Son günlerde sosyal medya ve çeşitli dijital platformlarda “Türk kasaplarında insan eti satılıyor, halk bilmeden yiyor” şeklinde iddialar dolaşıma sokulmuştur. Bu tür söylemler toplumda korku, güvensizlik ve panik ortamı yaratmaktadır. Ancak bu iddiaların gerçeklikle hiçbir ilgisi bulunmamaktadır.
Türkiye’de gıda güvenliği, Tarım ve Orman Bakanlığı’nın kontrol ve denetimi altındadır. Kesim işlemleri veteriner hekim kontrolünde yapılmakta; hayvanların sağlık raporları, küpe kayıtları ve mezbaha belgeleri olmadan etlerin piyasaya sürülmesi mümkün olmamaktadır. Bu sistem içerisinde insan eti gibi bir durumun gerçekleşmesi hem hukuken hem de fiilen imkânsızdır.
Sosyal medyada paylaşılan bazı görüntülerin yapay zekâ teknolojileriyle üretildiği veya bağlamından koparılarak servis edildiği görülmektedir. Bu tür görseller toplumda korku yaratmayı ve gündemi manipüle etmeyi amaçlayan içeriklerdir. Bu içerikler sadece vatandaşları tedirgin etmekle kalmamakta, aynı zamanda kasap esnafını ve gıda sektöründe çalışan binlerce insanı zan altında bırakmaktadır.
Elbette gıda sektöründe zaman zaman tağşiş ve usulsüzlük vakaları gündeme gelmektedir. Bazı ürünlerde farklı hayvan etlerinin tespit edilmesi gibi olaylar resmi kurumlar tarafından ifşa edilmekte ve kamuoyuyla paylaşılmaktadır. Ancak bu tür vakalar, “insan eti satılıyor” gibi uç ve gerçek dışı iddialarla karıştırılmamalıdır.
Toplumun ihtiyacı olan şey sansasyon değil, doğrulanmış ve güvenilir bilgidir. Kaynağı belirsiz paylaşımlar yerine resmi kurumların açıklamalarına ve denetim raporlarına itibar edilmelidir. Aksi halde korku ve güvensizlik ortamı, gerçek sorunların konuşulmasını engeller.
Sonuç olarak; Türk kasaplarında insan eti satıldığına dair iddialar tamamen asılsızdır. Bu söylemler, dijital manipülasyon ve bilgi kirliliğinin bir ürünüdür. Gıda güvenliği ciddi bir konudur ve ancak bilinçli, sorumlu ve doğru bilgiye dayalı bir kamuoyu ile sağlanabilir.