Türkiye Büyük Millet Meclisi…
Milletin iradesinin tecelli ettiği, halkın sorunlarının konuşulması ve çözüme kavuşturulması gereken en yüce çatı.
Ancak son dönemde Meclis’te yaşanan tartışmalar ve özellikle yeni bakanlar üzerinden yürütülen sert polemikler, kamuoyunda ciddi bir rahatsızlık oluşturuyor.
Millet çözüm beklerken, ekranlara yansıyan görüntüler çoğu zaman yapıcı siyasetten uzak bir tablo ortaya koyuyor.
Yeni Bakanlar Neden Tartışma Konusu?
Her kabine değişikliğinde değerlendirmeler olur. Eleştiriler yapılır. Bu demokrasinin doğasında vardır. Ancak yeni göreve başlayan isimler üzerinden yürütülen kişisel tartışmaların dozunun artması, siyasetin seviyesini sorgulatmaktadır.
Bakanların geçmişi, deneyimi, liyakati elbette konuşulmalıdır. Ancak bunu yaparken kullanılan dil ve üslup, devlet ciddiyetine yakışır olmalıdır.
Henüz görevine yeni başlamış bir ismin, icraatları görülmeden siyasi cepheleşmenin merkezine oturtulması, kamuoyunda “çözüm odaklı değil, polemik odaklı siyaset” algısını güçlendirmektedir.
Milletin Gündemi Farklı
Ekonomik sıkıntılar, emeklinin geçim mücadelesi, gençlerin iş kaygısı, sağlık ve eğitim alanındaki beklentiler…
Vatandaşın gündemi ağır.
Bu kadar yoğun sorunların olduğu bir dönemde, yeni bakanlar üzerinden sert tartışmalar yürütülmesi, halkın gerçek gündeminden uzaklaşıldığı eleştirilerini beraberinde getiriyor.
Millet; isimler üzerinden gerilim değil, sonuç görmek istiyor.
Atanan her bakanın performansı icraatla ölçülmelidir.
Üslup ve Siyasi Olgunluk
Siyasette sert eleştiri olabilir. Ancak hakaret ve kişiselleştirme, toplumsal fayda üretmez.
Kürsüden yükselen her söz, topluma yansır.
Bugün Meclis’te kullanılan dil, yarın sokakta karşılık bulur.
Türkiye’nin ihtiyacı olan şey; daha fazla kavga değil, daha fazla denetim ve daha fazla çözüm üretmektir. Muhalefet denetim görevini yapmalı, iktidar ise eleştirileri dikkate almalıdır. Ancak bu süreç karşılıklı saygı zemininde yürümelidir.
Siyaset Hizmet İçindir
Meclis koltukları birer emanet makamıdır.
Yeni bakanlar da bu emaneti taşımak üzere görevlendirilmiş isimlerdir.
Eleştiri haktır, denetim şarttır.
Fakat mesele milletin geleceği ise; siyasi rekabetin dozu değil, ülkenin menfaati öne çıkmalıdır.
Millet artık polemik değil, somut adım görmek istiyor.
Daha fazla bağırmak değil, daha fazla üretmek gerekiyor.