinde hizmet sunma misyonuyla kurdum.
Sıfırdan Dijital hakkında konuşalım biraz. Bu ajansı ne zaman kurdunuz? Bir dijital pazarlama ajansı kurmak için en doğru zamanın bu olduğunu nasıl anladınız? Girişiminize neden "Sıfırdan Dijital" ismini verdiniz?
İşsiz kaldığım dönemlerde bile dijital pazarlama alanından hiç kopmadım, serbest olarak projeler yapmaya devam ettim. Bu süreçte kendi işimi kurma fikri olgunlaştı. 2021 yılı, pandeminin etkisiyle dijitalleşmenin hız kazandığı bir dönemdi. İşletmelerin dijital varlıklarını oluşturma ve büyütme ihtiyacı hiç olmadığı kadar artmıştı. Bu, benim için doğru bir pazar fırsatıydı. "Sıfırdan Dijital" ismi ise bu yolda beni en iyi anlatan kavramdı. Bir işletmenin dijital dünyada sıfırdan var olmasını sağlamak, sosyal medyada, web sitesinde veya reklam kampanyalarında o markayı sıfırdan inşa etmek bizim temel misyonumuz. Bu isim, yaptığımız işin özünü ve başlangıç noktasını çok net bir şekilde ifade ediyor.

Philo Sophia Eğitim ve Sertifika Akademisi'ni neden kurdunuz? Bu ikinci girişim, ilkine göre daha farklı bir vizyonu temsil ediyor. Bu akademiye duyduğunuz ihtiyaç nasıl ortaya çıktı ve "Philo Sophia" isminin bir anlamı var mı?
Çok yeni bir proje Philo Sophia. Bu yıl içinde kurduk. Dijital pazarlama ajansım ve içerik üretimi deneyimim aracılığıyla verdiğim eğitimler, bireylerin ve markaların sadece dijital becerilerini değil, aynı zamanda kişisel gelişimlerini de önemsediğimi gösterdi. İnsanların sürekli öğrenme ve kendini geliştirme arzusunu gözlemledim. İşte bu noktada, daha kapsamlı ve profesyonel bir eğitim platformu oluşturma fikri doğdu. Philo Sophia, Antik Yunanca'da "bilgelik sevgisi" anlamına geliyor. Bu isim, akademinin temel felsefesini yansıtıyor. Biz, sadece mesleki becerileri değil, aynı zamanda hayat boyu öğrenme arzusunu ve kişisel gelişimi teşvik eden bir ekosistem kurmak istedik.
Philo Sophia Eğitim ve Sertifika Akademisi, dijital pazarlamadan pet kuaförlüğe kadar oldukça geniş bir yelpazede eğitimler sunuyor. Bu kadar farklı alanda eğitim vermenin altında yatan strateji nedir?
Stratejimizin temelinde, günümüzün hızla değişen dünyasında bireylerin hem mesleki hem de kişisel gelişim ihtiyaçlarına bütüncül bir yaklaşımla cevap vermek yatıyor. Artık kariyerler, tek bir alanda uzmanlaşmaktan ziyade, farklı becerilerin birleştirilmesiyle şekilleniyor. Dijital pazarlama eğitimi alan bir kişi, aynı zamanda stres yönetimi ya da yapay zeka eğitimleriyle de kendini tamamlayabilir. Amacımız, öğrencilerimize çok yönlü gelişim imkanları sunarak onları geleceğin mesleklerine hazırlamak ve kişisel potansiyellerini en üst seviyeye çıkarmalarına yardımcı olmaktır.
Akademiniz, üniversite onaylı ve uluslararası geçerliliğe sahip sertifikalar verme yetkisine sahip. Bu durum, eğitim sektöründe sizi nasıl bir konuma taşıyor ve öğrencilerinize ne gibi somut faydalar sunuyor?
Bu yetkilendirme, Philo Sophia'yı sektörde güvenilirlik ve kalite açısından üst bir seviyeye taşıyor. Öğrencilerimiz, aldıkları sertifikaların sadece bir kağıt parçası olmadığını, E-Devlet üzerinden sorgulanabilir ve uluslararası geçerliliğe sahip belgeler olduğunu biliyorlar. Bu durum, onların kariyer hedeflerine ulaşmalarında, yeni iş bulmalarında veya terfi etmelerinde somut bir avantaj sağlıyor. Uluslararası geçerlilik, özellikle yurt dışında çalışmak veya uluslararası firmalarda kariyer yapmak isteyen öğrencilerimiz için kritik bir öneme sahip. Bu, bizim eğitim kalitemize olan inancımızın da bir göstergesi.
Sıfırdan Dijital ve Philo Sophia gibi iki farklı girişimi aynı anda yönetmek, günlük hayatınızda nasıl bir denge gerektiriyor? Zaman yönetimi ve önceliklendirme konusunda ne gibi stratejiler uyguluyorsunuz?
Her iki girişim de farklı dinamiklere sahip, bu yüzden iyi bir planlama ve delegasyon şart. Öncelikle, her iki işin de çekirdek ekiplerini kurdum ve yetki devri yaptım. Günlük ve haftalık hedefleri belirleyerek takibini yapıyorum. Kendi ajansımda dijital pazarlama stratejilerini belirlerken, Philo Sophia'da ise daha çok yeni eğitim programları geliştirme ve uluslararası iş birlikleri kurma gibi stratejik konulara odaklanıyorum. Önemli olan, her iki işin de temel hedeflerini gözden kaçırmadan, doğru zamanda doğru konuya odaklanmak. Bu süreçte teknolojik araçlar ve otomasyon da en büyük yardımcılarım oluyor.
Son olarak, girişimcilik hayali kuran gençlere ve kariyerinde yeni bir yola girmek isteyenlere ne gibi tavsiyelerde bulunursunuz? Kendi hikayenizden yola çıkarak onlara ne söylemek istersiniz?
Çok klasik olacaktır ama gerçek olduğu için bir kez daha değinmeliyiz; en önemli tavsiyem “denemekten ve başarısız olmaktan korkmayın!” Hayatım boyunca farklı işler yaptım, işsiz kaldım, zorlandım ama her zaman bir sonraki adımı atmaktan çekinmedim. Her deneyim, başarılı ya da başarısız, size bir şeyler öğretir. İkincisi, sürekli öğrenin. Dünya çok hızlı değişiyor. Eğer bir alanda uzmanlaşsanız bile, kendinizi sürekli güncel tutmak zorundasınız. Üçüncüsü, ağ kurun ve mentorluk alın. Sektördeki tecrübeli insanlarla konuşmak, onların deneyimlerinden ders çıkarmak, kendi hatalarınızı yapmadan ilerlemenizi sağlar. Kendi hikayemden yola çıkarak söyleyebileceğim en önemli şey, hayallerinizi gerçekleştirmek için sabır, azim ve sürekli gelişim en büyük silahlarınızdır.