20-21 Nisan günleri İstanbul Ticaret Üniversitesi’nin ev sahipliğinde Türk tarihinin Türkiye’de çok bilinmeyen bir dönemine ışık tutan “Sovyetler Birliği’nde Yaşanan Büyük Tasfiyeler ve Sürgünler” konulu önemli bir sempozyum gerçekleştirildi.

20-21 Nisan günleri İstanbul Ticaret Üniversitesi’nin ev sahipliğinde Türk tarihinin Türkiye’de çok bilinmeyen bir dönemine ışık tutan önemli bir sempozyum gerçekleştirildi. İstanbul Ticaret Üniversitesi Ahi Çelebi Yerleşkesi’nde İstanbul Türk Ocağı öncülüğünde düzenlenen uluslararası sempozyumda Sovyetler Birliği döneminde Türklere yönelik ölümcül tasfiye ve sürgünlerle ilgili çok değerli bildiriler sunuldu.

İstanbul Ticaret Üniversitesi Komşu ve Çevre Ülkeler Uygulama ve Araştırma Merkezi ile Türk Ocağı İstanbul Şubesi iş birliğinde düzenlenen “1924-1945 Yılları Arasında Sovyetler Birliği’nde Yaşanan Büyük Tasfiyeler ve Sürgünler” Uluslararası sempozyumun açılış konuşmaları; Mütevelli Heyet Başkanı Dr. İsrafil Kuralay ile Türk Ocağı İstanbul Şubesi Başkanı Dr. Cezmi Bayram tarafından gerçekleştirildi. Programa Genel Sekreter Erdal Cesar, İnsan ve Toplum Bilimleri Fakültesi Dekanı Prof. Dr. Ahmet Kavas ile birlikte akademisyenler, öğrenciler ve sivil toplum kuruluşları temsilcileri katıldı.

Ülkemizden ve Türk Dünyası’nın çeşitli ülke ve yörelerinden gelen akademisyenler ile alanında uzman isimlerin katkı sunduğu sempozyumda, Sovyetler Birliği döneminde yaşanan tasfiye ve sürgünler çok yönlü şekilde ele alındı, anlatıldı. Program, farklı oturum ve panellerle iki günde tamamlandı.

“TÜM KATILIMCILARA TEŞEKKÜR EDERİZ”

Sempozyum sonrası İstanbul Türk Ocağı tarafından yayınlanan teşekkür belgesinde, katılımcılara teşekkür edilerek şöyle deniyordu:

“İstanbul Türk Ocağı ile İstanbul Ticaret Üniversitesi iş birliğinde 20–21 Nisan 2026 tarihlerinde düzenlenen uluslararası sempozyum, 1924–1945 yılları arasında Sovyetler Birliği’nde uygulanan devlet politikalarını, özellikle Türk Dünyası üzerindeki etkileri bağlamında disiplinlerarası ve bütüncül bir yaklaşımla ele almıştır. Leninist ve özellikle Stalinist dönemlerde kurumsallaşan baskı mekanizmalarının yalnızca siyasal tasfiye süreçleriyle sınırlı kalmadığını; aynı zamanda Türk topluluklarının demografik yapısını, kültürel sürekliliğini ve entelektüel üretimini hedef alan çok katmanlı bir müdahale niteliği taşıdığını ortaya koymuştur.

Sempozyum kapsamında kamplar, kitlesel sürgünler, zorunlu iskan politikaları ve ideolojik denetim mekanizmaları tarihsel ve karşılaştırmalı analizlerle incelenmiş; Kırım Türkleri, Ahıska Türkleri ve Orta Asya’daki Türk halkları başta olmak üzere geniş bir coğrafyada söz konusu politikaların yarattığı yapısal dönüşümler değerlendirilmiştir. Bu çerçevede, özellikle “Büyük Temizlik” sürecinin Türk aydınları, dini temsilciler, askeri elitler ve yerel toplumlar üzerindeki etkileri, arşiv verileri ve akademik literatür ışığında analiz edilmiştir.

Sonuç olarak sempozyum, Türk dünyasının tarihsel hafızasında derin izler bırakan repressiya dönemini tarihsel, hukuki ve sosyolojik boyutlarıyla ele alan kapsamlı bir değerlendirme sunmuş; bu sürecin yol açtığı kolektif travmaların akademik düzlemde kayıt altına alınmasına ve kavramsallaştırılmasına önemli katkı sağlamıştır. Tüm katılımcılara teşekkür ederiz.”

Her hafta Cuma günleri İstanbul Türk Ocağı İstanbul Şubesi’nde düzenlediği konferanslarla ve belirli aralıklarla gerçekleştirdiği uluslararası etkinliklerle Türk tarihine ve kültürüne çok değerli katkılar yapan İstanbul Türk Ocağı’nı ve değerli başkanı Dr. Cezmi Bayram’ı kutluyor ve başarılarının devamını diliyoruz.