istanbul escort

izmir escort

izmir escort

izmir escort

şişli escort

maltepe escort alanya escort

Yeni Çağrı Gazetesi

istanbul eskort ankara escort

İş fırsatları için hemen tıkla!

SAĞLIKLI GÜNLER

SAĞLIKLI GÜNLER
Avatar
Dinçer KARACALAR( [email protected] )
17 Kere Okundu
12 Eylül 2019 - 16:59

HAMİLELERİN GÖZDE BAKIMI:PUMPKİN PEELİNG

Gittikçe büyüyen estetik sektörü ile beraber yeni  uygulamalar hayatımıza girdi. İğneli ve iğnesiz bakımlardan organik yapılı uygulamalara kadar farklı yelpazedeki bakım cilt bakım uygulamaları ile zamanının yıkıcı etkisi en aza indirilmeye çalışılıyor.   Amerikan Estetik Cerrahi Tıp Merkezi de organik bir cilt bakım uygulaması olan Pumpkin Peel ile iğnesiz işlemleri tercih edenlere yeni bir alternatif sunuyor.

Estetik Cerrah Dr. Mustafa Aydınol kabak mucizesi olarak tanımladığı bu uygulamanın sonuçlarını ve uygulama sürecini anlattı.

Anında Etki İle Sindirella Bakımı olarakta anılan bu bakım anında bir etki sağlıyor. Özellikle mat ciltlerde gözle görülür bir değişim sağlıyor. İçerisinde barındırdığı alfa hidroksi asit, amino asitler ve enzimler açısından oldukça zengin olan Kabak, cilt bakımında da fazlasıyla kullanılmaktadır.

Işıltı ve parlaklık veren bu bakım balkabağı içindeki provitamin A peeling etkisi yaratırken, alfohidroksi asit cildin genç bir görünüm kazanmasına yardımcı oluyor. Tün bunları doğal ve organik yollarla yapan Pumpkin Bakımı özellikle hamilelerin gözde bakımı olmaya başladı.
Balkabağı ile yapılan bu cilt bakımı, cildin en üst tabakasını arındırarak lekelerin giderilmesine yardımcı olurken çil tedavisine de katkı sağlıyor.
Ayrıca akneli ciltler dahil tüm cilt tipleri  için uygundur. Ana maddesi kabak olan pumpkin peel; cildinizi yenileyerek ciltteki kuruluk, yaşlanma ve akne problemlerine karşı hücrelerin yenilenmesini sağlıyor.

Pumpkin Peel Sindirella Bakımı neler vaat ediyor?

  • cilde nem veriyor
  • kılcal damarları yatıştırıyor
  • gözenekleri küçültüyor
  • anti aging yani yaşlanma karşıtı
  • ciltteki ton eşitsizlikleri üzerinde etkili
  • çil tedavisinde de kullanılıyor

Pumpkin Peel Sindrella Bakımı Nasıl Yapılır?

Cildi maskeye hazırlamak için önce cilt tipine göre belirlenen temizleyici ürünler yüze uygulanır. Cilt yağdan ve kirden arındırıldıktan sonra yüze masaj yapılarak ölü cilt hücreleri temizlenir. Pumpkin Peel Sindirella cilde sürülür ve yüzde 10 dakika bekletilir. Sonrasında maske ciltten arındırılır. Etkisini hemen fark edersiniz. Porselen netliğinde ve pürüzsüz bir cilde kavuşursunuz.

Rota virüsünde probiyotik ve çinkodan destek alın

Rota virüsü, çocuklarda özellikle bebeklerde mide-bağırsak enfeksiyonuna yol açan, daha çok sonbahar ve kış aylarında ortaya çıkan virüslerden biridir. Bu virüs, bazı durumlarda adeno virüsü ya da amipli dizanteri ile karışabiliyor. Belirtileri itibariyle ailelerde panik yaratan ve tedavisinin gecikmesi durumunda ölüme kadar giden bu hastalıkla ilgili Batıgöz Sağlık Grubu’ndan Çocuk Sağlığı ve Hastalıkları Uzmanı Dr. Fikret İşbilir, bilgiler verdi ve uyarılarda bulundu…

  • Rota virüsü ciddiye alınması gereken ve belirtilerindeki kimi benzerlikler sebebiyle farklı hastalıklarla karıştırılabilen bir hastalıktır. Ancak dışkı testinde antijene bakılarak kolayca tespit edilebilir.
  • Genelde şiddetli karın ağrısı, kusma, ateş, halsizlik, kansız ama sulu ishal ile (günde 10-15 kez tekrarlanan) kendini belli eden rota virüsü, bebek ve çocuklarda aşırı su kaybına bağlı elektrolit kaybı ile şoka hatta komaya sokarak ölüme kadar yol açabilir.
  • Rota aşısı, bebeklerde 6 ayını doldurmadan yapılması gereken koruyucu bir aşıdır. Fakat şu an için zorunlu olarak devlet eliyle yapılan rutin aşılar arasında yer almamaktadır. Fakat tıbben gerekli olduğundan hekimler tarafından rutin olması için büyük uğraşlar veriyoruz.

