Bakan Soylu: Biz depremi unutabiliriz ama deprem bizi unutmaz

KOCAELİ'nin Gölcük ilçesinde, 17 Ağustos 1999 depremin 23'üncü yıldönümü anma törenine katılan İçişleri Bakanı Süleyman Soylu, "Biz depremi unutabiliriz ama deprem bizi unutmaz. Türkiye'nin bir afet bölgesi olduğunu kimse unutmamalı" dedi. 

17 Ağustos 2022 Çarşamba 10:47
Bakan Soylu: Biz depremi unutabiliriz ama deprem bizi unutmaz

17 Ağustos 1999 depreminin anma programı saat 21.00'de Gölcük Anıt Park’ta kortej yürüyüşüyle başladı. Yürüyüşe İçişleri Bakanı Süleyman Soylu, 81 ilden gelen AFAD gönüllüleri ve vatandaşlar katıldı. Kortej yürüyüşü Kavaklı sahilinde son buldu. Kortej yürüyüşü öncesinde gazetecilere açıklama yapan Bakan Soylu, 17 Ağustos depreminden ders çıkartıldığını belirterek, "Tam 23 yıl önce bugün bize bu acıları yaşatmasıyla birlikte Türkiye'yi afetler konusunda bir başlangıç yaptı. Buradan ders çıkardık. Her afetten çıkardığımız gibi her olaydan çıkardığımız gibi dersler çıkarttık. Birçok hazırlıklar yapılıyor ve yapılacak. Türkiye'de bu afetten sonra afete yönelik strateji oluşturduk. Afet öncesi, sonrasına yönelik planlar oluşturup adımlar attık.” dedi.  

‘TÜRKİYE'NİN BİR AFET BÖLGESİ OLDUĞUNU KİMSE UNUTMAMALI’ 

Bakan Soylu, Türkiye’nin bir afet bölgesi olduğunu kimsenin unutmaması gerektiğini ifade ederek, şöyle konuştu: 

"Hepimiz biliyoruz çocukluğumuzda siyah beyaz TV’lerde hepimiz gördük. 'Nerde bu devlet' diye vatandaşımızın yalnızlığı ve çaresizliği vardı. 2 - 2,5 yıldır bugün Allah’a hamd olsun. Afetten afete koşuyoruz. Kimse 'Nerde bu devlet' demiyor. Hem afet öncesinde yapacağımız hazırlıkları bütün kapasite ve kabiliyetimizle yapıyoruz. Afet anında devletin tüm kurum kuruluşları, sivil toplum kuruluşları vatandaşlarımızla birlikte afete maruz kalan vatandaşlarımıza, ticarethane, evler dahil devlet her yere yetişmeye çalışıyor. Vatandaşlarımız yetişmeye çalışıyor ve el birliğiyle yetişmeye çalışıyoruz. Biz depremi unutabiliriz ama deprem bizi unutmaz. Depremle, yarın veya öbür gün olabilecek diye sözleşmemiz de söz konusu değildir. Her an yine yeniden bir depremle karşı karşıya kalabiliriz. Türkiye'nin bir afet bölgesi olduğunu kimse unutmamalı."

‘AFETLERDE NE YAPACAĞIMIZI ORTAYA KOYAN STRATEJİLERİMİZ VAR’ 

Depremde, selde ve afetlerde plan ve hazırlıkların olduğunu söyleyen Soylu, "Türkiye'nin selden depreme kadar, orman yangınlarından heyelana kadar, çığ düşmesinden kaya düşmesine kadar bir deprem bölgesi olduğumuzu unutmamak gerekir. 1980’den bugüne kadar afetsellik 4 kat artmıştır. Tam 4 kat ve artmaya devam etmektedir. Bu konuda bütün tedbirlerimizi sadece devlet değil sadece sivil toplum kuruluşları değil bir millet olarak eksiksiz yerine getirmek durumundayız. Geçen yıl afet eğitim yılıydı. Geçen sene 56 milyon insana bir şekilde afetle ilgili dokunduk, eğitim ortaya koymaya çalıştık. Bu yıl 54 bin 300 tatbikat dedik ve aştık. Kurumlar, okullar, madenlerde yapıldı. Çığ, kar, tahliye, sel, orman yangını tatbikatları yapıldı ve yapmaya çalışıyoruz. Bugün 24 bin 800 civarında afet toplanma alanımız var. Kişi başına metrekaresi sayısını 2-3-4 katına çıkarttık. Depremde, selde afette ne yapacağımızı ortaya koyan stratejilerimiz, planlarımız hazırlıklarımız çalışmalarımız var." diye konuştu. 

