Youtube’da dolaşırken önerilen videolarda karşıma bir Japonhamzaa çıktı!...Hamza  üniversiteden yeni mezun olmuş, esprili , sıcakkanlı, Dizilerde rol alıp hayran kitlesi oluşturacak kadar yakışıklı, Allah ve insan sevgisi takdir-e şayan, kendi çapında dünyayı dolaşarak tecrübelerini tatlı tatlı anlatan gencecik bir delikanlı…Onu size yakında tanıtmak istedim ve sevgili Hamza ile samimi bir söyleşi yaptık.   

Türkiye’de Japon Hamza’ydım

-Neden Japon Hamza?

Küçükken Türkiye’ye anneannemi ziyaret etmeye geldiğimizde mahalledekiler Japonya’dan geldiğim için hep “Japon” derdi. Ben kendimi bildim bileli Türkiye’de Japon Hamza’ydım yani

-Japonya’da doğup büyüyen biri olarak Türkiye’de yaşamaya başlamak zor olmadı mı? Nasıl adapte oldun?

Türklerin mizah anlayışı Japonlarınkinden çok farklı olduğu için o konuda baya zorlandığımı hatırlıyorum. Derslerde hocamız az eğlenelim diye Cem Yılmaz açardı bir ben uyuyakalırdım. Bir de Türklerin bir çok konudaki rahatlığı Japonlarda olmadığından garipsediğim hal ve tavırlar çok olurdu. Aynı şekilde onlarda beni garipserlerdi. Mesela yeni biriyle tanıştığımda eğilme huyumdan vaz geçmem seneler sürdü. Adapte konusundaysa tamamen zaman. Arkadaş edindikçe adapte oluyor insan.

- Youtube maceran nasıl başladı?

Eskiden beri video olsun başka elle tutulur bir çok şey olsun üretmeyi seviyordum zaten, hala da seviyorum. Film sahnelerin parodisini arkadaşlarla makara olsun diye çekerdik, karton kutulardan robot kostümü yapıp kostüm yarışmasına katılırdım, süt kutusundan ilginç kumbaralar yapıp babamdan içini doldurmasını isterdim, grafitti çizimleri yapardım veya param bittiğinde anneme duygusal bir şarkı besteler kendimi acındırır harçlık alırdım. Sonra bir gün rastgele yabancı bir YouTuber izlerken kendi kendime neden ekranın bu tarafındayım da diğer tarafında değilim diyerek elimdeki LG G4 telefonuyla rastgele bir şeyler çekmeye başlamıştım. Öyle devam etti.

Annemi Antep’e yemeğe götürebilecek kadar kazanıyorum

-Youtuberlar iyi para kazanıyor diyorlar sende durum nasıl?

Herkes bir şeyler diyor. Sadece milyon abonelik kanalların lüks yaşamlarını izleyerek bu sonuca ulaşmak Bill Gates, jeff bozos, sabancı veya Koç iş adamı ve zengin ise bütün iş adamları zengindir demek gibi bir şey bence. Ben 3.5 senedir video yüklüyorum, ilk 2.5 - 3 sene Youtube’dan hiç bir gelir elde etmedim. Şuanda annemi Antep’e yemeğe götürebilecek kadar kazanıyorum diyelim.

-Şimdiye kadar nerelere gittin? Ve seni en çok etkileyen ülke neresi oldu? Bir seyahat rotan var mı?

Şimdilik Türkiye ve Japonya’yı saymazsak 12 ülkeye gittim. En çok etkileyen Hindistan oldu. Zaten gezme isteğimin doğmasına sebep olan ülke de Hindistan.

-Gideceğin yerler hakkında önceden çalışma yapıyor musun?

Tabiikide. Ama yüzeysel, aa su varmış, bu varmış diyecek kadar. Yoksa isin heyecanı kaçar. İmkanım o an nereye yetiyorsa en iyi şekilde değerlendirmeye çalışıyorum

-Farklı ülkelere gidiyorsun, her yerin adeti farklı hiç çekincen olmuyor mu? Başıma burada bir şey gelir mi diye?

Niye çekineyim, bunları görmek için geziyorum zaten. Hepimiz ayni dünyada yasayan insan evladı olmamıza rağmen yaşanan hayatların bu kadar farklılık göstermesi en çok ilgimi çeken şey.

Hindistan’daki asit saldırısı beni çok etkiledi!

- Şimdiye kadar en korktuğun yada seni en çok etkileyen olay ne oldu?

Hindistan’da asit saldırısına maruz kalan kadınların hayat hikayesi. Bir de sokakta gazete yiyen bir kız çocuğunun mutlu bir şekilde gülümsemesi. Elimdekinin değerini bilmeme sebep oldular.

- Pandemi döneminde de durmadan gezmeye devam ediyorsun.Hastalık kapma riskin var bu seni hiç korkutmuyor mu? 

Türkiye vaka olarak dünyada ilk üçteydi en son. Yani istatiksel olarak dünyada iki ülke hariç bütün ülkelerde korona kapma riskim Türkiye’dekinden daha az. Şu an Fas’tayım mesela, dünyadaki nadir yeşil bölgelerden bir tanesi. Bir de evde kalanlar kapmıyor olsa yine neyse diyecem ama benim istinasız evden çıkmayan bütün arkadaşlarım hastalığı kaptı. Bence bende kaptım zaten, Polonya’dayken bir kaç gün tat alamamıştım, ev arkadaşımla 2 hafta karantinaya girdik, sonrasında test yaptırdığımızda ikimizinde sonucu negatifti. Sağlık tabiikide önemli ama bunun içine akıl sağlığının da girdiğini unutmamak lazım bence. Boğazına yemek kaçtığında öksürseniz korona muamelesi gördüğü bir travmatik psikolojiye bürünmüş vaziyette insanlar. Kısacası gezmemekten ziyade tedbiri elden bırakmayıp temiz olmak daha mantıklı gibi geliyor :)

- Aile ne diyor senin bu dünya turlarına?

