Yeni Çağrı Gazetesi

İş fırsatları için hemen tıkla!

SAĞLIKLI GÜNLER

SAĞLIKLI GÜNLER
Avatar
Dinçer KARACALAR( [email protected] )
18 Kere Okundu
24 Ekim 2019 - 12:21

Yaşam modunuzu değiştirecek ev kokuları ile tanışın!

L’Occitane’ın yeni ev koleksiyonu, adeta Provence’daki keyifli anların bir yansıması. Dört farklı ev kokusu, güçlü duyularla birleştirildi ve yeni bir yaşam sanatına imza atıldı.

Provence’da lavantalar, tarlaları adeta yumuşacık bir örtü gibi  kaplar. Uzun ve keyifli akşamlarda size gün batımı eşlik eder. Bu sihirli atmosferde hayatın basit zevklerinden tat alma arzusuyla dolarsınız. L’Occitane, Provence’ın en iyi içeriklerini ev ve yaşam ürünlerinde de kullanarak size de bu deneyimi yaşatıyor.

OBEZİTE KADER DEĞİLDİR!

Sağlıklı bir yaşam tarzını oluşturmak için veya ciddi sağlık problemleri oluşturabilecek hastalıklara maruz kalmamak için yaşam tarzı alışkanlıklarımızı yeniden oluşturmak ve bunu sağlıklı bir zemine oturtmak gayemiz olmalı. Kadıköy Florence Nightingale Hastanesi, Endokronoloji ve Metabolizma Hastalıkları bölümünden, Prof. Dr. Haluk Sargın, sağlıklı bir yaşamın, sağlıklı beslenme ve kişiye özel egzersiz programları uygulamakla mümkün olabileceğine dikkat çekiyor;

Çağımızın getirdiği yüksek tempolu şehir yaşantısı, yoğun mesai ve ulaşım problemleri arasında egzersiz genelde ihmal edilmekte, ötelenmekte ve zaman gerekçe gösterilerek hayatımızdan çıkarılmaktadır.

Oysaki obezite kader değil!

Sadece diyet programları uygulayarak, bazen abartılı diyet uygulamalarıyla kişi kendini bunaltmakta, kısır döngüye girmekte, tekrarlayan kilo alıp vermelerle bezginliğe uğramakta ve kader olarak obeziteye teslim olmaktadır.

KURAL 1-Yaşam tarzınızı değiştirin: Spor için bir engeliniz yoksa spesifik sporlara yönelerek, antrenman programlarıyla hayatınızı düzenleyin.

KURAL 2-Hayatınızdan egzersizi ve uygun diyet programını eksik etmeyin.

KURAL 3- Spesifik spor yapma imkanı ve zamanı hatta kabiliyeti olmayan fertler için en uygun egzersiz biçimi yürüyüştür. Yürüyüş basit bir spor olmakla kalmayıp maliyeti olmayan sistemli yapıldığı zamanda çok etkin bir egzersiz seçeneğidir.

Şimdi yürüyüş zamanı…

Son yıllarda yapılan çalışma ve araştırmalarda egzersiz yapan kişilerde erken ölüm riski azalması, kalp damar hastalığı, diyabet ve obezite, kan yağları yüksekliği gibi metabolik hastalıklar için ciddi önleyici, riski azaltıcı rolleri tespit edilmiştir. Yürüyüş insan bünyesini çok zorlamadan ağır hareketler yapmayı gerektirmeyen her yaşa uygun, elverişli bir spordur.

En uygun yürüme tekniği nasıl olmalıdır?

1-Yavaş hareket edin.

2-Zıplamayın.

3-Esneme hareketleri boyunca sürekli nefes alıp verin.

4-Bedeninizin izin verdiğinden daha fazla esnemek için kendinizi zorlamayın.

30 dakikalık yürüyüşünüze başlamadan önce, sakatlanmaları önlemek ve yaptığınız egzersizin tam amacına ulaşmasını sağlamak için dikkat etmeniz gereken şeyler:

5-Yürürken, ayak başparmaklarınız ileriye bakmalı.

6-Her adımda yere önce topuğunuz değmeli ve ardından beden ağırlığınızla ileri hareket etmeye devam edin.

7-Kollarınızı doğal bir şekilde hareket ettirin.

8-Omuzlarınız hafifçe arkaya doğru olmalı ve çenenizi dik tutmalısınız. Yere bakmamaya çalışın.

