istanbul escort

izmir escort

izmir escort

izmir escort

şişli escort

kartal escort

pendik escort

maltepe escort alanya escort

Yeni Çağrı Gazetesi

istanbul eskort ankara escort

İş fırsatları için hemen tıkla!

SAĞLIKLI GÜNLER

SAĞLIKLI GÜNLER
Avatar
Dinçer KARACALAR( [email protected] )
39 Kere Okundu
11 Temmuz 2019 - 17:21

BURUN KUZEY AVRUPA, KAŞLAR AFGAN

Estetik cerrahların kapısını çalan Türk kadınlarının son dönemdeki güzellik tercihi Kuzey Avrupa, Ortadoğu ve Afgan sentezi…

Yaz sezonunun açılmasıyla daha güzel görünmek isteyenler estetik merkezlerinin yolunu tutuyor. Peki Türk kadının güzellik kriterleri neler. Estetik ve Plastik Cerrahi Uzmanı Opr. Dr. Bilgehan Aydın, kadınların kendilerinden talep ettiği yüz hatlarının tek bir ülke değil Batı’dan Doğu’ya bir sentez olduğunu belirterek şunları söyledi: “Genelde ‘burnum doğal görünsün’ talebi geliyor. ‘Kuzey Avrupa İnsanı’ burnu en çok tercih edilen model. Dudaklarda ise Orta Doğu kadınına has kalın dudaklar tercih ediliyor. Kaşlarda son trend daha kalın Afgan kadını yapısı. Yani Türk kadının en çok tercihi Avrupa, Asya ve Ortadoğu ırkının tek bir yüzde toplanması.”  

İFADE ANATOMİYE UYMALI

Estetik operasyonlar sonrası doğru uzman seçimi yapılmadığı taktirde yüz ifadesinde istenmeyen değişimler olabileceğine dikkat çeken Op. Dr. Aydın uyardı: “İfade tabi ki değişebilir ancak önemli olan ifadenin doğal insan fizyolojisi ve anatomisine uygun olmasıdır. Bu uyum olmazsa daha güzel görünmek isterken istenmeyen durumlar ortaya çıkabilir”  

 

 

Dikkat: Para mutlu insana geliyor.

Yaşamımızın kesinlikle olmazsa olmazı,  vazgeçilmezidir para. Her yaşta ve her zamanda insanoğlu için son derece önemli olan paranın herkes için etkisi farklıdır. Kimisi çok ama çok sever, Kimisi ”Çok para insanı bozar” diyerek çok paradan korkar. Kimileri de para ile sağlığı karşılaştırır, “Çok param olacağına sağlığım olsun” der. Tabii ki bu inanışlarda atasözlerinin büyük payı vardır. Kimileri parayı çok kolay elde eder. Kimilerine de para çok zor gelir.

Ünlü EFT (Duygusal özgürleşme teknikleri) uzmanı ve eğitmeni Melek Dilek Kırıkkanat parayı hayatımıza çekmenin yolunun mutlu zihinlerden geçtiğini söylüyor. Kırıkkanat’ın bu konudaki tavsiyeleri şöyle; Hayatımıza parayı çekebilmemiz için önce içten değişmemiz gerekir. Yani para ile ilgili olan tüm düşünce ve duygularımızı dönüştürmemiz gerekir. Duygusal Özgürleşme tekniğini uygulayarak kişinin para ile ilgili olan yanlış inançlarını dönüştürdükten sonra, çok etkili para egzersizleri yaparak enerjimizi yükseltiriz. Biliyorsunuz ki her şey enerjidir. Para da mutlu ve yüksek bir enerjidir. Bizim de enerjimiz yükseldiğinde paranın mutlu frekansına bağlanırız. Böylece hayatımıza parayla ilgili mutlu olaylar ve mutlu insanlar girer ve bize de para akışı başlar.

Merkezi İngiltere’de olan GOE Enerjistler Birliği’nin lisanslı eğitmeni olan Melek Dilek Kırıkkanat  GOE’nin Başkanı Dr. Silvia Hartmann’ın belirlediği yöntemler doğrultusunda “Para konusunda” kurslar da veriyor. Kırıkkanat, bu kurslarda etkili egzersizlerle enerjiyi üst seviyelere çıkardığını belirterek kişilerin parayla ilişkilerini düzelttiğini ileri sürüyor.

