ERKAN PETEKKAYA VE AYÇA AYŞİN TURAN'DAN ''AL BENİ BABA'' GERÇEK HİKAYEDEN UYARLANMA....

Yapımcılığını Kemalhan Balçık’ın üstlendiği, gerçek bir yaşam öyküsünden uyarlanan “Al Beni Baba” filminin çekimleri Çorum’da devam ediyor. Film, kandırılan bir kızın babasına gönderdiği “Al beni baba” mesajıyla başlayan dramatik kurtarma mücadelesini konu alıyor. Başrollerde Ayça Ayşin Turan, Erkan Petekkaya ve Ayça Bingöl’ün yer aldığı yapım, 2026 başında vizyona girecek. Gerçek bir yaşam öyküsünden uyarlanan ve yapımcılığını Kemalhan Balçık’ın üstlendiği “Al Beni Baba”, İstanbul’un ardından Çorum’da çekimlerine devam ediyor. Yönetmen koltuğunda Ahmet Topuz’un oturduğu film, güçlü senaryosu ve duygusal hikâyesiyle Türk sinemasına damga vurmaya hazırlanıyor. Senaryosunu Sinem Uslu ve Mustafa Uslu’nun birlikte kaleme aldığı film; genç bir kadının kandırılarak tuzağa çekilmesini ve babasına ulaştırdığı tek bir mesajla başlayan dram dolu süreci anlatıyor. İnternette tanıştığı kişi tarafından kandırılan Nazlı, kendisini karanlık bir dünyanın içinde bulur. Kaçış yolları kapalıdır, ama büyük bir cesaretle babasına gizlice bulunduğu konumu gönderip, sadece “Al beni baba” yazar. Bu yardım çığlığıyla harekete geçen baba Savaş’ın mücadelesi, aynı zamanda gizli bir operasyonun da parçasına dönüşür. Kızını kurtarmak için verilen bu çetin mücadele, baba-kız arasındaki güçlü bağın yanı sıra, cesaret ve umudun da hikâyesi olarak öne çıkıyor. Ayça Ayşin Turan, Erkan Petekkaya, Ayça Bingöl ve Alman oyuncu Malik Blumenthal’ın başrollerini paylaştığı film, geniş oyuncu kadrosuyla da dikkat çekiyor. Türk sinemasına farklı bir soluk katması beklenen “Al Beni Baba”, 2026 başında vizyona girecek.
FETHİYE ULUSLARARASI FİLM FESTİVALİ, KASIM AYINDA ÜÇÜNCÜ KEZ SİNEMASEVERLERLE BULUŞUYOR

Fethiye Film Festivali, adına “uluslararası” ünvanını da katarak Kasım 2025’te sinemaseverlere bir kez daha merhaba diyecek. Festival, 5-6-7-8-9 Kasım 2025 tarihlerinde halka açık ve ücretsiz olarak yerli ve yabancı film gösterimleri, yönetmen buluşmaları, sergiler, atölyeler ve paneller ile gerçekleşecek. Fethiye Uluslararası Film Festival (FUFF) kapsamında bu sene festivale yapılan başvurulardan festival jürisi tarafından seçilmiş 30 kısa film seyirci ile buluşacak. Ayrıca uluslararası olarak Alabama Fairhope Film Festivali ve Yeni Zelanda’dan Show Me Shorts Film Festivali ile karşılıklı kısa film seçkileri takası yapılacak. Almanya’dan yönetmen ve akademisyen Thomas Arslan bir film ve söyleşi ile festivale katılacak. İsveç İstanbul Konsolosluğu aracılığıyla 2 İsveç filmi gösterime girecek. Görüntü yönetmeni Mehmet Aksin bir atölye ile katılımcılarla bir araya gelirken; Yönetmen Vuslat Saraçoğlu, Ezel Akay, Onur Ünlü gibi yönetmenlerin filmleri ve sonrasında kendileri soru cevap bölümünde seyircilerle buluşacak. Sinemada Atmosfer Tasarımı konulu panel ile sinema filmlerinin teknik yönleri ele alınacak. Panele akademisyenler ve mimarlar katılacak. 2024 yılı yapımı, yönetmenliğini Nadim Güç’ün yaptığı ve başrolünde Nur Sürer’in oynadığı Mukadderat filmi, yönetmen ve oyuncu katılımıyla festivalin açılış filmi olacak. FUFF 2025 gösterim ve etkinlik mekanları Aksin Sineması, Fethiye Belediyesi Özer Olgun Kültür Merkezi, Fethiye Kültür Evi ve Likya Sanat Yolu olarak belirlendi. Fethiye Fotoğraf ve Sinema Sanatı Derneği (FEFSAD) tarafından organize edilen festival Fethiye Belediyesi, Fethiye esnaf ve ticaret odaları ile Fethiye esnafının desteğiyle gerçekleşmektedir. İlk iki yılında olduğu gibi Fethiye’nin kültür mirası Likya Antik kentleri görsel temalarını kullanan festivalin bu seneki görsel teması “Xsantos” Antik kenti.
KEMAL BAŞAR NUKUS'DA KANLI DÜĞÜN'Ü YÖNETTİ....

