Tam 24 yıl sonra, türlü güçlükler çekerek katılma şansını yakaladığımız Dünya Kupası serüvenine, maalesef hiç beklemediğimiz bir şokla başladık.
Bizim çocuklar, Avustralya, Paraguay ve ABD’nin yer aldığı ve görece kolay sayılabileceğimiz D grubundaki macerasına Avustralya yenilgisiyle başladı.
Matematiksel bütün verilerin, ‘Bizim Çocuklar’ lehine olduğu yüzde 72’ye 28 oranında topa sahip olduğumuz ancak, savunmayı aşmakta zorlandığımız ve gol yollarında etkili olamadığımız maçtan 2-0 yenik ayrılmaktan kurtulamadık.
Açıkçası, bu maçı kazanmamız ve turnuvaya üç puanla başlamamız gerekirdi. Bunu yapabilecek teknik ve güce de sahiptik ancak olmadı işte.
Şimdi kalkıp hemen ilk maçın ardından, “Şu iyiydi, bu kötüydü” ya da, “Montella şöyle yapsaydı böyle etseydi” gibi bir kolaycılığa kaçmak, yada ‘Enseyi karartmak’ yerine, Cumartesi günü oynayacağımız Paraguay maçını da izleyip, ondan sonra konuşmanın doğru olduğunu düşünüyorum…
Şampiyona öncesinde, “Bu grubu lider bile tamamlayabiliriz” derken, eğer ikincilik şansımızı bile zora sokmak istemiyorsak, Paraguay önünde hata yapmamamız gerekir. Hemen buna bir eklemede bulunayım: ABD Paraguay maçını, gruptaki diğer rakiplerimiz oldukları için dikkatli izledim. Normal şartlarda Paraguay bizim hiçbir türlü rakibimiz olmaz. Adamların bana göre tek ve de en önemli özellikleri, genç ve mücadeleci bir futbol anlayışları olması.
Orta sahaları yardımlaşmayı ve de rakibe baskı yapmayı seven bir yapıda. Bitirici vuruşlarda çok da başarılı olmayan bir hücum hattı, oldukça fizikli de bir savunma bloğuna sahipler.
Evet yukarıda vurgulamaya çalıştığım gibi, Milli Takımımız umarım kötü başladığı 2026 Dünya Kupası serüvenini, grup aşamasında oynayacağı kalan iki maçta alacağı başarılı sonuçlarla sürdürür ve yoluna devam eder.
Bu arada kupanın ilk etap maçlarında en az oynanan futbol ve alınan sonuçlar kadar IFAB tarafından bu turnuvayla birlikte, hakemler tarafından uygulanmaya başlayan kurallar da dikkat çekiyor.
Özellikle taç ve kale vuruşlarındaki 5 saniye kuralını, bu atışların zaman geçirme aracı olmaktan çıkarması adına ve oyuna getirdiği akıcılık nedeniyle son derece başarılı buldum. Oyuncu değişikliklerinin de 10 saniye içinde gerçekleşmek zorunda olması da aynı şekilde. Bunlara ek olarak, sakatlanarak kenara gelen oyuncunun 1 dakika boyunca kenarda bekliyor olmasının da kesinlikle doğru olduğu düşüncesindeyim.
Diğer kural ve uygulamalarının yansımalarını daha sonraki yazılara bırakıp, ‘Bizim Çocuklar’a bir kez daha başarı dileklerimizi yollayıp, veda edelim efendim.
Hoşçakalın…