Sözde ay oğlum yapma etme diyorlar ama gerçekte desteklediklerini biliyorum.

-Ayakların 49 numara bunu videolardan öğrendik ama herkes boyunu posunu merak ediyor ☺ anlat bakalım bir fiziksel özelliklerini

Ayak 49. Boy 187.5. Kilom her gün arttığı için artık takip edemez oldum.

-Burcunu,  ne yemek sevdiğini , ne sevmediğini , dinlediğin müzik tarzını,izlediği film tarzınıda öğrenelim 

Burcum akrep yükselenim yay. Yemek olarak tabiikide en çok onigiri :) Ama genel olarak her şeyi severek yerim. Sadece Fas’ta salyangoz yemiştim. Onu hiç sevmedim zaten hala kendimden tiksiniyorum yediğim için. Duştayken hareketli müzik, yollardaysa yavaş hatta sözsüz piyano dinlemeyi severim. Film çok izlemiyorum ama en son Rüzgarı Dizginleyen Çocuk filmini izledim. Kesinlikle tavsiye ederim.

- İş hayatında bir hedefin var mı?

Daha yeni mezunum. Hazır onca sorumluluklardan kurtulmuşken ilk bir senemi kendime ayırmak istiyorum. Başkaları istedi diye değil de ben istedim diye bazı şeyleri yapmak istiyorum.

Gezmek istiyorsanız gezin!

- Gezgin olmak isteyenlere önerin nedir? Bu işe nasıl başlamak lazım?

Gezmek istiyorsanız gezin :) Saçma gelebilir ama gezmek istiyorum diyen 10 kişinin 9u evinden çıkmaya üşeniyor. Rahatını bozmaya yeniliğe atılmaya niyetli değilseniz gerçekten istemiyorsunuzdur. Bir de gezecek param yok diyenler var ki bu insanlar bence 100% haklılar da, ama gezmek demek otellerde orada burada kalmak değil zaten. Mesela Polonya’da kalacak yerimi Couch Surfing’den buldum. Yani tanımadığım birisinin evinde bedavaya kaldım. Tanzanya’da tanıdığın tanıdığının tanıdığı birinin evinde kaldım. Hırvatistan’da sokakta yattım. Dubai’ye ortalamamı yüksek tutup okulun gönderdiği staj programı ile gittim. Yunanistan’a okulun klüp etkinliği ile okul sponsorluğunda gittim. Yine aynı şekilde Hollanda’ya okulun düzenlediği bir yarışmaya katılarak gittim. Ha tabiikide para verip kaldığım yerlerde var, mesela Mısır’da kaldığım hostelin gecesi 45TL di, Fasta kaldığım hostelin gecesi 33TL di. Yani 2 kahve alacağıma hostelde kalıyorum. Zaten çoğu hostelde kahve bedava oluyor :) Yol masrafı nolacak diyenler içinse benim yakın arkadaşım otostop çekerek Almanya’dan Türkiye’ye geldi. Yani tekrar söylüyorum ama gerçekten gezmek istiyorsanız, gezin :)

Hindistan’da fena zehirlendim!

- Her yerde yiyip içiyorsun kaç kere zehirlendin? Yada farklı bir sağlık sorunun oldu mu bu seyahatler sırasında

Hindistan’da hostelin verdiği bozuk yemek yüzünden bir kere zehirlendim. O geceyi nasıl atlattığımı hala bilmiyorum. Midemi ise sık sık bozuyorum zaten ama artık vücudum da alıştı. Sağlık olarak da Tanzanya’da da çürük dişim patlak verdi kanal tedavisi yaptırmak zorunda kaldım. İlginç bir deneyimdi.

- Takipçilerinden nasıl dönüşler alıyorsun?

Takipçi konusunda bence çok çok şanslıyım. Gerçekten insanların beni kendilerinden biri gibi gördüğünü hissetmek güzel bir duygu. Bir de aldığım sayısız güzel yorumlar insanı mutlu ediyor :) Bazı takıntılı takipçiler yok değil ama o da çorbanın tuzu bence, sağolsunlar beni benden çok önemsiyorlar :D

-Bir youtuber’ın olmazsa olmazları nelerdir? Ve bu işe yeni başlayanlar için verebileceğin püf noktaları yada sırlar var mı?

Ben öyle kendimi tavsiyeler verecek kadar deneyimli bir youtuber olarak görmüyorum ama bence eğer biri YouTube’a başlayacaksa video yükledim bitti gitti gibi bir şey olmayıp süreklilik gerektiren bir şey olduğunu bilmesi lazım. Yine yakın arkadaşlarımdan biri geçenlerde bir tane video yüklemiş Hamza neden izlenmedi diyor. Ne diyim ki ben şimdi bu arkadaşa.

-Hamza’nın hayat felsefesi nedir?

Annemin kötü oynadığım bir basket maçından sonra evde söylediği bir sözü vardı ‘’Eğer topu potaya atarsan girmeyebilir ama atmazsan hiç girmez’’. Yani adım attın diye başaracağının garantisi yoktur ama adım atmazsan kesinlikle başaramazsın.

Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.