YETİŞKİNLERDE AŞI TAMAMEN ETKİSİZDİR

  • Aileler tarafından özel olarak temin edilen bu aşının, piyasada 2 farklı çeşidi vardır. Bunlar ağızdan, yani oral olarak uygulanan aşılardır. İki doz ya da üç doz şeklinde uygulanan aşıların etkisi, bebek 6 ayını doldurmuşsa azalacaktır.Yetişkinlerde ise aşı tamamen etkisizdir.
  • Eğer bebek aşılanmadan virüsü kapmışsa ve mevcutta seyreden bir enfeksiyon varsa; sıvı kaybı kontrolü yapılarak elektrolit dengesi sabitlenmeye çalışılır. Gerekirse serum takılır ve hastaneye yatışı yapılarak izlenir. Probiyotik ve çinko ile tedavi desteklenir. Kesinlikle antibiyotik verilmez. Bebek hastalığı atlattıktan sonra rota aşısı yapılabilir.
    TUVALETTEN SONRA ELLER MUTLAKA YIKANMALI

Batıgöz Sağlık Grubu’ndan Çocuk Sağlığı ve Hastalıkları Uzmanı Dr. Fikret İşbilir, rota virüsünün bulaşma şeklini şu sözlerle anlattı:

  • Kirlenmiş sular, iyi yıkanmamış besinler, yüzme havuzları, el ele temas ile bulaşabilir. Fakat emzirme ile geçiş çok nadirdir. Emziren bir anne rota virüsü kapmışsa bile emzirmeyi sürdürebilir.
  • Rota virüsü daha çok bebek ve çocuklarda görülse de yetişkin bireylerde de rastlanır fakat yetişkinlerdeki belirtileri ve hastalık seyri, bir bebeğe göre çok daha hafif atlatılır.
  • Bebek ve çocuklarda ise şiddetli belirtiler sebebiyle şok ya da komaya girme ihtimali yüksektir ve tedavisinde vakit kaybına yer yoktur. Rota virüs ishaline karşı korunmada öncelikli yöntem aşıdır. Bu sebepten bebekler ilk 6 ayını doldurmadan rota aşısının yapılması biz hekimlerce şiddetle tavsiye edilir.

KAPI KOLLARINA DİKKAT!

  • Hijyene çok dikkat etmek gerekir. Rota virüs, kişinin dokunduğu kapı kolları, telefon, asansör düğmesi, oyuncak, bardak gibi çok çeşitli araçlarla çevredeki diğer kişilere kolayca bulaşabilir.
  • Çocuklara yalnızca pastörize süt ve şişelenmiş meyve suyu verilmeli, taze meyve ve sebzeler yenilmeden önce mutlaka bol su ile yıkanmalı, et, balık ve deniz ürünleri mutlaka iyi pişirilmeli, yemekten önce ve sonra, tuvalete çıktıktan sonra ve bebeğin altı değiştirildikten sonra eller iyice yıkanmalıdır.
  • Rota virüs, kuru yüzeylerde 2 aya kadar canlı kalabilir. Korunmak için, temiz sular içilmelidir.

ŞİDDETİ NORMALLEŞTİRMEYİN, ŞİDDETİN ALTINDAKİ NEDENİ SORGULAYIN

Kadından çocuğa, yaşlıdan engelliye ister fiziksel ister cinsel isterse de psikolojik olsun, uygulanan şiddetin altındaki neden mutlaka sorgulanmalı. Kişinin psikiyatrik durumunun tanımlanması ve sorunların yorgan altına süpürülmemesi gerekir.

Türkiye İş Bankası İştiraki Bayındır İçerenköy Hastanesi Psikiyatri Uzmanı Dr. Esra Uğurlu Koçer, “Hızlı değişen gündem ve bilgi kirliliği şiddeti normalleştirmemize neden oluyor. Şiddeti önleyebilmek için mutlaka kaynağının araştırılması gerekiyor.”


Gündem çok hızlı değişiyor, bilgi kirliliği internet ve sosyal medya aracılığıyla çığ gibi büyüyor ve kabul etmememiz gereken her şey bir süre sonra hepimiz için normal olarak algılanmaya başlıyor. Bu yanlış normallerin başında da maalesef “şiddet” geliyor. Alışıyoruz, kabulleniyoruz, görmezden geliyoruz ve sonunda da normalleştiriyoruz. Burada yaptığımız şeyin tanımı ne olursa olsun maalesef o noktadan sonra şiddete bizim de ortak olduğumuz gerçeğini değiştirmiyor.