9-Yürüyüş yapmadan önce sağlık problemi olanlar, yaşlılar muhakkak bir sağlık kontrolünden doktorlar tarafından geçirilmelidirler.

10-Unutmayın: 6-40 yaş üzerindeki kişiler için hiçbir sağlık problemi olmasa bile doktor kontrolü önemlidir.

11-Diyabet, hipertansiyon problemleriniz varsa  doktor kontrolünde olmanız gerektiğini unutmayın…

12-Yürüyüş öncesi ve sonrası susuz kalmamaya dikkat edin.

13-Ağır bir yemek sonrasında ağır ve hızlı tempolu yürüyüşler asla yapmayın.

14-Spora elverişli olmayan ince tabanlı, ortopedik özellik taşımayan, makosen veya topuklu ayakkabılarla yürüyüşten sakının.

15-Çok sıcak ve aşırı soğuk havalarda yürüyüşten kaçının.

16-Yürüyüş esnasında herhangi bir sıkıntı olursa ısrarla yürüyüşe devam etmemeli yürüyüş sonlandırılmalıdır. Yürüyüş esnasında naylon gibi hava geçirmez giysiler giyerek kilo vermeye asla çalışmayın.

17-Özellikle hamileler, yürüyüşü önerilen süre ve şekilde yapmalı aşırıya kaçmamalıdırlar.

İdrar kaçıranlar doktora gitmeyi 3 yıl bekliyor

Türkiye’de kadınların en büyük problemlerinden bir tanesi idrar kaçırma. Bu konuda şehir şehir gezen ve ilk olarak İstanbul’da buluşan Hayatı Kaçırmayanlar Kulübü Ankara’da da büyük bir ilgiyle karşılandı. Canped’in ana sponsorluğunda Keçiören Belediyesi’nin ev sahipliğinde Nergis Kumbasar’ın sunumu ve Kontinans Derneği’nin bilimsel öncülüğünde düzenlenen seminerde Prof. Dr. Tufan Tarcan, idrar kaçırma sorunu yaşayanların şikayetlerinin başlamasıyla doktora gitmesi arasında 3 yıl geçtiğine vurgu yaptı.

İdrar kaçırma ülkemizde kadınların en büyük kabusları arasında yer alıyor. Yaşanan bu sıkıntıyı konuşmak üzere ilk olarak İstanbul’da buluşan Hayatı Kaçırmayanlar Kulübü Ankara’da da büyük bir ilgiyle karşılandı. Canped’in ana sponsorluğunda Keçiören Belediyesi’nin ev sahipliğinde Nergis Kumbasar’ın sunumu ve Kontinans Derneği’nin bilimsel öncülüğünde Necip Fazıl Kısakürek Tiyatro Salonu’nda gerçekleşen seminerde Kontinans Derneği Başkanı Prof. Dr. Tufan Tarcan ile Kontinans Derneği Halkı ve Kamuoyunu Bilgilendirme Çalışma Grubu Başkanı Prof. Dr. Bedreddin Seçkin konuşmacı olarak yer aldı. Tarcan, idrar kaçırmanın hastalar tarafından üzerinde çok konuşmayı sevmedikleri bir konu olduğunu belirtirken, Seçkin ise bunun bir hastalık olarak ifade edilmemesi gerektiğini söyledi.

‘İdrar kaçırma hastalığına sahibim’ demenin insanın kendisine biraz haksızlık etmesi olacağına vurgu yapan Seçkin, “İdrar kaçırmanın tek bir tipi olmadığı için altta yatan sebepleri de farklı olabiliyor. Bir şey kaldırırken yaşanan idrar kaçırmayla, aniden sıkışarak oluşan idrar kaçırma başka bir şekilde adlandırılıyor. Bir takım cerrahi işlemlerden sonra yaşanan idrar kaçırma ise daha farklı. Bunların hepsinin ön ayrımını yaptıktan sonra altta yatan sebeplerini ortaya koyduğumuzda olayı önemli şekilde çözmüş ve tedavilerin belirlenmesinde de yol almış oluyoruz. Baştan da söylediğim gibi bunu bir hastalık olarak belirlemek yanlış olur.” diye konuştu.

Ameliyatsız Yüz Germede Dikkat Çeken Uygulama

 Estetik dünyası her geçen gün yeni uygulamaları sektöre sunarken ameliyatsız cilt gençleştirme uygulamalarına ilgi gittikçe artıyor.

