Futbolda her zaman tabelaya baktığımızda gördüğümüz sonuç, sahada yaşananları tam olarak ifade etmez. Tıpkı ‘Bizim Çocuklar’ın bu Dünya Kupası serüveni gibi.
Grupta oynadığımız ilk iki maçta yani Avustralya ve Paraguay karşısında rakip defansı bir türlü aşamadık, her iki maçta da üretken olma arzumuza rakip kaleye tam 62 şut göndermemize karşın, tek bir gol bile atamadan sahadan ayrılmamız, futbolun acımasız yüzünü anlatmaya yetiyor sanırım. O maçlarda eksik olan ne mücadele ne de istekti. Eksik olan, tek şey sadece topun filelerle buluşmasıydı.
İnsan ister istemez dönüp o kaçan pozisyonlara yanıyor. Birkaç santimetre farklı olsa, birkaç tercih daha doğru yapılsa bugün bambaşka şeyleri konuşuyor olabilirdik diye düşünüyor ve de, “Gel de atamadıklarımıza yanma” diyorum.
Bu tezimin doğruluğunu grubun son maçında lider ve ev sahibi ABD mücadelesi ortaya koydu. Kâğıt üzerinde favori rakipti belki. Ancak, sahadaki mücadele bambaşkaydı. Milli Takım, oyunun büyük bölümünde rakibine üstünlük kurdu, fazla fırsat vermedi ve yakaladığı pozisyonları da bu kez cömertçe harcamadı. Sonuçta gelen 3-2'lik galibiyet, her ne kadar gruptan çıkmaya yetmese de bu takımın gerçek gücünü göstermesi bakımından son derece değerliydi.
Evet, tek galibiyet bize tur kapısını açmadı. Hepimiz bu kadronun önce son 32'de, ardından son 16 turunda, çeyrek finalde, yarı finalde hatta final yolunda mücadele etmesini hayal ediyorduk. Olmadı...
Bu Milli Takım'ın kalitesi, ilk iki maçın skoruyla ölçülecek kadar sıradan değil. Aynı oyuncular, aynı teknik ekip ve aynı oyun anlayışı, ABD karşısında neler yapabileceklerini herkese gösterdi. Demek ki mesele güç değil. Zaman zaman futbolun kaderi olan o ince ayrıntılar.
Montella ve öğrencileri son düdüğe kadar mücadeleden vazgeçmedi. Turnuvaya erken veda etmiş olabilirler ama ayrılırken geride "Bu takımın geleceği var." dedirten bir iz bıraktılar.
Şimdi yapılması gereken, bu hüsrandan yola çıkarak her şeyi sil baştan düşünmek değil, doğru temeller üzerine kurulan bu kadroya güvenmeye devam etmektir. Çünkü futbol, sabır isteyen bir yolculuktur. Bugün kaçan goller, yarın büyük zaferlerin habercisi olabilir.
Ben bu takıma ve Montella’ya güvenmeye devam ediyorum. Çünkü bazen bir turnuvadan elenirsiniz ama geleceğe umut ekersiniz. İşte bu Milli Takım, bana tam da bunu hissettirdi.
Hoşçakalın…