Sezon açılışını "Tut Elimden Rovni" ile Güney Kore'de yapacak olan Tiyatro Keyfi'nin sanat yönetmeni Kemal Başar, Türk dünyasındaki tiyatro çalışmalarına Eylül başında bir yenisini daha ekledi. Sanatçının Özbekistan'ın içinde, Türkmenistan sınırında özerk bir devlet olan Karakalpakstan'ın başkenti Nukus'da, Berdaq Devlet Akademik Dram ve Müzikal Tiyatrosu'nda tiyatro, bale ve koro sanatçılarından oluşan bir kadroyu yönettiği, Federico Garcia Lorca'nın yazdığı, Aybek Kopadze Veysaloglu'nun çevirdiği "Kanlı Düğün" adlı eser, 4 Eylül akşamı bakanlık görevlilerinin ve basın mensuplarının da bulunduğu prömiyerde kalabalık bir seyirci kitlesi ile açılış yaptı. Prömiyerde tiyatronun genel müdürü Paraxhat Mamudov, Kemal Başar'a bir teşekkürname ve hürmetkarlık belgesi sundu. Eser Nukus'da 5 Eylül akşamı da kapalı gişe oynandı. Kemal Başar'ın dramaturjisini ve ışık tasarımını da yaptığı oyunun orijinal müzikleri yine bir Türk sanatçıya, ünlü flamenko gitaristimiz Burak Altuni'ye ait. Saribiy Pirniyazov'un koreografisini, Osman Kopadze'nin reji asistanlığını yaptığı oyun Ekim ayındaki Taşkent galasından sonra dünyaya açılacak. Yönetmenin geçtiğimiz yıl Buhara'da Devlet Dram ve Müzikal Tiyatrosu'nda yönettiği Tuncer Cücenoğlu'nun "Helikopter" adlı oyunu da Ekim ayında Ankara Ethos Tiyatro Festivali'nde sahnelenecek.
ADİLE NAŞİT '‘BİR KAHKAHANIN ARDINDAKİ GÖZYAŞI'' EYLÜL'DE SAHNEDE....