Amerikan Estetik Cerrahi Tıp Merkezi Koordinatörü Sultan Derbazlar  yeni nesil  yüz germe ve cilt gençleşme uygulamalarından bahsetti.  Bu yıl ağırlık vererek ciltle ilgili şikayetleri en aza indirmeye çalışmaktadır.  

Yeni nesil Yüz germe ve cilt gençleştirme uygulamaları nelerdir?

 Bir çok uygulamalarımız mevcut elbette. Teknolojik cihazların yanında içeriği zenginleştirilmiş mezoretapi ürünleri ile de çok iyi sonuçlar alıyoruz.  Aquashine BTX  serumu, kolojen aşısı, H-100 gibi..

Yeni nesil derken uygulamaların cihazlarla kombinlenmesini kastediyoruz. Biliyorsunuz son yıllarda yüz germe ve gençleştirmede son teknoloji cihazlarla ameliyat yapmadan da ameliyata yakın sonuçlar alınmaktadır.  Çalışan ve sosyal hayattan kopmak istemeyen kişilerin tercih ettiği bu uygulamalar ağrısız, acısız oldukça konforlu. Bu uygulamalara talep oldukça arttı. Bu uygulamaların en başında Scarlet S cihazı ile yapılan Altın Frekans diğer adı ile Altın iğne geliyor.

Altın Frekans Bir gençleşme uygulaması değil mi?

Evet temel işlevi cildin yenilenmesi, gençleşmesi üzerine. Ama sadece cilt gençleştirme değil aynı zamanda bir tedavi şekli.  Özel tasarım mikro iğneler ile cilt dokusunda oluşturulan kontrollü hasar ile cildin yeniden yapılanması sağlanıyor. En çok şikâyetçi olduğumuz boyun-gıdı sarkmaları, sivilce izleri, ciltteki ton farklılıkları, genişleyen gözenekler ve lekeler bu uygulama ile ortadan kalkabiliyor. Yani genç yaşlarda da bize başvuran hastalarımız oluyor ve iyi sonuçlar alıyoruz.  Yüz germe ameliyatından  korkan veya henüz gerek olmayan 45 yaş üstü hastalarımız için ise total yüz germe işlevi görüyor.

Yani sonuç olarak cilt kalitesini artırmak isteyen kadın-erkek her yaşta bireyin tercih ettiği bir tedavi şekli. Cildin ihtiyacına göre özellikle  PRP, Somon DNA gibi destekleyici gençleşme mezoterapileri ile uyguluyoruz. Etkisi neredeyse 2 kat artıyor.

KANSIZLIĞI ÖNLEMEK İÇİN TAVSİYELER !

Diyetisyen Dilara Demirkan Erkek konu hakkında önemli bilgiler verdi.

Toplumumuzda özellikle kadınlarda sıkça görülen kansızlık demir, folik asit, B12 vitamini eksikliğinde halsizlik, kalp çarpıntısı, yorgunluk, iştahsızlık, baş dönmesi, ağız kenarlarında kuruluk, enfeksiyona yakalanma sıklığının artması gibi semptomlarla kendini gösterir.

Demir vücudumuz için elzem bir mineraldir. En önemli görevlerinden biri hemoglobin (oksijen taşıyan kan hücreleri) yapımıdır. Vücutta demir depoları yavaş yavaş boşalır ve semptomlar ilk başta kendini belli etmeyebilir. Demir vücutta kendi üretilmediği için besinlerle alınması zorunludur. Demir birçok besinde doğal olarak bulunur. Hayvansal kaynaklı besinlerden alınan demir (emilim oranı %30 ) bitkisel kaynaklı (emilim oranı %5)  alınan besinlere göre daha kolay emilir.

Yetersiz ve dengesiz beslenme, yemek seçme, aşırı kahve, çay, sigara tüketmek, gebelik ve emziklilik dönemlerinde yetersiz beslenme, C, E,B vitaminlerinin yetersiz alımı kansızlık sebeplerindendir.

Kansızlığı önlemek için;

Çay, kahve, kola, sigaradan uzak durulmalı. İçindeki polifenoller demirin biyoyararlılığını azaltır. Özellikle yemeklerle birlikte tüketilmesi uzun vadede kansızlık oluşturur.

