Bir insanın fiziksel engeli var diye neden üst kademelere gelmesin?
Neden savcı, hakim, doktor, akademisyen ya da yönetici olamasın?
Engel; insanın aklını, iradesini ve hayallerini engellemez. Asıl engel, fırsat eşitsizliği ve önyargıdır.
Eğer bir bireyin zihinsel kapasitesi, azmi ve çalışma disiplini varsa; önünde hiçbir makam ulaşılamaz değildir.
Bugün sağlıklı olan herkes, yarının bir engelli adayıdır. Hayatın ne getireceğini kimse bilemez.
Bu nedenle engelli bireylerin eğitimi ve rehabilitasyonu sadece bir sosyal sorumluluk değil, bir insanlık görevidir.
Fiziksel engelli gençlerimiz için:
- Erişilebilir okul binaları,
- Destekleyici teknolojik imkanlar,
- Eşit sınav koşulları,
- Kariyer basamaklarında ayrımcılığın kaldırılması şarttır.
Zihinsel engelli bireyler için ise seviyelerine uygun, güçlü ve nitelikli eğitim programları hazırlanmalıdır.
Hafif düzeyde olanlar meslek sahibi olabilir, üretime katılabilir.
Orta ve ağır düzeyde olan bireyler için yaşam becerileri, bağımsız yaşam eğitimi ve korumalı iş alanları desteklenmelidir.
Rehabilitasyon merkezleri daha güçlü denetlenmeli, uzman kadrolar artırılmalı ve aileler bilinçlendirilmelidir.
Eğitilmeyecek, yönetime gelemeyecek tek bir engelli gencimiz bile kalmamalıdır.
Gerçek medeniyet; en dezavantajlı bireyine sunduğu imkanla ölçülür.
Engelli gençlerimiz engellenmemeli, her alanda yer almalıdır.
Çünkü mesele sadece bir grubun değil, toplumun vicdan meselesidir.