
Dile kolay 24 sene... Bu 24 senede de kaçırdığımız 5 turnuva var. Tarihimizde daha önce sadece 2 kez katılabildiğimiz Dünya Kupası'na en son 2002'de katıldık biliyorsunuz, onun yeri de bende çok ayrıdır. O zamanlar daha 7 yaşımdaydım ben. O turnuvada bir El Fenomeno Ronaldo'nun, bir de Ümit Davala'nın saçı çok popülerdi bilen bilir. Yazlıktan 2 arkadaşım o saçı yaptırmıştı, gittik dedemle berbere. Dedim "Ben Ümit Davala saçı istiyorum" dedem de pis pis sırıtıyor, berberle kaş göz işareti yapıyorlar birbirlerine falan, "Yap yap Ümit Davala saçı yap" dedi berbere, ben de seviniyorum. Finalde bir baktım klasik kesim bir saç, ben ağlıyorum Davala saçı yapılmadı diye, dedemle berber gülüyor. O zamanlar çok ağlamıştım ama dedemi şimdi anlıyorum, Allah razı olsun iyi ki de yaptırmamış... Yani düşünün bu sadece o zamanki hikayelerimden bir tanesi, 7 yaşımda olmama rağmen böyle dolu dolu hikayelere sahip olan bir turnuvaydı benim için, o dönemden beri de göremedim turnuva falan. Turnuvada hiç olmadığımız için Portekiz'i desteklerim ben genelde, o da Cristiano Ronaldo var diye. Çok şükür ki sonunda bir turnuvada Türkiye'yi destekleyebileceğim. Play-off finalinde Kosova maçını 1-0 kazandık, Dünya Kupası'na ismimizi yazdırdık. Kosova'yı da bu arada emekleri için tebrik ediyorum, gerçekten müthiş mücadele ettiler. Arada o kadar kadro kalitesi farkı olmasına rağmen maçta performans anlamında hiç sırıtmadılar bile, hatta Uğurcan Çakır'ın müthiş performansı olmasa tam tersi senaryo bile yaşanabilirdi. Nefesler tutuldu maç boyunca, maç sonunda yaşanan sevinç de bu turnuvayı ne kadar istediğimizi gösteriyordu. Yıllar sonra bize bu heyecanı yaşatan, başta Montella ve Bizim Çocuklar olmak üzere emeği geçen herkese teşekkür ederim. Özellikle Montella konusunda ayrı bir parantez açmak istiyorum; İlk geldiği zaman zaman medya yoluyla, zaman zaman belli kesim taraftarlar tarafından o kadar mobbinge uğramasına rağmen yılmadı. Önce EURO 2024 çeyrek final, şimdi de Dünya Kupası bileti. Şu takıma yakışmayan tek bir şey var o da sayın İbrahim Hacıosmanoğlu'nun belli tavırları. Kendisinin iletişim konusunda biraz ders alması gerekiyor ancak insanı o yaştan sonra da değiştiremezsin, o yüzden ne kadar az konuşsa bizim için o kadar iyi. Neyse, sonuç olarak 24 yıl aradan sonra tekrardan Dünya Kupası'ndayız, inşallah istediğimiz gibi de bir turnuva geçiririz. Sonu kupa olsun, turnuva hayırlı uğurlu olsun diyelim. Maç saatlerinden dolayı yazın uykusuz geceler bizleri bekliyor...