İnsanlık, yaratıldığı günden bu yana iki kutsal ışığın peşinden yürüdü: bilgi ve bilgelik. İlk bakışta aynı gibi görünürler, hatta çoğu zaman birbirlerinin yerine kullanılırlar. Oysa aralarındaki fark, hakikat yolcusunun en kadim sınavıdır. Bilgi, zihnin hazinesidir. Kitaplardan alınır, öğretmenlerden öğrenilir, deneyle biriktirilir. Harflerle taşınır, sembollerle aktarılır. Bilgi, çoğalır; biriktikçe büyür, yayılır, öğretilir. Ancak tek başına bilgi, insanı ne aydınlatır ne de özgürleştirir. Bilgelik ise kalbin sesidir. İçsel farkındalıkla açığa çıkar. O, sadece öğrenilmez; tecrübe edilir, sindirilir ve yaşanır. Ezoterik geleneklerde, bilgelik bir “hal”dir; bilgi ise bir “araç”. Bilgiyi taşıyanın ego’su büyüyebilir, fakat bilgelik taşıyanın egosu çözülür. Çünkü gerçek bilgelik, benliği eriterek bütüne teslim olabilmektir. Kadim Hermetik öğretide şöyle denir: “Tüm bilgeler bilgiden geçmiştir ama her bilen bilge değildir.” Bu yüzden ezoterik yolda yürüyenler için bilgi, kapıyı açan anahtardır. Ama kapıdan geçmek, ancak içsel bir dönüşümle mümkündür. Gnostikler, Tanrı’yı bilmenin bir bilgi değil, bir farkındalık meselesi olduğunu söyler. Onlara göre “Gnosis”, dışsal öğretiden değil, içsel uyanıştan doğar. Bu, zihinsel bir ikna değil, ruhsal bir kavrayıştır. İslam tasavvufunda da benzer şekilde, “ilim” ile “irfan” ayrılır. İlmi olan konuşabilir; ama irfanı olan, sustuğunda bile derinlik öğretir. Modern çağda bilgiye ulaşmak kolaylaştı. Her bilgi, birkaç saniyelik bir aramayla elimizin altında. Ama insanlık daha mı bilgeleşti? Hayır. Çünkü hakikat, yalnızca bilgiyle değil, bilgiye nasıl yaklaştığınla ilgilidir. Bilgiyi güç için mi ararsın, yoksa hizmet için mi? Kalbine mi sorarsın, yoksa sadece aklına mı? O halde sormalıyız: Biz bilgiyle mi doyuyoruz, yoksa bilgeliğin açlığını mı yaşıyoruz?Ezoterik yolda yürüyen için, bilgi bir basamak, bilgelik ise varoluşun özü olur. Bilgi seni görmeye başlatır; bilgelik seni görmeye zorlar. Ve en nihayetinde, sadece bilen değil, bilen ama unutan, sonra hatırlayan olur insan. Çünkü bilgelik, hatırlamaktır. Nereden geldiğini, ne için yaratıldığını, kime ait olduğunu… Kaynakça:
1. Hall, Manly P. The Secret Teachings of All Ages. Philosophical
Research Society, 1928.
1. Blavatsky, Helena P. The Secret Doctrine. Theosophical University
Press, 1888.
1. Nasr, Seyyed Hossein. Knowledge and the Sacred. SUNY Press,
1989.
1. Eliade, Mircea. The Sacred and the Profane: The Nature of
Religion. Harcourt, 1957.
1. İbn Arabi, Fütûhât-ı Mekkiyye. (çeşitli baskılar).
2. Hermes Trismegistus, Corpus Hermeticum.
3. Steiner, Rudolf. Knowledge of the Higher Worlds and Its
Attainment. 1904.
1. Corbin, Henry. Avicenna and the Visionary Recital. Princeton
University Press, 1960.