2026-2027 Eğitim öğretim dönemi 14 Eylül Pazartesi günü başladı. Önce geleceğimizin teminatı olan yavrularımızı emanet ettiğimiz öğretmenlerimize ve bütün eğitim camiası personeline sağlık ve huzur dolu bir yaşam diliyorum.
Sonra okul öncesi eğitime başlayan yavrularımız başta olmak üzere eğitimin her kademesinde okul hayatına devam eden gençlerimizin başarılı ve kazasız belasız bir dönem geçirmelerini diliyorum.
İçtenlikle dilediğim dileklerimin ardından asıl konuya geçmek isliyorum.
Ülkemizde son yıllarda en çok sıkıntısını çektiğimiz şeylerden birisi ne yazık ki disiplinsizlik. Çalışma hayatından tutun eğitim hayatına kadar her alanda büyük bir disiplinsizlik içinde yaşıyoruz.
Özellikle okul öğrencilerinin saygı ve sevgisi kalmadığı gibi toplumda nasıl hareket edeceklerini bilmemeleri, aşırı özgüven ile yaptıkları hareketleri, okul içinde ve okul dışında kendine verdikleri zararları görmezden geliyoruz artık. İlkokula giden bir çocuk saygı kavramını bilmezken, yaşından büyük davranıyor. Ortaokula başlayan çocuklar büyümenin de vermiş olduğu bir duyguyla kendine yakışmayan hareketler sergiliyor. Liseye giden öğrencilerin olumsuz davranışlarını saymaya kalksak herhalde bir kitap çıkartabiliriz.
Bizim zamanımızda demeyi çok sevmesem de, şartlar beni bunu söylemeye zorluyor. Evet biz ve bizden önceki nesillerde, okul da ve okul dışında büyüklerden ve aileden çekinme vardı. Yanlış hareketlerimiz toplumda görünmesin ki adımıza ve ailemize şikayetler gitmesin denirdi. Okul içinde başta disiplin suçu almamak adına daha sonrada öğretmene saygıdan dolayı hal ve hareketlere dikkat edilirdi. Şimdi ki çocuklarda ise ne aileden ne öğretmenden bir korku bir çekinme maalesef yok.
Sokak aralarında sigara kullanımı, ev ve arabalara zarar verme, saygısızca ve yaşına yakışmayacak hareketlerle kendilerini mahallenin kabadayıları gibi göstermeye çalışıyorlar. Sırtlarında kendilerinden büyük okul çantalarını taşıyan çocuklar, yaşlarından büyük bir kalıba bürünmeye çalışıyorlar.
Ben bu durumun temelinde ailelerin yetiştirme tarzının yanı sıra, eğitimde de olduğunu düşünüyorum.
Disiplinsiz ve ciddiyetsiz bir şekilde hayata başlayan nesillerimiz, ilerleyen yıllarda toplumun başına bela olma potansiyeli taşıyor. Ve durum her geçen gün daha kötüye gidiyor.
Özellikle eğitim alanında bir şeyleri değiştirebilirsek çok şeyleri değiştirebiliriz. Mesela okullarda yönetmeliği ve disiplin kurallarını istisnasız uygulasak o bile başarı olacak.