2 kadından birinin sorunu: Fibrokistler

Kadınların yaklaşık yarısı, hayatlarının bir döneminde fibrokistik değişikliklere bağlı yakınmalar ile hekime başvuruyor. Ailesinde meme kanseri hikayesi olanların 6 ayda, diğer kadınların yılda bir meme muayenesi yaptırması erken teşhis açısından önem taşıyor. Çünkü fibrokistik lezyonlar meme kanserinin üstünü örterek tanıyı geciktirebiliyor

Genelde 20 yaş üstü kadınlarda görülmeye başlayan, içi sıvı dolu fibrokistler; en sık görülen meme hastalıklarındandır ve zaman zaman kanser kitleleriyle karıştırılabilir. Bu sebeple dikkatle takip edilmeleri çok önemlidir. Batıgöz Sağlık Grubu’ndan Genel Cerrahi Uzmanı Op. Dr. Şükrü Özbek, fibrokistler hakkında bilgi verdi…

Özellikle aile hikayesinde meme kanseri görülen kadınlarda, elle muayene hayati önem taşıyor. Dünya üzerinde her 8 kadından birinde görülen meme kanseri, erken teşhis ile tedavi edilebilir. Oysaki belirtileri meme kanseriyle karıştırılan fibrokistler, her 2 kadından birinde görülecek kadar yaygındır. Memede östrojen hormonunun etkisiyle büyüyen bu kistler, ele sert ya da yumuşak kitle şeklinde gelebilir. Kistler kendini ağrı, gerginlik ve batma hissi, şişliğin hissedildiği yerlerde uyuşmalar, elektrik çarpması hissi ve kimi zaman meme başı akıntıları şeklinde gösterebilir.

Tüm bu belirtiler ışığında 20-50 yaş arası kadınların yaşadığı, ‘Bu kistler kanser mi ya da kanseri dönüşür mü?’ tedirginliğidir. Genel Cerrahi Uzmanı Op. Dr. Şükrü Özbek, “Belirtilerin görüldüğü hastalarda zaman kaybetmeden tanıyı kesinleştirmek adına ultrasonografi, gerekiyorsa mamografi ve MR gibi incelemeler yapılmalı. Bazı hastalarda ise biyopsi ile doku ve sıvı örnekleri patolojik olarak incelenmelidir” dedi.

KANSER ŞÜPHESİYLE YAKLAŞILIR

Op. Dr. Şükrü Özbek, fibrokistik lezyonların meme kanserinin üstünü örterek tanıyı geciktirebileceğini, bu yüzden doktor aksini söyleyene kadar oluşumlara kanser şüphesiyle yaklaşmanın doğru olacağını belirtti. Kanser riski taşımadığı anlaşılan fibrokistler eğer hastayı rahatsız ediyorsa, özellikle regl dönemi öncesi şişiyor ve ağrı-batma şikayetleri çoğalıyorsa ya da estetik kaygılara sebebiyet verecek gibi memede şekil bozukluklarına yol açıyorsa; kist aspirasyonu denilen işlem yapılır. Yani ince bir iğne ile sıvı dolu kistlere girilerek içleri boşaltılıp hastanın rahatlaması sağlanır. Cerrahi işlem ise sadece sıkça tekrarlayan ve regl döneminden sonra da şikayetleri geçmeden uzun süre devam eden hastalar için düşünülebilecek bir seçenektir. Alınan örnekler patolojiye gönderilerek incelenir. İşlemden 6 hafta sonra ise hasta kontrol için tekrar ultrasonografiye alınır. Fibrokistleri azaltmaya ya da yok etmeye yönelik bir ilaç tedavisi yoktur. İlaçlar sadece ağrı ve batma şikayetlerini gidermeye yöneliktir. Kesin ve kalıcı bir tedavi seçeneği değildir.

ŞEKER, SİGARA VE ALKOLDEN UZAKLAŞIN

Fibrokistlerin oluşum sebebi tam olarak bilinmemekle birlikte, alınabilecek önlemler mevcuttur. Batıgöz Sağlık Grubu’ndan Genel Cerrahi Uzmanı Op. Dr. Şükrü Özbek, bu önlemler hakkında şunları söyledi: “Doğum kontrol haplarının kistik oluşumlara etkisi olduğu görülmüştür. Ayrıca tedbir amaçlı destekli sütyen kullanımı, donmuş ve trans yağlardan ve şekerli gıdalardan uzak bir beslenme düzeni, paketlenmiş ve işlenmiş her türlü gıda ve içeceğin tüketiminden uzaklaşmak, sigara ve alkol tüketiminin azaltılması mümkünse bırakılması, aşırı kilo alımının önüne geçilmesi, düzenli spor yapılması ve tabii ki stresten uzak durulması önemlidir. Her hastalıkta olduğu gibi bu hastalıkta da stres, ağrıyı ve lezyon oluşumlarını artırır.”