‘İNŞALLAH AFETLE KARŞILAŞMAYIZ’ 

En son Batı Karadeniz'de sel afeti yaşandığını ifade eden Soylu, şöyle konuştu: 

"Hepinizin cep telefonlarına mesajlar geldi ve hepiniz tedirgin oldunuz. Hepimizi uyandıran veya hepimizi acaba ne oluyor diye endişeye sevk edilen mesajlar geldi. AFAD mobil uygulamasından yapılan barajların su tutulmasına kadar. DSİ'nin yaptığı özellikle ırmaklarda, derelerde, nehirlere kadar kentsel dönüşüme kadar yanı sıra okulların hazırlıklı hale gelmesine kadar ve depreme dayanıklı olmayan binaların yıkılmasına kadar, Türkiye 1999 depreminden sonra farkındalığa kadar eğitime kadar birçok yenileşme ortaya koydu, birçok adım attı ve devam ediyoruz. Arama kurtarma ekiplerimize kadar helikopterlerimizin köylere jeneratör getirmesine gıda getirmesine kadar birçok koordinasyonumuz var. En önemlisi sayın Cumhurbaşkanımızın liderliğinde kurulan bir AFAD kurumu var. Bütün kurumları koordine eden bu kurumların yaptıklarını takip eden ve beraber çalışan yaygınlaştırmaya çalışan AFAD kurumu var. İnşallah böyle bir depremle karşılaşmayız, inşallah bir afetle karşılaşmayız. Ama her an karşılaşabilecek gibi de hazırlıklı olmalıyız, hazırlıklarımızı yapmalıyız." 

BAKAN SOYLU'DAN GAZİANTEP AÇIKLAMASI: ANONSLAR MAKSADINI AŞMIŞTIR 

İçişleri Bakanı Süleyman Soylu, Gölcük'te düzenlenen 17 Ağustos Deprem Anması programından ayrıldığı sırada Gaziantep'in Suriye sınırındaki Karkamış ilçesinde camilerden yapılan anonslarla ilgili açıklamalarda bulundu. Anonsların maksadını aştığını söyleyen Soylu, "Maksadını aşmış bir anonsun camiden yapıldığı konusunda biraz önce vali beyle konuştum. Böyle bir sokağa çıkma yasağı falan söz konusu değil. Sadece anladığım kadarıyla ufak bir uyarı söz konusu olacakmış, zannediyorum maksadını aşmış bir ilan yapılmış. Ne sokağa çıkma yasağı var, ne başka bir şey söz konusu. Bu tip işlerde, buradaki kamu görevlilerine de ikazım soğuk kanlı olmaları. Oradaki kamu görevlilerini de tenkit ettiğimi söylemek istiyorum" dedi.

‘BÜTÜN HAZIRLIKLARIMIZI İSTANBUL'DAN YAŞANABİLECEK 7.5 BİR DEPREM ÜZERİNDEN YAPIYORUZ’ 

Gölcük Kavaklı sahilinde düzenlenen anma programında konuşan İçişleri Bakanı Süleyman Soylu, "Allah başımıza bir afet vermesin. Başımıza büyük bir sınamayla karşı karşıya bırakmasın ama şunu söyleyeyim; Bütün hazırlıklarımızı yine İstanbul'da yaşanabilecek 7.5 bir deprem üzerinden yapıyoruz. Zamanını bilmiyoruz. Yer küreyi tutabilecek halimiz ve gücümüz söz konusu değil. Ama tedbir almak bizim en büyük sorumluluğumuzdur. Bu tedbirleri almak için bir taraftan öncesinde yapmamız gerekli olduklarını, zamanında yapmamız gerekli olduklarını ve sonrasında yapmamız gerekli olduklarını gücümüz yettiğince yapmaya çalışıyoruz. Allah bizi milletimize mahcup etmesin. Bu akşam burada hep birlikte hakikaten 23 yıl sonra bir acıyı paylaşarak acaba azaltabilir miyiz inancı içerisindeyiz. Ama burada söylediler. Azaltmak doğru, ama bunu unutmamalıyız. Eğer unutursak gelecek nesillere eğer bu unutkanlığı bırakmış olursak bu sorumluluk hepimizin üzerinde olur." dedi. 

