Dijital oyunlar ‘ölümü’ normalleştiriyor

Şiddet içeriği yüksek dijital oyunların çocukları duygusuzlaştırdığını söyleyen İşletme Mühendisi Dr. Yeşim Avunduk, “Kendilerini ifade etme şekilleri değişiyor ve empati yetenekleri azalıyor. Sürekli yaralama, vurma, kırma ve ölüm gören çocuk bir süre sonra bunları normalleştiriyor” dedi. Pandemiyle dijital oyunlara ilginin arttığını ve çocuklar için sosyalleşme aktivitesi haline geldiğini vurgulayan Avunduk, aileleri daha kontrollü olmaları konusunda uyardı.

Filiz ARGUT
Filiz ARGUT
02 Şubat 2021 Salı 13:39
56 Okunma
Dijital oyunlar ‘ölümü’ normalleştiriyor

İSTANBUL - İstanbul Ayvansaray Üniversitesi İktisadi, İdari ve Sosyal Bilimler Fakültesi’nden Dr. Öğr. Üyesi Yeşim Avunduk, özellikle pandemide dijital oyunlara artan ilginin çocuk üzerindeki etkileri hakkında bilgi vererek, ailelere tavsiyelerde bulundu.

OYUNLAR SATILIRKEN KİMLİK SORULMALI

12 yaşındaki bir çocuğun 18 yaş ve üstü bir oyunu oynamasının son derece yanlış olduğunu söyleyen Dr. Avunduk, “Çocuklar üzerinde son derece olumsuz sonuçlar doğuruyor. Buna yönelik bir düzenleme getirilmesi lazım. Amerika’da 18 yaş üstü bir oyunu yaşı tutmayan çocuklar ebeveynleri yanında olmadan alamıyor. 16 veya 18 yaş üstü oyunları satmak için çocuktan kimlik istiyorlar. O kimliğe de hangi oyun alındıysa onun kaydını işliyorlar. Oyunların yaş gruplarına göre kimlikle satılır hale dönüştürülmesi gerekiyor. Ailelerin de bu konuda bilgilendirilmesi gerekiyor” diye konuştu.

ÇOCUKLAR DUYGUSUZLAŞIYOR

Şiddet eğilimli, yaralamaların, vurmanın, kırmanın ve ölümün fazlaca olduğu oyunların çocukları gerçek dünyadaki şiddete karşı duygusuzlaştırdığını anlatan Dr. Avunduk, “Her oyunun üstünde yaş sınırlaması vardır. Aileler bunun farkında olmalıdır. Aksi halde çocuklarda, şiddet, öfke, ölümün ve yaralamanın normalleştiği durumları gözlemliyoruz” ifadelerini kullandı.

PANDEMİDE DİJİTAL OYUNLARA İLGİ ARTTI

Koronavirüs nedeniyle ailelerin daha çok evde vakit geçirdiğini aktaran Dr. Avunduk, “Anne ve babalar açısından kolay yönetilebilen bir süreç değil. Bu dönemde çocuklar daha fazla ilgi istiyor. Herkesin evlere kapanmasıyla dijital oyunlara ve oyun konsollarına olan ilgi arttı. Dünyada genelinde 2020 yılında konsol satışlarında yüzde 155’lik bir artış oldu. Aynı zamanda dünya genelinde kavga ve savaş oyunlarına olan ilginin yüzde 30 arttığı çoklu oyunculu savaş oyunlarına olan ilginin ise yüzde 26 arttığı, kelime oyunu ve puzzle gibi geliştirici geleneksel yöntemlerde ise yüzde 19 oranında bir gerileme olduğu gözlemlendi. O yüzden bu konunun üzerinde durulması gerekiyor. Çocuklar kendilerini oyunlara adamış durumda ve oyun oynarken bir kısıtlama yapılmaması durumunda süreler çok uzamış durumda. Eskiden 3 saatse şimdi 8 saat oynuyorlar. Çünkü bütün gün evdeler ve alternatif aktiviteler eğer ebeveynler öncülük etmezse önemsenmemekte” dedi.

SOSYALLEŞME AKTİVİTESİNE DÖNÜŞTÜ

Online eğitimin, okula gitmek ve arkadaşlarıyla sosyalleşmek kadar çocuğu doyurmadığını söyleyen Dr. Yeşim Avunduk, “Dijitalde sosyalleşiyorlar, kendilerini en iyi ifade ettikleri etkinlik de oyun oynamak. Oyunu da tek başına oynamıyor, bağlanıp bir grup arkadaşlarıyla oynuyorlar. Onlar için dijital oyunlar sosyalleşme aktivitesine dönüştü. Böyle olunca geçirdikleri süre çok uzadı. Oyunlar ve konsolların satışındaki büyük artış zaten durumu açıkça göstermekte. Dünya genelinde, 2020 yılında bir önceki yıla göre dijital oyunlarda yaklaşık olarak yüzde 60, kutu ile satılan oyunlarda yüzde 82’lik artış gerçekleşmiş durumda” diye konuştu.
 

OYUN OYNAMA YAŞI 3 BUÇUĞA İNDİ

Çocukların 3,5 yaşından itibaren dijital oyunlarla tanıştığını belirten Dr. Avunduk, “Ama özellikle 10 ile 18 yaş aralığındaki geniş bir kitle zamanının büyük bir kısmını oyun oynayarak geçiriyor. Çok fazla kanlı sahneyi, öldürmeyi gösterdikçe sık sık da bunu tekrarladıkça normalleştiriyorsunuz. Çocuk ilk başta oynarken gözlerini kapıyorsa, yavaş yavaş bunun normalleştiğini görüyor. Yapılan çeşitli araştırmalar ile şiddet içerikli oyunlar ile saldırgan davranışlara eğilimin artığını ve şiddet içeren video oyunlarına maruz kalma ile şiddet içerikli görüntülere verilen tepkinin azaldığını gösteriyor” ifadelerini kullandı.

ÇOCUK EMPATİ DUYGUSUNU DA KAYBEDİYOR

Dr. Avunduk, “Çocukların duygusuzlaşmasını ölüm, şiddet, yaralama ile kısıtlamamak lazım, kendilerini ifade etme şekilleri de değişiyor. Maalesef empati yetenekleri çok düşük oluyor. 10 yaşından itibaren bir çocuk 3-5 kez oyunda birini öldürüp tekrar canlandığını görünce, bunun normal bir aktiviteye dönüşebileceğini düşünüyor” dedi.

AİLELERE TAVSİYELER

Aileleri daha kontrollü olma konusunda uyaran Dr. Avunduk, “Aileler kesinlikle çocuklarının oynadığı oyunu takip etmelidir. Yaşlarına uygun olmayan hiçbir oyunu almamalılar ve oynamalarına izin vermemelidirler. Bir yaştan bir şey olmaz, çocuğum arkadaşlarından geri kalmasın diye düşünmesinler. Oyunları incelesinler, şiddet içeren hiçbir oyunu da almasınlar” diye konuştu. 

DHA

Yorumlar
Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.