“Bu kadar sık görülen bir rahatsızlıkla ilgili her kadın bilinçlenmelidir” diyen Op. Dr. Şükrü Özbek, “Belirtiler gözlemlendiğinde özellikle aile hikayesinde meme kanseri olan kadınlar vakit kaybetmeden uzman bir doktora muayene olmalı, gerekli tetkikleri yaptırmalıdır” diyerek uyardı.

BU KADAR SAĞLAM AORT DAMARI NASIL YIRTILIR?

Aort damarı, kalpten çıkan en büyük ana damardır. Kalbin vücuda pompaladığı tüm kan önce bu damardan geçer, sonra bu aort damarından ayrılan dallar yoluyla beyin, karaciğer, böbrekler gibi hayati organlara dağılır. Kalbin pompalamasıyla fırlatılan kan, aort içinde oldukça yüksek bir basınç oluşturur, bizim tansiyon olarak ölçtüğümüz basınçtır.

Aort damarımız, çapı 2-2,5 cm civarındadır. Oldukça sağlam bir duvarı vardır. Bu duvar, 3 tabakadan oluşur. En iç tarafta ince kadife gibi düz bir düzey oluşturan tabaka vardır. Kan akışının ideal olmasını sağlar. Ortada, kas ve sağlam bağ dokusundan oluşan tabaka, en dışta da, hepsini kapsayan sağlam bir zar tabakası vardır.

İstanbul Florence Nightingale Hastanesi, Kalp ve Damar Cerrahisinden, Op.Dr. Bülent POLAT, kalp krizlerinden sonra , ikinci sırada en tehlikeli olan hastalığın aort yırtılması olduğuna dikkat çekiyor…

Herhangi bir sebeple, önce en iç tabakada bir yırtık oluşur. Bu yırtıktan, kalbin pompaladığı yüksek basınçlı kan, aort duvarındaki tabakaları birbirinden ayırarak aşağı doğru ilerler. Yani en iç ve en dış tabaka arasındaki, orta tabaka tamamen yırtılmış olur ve buradan sanki yeni bir damar oluşmuş gibi yüksek basınçlı kan akımı ortaya çıkar. Burada artık, sadece çok zayıflamış dış zar tabaka kalmıştır. Oda, yüksek basınca dayanamayarak patlar ve büyük bir iç kanama ile ani hayati tehlikeye yol açar.

Aort damarı nasıl yırtılır?

  1. Bazı insanlarda aort damarının orta tabakası, genetik sebeplerle belli yaşlarda bozulmaya başlar. Orta tabakanın dejenerasyonu dediğimiz bu durum özellikle 40 yaş ve üzerinde belirgin olamaya başlar. Aort duvarının sağlamlığı azalır, yüksek kan basıncına dayanamaz hale gelir ve yırtılma oluşur. Bu olayın nedeni tam bilinmemekle beraber, ailesel yani genetik özelliği vardır.
  2. Aort yırtılmasına neden olan en önemli sebep, yüksek tansiyon hastalığıdır. Hipertansiyon dediğimiz bu durum koldan ölçülen tansiyonun 150/90 mmHg üzerinde olması halidir. En önemli sebebi de yoğun stres ve buna bağlı olarak vücutta salgılanan hormonlar nedeni ile bütün vücutta oluşan büzülme halidir. Damarlardaki bu büzülme nedeni ile, aort damarı içindeki basınç çok yüksektir. Basıncın yükselmesi, giderek aort genişlemesine yol açar. 2,5 cm olan çap 4,5-5 cm ye kadar ulaşır. Damarın çapının genişlemesi demek duvarının zayıflaması ve incelmesi haline gelir. Ani stres, ani efor veya zorlama esnasında da kolayca yırtılma meydana gelir ve hayati tehlikeye yol açar.
  3. Ateroskleroz dediğimiz hastalıkta yine damar duvarlarına en iç ve orta tabakasının bozulmasına yol açmaktadır. Çok sigara kullanımı, kolestrol yüksekliği, hareketsiz bir hayat tarzı ve yüksek tansiyon, şeker hastalığı gibi hastalıklara neden olarak Aort damar yırtılmasına ortam hazırlar.
  4. Yine doğuştan gelen bazı kalp hastalıkları da, Aort yırtılmasına neden olabilir. En çok gördüğümüz, Aort kapaklarının üç yaprakçık olması gerekirken doğuştan iki yaprakçıklı olması halidir. Bu durumda, kapak normal görevini yaptığı için insan hiç bir şey hissetmez ama 40 veya 50 yaşlarına doğru Aort damarında genişlemeye yol açar. Çünkü kan akımının düzenliliği bozulmuştur ve Aort duvarına doğru daha fazla basınç oluşur. Aort damarının 4,5 cm üzerinde genişlemesi, yırtılma için en önemli risk faktörüdür. Göğüs içerisindeki Aort damarında doğuştan oluşan darlık veya Aort kapaklarındaki darlıklar gibi rahatsızlıklarda Aort içinde yüksek basınç yaratarak genişlemeye ve yırtılmaya yol açar.
  5. Madde bağımlılığı da son yıllarda Aort yırtılmasının nedeni olarak ortaya çıkmaktadır. Örneğin, yoğun kokain kullanımı vücut damarlarında ani büzülmelere neden olarak tansiyonu hızla yükseltebilir ve ani tansiyon yükselmesi damarda yırtılmaya neden olur.
  6. Nadir görülen ve damar duvarında iltihaplanmaya yol açan, Behçet hastalığı, genetik bozukluğu gibi hastalıklar Aort duvarında bozulma oluşturarak yırtılmasına sebep olurlar.