Şiddet en basit haliyle sert, katı davranış, kaba kuvvet kullanımı anlamına gelir. Dünya Sağlık Örgütü (WHO) tarafından, “Fiziksel güç veya iktidarın kasıtlı bir tehdit veya gerçeklik biçiminde bir başkasına uygulanması sonucunda maruz kalan kişide yaralanma, ölüm ve psikolojik zarara yol açması ya da açma olasılığı bulunması” durumu olarak tanımlanır.

Fiziksel, cinsel, psikolojik, ekonomik şeklinde gruplayabildiğimiz gibi, maruz kalan grup açısından da kadına, çocuğa, engelliye, yaşlıya, akranlar arasında, iş yerinde gibi gruplandırma yapabiliriz. Burada önemli olan şiddetin kaynağı ne olduğu ve bunu nasıl engelleyebileceğimiz olmalıdır.

ŞİDDETE NEDEN OLAN DURUMU ORTAYA ÇIKARIN

  • Hastalık, rahatsızlık, bozukluk, kusur, hata, kıskançlık, aşk, sevgi kavramlarının ayrımının tam anlamıyla yapılamadığı ve kısıtlı bilgi ile herkesin her konuda fikir paylaşımında bulunduğu bir dönemdeyiz. Yaşam kalitemizin artması, ruh ve beden sağlığı açısından sağlıklı bireyler olarak yaşayabilmemiz için öncelikle kendimizi ve çevremizi çok iyi tanıyıp, şiddete neden olan durumun tam olarak anlaşılması gerekmektedir. ‘Hastalık’ veya ‘ruhsal bozukluk’ pek çok kişi için kabullenilmesi zor bir durumdur. Hele de söz konusu olan ‘akıl ve ruh sağlığı’ ise kişinin bu durumu önce kendisinin sonra da yakın çevresinin kabullenmesi ve tedavi arayışına gitmesi zaman almaktadır.

TAJEV, KADIN VE BEBEK SAĞLIĞI İÇİN ORDU’DAYDI

Türk-Alman Jinekoloji Eğitim, Araştırma ve Hizmet Vakfı (TAJEV), sosyal sorumluluk çalışmaları kapsamında “Sadece Benim İçin” adıyla 6 – 7 Eylül 2019 tarihlerinde Ordu Kültür Sanat Merkezi’nde bir dizi eğitim ve tarama çalışmaları gerçekleştirdi.  TAJEV üyeleri, anne ve bebek ölümlerini azaltmak, kadınları kanser konusunda bilinçlendirmek, jinekolojik kontrollerin önemini anlatmak ve sağlık personeline eğitim vermek amacıyla Ordu’ya geldi.

TAJEV; Sağlık Bakanlığı, Ordu Valiliği, Ordu Büyükşehir Belediyesi, Ordu İl Sağlık Müdürlüğü ve sivil toplum örgütlerinin desteğini alarak üstlendiği bu projede, ilk gün sağlık çalışanlarına yönelik eğitimler yapıldı. İkinci günde ise anne ve anne adayları bilgilendirildiği gibi sağlık taramaları ile de var olan sağlık problemlerinin belirlenmesine katkı sağlanması amaçlandı.

“SADECE BENİM İÇİN” PROJESİ 2. KEZ KARADENİZ’DE YAPILDI

TAJEV Başkanı Prof. Dr. Cihat Ünlü, Ordu Kültür Sanat Merkezi’nde “Halk Doktoruna Soruyor” sloganıyla yapılan etkinliğin açılışında yaptığı konuşmada, sosyal sorumluluk projesine katılım gösteren ve katkı verenlere teşekkür etti. Prof. Dr. Ünlü, projenin 2007 yılından beri düzenledikleri yedinci sosyal sorumluluk projesi olduğunu ve Karadeniz bölgesinde daha önce Rize ilinde bulunduklarını belirterek, Ordu’yu görmek ve tanımaktan dolayı son derece memnun olduklarını kaydetti.

Bundan sonrada çalışmalara farklı şehirlerde devam edeceklerini belirten Ünlü, giderek bu programlara katılan konuşmacı ve katılımcı sayısının artmasının memnuniyet verici olduğunu dile getirdi. Sağlık sektörüne hizmet veren tüm meslektaşları için bu programları organize ettiklerinin altını çizen Ünlü, “Konuşmacılarımız gerçekten alanlarında uzman ve ülkenin en iyi hekimlerinden seçilen ve vakfın üyesi olan arkadaşlarımızdır. Biz halkın, konularının uzmanı gerçek hekimler ve gerçek hocalar tarafından bilgilendirilmesi ve eğitilmesini istiyoruz, onun için buradayız.” dedi.

GÖZ ALTI MORLUKLARINA DİKKAT !

