Yeniden başlangıçlar alkışlarla olmaz!
Bazen kimse senin yeniden ayağa kalktığını anlamaz. Çünkü insan en büyük savaşlarını sessiz verir. Bir sabah uyandığında hayatının eskisi gibi akmadığını fark edersin. Eskiden seni heyecanlandıran şeylerin artık aynı tadı vermediğini fark edersin. Kalabalıklar yorucu gelir, hem de çok yorucu…Uzun sofralar, yüksek kahkahalar, plansız geceler… Hepsi bir süre sonra insanın ruhunda yankı yapmaya başlar. Boşlukta uğultuya dönüşen sonsuz yankılar…
Ve fark etmeden kendine şu soruyu sorarken bulursun kendini:
“Ben ne zaman kendimden bu kadar uzaklaştım?”
İnsan bazen kaybettiği kişiyi değil, kaybettiği halini özlüyor aslında.
Eskiden diye tanımladığı daha canlı, daha üretken, daha inançlı olan tarafını.
Hayatın içinde güçlü görünmeye çalışırken içten içe yorulduğunu fark etmiyor. O yolculukta kendisini ne kadar yıprattığını ve çoğu zaman sırtını döndüğünü anlamıyor. Sürekli devam etmeye çalışıyor. Daha çok çalışarak, daha çok severek, daha çok fedakârlık yaparak her şeyin düzeleceğine inanıyor. Oysa bazen insanın daha çok çabalaması değil, durması gerekiyor.
Durup kendi sesini yeniden duyması için sessiz kalması gerekiyor kendi içinde.
Çünkü modern hayat bize hep yeniden başlamanın büyük kararlarla olacağını öğretti. Oysa gerçek başlangıçlar çok sessiz olur. Bir sabah alkol yerine kahve seçmekte… Uzun zamandır ertelenen bir yürüyüşte… Denize bakarken iç çekmekte… Yarım kalan bir yazıya yeniden dokunmakta…
İnsan bazen bir şehri, birini terk ederek değil, eski yorgunluğunu bırakarak yeniden başlıyor.
Hayat herkese ikinci bir gençlik vermiyor belki ama ikinci bir bilinç verebiliyor.
Yaş aldıkça da daha az kanıtlamak istiyorsun kendini. Daha az yetişmek… Daha az açıklamak… Daha az yorulmak…
Buna karşılık daha çok hissetmek istiyorsun.
Gerçek bir sohbeti…
İçten bir dostluğu…
Sessizliği…
Sabah huzurunu…
Kendi ruhunun sesini…
Gerçek değilse olmasa da olur diye kestirip atabiliyorsun artık ve kendine dönmeyi öğreniyorsun, kendinle kalmayı, kendine kulak vermeyi.
Belki de yeniden başlamak tam olarak budur!
Eski seni geri çağırmak değil…
Yeni seni sakince inşa etmek.
Ve bazen insanın hayatındaki en güçlü cümle şudur:
“Henüz bitmedim.”