Eğitim dünyasında ‘The Koç’ olarak tanınan Murat Vural, yıllardır yüzlerce öğrencinin çalışma düzenini baştan inşa eden isimlerden biri. Bireysel eğitim yaklaşımının neden vazgeçilmez olduğunu, YKS’de başarıyı belirleyen gerçek dinamikleri ve dijital koçluğun öğrenci üzerindeki etkilerini bu röportajda tüm yönleriyle anlatıyor.

Cf4Ac51A 8Fa1 48Db A58A 407Ea4Cfa890

Eğitim dünyasında “The Koç” ismiyle tanınıyorsunuz. Bu yolculuk nasıl başladı? Sizi eğitim koçluğuna yönlendiren temel motivasyon neydi? Bir diğer deyişle: Murat Vural kimdir? Kendinizi nasıl tanımlarsınız?

1991 yılının Ocak ayında İstanbul Yenikapı’da doğdum. Eğitim hayatımı düşündüğümde, dönemin en belirgin eksikliklerinden birinin öğrenciyi bireysel olarak tanıyan ve yönlendiren uzmanların azlığı olduğunu görüyorum. O yıllarda bireysel eğitim bugünkü kadar yaygın değildi; daha çok sınıfa hitap eden, “genel” yöntemlerin uygulandığı bir düzenden söz ediyoruz.

7B829901 112D 45B3 Ae67 Bc58593Ecf43

Örneğin ödevler… Sınıfın tamamına verilir, öğrencinin ihtiyacı ayrı ayrı değerlendirilmezdi. Oysa eğitimde temel olan, öğrencinin seviyesine göre çalışma vermektir. Her öğrenciye aynı “reçete”yi sunmak, aslında kimseye tam anlamıyla fayda sağlamıyor.

Bunu hep şu örnekle anlatırım: Bir gün hastalandınız ve doktora gittiniz. Doktor, sizinle birlikte odaya giren 40 kişiye tek bir reçete yazar mı? Elbette hayır. Eğitimde de durum farklı değil. Bu fark ediş, beni bireysel çalışmanın önemine yönlendiren dönüm noktası oldu. Hem kendi deneyimlerim hem de öğrencilerin ihtiyaçlarını daha iyi anlamak için sürekli kendimi geliştirdim. Bugün biri bana “Kendinizi nasıl tanımlıyorsunuz?” diye sorduğunda cevabım net: Bir öğretmen, bir öğrenci koçu… kısacası The Koç.

2025 Marka ve Vizyon Ödülleri’nde “Yılın En Başarılı Eğitim ve Öğrenci Koçu” seçildiniz. Bu ödül sizin için ne ifade ediyor?

Bu ödül, yıllardır öğrencilerimle birlikte yürüttüğümüz emeğin görünür hâle gelmesi. Stratejik ve disiplinli çalışmanın karşılık bulduğu bir süreçti. Bana güvenen tüm öğrencilerime bu vesileyle tekrar teşekkür etmek isterim.

Geniş bir öğrenci kitlesine hitap ediyorsunuz. Bugün öğrenciler size en çok hangi ihtiyaç nedeniyle ulaşıyor?

İhtiyaçlar oldukça farklı. Bazı öğrenciler yıllarca düzenli çalışma alışkanlığı edinmemiş oluyor fakat üniversite sınavına hazırlanırken güçlü hedefler belirliyorlar. Onlarla temel çalışma alışkanlığını sıfırdan kuruyoruz. Bazıları ise çok çalışmasına rağmen verim alamadığını söylüyor. Bu öğrenciler için strateji, düzen, analiz ve kişiye göre uyarlanmış programlar öne çıkıyor. Kısacası her öğrenci için “reçete” farklıdır.
Koçluk modelinizin sistematik bir yapıya dönüştüğü söyleniyor. Bu modelin temel taşları nelerdir?
Model üç ana başlıktan oluşuyor: irade yönetimi yani Öğrencinin kendi iradesini daha bilinçli kullanmasını sağlayan farkındalık ve yönlendirilmiş çalışma alışkanlıklarıdır. İstikrar sayesinde oluşturulan düzenin günlük hayata yerleşmesi; düzenli takip ve uyumlandırma ve kesinlikle içsel motivasyonudur. Öğrencinin başarabileceğine dair inancını somut hale getirmek. Öğrenci bunu gördüğünde motivasyon zaten kendiliğinden yükseliyor. Buna ek olarak konu analizleri ve deneme sonuçlarının düzenli incelenmesi de sürecin temel parçasıdır diyebiliriz.

