Türk futbolunun bitmek bilmeyen ‘hakem’ sendromu, bu sezon sadece bir tartışma konusu olmaktan çıkıp tam anlamıyla bir sistem krizi haline dönüştü. Yıllardır sahadaki rekabetin gerginliğini ve bitmek bilmeyen polemikleri kanıksamıştık. Ancak bugün geldiğimiz nokta, futbol tarihimizde eşine az rastlanır cinsten bir tabloyu önümüze koyuyor. Yeşil sahaların o kadim rakipleri; Fenerbahçe, Galatasaray, Beşiktaş ve Trabzonspor, tarihte belki de ilk kez aynı cümlenin öznesi oldular: “Artık yeter!”

Hani hep deriz ya, “Hakem de insandır, hata yapar” diye… Bu cümle artık ne taraftarı teskin ediyor ne de kulüp başkanlarını. Çünkü bu sezon tanıklık ettiğimiz olaylar silsilesi, basit birer ‘insani hata’ sınırını çoktan aştı. Dört büyüklerin yanına Samsunspor gibi ligin yükselen değerlerinin de katılımıyla, Türk futbolunun lokomotif güçleri adeta bir ‘isyan koalisyonu’ kurdu. Sahada değil, ancak, isyanda tek yürek olan kulüpler, futbolumuzu esir alan bu adaletsizlik sarmalına karşı hep bir ağızdan, “Yangın var!” diye bağırıyor.

Peki, ne oldu da ipler bu kadar gerildi? Yanıt aslında çok açık ve de net: Güven bitti. Kulüpler, Türkiye Futbol Federasyonu (TFF) ve Merkez Hakem Kurulu (MHK) ile olan köprüleri sadece atmakla kalmadılar, o köprülerin altındaki suları da kuruttular. Artık kimse kağıt üzerindeki açıklamalara, “Gereği yapılacak” vaatlerine inanmıyor. Kulüplerin yönetim kademeleri, adeta söz birliği etmişçesine TFF ve MHK ile ilişkilerini dondurduklarını ilan ediyorlar. Bu, sadece bir protesto değil; futbolun idari mekanizmalarına karşı çekilmiş en net ve en sert çizgidir.

Gelinen bu kaotik atmosferde kulüplerin her kademesi en yüksek perdeden ve de ciyak ciyak bağırıyor ve taraftar ve kamuoyuna çok net bir mesaj veriyor: “MHK’ye güvenimiz kalmadı.” Düşünün ki, bir oyunun tüm ana aktörleri oyunun kurallarını uygulayanlara güvenmiyor. Bu durum bol sıfırlı Euro rakamlarının havalarda uçuştuğu bir spor dalı için sürdürülebilir bir durum mudur? Kesinlikle hayır diye bağırdığınızı duyar gibiyim.

İşin en trajikomik yanı ise şu: Sahada kıyamet kopuyor, camialar birbirine girip demeç savaşları veriyor. Ancak, MHK ve başındaki Ferhat Gündoğdu, hiçbir şey olmamışçasına pişkin pişkin koltuklarında oturmaya devam ediyor. Bu eylemsizlik, kulüplerin öfkesini katlayarak daha da körüklüyor. Eğer tüm kulüpler aynı paydada buluşup sisteme isyan ediyorsa, orada durup derin bir muhasebe yapmak gerekir. Sorun artık sahadaki hatalı bir penaltı kararı, VAR’ın devreye girmesi ya da girmemesi, yani çalınan veya çalınmayan bir düdük değil. Sorun, futbolun yönetim aklındaki büyük tutulma, kaotik ortamın giderek daha geniş bir tabana yayılıyor olması.

Hoşçakalın…