Futbol dünyasının üzerine tam anlamıyla bir kâbus gibi çöken bahis skandalı yaşanan yeni bir dalgayla daha da farklı bir boyut kazandı.

Türkiye Futbol Federasyonu Başkanı İbrahim Hacıosmanoğlu’nun geçtiğimiz günlerde yaptığı açıklamayla ilan ettiği, 371 hakemin bahis hesabı bulunduğu ve bunlardan 152’sinin aktif şekilde bahis oynadığı gerçeğinin şoku atlatılmadan ikinci bir bomba da federasyonda görev yapan 250 kadar klasman temsilcisinden 45’inin, bahis oynadıklarını kabul ederek görevlerinden istifa etmesiyle patladı.

Hakemlerle ilgili bahis skandalının hemen sonrasında, disiplin süreci kapsamında 149 hakeme 8 - 12 ay arasında hak mahrumiyeti cezası verilmişti.

Bu arada, Zorbay Küçük için başlatılan inceleme de halen sürüyor.

Şu an için, futbolu içine alan bahis sarmalının boyutlarının ne kadar olduğunu bilmek mümkün değil. Çok büyük paraların döndüğü, buna bağlı olarak da manipülasyonların artık alenen telaffuz edildiği futbol aleminin her kademesinin az ya da çok bu sarmalın içinde olduğunu söylemek mümkün.

Hani halk dilinde, “Çorap söküğü gibi” diye bir tanımlama vardır ya; İşte o hesap, bu olay neresinden tutulursa insanın elinde kalacak bir vahamette.

Şu sıralarda, Hacıosmanoğlu’nun açıklamalarıyla ilan edilen skandal nedeniyle daha pek çok istifa dilekçesinin başkanın masasına bırakılacağı kanısındayım.

Açıkçası, olayın bir şekilde içinde ya da çok yakınında yer alan çeşitli isimlerle yaptığım sohbetlerden de duyduklarıma göre, bu işin ardında, duyulduğunda ağzımızı açık bırakacak portreler var inanın.

Şu kadarını söyleyeyim ki; Gazetecilik refleksiyle açıklamakla, kesinleşmeden dile getirmenin meslek ve insani etiğe aykırı olduğu düşüncesi arasında kaldığım isimler geldi kulağıma.

Bu arada, çok sevdiğim, kanıtını ortaya koyamadığı iddialardan uzak duran değerli gazeteci arkadaşım Atilla Türker’in TFF kaynaklarını baz alarak hazırladığı haber de, duyumlarımın doğruluğunun bir şekilde kanıtı konumunda.

Ulaştığım sonuç ve Hacıosmanoğlu’nun açıklamalarından ortaya çıkan sonuç, başkanın federasyonun hemen tüm kademelerinden isimlerle son 5 – 6 yıl içinde kimlerin bahis sarmalının içinde öyle ya da böyle yer aldığını öğrenme adına, birebir görüşmeler yaptığı şeklinde.

Dediğim gibi şu an için, kesinleştiremediğim ve de zan altında bırakmamak adına isim zikretmekten kaçınır noktadayım.

Ancak görünen o ki, kanserin teşhisi konmuş ve yara deşilmiş durumda. Bu pisliği teşkil eden tüm ögeler birer birer deşifre oluyorlar ve de olacaklar.

Dilerim bu işlerin içinde parmağı olan en son isim deşifre olana ve futbolun üzerinden bu gölge kalkana dek gidilir. Toplum olarak bizler de bu işin takipçisi oluruz.

Hoşça kalın…