Nove Stage ve Tiyatro Su 2025-2026 yeni sezona kalplere dokunacak özel bir eserle merhaba diyor. Hepimizin hayatına kahkahalarıyla dokunmuş, Türk sinema ve tiyatro tarihine unutulmaz bir iz bırakmış Adile Naşit’in yaşam öyküsü, sahne ışıkları altında yeniden hayat buluyor. ADİLE NAŞİT ‘’Bir kahkahanın ardındaki gözyaşı’’ 2025-2026 sezonunda seyircisiyle buluşmaya hazırlanıyor. Nove Stage ve Tiyatro Su ortaklığında sahnelenecek oyun, Adile Naşit’in bilinmeyen yönlerini, sahnenin parıltılı perdesinin ardındaki kırılgan kalbini ve kahkahalarının ardına gizlenmiş gözyaşlarını gün yüzüne çıkarıyor. Seyirciyi derin bir duygusal yolculuğa çıkaracak oyun gülerken bile içinde büyük acılar taşıyan, güçlü bir kadının yaşamına ışık tutan biyografik bir eser. Bu özgün tiyatro eserinde oyunun yazarı ve yönetmeni Emrah Uslu, seyirciyi Adile Naşit’in çocukluk yıllarından Yeşilçam’daki zirvesine, kişisel acılarından sanat dünyasında verdiği mücadeleye uzanan büyülü bir yolculuğa davet ediyor. Bugüne kadar birçok yapım ve organizasyonda imzası olan Hakan Akdağ ‘ın yapımcılığını üstlendiği oyunda sahnede Adile Naşit’e televizyon, sinema ve sahnelerden tanıdığımız usta oyuncu Dilek Denizdelen yeniden hayat veriyor. Oyunun Yardımcı yönetmenliğini Semin Özge Gül, Reji asistanlığını Berfin Su Yıldız üstleniyor. Oyunun Müzikleri genç yetenek Efe Erdem , Işık Tasarımı ise usta isim Murat Nuray imzası taşıyor. 24 Eylül 2025 tarihinde Kadıköy Eğitim Sahnesi’nde Prömiyeri gerçekleştirilecek oyun ardından Ekim, Kasım ve Aralık aylarında Sinop, Uşak, Adana, Mersin, Çorlu ve Gaziantep başta olmak üzere Türkiye’nin dört bir yanında seyircisiyle buluşacak. 2026 yılı Ocak ayında ise bu unutulmaz hikâye, Almanya’da yapılacak dünya prömiyeri ile uluslararası sahnelere taşınacak. ADİLE NAŞİT ‘’Bir kahkahanın ardındaki gözyaşı’’ sadece bir tiyatro oyunu değil; bir dönemin sıcaklığını, bir annenin şefkatini, bir sanatçının derin yalnızlığını ve insan ruhunun inceliklerini sahnede yeniden var eden bir bellek yolculuğu… Seyirciye kahkahaların ardındaki gerçekleri gösterirken, aynı zamanda unutulmaz bir sanatsal deneyim sunmayı hedefliyor.
"BAŞROL OYUNCULARIN TALEP ETTİĞİ ASTRONOMİK ÜCRETLER TELİF YASASININ ÖNÜNDEKİ EN BÜYÜK ENGEL"
Ödüllü yapımcı ve yönetmen İhsan Taş, uzun süredir gündemde olan ancak bir türlü hayata geçirilemeyen Telif Yasası ile ilgili çarpıcı açıklamalarda bulundu.

“BU SEKTÖRDE YILDIZLAR KAZANIYOR, EMEKÇİLER SÜRÜNÜYOR”
“Bana göre bu yasanın çıkmamasının önündeki en büyük engel; yapım bütçelerinin büyük bir kısmını tüketen astronomik ücretler talep eden başrol oyuncuları” diyen başarılı yapımcı “Bir yapımcı olarak, bende telif yasası için mücadele edenlerin arasında, hatta en başında yer almak isterim ama tek başına yetmez. Telif yasası çıksın istiyorsak, oyuncusuyla, yapımcısıyla, senaristiyle, yönetmeniyle, kamera arkasındaki emekçilerle bir araya gelip, adaletlice herkesi kucaklayacak bir yasa çıkmalı ki, çözüm olsun.
"YÜZDE 70 BAŞROLE, GERİ KALANIYLA FİLM Mİ YAPILIR?"
Şu ana kadar; her projede, pastanın neredeyse %70’ini başrol oyuncuları alıyor. Geriye kalanla da, projeyi mi tamamlayacaksınız, post prodüksiyonunu mu yapacaksınız, pr’ını mı yapacaksınız? Finale gelindiğinde, çoğu yapımcı bütçesini bitirdiği gibi ya bankalardan kredi çekmiş filmini vizyona koyabilmek için, ya da etrafına borçlanmış. Bütçenin en büyük kısmının reklama ayrılması gereken yerde, reklama az para kalıyor diye istenilen reklam yapılamıyor bile. İyi reklam da yapılamayınca, ne dağıtımcılar filmi almak istiyor ne de gişede karşılık buluyor. Film batınca kendi kaderine terk edilen bir çok yapımcının, acı hikayelerini duyuyoruz maalesef. Kimisi inşaatlara gidip, çalışmaya başlamış, kimisi köyüne dönmüş, kimisi de intihar etmiş” Durum böyleyken Telif Yasası'nı nasıl hayata geçirilecek?” Sektörde gerçek bir değişim isteyen yapımcı, yönetmen ve sanatçılara da çağrıda bulunan Taş “Eğer gerçekten daha adil, daha sürdürülebilir bir sistem istiyorsak; önce kendi içimizdeki adaletsizliği değiştirmeliyiz ve kalıcı bir çözüm üretmeliyiz hep beraber” diye konuştu.
Saygılarımla...
Sağlıcakla Kalın ama Sevgisiz Kalmayın...