YKS sürecinde yüzlerce öğrencinin hedeflerine ulaşmasına katkı sağladınız. Başarıyı belirleyen kritik faktör sizce nedir?

Öğrencileri asıl zorlayan şey “çalışmak istememek” değil; zamanı yönetememek. Motivasyonları ve hayalleri var fakat günü planlama konusunda zorluk yaşayan çok fazla öğrenci var. Zamanın nasıl aktığını fark etmeden haftalar geçebiliyor. YKS bir sıralama sınavı olduğu için zamanı doğru yöneten doğal olarak öne çıkıyor. Öğrenci zamanı iyi değerlendirmeyi öğrendiğinde hem kaygısı azalıyor hem de ilerleme çok daha görünür hâle geliyor.

Eğitim giderek dijitalleşiyor. Siz de yoğun şekilde online koçluk yürütüyorsunuz. Dijital koçluk yüz yüze sürece göre ne kazandırıyor, ne kaybettiriyor?
Bizim yaklaşımımızda dijital koçluk herhangi bir kayıp oluşturmuyor; tam tersine birçok avantaj sağlıyor. Öğrencinin öğrenme sürecini daha sistemli yönetebileceği bir yapı kuruyoruz ve bu yapı dijital ortamda çok hızlı ilerliyor. Önemli olan koçluğun biçimi değil, sistemin sağlamlığı. İyi tasarlanmış bir çalışma modeli hem fiziki ortamda hem dijitalde verim üretir. Ayrıca zaman ve maliyet açısından öğrenciler için büyük kolaylık sağlıyor.

Koçluk sürecinde öğrenci veli dengesini korumak çoğu zaman zor olabiliyor. Bu dengeyi nasıl yönetiyorsunuz?

Sürecin başında roller net şekilde belirlenir. Akademik planlama, hedefler ve çalışma düzeni tamamen öğrenciyle yürüttüğüm bir süreçtir. Bu, öğrencinin sorumluluk bilincini ciddi anlamda güçlendiriyor. Veliyle de düzenli iletişim hâlinde olur, gelişimle ilgili bilgilendirme yaparım. Bu çerçeve sürecin sağlıklı işlemesini sağlıyor.

Motivasyon kaybı ve odaklanma sorunu artık neredeyse her öğrencinin yaşadığı bir problem. Bu durumda en etkili yöntem nedir?

Benim yaklaşımım üç aşamalıdır. Net nedenler, küçük adımlar ve düzenli ölçümleme… Sebebi belirliyoruz, ulaşılabilir mini hedefler koyuyoruz ve ilerlemeyi somut verilerle takip ediyoruz. Bu üçlü motivasyonu yeniden ayağa kaldırıyor.

Felsefe eğitiminiz koçluk yaklaşımınızı nasıl etkiliyor? Öğrenciye pratikte nasıl yansıyor?

Felsefe, kavramları anlamayı ve temellendirmeyi öğretir. Koçluk ise öğrencinin hedeflerini ve nedenlerini netleştirmesini sağlar. Felsefenin analiz ve tutarlılık becerileri, öğrencinin kararlarını rastgele değil, mantıklı gerekçelere dayandırmasını sağlar. Bu da sürdürülebilir çalışma alışkanlığının temelini oluşturur.

Eğitim koçluğu Türkiye’de hâlâ tam olarak standartlaşmış bir alan değil. Sizce mesleğin geleceği nereye gidiyor?

Hem teknolojik hem toplumsal değişimlerle daha bireysel bir yaşam tarzına yöneliyoruz. Öğrenciler de sorunlarını birebir ele almak istiyor. Tarihte de benzer örnekler var; şehzadelerin lalaları, düşünürlerin bireysel hocaları… Bu nedenle bireysel koçluğun önümüzdeki yıllarda daha da yaygınlaşacağını düşünüyorum.
Önümüzdeki yıllardaki hedefi nedir? Dijital koçluk alanında geliştirmeyi düşündüğünüz yeni modeller var mı ve son olarak, sınav sürecinin içindeki gençlere ve ailelerine tek bir cümleyle ne söylemek istersiniz?

Hedefimiz, öğrenci odaklı koçluğu daha fazla kişiye ulaştırmak ve etkisini artırmak. Hem bireysel hem online koçluk modellerini güçlendirerek öğrencilerin kendi potansiyellerini keşfetmesine destek olmayı planlıyoruz. Hayatta en çok güvendiğim iki şey çalışmak ve eğitimdir; doğru yöntemlerle emek veren her öğrenci yol alır. Bunu unutmamalarını öneririm.