Önce Vatan Gazetemiz yazarlarımızdan manevi olarak hep yakın bulduğum Hümeyra Turan ile yeni kitabı , gazeteciliği ve eserleri hakkında söyleştik, buyurun;

- Sizi tanıyabilir miyiz?

Eğitim yaşamımda gazeteciliğin yanı sıra iktisat işletme ve halkla ilişkiler okudum. Kariyer yaşamımda basın mensubu olarak yurt içinde ve yurt dışında çeşitli basın yayın mecralarında haberler, makaleler yazmaktayım. Yayınlanan röportajlarım ve biyografi türünde eserlerimde tanınmış kişilerin hayatını yazmaya devam ediyorum. Ayrıca özel kurumlarda danışmanlık yapmaktayım. Gönüllü olarak bazı kuruluşlara da destek olmaktayım.

Whatsapp Image 2026 03 02 At 21.37.39 (2)

- Yeni kitabınız hayırlı olsun, Ruhlar Bahçesi, ismiyle bile beni çekti, bu kitabı yazma fikri nasıl doğdu ?

Öncelikle ilginize çok teşekkür ederim. “Ruhlar Bahçesi” manevi anlamda beni de etkileyen bir eser oldu. Kendiliğinden, tasarlamadan hayat buldu. Bildiğiniz gibi bütün eserlerimde kurgu yerine yaşanmış hayatları okuyucuya aktarmaya gayret ediyorum. Hayatları dinliyor ve paylaşıyorum, karşılaştığım her insan o kitaba bir damla bırakıyor. O damladan herkes nasibince alıyor. Böylece bir damla misali hayata anlamlı sözler bırakırken bütün dünyaya sesleniyor ve unutulmamasını sağlıyor.

Eserde bu topraklara mühürlenmiş ruhaniyete, 1400 yıllık bir mazinin kadim geleneklerine değinmek uzun araştırmalarla ortaya çıktı. ‘Ruhların Bahçesi’nde gezinmek derin, ruhani bir yolculuktu. Kâh misafir edildik, ruhumuzu sevindirdik, kâh feyz aldık, kâh hayıflandık halimize. Çılgın günlerin ortasındayken göz alabildiğince uzanan suskunluk; savaştan ve kavgadan uzaktı. Bu sakin atmosferin; cins, ırk, yoksul-varsıl yan yan yana oluşu, şaşırtır ve sorgulatır; şimdi sırada ne var!... Böyle başladı bu hikâye…

- Kitabın içeriğini anlatır mısınız? Okuyucuya iletmek istediğiniz nedir?

Whatsapp Image 2026 03 02 At 21.37.39 (1)

Eserde; İstanbul’un gizemli yüzü, manevi yönü tanıtılmaktadır. Aziz Muhmut Hüdai Hz’lerinin talebesi Şeyh Selami Ali Efendi Hz’lerinin türbedarının yaşadığı açıklaması zor karşılaşmaları ve ruhaniyetle yakınlığı anlatılmaktadır. Türbedarla yolu kesişen bir kişi bu manevi yolculuğa dahil olur. Akıl ve mantıkla erişilemeyen sezgilerle ilerlenen bu yolda sorularına cevap arar: Araştırmalarında doğruyu eğriden ayıran Kur’an eşliğinde veli, evliya, tasavvuf ile alakalı kavramları, gizemleri anlatır.

Whatsapp Image 2026 03 02 At 21.37.39 (3)

Türbedar, gence çok iyi rehberlik eder, ikilinin sohbeti dünyevi olanın ötesinde geçer. Türbedar; âlimlerin hiç duyulmamış kerametlerini, marifetlerini, duaların sırrını, şifalarını anlatır. İslam âlimlerinin kaynaklarına göre peygamberlerin mucizesinden bahseder. Batın ilmine, yolları zâhirde halk ile bâtında Hakk ile olanların bilinmeyen alametlerine değinir. Kabirleri mezarda, makamları Rablerinin nezdinde bulunan ruhlara hürmeti; hadis-i şerifler, ayetler, rivayetler nezdinde aktarır.

Yazar; hayalle gerçeği birleştirir: Hayal gibi görünenden gerçekleri söylemeyi başaran kişidir yazar. Biz de bir nebze dahi olsa, olanı söz yettiğince anlatabildiysek, ne mutlu…

- Diğer kitaplarınızdan da bahseder misiniz?

Diğer eserlerimde farkındalığı arttırmak üzere, yine yaşanmış hayatlardan örnekler aktarmaya çalıştım. Yayınlanmış eserlerim: Bir Bahar Hikâyesi, Lila, Tekir Bulutlar, Umut Çocukları, Pudra Kokusu, Aşkın Adı Var, Hayatın Anlamı, Seni Aldatıyorum, Kumdan Kelimeler, Kutsal Yalnızlık ve Asia’dır. Bu gün hayatta olan ve olmayan, sırlarını benimle paylaşanlara minnettarım…

- Tecrübeli bir gazeteci olarak hedefleriniz neler?

Bildiğiniz gibi gazetecilik mesleği, sıkı çalışma ve azim gerektirir. Cesaretten dürüstlüğe kadar sahip olması gereken nitelikleri vardır. Nihai amacı, her konuda gerçeği bulmak ve adaleti sağlamaktır. Yaptığı araştırmaları; duygulara değil, gerçeklere ve kanıtlara dayanır. Her zaman etik davranmalı, gözlemci ve güçlü analitik becerilere sahip olmalıdır.

Ben doğruluk ve dürüstlüğün her şeyden daha önemli olduğuna inanıyorum. Nihai amacım bu güne kadar olduğu gibi etik değerlerden taviz vermeden mesleğimi sürdürmek…

- Günümüz insanına mesajlarınız neler olurdu?

Gelecek nesillere anlamlı bir dünya bırakmak adına toplumların içinde bulunduğu kaos ortamında da iyiliği, asaleti, vicdanı kaybetmeden hayata ve insana duyarlı olmasını isterdim.

Toplumun, tüm olumsuzluklara karşı beklentilerle yaşamayı terk edip; yaşamın gerçekleri üzerinden bir araya gelmesini, savaşın, korku ve endişenin yer almadığı bir dünya dilerdim.

Günümüz koşullarında her ne kadar ütopik olsa da her insanın özgür, her ülkenin bağımsız olmasını temenni ederdim.

Ki, en güzel hikâye yaşadıkları hayat olsun…