‘BİZ DOĞAL AFETLE UĞRAŞIYORUZ BİR DE YALAN AFETİYLE’ 

Bakan Soylu, "Ama bir derdimiz var. Bunu size söyleyeyim. Biz doğal afetle uğraşıyoruz. Bir de yalan afetiyle karşı karşıya kalıyoruz afetlerde. Allah rızası için siyaset her yerde yapılabilir. Yalan söylenmemesi lazım. Hem genel ahlakımıza hem medeniyetimize hem inancımıza karşı yapılmaması gereken bir iştir. Ama zor zamanda söylenmez. 'Baraj patladı' diyorlar. Barajın patlamadığını anlatmakla mı uğraşalım, yoksa şuramıza kadar su varken, 'Ne olursunuz hamileyim' diyen kadını kurtarmakla mı uğraşalım. Ben de siyaset yaptım. Muhalefet partilerinde siyaset yaptım. Orman yangınlarına da gittim. Yapabileceğiniz şey, 'Allah kolaylık versin, Allah yardım etsin' deyip, üzerimize 'yapabileceğimiz bir şey var mı' deyip elini taşın altına sokman gerekiyorsa sokmandır. Bizim ahlakımız, medeniyetimiz, bizim inancımız, hiçbir yalan, iftira, hiçbir zaman olanı farklı göstermek gibi bir anlayışa müsaade etmez. Biz Müslüman bir milletiz. Biz büyük bir geleneğin evladıyız. Bunlarla da aynı zamanda uğraşıyoruz. Anlıyoruz ki uğraşmak gerekiyor. Gurur duyun." diye konuştu. 

Yapılan konuşmaların ardından Bakan Soylu ve protokol ile vatandaşlar depremde yaşamlarını yitirenler anısına denize kırmızı karanfil bıraktı.

DEPREM ANITI ÖNÜNDE SAAT 03.02'DE ANMA TÖRENİ

Gölcük Kavaklı sahilinde yapılan anma törenlerinin ardından 17 Ağustos 1999 Marmara depreminin meydana geldiği saat 03.02'de deprem anıtı önünde anma töreni yapıldı. Törene Gölcük Belediye Başkanı Ali Yıldırım Sezer, Gölcük Deniz Ana Üs Komutanı Tuğamiral Aziz Bakıoğlu, arama kurtarma ekipleri ile çok sayıda vatandaş katıldı. Saat 03.02'yi gösterdiğinde anıt önünde depremde yaşamlarını yitirenler anısına saygı duruşunda bulunuldu, ardından Kur'an-ı Kerim okundu.

'45 SANİYE GÖLCÜKLÜLER İÇİN UNUTULMAYACAK BİR ZAMAN PARÇASI'

Burada açıklama yapan Gölcük Belediye Başkanı Ali Yıldırım Sezer, 45 saniyenin Gölcüklüler için unutulmayacak bir süre olduğunu belirterek, "17 Ağustos Marmara depreminin üzerinden 23 yıl geçti. 45 saniye insan hayatında çok kısa bir süre ancak biz Gölcüklüler için unutulmayacak, yakınlarımızı sevdiklerimizi yitirdiğimiz bir zaman parçası. Aradan geçen 23 yılın ardından 03.02'de Gölcük'te acılar hala taptaze ve dipdiri. Aslında maddi anlamda kaybedilen ne varsa her şey geri geldi. Sevdiklerimizi yitirdiklerimize yeniden kavuşmak gibi bir durum yok. Biz şunu anladık. Afetlere tedbir anlamında hazır olmalıyız. Yerel yönetim ve merkezi idare olarak özellikle AFAD teşkilatının depreme hazırlık yönünden çok önemli bir fonksiyonu olduğunu memleketimizde kısa süre önce yaşanan su baskını, deprem ve yangın gibi afetlerde gördük. Bundan sonra yapmamız gereken bu tedbirlerin sıkılaştırılması ve vatandaşlarımızın da kurallara uyup alınması gereken tedbirleri alarak hareket etmeleri gerekir. Depremde hayatlarını kaybetmiş şehitlerimize Allah'tan rahmet diliyorum geride kalan yakınlarına ve sevenlerine de Allah'tan sabır diliyorum. Halen aramızda o günlerin izlerini taşıyanlara sağlık ve esenlik diliyorum. Allah bizi doğal afetlerden korusun  diyorum." ifadelerini kullandı. 

DHA

Yorumlar
Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.