YAZIN SAÇ EKİMİ YAPTIRACAKLARA TAVSİYELER…

Yaz aylarında saç ekimi yaptırılmaz şeklindeki yerleşik kanı değişti. Uzmanlar yaz aylarında gönül rahatlığı ile saç ekimi operasyonlarının yapılacağını ancak bazı ayrıntılara dikkat edilmesi gerektiğini belirtiyor.

Medigold Sultan Hastanesi Saç Ekim Merkezi Koordinatörü Dr. Faruk Demirkol bilinmesi gerekenleri anlattı.

Yaz mevsiminde saç ekimi operasyonlarının rahatlıkla yapılabileceğini ifade eden Dr. Demirkol,” Yazın saç ekimi yaptırmak isteyenler gönül rahatlığı ile bu operasyonu yaptırabilirler. Önemli olan ekim işlemi sonrası uyulması gereken kurallara dikkat etmek ve uygulamak. Operasyondan sonraki ilk iki haftalık süreç oldukça önemli zira bu dönem kabuklanma evresi yaşanır ve bu kabuklanma evresinde biz uzmanların önerdiği kurallara ve hastanın yapması gereken uygulamalara mutlaka uyum sağlaması gerekir. Sıcaklarda özellikle operasyon sonrası ilk 15 günlük süreçte mutlaka doktorunun tavsiye ettiği şapka modelini kullanması gerekir. Terlemeyeceği serin ortamlarda bulunması gerekir. Operasyondan sonra yaklaşık bir ay kadar hastaların deniz ve havuzdan uzak durmasını istiyoruz ancak bundan sonra hasta doktorunun da onayını aldıktan sonra sosyal aktivitelerine, sporuna devam edebilir hatta tatile bile çıkabilir. Ancak sıcaktan ve terleyebileceği ortamlardan kaçınması gerekir. Denize girdikten sonra mutlaka duş alıp yeniden serin bir artama geçmesi gerekir.

Saç ekimi operasyonu ameliyathane ortamında yapılmalı.

Saç ekimi operasyonun yapılma koşullarının önemine dikkat çeken Dr. Faruk Demirkol,”Saç ekimi operasyonun steril olmayan koşullarda yapılması kesinlikle çok sakıncalıdır. Bu pek çok bulaşıcı hastalık tehlikesi ile beraber enfeksiyon riskini de beraberinde getirmektedir. Bu yüzden saç ekimi operasyonunun tamamen streril ortamda, plastik cerrah, dermatoloji uzmanı ya da medikal estetik uzmanı önderliğindeki uzman ekip tarafından yapılması gerekir. Bizim merkezimizde saç ekim operasyonları ameliyathane ortamında yapılmaktadır.” şeklinde konuştu.

HABER HAKKINDA GÖRÜŞ BELİRT
Yorum Yok

YASAL UYARI! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen kişiye aittir.
PİYASALARDA SON DURUM
  • DOLAR
    -
    -
    -
  • EURO
    -
    -
    -
  • ALTIN
    -
    -
    -
  • BIST 100
    -
    -
    -
Hava durumu
-
-
-
Nem Oranı: -
Basınç: -
Rüzgar Hızı: -
Rüzgar Yönü: -

Hangi işletim sistemli telefonu kullanıyorsunuz?

Hangi işletim sistemli telefonu kullanıyorsunuz?

  • iOS (iPhone) --> 4
  • Android --> 3
Gönder
Sonuçlar

Yeni Çağrı Gazetesi © 2019 - Web Tasarım : GNS Ajans

alsancak escort buca escort karşıyaka escort fake taxi porno ensest porno tecavüz porno

istanbul escort

izmir escort

izmir escort

izmir escort

şişli escort

kartal escort

pendik escort