Kırmızı et, iyi pişmiş baklagiller, hindi eti, yumurta, yağlı tohumlar, koyu yeşil yapraklı sebzeler, kuru meyveler, pekmez, tahin helvası gibi besinler beslenmemizde dengeli bir şekilde yer almalı.

Demir emilimini arttırabilmek için; C vitamini ile birlikte demir içeren besinleri tüketilmelidir. Özellikle kırmızı et yemeklerinizi koyu yeşil yapraklı sebzelerle pişirebilir, veya kurubaklagil yemeklerinizle bol limonlu salata tercih edebilirsiniz. Koyu yeşil yapraklı sebze yemeklerinizi taze sıkılmış bir meyve suyu ile veya asidik bir kaynak besin yoğurt ile tüketirseniz demir emilimi artar.

Kansızlık problemi yaşıyorsanız et ağırlıklı öğünlerinizde süt ürünlerini bulundurmayın. Fazla süt ve süt ürünleri tüketimi demir emilimini engeller.

Kadınların özel günlerinde vücutlarındaki kanama ile demir kaybı artmaktadır. Bu nedenle özellikle kanama miktarı fazla olan kadınları demir açısından zengin olan besinlerin tüketimini arttırmaları gereklidir.

Günlük demir gereksinimi, erkekler için 10 mg, kadınlar için 18 mg, gebelik dönemi için 27 mg, emzirme dönemi için 18 mg, ergenlik dönemi için 15 mgdır.

Eğer demir seviyeleriniz çok düşükse (anemikseniz), doktorunuz tarafından demir takviyesi kullanmanız için öneri alabilirsiniz. Bu ilaçların kabızlığına neden olma olasılığı yüksektir. Bunu önlemek için, taze sebze ve meyve, lif ve su tüketimini diyette arttırmak önem taşır.

Türkiye’nin İlk Kolajen Proteinli İçeceği Reneva, Dünyanın Dört Bir Yanında!

Türkiye’nin ‘ilk kolajen proteinli içeceği’ olarak kısa zaman önce raflarda yerini alan Reneva, içeriğindeki bioaktif kolajen peptitiyle, sonsuz gençliğin ve güzelliğin sırrını sunuyor. Yurtiçinde yakaladığı başarı grafiğini, yurtdışında da hız kesmeden sürdüren Reneva; Avrupa’dan Amerika’ya, Suudi Arabistan’dan Avustralya’ya kadar dünyanın farklı coğrafyalarında sağlıklı yaşamı tercih edenlerle buluşmaya devam ediyor.

Günümüz koşullarında sağlıklı beslenirken, bitkisel ve hayvansal kaynaklardan gelen iyileştirici vitamin ve minerallere daha kolay ulaşmak isteyenlerin en son gözdelerinden biri olan kolajen, farklı formları ve kullanım alanlarıyla büyük talep görmeye devam ediyor. İçeriğindeki bioaktif kolajen peptitiyle, türevleri arasındaki en pratik ve lezzetli seçenek olan Reneva, kısa sürede sadece Türkiye’de değil dünyanın dört bir yanında gördüğü taleple, sağlıklı yaşamayı tercih edenlerle buluşmaya devam ediyor.

Türkiye’nin ilk kolajen proteinli içeceği olan Reneva; Amerika, KKTC, İsrail, Ürdün, Katar, Ukrayna’da satış noktalarında yer alırken, Ekim sonuna Avustralya, Suudi Arabistan, Lübnan, Kuveyt ve Bosna Hersek’te de raflarda yerini alacak.

HABER HAKKINDA GÖRÜŞ BELİRT
Yorum Yok

YASAL UYARI! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen kişiye aittir.
PİYASALARDA SON DURUM
  • DOLAR
    -
    -
    -
  • EURO
    -
    -
    -
  • ALTIN
    -
    -
    -
  • BIST 100
    -
    -
    -
Hava durumu
-
-
-
Nem Oranı: -
Basınç: -
Rüzgar Hızı: -
Rüzgar Yönü: -

Hangi işletim sistemli telefonu kullanıyorsunuz?

Hangi işletim sistemli telefonu kullanıyorsunuz?

  • iOS (iPhone) --> 4
  • Android --> 4
Gönder
Sonuçlar

Yeni Çağrı Gazetesi © 2019 - Web Tasarım : GNS Ajans