İsrail Parlamentosu’nda yaşanan protestolar, Donald Trump’ın bölgeye dair planlarını anlatırken yüzüne yansıyan şaşkınlık kadar ses getirdi.

ABD Başkanı, Gazze’yi “bir yılda yeniden inşa edeceğini” söylerken salondaki öfke dalgası, tarihin ironisini bir kez daha gözler önüne serdi.

Trump neye uğradığını şaşırdı çünkü bu kez alkış değil, ayakta tepkiyle karşılandı. Oysa onun kafasındaki tablo çok netti: Yıkılmış bir Gazze, yeniden yapılanma adı altında kurulacak yeni bir ekonomik krallık…

Ama kim için?

Gazze Bitti, Şimdi Pay Kapma Yarışı Başladı.

Savaşın küllerinden geriye sadece yıkılmış binalar değil, aynı zamanda “büyük yatırımlar” için birer fırsat alanı kaldı. Gazze’de ve halkında artık ne sermaye kaldı, ne nefes… Halkın cebinde umut yerine küller var!

Trump’ın “yeniden inşa edeceğiz” sözleri, insani bir girişimden çok bölgesel rantın parolası gibi yankılanıyor.

O meşhur işadamı refleksiyle konuşuyor aslında: “Yıkım varsa, inşaat da vardır.” Ne yazık ki bu mantık, savaşın en acı sonucunu bile ekonomik fırsata dönüştürme soğukkanlılığı taşıyor.

Netanyahu ile Yeni Ortaklık Mı?

Kulislerde konuşulan senaryo şu: Trump, İsrail Başbakanı Netanyahu ile birlikte Gazze sahilinde dev bir inşa projesine imza atmayı planlıyor. Bu proje, sadece binalar değil, yepyeni bir siyasi denge inşa etmeyi de amaçlıyor.

Gazze’nin uçsuz bucaksız harika bir sahili var. Bir zamanlar Filistinli çocukların koştuğu o kumlarda artık beton kulelerin yükseleceği bir “gelecek” hayali masaya yatırılmış durumda.

Bu tablo, kimilerine göre barış; bana göreyse bir enkazın üstünde tepinmek!

Trump’ın “Şaşkınlığı” Sadece Protestolara mı?

İsrail Parlamentosu’nda Trump'ın yüzüne karşı yükselen sesler, aslında sadece bir anlık tepki değildi. Bu protesto, dünyanın yeni bir ahlaki kırılma noktasına geldiğini gösterdi.

Trump’ın şaşkınlığı da bundandı: O, herkesin “ekonomik vizyonuna” hayran kalacağını sanıyordu. Ama artık dünya, paranın değil vicdanın sesini biraz daha fazla duymak istiyor.

Enkazın Üzerinde Yükselen Sessizlik

Bugün Gazze’de molozların altında sadece cansız bedenler değil, bir halkın onuru da yatıyor. O halkın yeniden ayağa kalkması, betonla değil, adaletle mümkün olacak.

Trump’ın vaat ettiği “yeniden inşa” projesi, eğer bu onuru görmezden gelirse, tarihe sadece bir rant hikayesi olarak geçecek.

Yeniden İnşa mı, Yeniden İşgal mi?

Trump ve Netanyahu’nun masasında bir “gelecek planı” var belki, ama o planın haritası Gazze halkına sorulmadan çiziliyor.

Bugün atılan her temel, gelecekteki bir öfkenin de temeli olabilir. Çünkü hiç kimse şehitlerinin yattığı enkazın üstünde kurulmuş bir krallığın altında yaşamak istemez.