 

Gözler, yüzün en dikkat çekici bölgesinin başında geliyor.Bayan ya da erkek fark etmeksizin farklı sebeplerden dolayı ortaya çıkan göz çevresi problemleri kişilerin canı sıkarak,öz güvenlerini de zedeliyor.Göz altı morlukları bunların en başında geliyor. Göz Hastalıkları Uzmanı Op. Dr. Hakan Yüzer göz altı morlukları konusunda önemli bilgiler verdi.

Göz altı morluğu nedir?

 ‘’Göz altı morlukları’’ aslında farklı göz etrafı görüntüleri için ortak bir isim olarak kullanılmaktadır. Özellikle açık kahverengiden siyaha kadar giden, göz etrafının normal yanak deri renginden daha koyu renkte görünmesidir. Biz buna ‘’göz etrafı pigmentasyonu’’ diyoruz. Bunun dışında kırmızı ile mor renk arası olan cilt altında damarlar görünmesi ile karakterize olan farklı bir grup da vardır. 

Göz altı morluklarının sebebi nedir? 

Aslına baktığınızda genetik faktörler ilk sıradadır. Vücudun kan akımının bozulduğu, toksinlerin atıldığı lenfatik sistemin iyi çalışmadığı her durum göz etrafında renk değişikliklerine neden olmaktadır. Bu sistemlerin bozulmasının başlangıç döneminde bile kendini göz etrafı morluğu olarak gösterebilir. Sigara, stres, manyetizma, ağır metaller, uykusuzluk, ultraviyole, alkol, beslenme problemleri göz etrafı morluklarının sebebidir.

 Göz altı morluğunun kişide yarattığı etki nasıl oluyor?

Kişi yorgun görünmekte, sosyal yaşamda kendini iyi hissetmemekte ve bu sorunu çeşitli kapatıcılar ile örtmeye çalışmaktadır.

Göz altı morluklarının tedavisini nasıl yapıyorsunuz? 

Göz altı morluklarının tedavisi sebebine göre, kişiye özel olarak değişmektedir. Sebebe yönelik faktörleri değerlendirip gerekli düzenlemeleri yaptıktan, vücuttaki mineral, vitamin dengesini düzenledikten sonra ayrıca anemi dediğimiz kansızlık ve diğer hastalıklar ile ilgili çalıştıktan sonra göz etrafına mezoterapi, lazer, plazma enerjisi, göz altı ışık dolguları, ozon ve akupunktur gibi tedavi yöntemlerini tek tek ya da kombine olarak uygulanıyor. 

Sağlık 6

BC FIBRE CLINIX ile şimdi saçlar 10 kat güçlü…

Şimdi yeni BC Fibre Clinix ile Schwarzkopf Professional’ın bugüne kadarki en güçlü saç onarım performansını deneyimlemenin tam zamanı!

Kişiselleştirilmiş Teknoloji ve Doğal Güzellik…

Benzersiz bir bakım ritüeli ile kuaförler artık müşterilerinin saçlarını 10 kata kadar GÜÇLENDİRİYOR. Arındırma ve kişiye özel saç bakımı ile saç telleri işlem görmemiş en doğal halindeki sağlıklı ve doğal yapısına* geri dönüyor.

BC Fibre Clinix’in içeriğindeki Triple Bonding ve C21 Teknolojileri, komple bakım olarak kullanıldığında saçları temelden dönüştürüyor. Saç teli içinde 3 boyutlu bağların oluşmasını sağlıyor. Ayrıca saç telinin en dış katmanında bulunan 21 proteo-lipidin tümünü yenileyerek saç telindeki gözenekleri tamamen kapatıyor. BC Fibre Clinix’te bulunan yeni nesil bağ güçlendirme teknolojisi, esnekliği ve dayanıklılığı artırarak saçı 10 kata kadar güçlendiriyor.

HABER HAKKINDA GÖRÜŞ BELİRT
Yorum Yok

YASAL UYARI! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen kişiye aittir.
PİYASALARDA SON DURUM
  • DOLAR
    -
    -
    -
  • EURO
    -
    -
    -
  • ALTIN
    -
    -
    -
  • BIST 100
    -
    -
    -
Hava durumu
-
-
-
Nem Oranı: -
Basınç: -
Rüzgar Hızı: -
Rüzgar Yönü: -

Hangi işletim sistemli telefonu kullanıyorsunuz?

Hangi işletim sistemli telefonu kullanıyorsunuz?

  • iOS (iPhone) --> 4
  • Android --> 3
Gönder
Sonuçlar

Yeni Çağrı Gazetesi © 2019 - Web Tasarım : GNS Ajans

alsancak escort buca escort karşıyaka escort fake taxi porno ensest porno tecavüz porno

istanbul escort

izmir escort

izmir escort

izmir escort

şişli escort