Galatasaray - Kocaelispor değerlendirmemizi yapamamıştık sizlerle, gelin hep beraber bir Z raporu çıkaralım:


Kocaelispor maçının 1 maç öncesinde gidip de kenetlenme çağrısı yapıyorsanız, televizyona çıkıp "bize böyle yaptılar, şöyle yaptılar, biz de onlara yapacağız" tarzı söylemlerde bulunuyorsanız, bu maçın böyle bitmemesi gerekiyordu. Bir de maçtan önce soruyoruz işte hani atmosferi bildiğimiz için 'takım ne durumda?' diye; malzemecisinden yardımcı hocasına, oyuncusundan şusuna busuna herkesin çok konsantre olduğu söyleniyor, diyorsun ki "tamamdır herhalde Galatasaray farka gider, rahat bir galibiyet alır bu maç" ama sonuç puan kaybı... Maça iyi de başladı aslında Galatasaray ancak istediği gibi bitiremedi. Galatasaray gereksiz fırsatlar tepti. Hele ki Sara'nın o Sane'nin pasında kaçırdığı gol... Onu atsan maç kopuyordu. "Sane çok top kaptırıyor" diyorlar da; adam deniyor, çok deniyor, kendine uyum sağlayacak adam bulamıyor çoğu zaman. Sane hep deniyor, çok denediği için de çok kaybediyor. Daha az kaybetmesi lazım doğrudur ancak sekansı tamamlayacak adamı bulamıyor yerine göre. Her zaman da Sane haklı demiyorum tabii ki. Galatasaray'ın en büyük problemlerinden biri, golü bulamadıkça oyundan düşmesi. 1 veya 2 tane atıyor atabilirse, sonra tıkanıyor. Göztepe'de de aynısı oldu hatırlayın. 4 tane oyuncu değiştirdi Selçuk İnan golü bulmadan önce ikinci yarıda, sürekli oyunu tazeledi. Galatasaray Lang'ı oyuna aldı Sallai yerine, Singo'yu aldı Boey'nin yerine iki tarafı tazeledi ancak orta sahaya müdahale etmedi Okan hoca. Sallai gibi rakibi fiziğiyle yoran bir oyuncuyu çıkardıysanız yerine Barış'ı çekip Ahmed'i de atabilirdiniz forvete. Peki hocam bu Ahmed'i madem oynatmayacaksın, devre arasında bu çocuk gidiyordu niye tuttun? Icardi'yi 11'den kestin, hak etmiyor da 11'i bunda hemfikiriz ancak şu an oyuna girmeyi de hak etmiyor, topa koşmuyor adam. Al Ahmed'i bari çocuk sağa sola koştursun, kendini göstersin. Orta saha düzeni bozuldu; Göztepe maçında Lemina, İlkay ve Asprilla oynadığında herkesin rolü belliydi. Bu maçta Torreira, İlkay ve Sara üçlü sürekli yeri değişti, İlkay'ı 6'da kullanmaya çalıştın adam hem 6 oynadı hem de birçok pozisyonda hücumu sağlamaya çalıştı pili bitti. E Gabriel Sara ileride başladı, yeri geldi mi en geriye geçti, sakatlıktan yeni geldi zaten söyledik bir önceki yayında 'fedakarlık yapıyor' diye anlattık, onun da pili bitti maçta. Lemina - Nhaga'yla orta sahayı sağlamlaştırmanız gerekiyordu siz gittiniz orta sahayı boşalttınız golden sonra. Okan hocanın fiks yaptığı bir şey. Torreira 8 oyuncusu oldu artık, 6'da pek işi yok bu yüzden sahada 3 tane 8 vardı, rol karmaşası yaşandı bildiğiniz. Hocanın Lemina'yı dinlendirmek istediğini söylemiştik son yayında, hoca da maç öncesi açıkladı tamam ama Lemina - İlkay - Asprilla üçlüsünün hiç değilse rolleri belliydi yine söylüyorum. Galatasaray, Sara - İlkay yorulduğunda Nhaga - Lemina'yla orta sahayı güçlendirmeliydi. Lemina tek kaldı, başı kesik tavuk gibi sağa sola koşturdu adam etrafında kimse yoktu oyun kuracak, yalnız kaldı. Bırak, gerekeni yap taktiğini devam ettir hocam sen, panikleyince sistemsizlikten takım çöküyor böyle eleştiriler de artıyor doğal olarak, kaybedeceksen de ana taktiğinle kaybet puanı. Yunus ile Icardi neredeyse bitik durumda hala adamlardan medet umuyorsun hocam, al Nhaga'yı Ahmed'i hiç değilse savaşan çocuklar görelim. Direkten dönen top var bir de maçın son bölümünde düşünün. Değil beraberlik, az daha maç komple gidiyordu. Hocada mental olarak düşüş var, takımda doymuşluk var, hatırlayın eskiden şip şak hemen çevirirlerdi maçı, maç sıkıntılı skora düştü mü insanlar rahat rahat yaslanırdı arkasına, bilirlerdi ki Galatasaray'ın maçı çevirme olasılığı yüksek. Gençlerbirliği maçı Fenerbahçe maçından daha önemli bakın buraya yazıyorum, Galatasaray bu sezon da şampiyon olur ancak sezon sonu kabuk değişimi şart, kadroda değişim kesinlikle gerekiyor. Takımın şikayetçi olduğu konular var. İlkay, Jakobs, Abdülkerim ve Uğurcan, hepsi aynı noktayı işaret ediyor. Biri veya birilerini kast ediyorlar. Takımı bozan konular varsa radikal kararlar alın, taraftar sizin arkanızda durur. Hoca bu sezon gün geçtikçe en önemli özelliğini kaybetti, hep saha dışına çekmeye çalışırlardı Okan Buruk'u ama çıkmazdı, bu sene hoca saha dışına çok çıktı. Özellikle de özel hayatıyla dışarı çekildi birçok kez. Hocanın bu kontrolü tekrardan sağlaması gerekiyor. Ben hocayla ilgili eleştirilere katılıyorum ancak şu dönemde hocaya vurmak popülerken ben popülizm peşinde sürüklenip hocaya vuranlardan biri olmayacağım ve olmam da. Bu söylediğimi taraftar üstüne alınmasın. Okan Buruk bu kalan maçlarda gerekeni yapıp bu takımı şampiyon yapacak, ardından da kafasını toparlayıp 5. şampiyonluğa devam edecek. Kafasını toparlayamazsa eğer, tamam mı, devam mı işlerine o dönem bakılır, şu an hocaya vurmanın da kimseye bir faydası yok. Seversiniz sevmezsiniz, eleştirirsiniz eleştirmezsiniz hepsi tercih. Dediğim gibi; Hoca bu sene de takımı şampiyon yapacak, gelecek sezon üstünden ölü toprağı atamaz, kabuk değişimine gidemez ve aynı hataları tekrar ederse hocayla gelecek sezondan sonra oturur üzgünce bakarsınız ne olacağına. Haydi selametle...