A-105

Evet, yanlış okumadınız yıllar önce sahnelerde fırtına estiren Sharin.

Gazetecilik, uluslararası modellik, organik yaşam derken büyük bir show 'ile sahnelere dönüyor.

Uzun zamandır düşünüyordum her şeyin bir zamanı olduğunu da biliyorum.

Bu yüzden ciddi bir şekilde sahneye hazırlanıyor um.

Çok değerli müzisyen

Arkadaşlarım ile yepyeni bir repertuar farklı bir tarz ile sevenlerimin karşına çıkacağım için de heyecanlıyım.

Geçmişte daha Türk Sanat Müziği ağırlıklı program yapardım şimdiki zamana uygun çalışmalar yapıyorum.

Daha eğlenceli ama içinde hem ses, hem yorum, farklı teknik.

Işık ve muhteşem kostümler giyip izleyiciyle hem seyirlik hem de sanatı bir arada sunmak için var gücümle çalışıyorum.

Her mesleğim için çok emek vererek çalıştım takdir tabi ki sizlerin olacak.

Ben de ilk göz ağrım olan

Sahneye vefa borcumu ödeyeceğim.

"TÜRKÜDEN POPA, ANADOLU’DAN DÜNYAYA: ESRA ÖZTÜRK’TEN YAPAY ZEKÂ DESTEKLİ BİR MÜZİK YOLCULUĞU"

A-106

Müzik bir dildir; duygunun, zamanın ve değişimin dili… Ve Esra Öztürk, bu dili yeniden yazıyor.

Yıllardır Türk Halk Müziği'nin güçlü yorumcularından biri olarak yüreklere dokunan, sazıyla sözüyle milyonların ruhuna köprü kuran Esra Öztürk, şimdi müzik serüveninde yepyeni bir sayfa açtı…

Ve bu sayfa; sadece şarkıyla değil, dijital devrimle yazıldı.

“Sonu Hüsran” adlı yeni single çalışmasıyla, pop müziğe cesur bir geçiş yapan Öztürk, bu kez dinleyicisine sadece sesini değil, vizyonunu da sunuyor.

Bugüne dek onlarca albüm ve tekli ile halk müziğinin geleneksel ruhunu yaşatan sanatçı, bu projede zamanın ruhunu yakalayarak müziğini yeni kuşaklara taşıyor.

Ama asıl sürpriz…

Bu şarkıya çekilen klipte gizli.

Klip, tamamen yapay zekâ teknolojisi ile tasarlandı.

Ve izleyiciyi adeta bir dijital dünya turuna çıkarıyor:

Bir sahnede Tokyo’nun neon ışıkları,

Sonraki anda Japonya’nın Sakura çiçekleri arasında yankılanan notalar…

Bir bakmışsınız, çölün ortasında Arabistan güneşiyle kavruluyor ses…

Sonra birden Amazon ormanlarının yeşil sessizliği…

Londra’nın gri sokakları, İstanbul’un altın silueti,

Fransa’dan İtalya’ya, Peru’dan Mısır piramitlerine uzanan görsel bir rüya…

Sanki bir ömürlük duygular, bir tek şarkının içinde dolaşıyor.

Ve her coğrafyada aynı soruyu yankılatıyor:

“Bu hikâyenin sonu neden hep hüsran?”

Klipte hiçbir gerçek çekim yok…

Ama duygular gerçekten daha gerçek.

Çünkü yapay zekânın kurguladığı o sanal evrende bile Esra Öztürk’ün sesi gönülden gönüle akan hakiki bir yol buluyor kendine.

Ve bu çalışma, EsraÖztürkProdüksiyon etiketiyle yayınlandı.

Kendi müzik markası altında, özgürce, bağımsızca, duygusunu kimseye teslim etmeden…

Esra Öztürk bu projeyle sadece tarz değiştirmedi.

Aynı zamanda bize şu mesajı da verdi:

“Türkü söyleyen bir kadın, pop da söyler…

Ama her notaya kendi yüreğini koyarak söyler.”

Ve gerçekten de öyle oldu.

"Sonu Hüsran", sadece bir şarkının adı değil…

Belki de bir hayat hikâyesinin, bir aşkın, bir hayal kırıklığının adıydı.

Ama Esra Öztürk, bu hüsranı bir şarkıya dönüştürüp, onu dünya coğrafyasına serpiştirdi.

Bu şarkı, bu klip, bu adım…

Geleneksel ile modernin, analog ile dijitalin, geçmiş ile geleceğin buluştuğu çok özel bir eşik.

Ve bizler, Esra Öztürk’ün sesinde yine o tanıdık sızıyı hissediyoruz.

Ama bu kez, hüzün sadece Anadolu’da değil…

Amazon’da, Paris’te, Tokyo’da da yankılanıyor.

İşte müzik bu:

Bir sesi dünyaya taşımak, bir yüreği sonsuzluğa fısıldamak…

Esra Öztürk bunu başardı.

GENÇ YETENEK HAMDİ HAN, ANADOLU’NUN SESİ OLMAYA DEVAM EDİYOR!

A-107

Müziğe küçük yaşlarda Elazığ’da başlayan ve kısa sürede sesiyle geniş kitlelere ulaşan genç sanatçı Hamdi Han, yeni projeleri ve duru yorumuyla dikkat çekmeye devam ediyor.

Kısa sürede ulusal çapta ses getiren çalışmalara imza atan Hamdi Han, sadece şarkılarıyla değil, samimiyeti, duruşu ve sahnedeki güçlü enerjisiyle de sanat camiasında adından söz ettiriyor. Kültürel zenginliğiyle bilinen Elazığ’dan doğan bu yetenek, Anadolu müziğinin ruhunu genç nesillere taşımayı amaçlıyor.

Sanatçı, geçtiğimiz günlerde katıldığı bir programda hem müzikal yolculuğunu hem de üretim sürecindeki motivasyonlarını samimi bir dille anlattı. “Müzik benim için bir ifade biçimi değil, bir yaşam biçimi. Söylemediğimde eksik hissediyorum,” diyen Hamdi Han, yüreğini koyduğu eserlerle Anadolu’nun sesi olmaya devam ediyor.

Yakın zamanda hem sahne performansları hem de yeni projeleriyle dinleyicileriyle buluşmaya hazırlanan genç sanatçının, önümüzdeki dönemde sürpriz düetler ve farklı tarzlarda çalışmalara imza atması bekleniyor.

Sanat dünyasının umut veren seslerinden biri olan Hamdi Han, hem gelenekten aldığı ilhamla hem de çağdaş dokunuşlarla Anadolu’nun zenginliğini müzikte yaşatmayı sürdürüyor.

Hamdi Han’ı yakından takip edin, çünkü bu genç ses daha çok yankılanacak!

DENİZ TAN, FARAH SAHNESİNDE MÜZİKSEVERLERİ BÜYÜLEDİ

A-108

Arabesk müziğin sevilen ismi Deniz Tan, 15 Temmuz gecesi İzmir Balçova’da bulunan Farah adlı mekânda sahne aldı. Sesi, yorumu ve sahne enerjisiyle dinleyicileri adeta büyüleyen sanatçı, müzikseverlere unutulmaz bir gece yaşattı.

Gecede arabeskten Türkçe pop’a, alaturkadan slow parçalara kadar uzanan geniş bir repertuar sunan Deniz Tan, her parçayı kendine has yorumuyla seslendirdi. Müzikal performansının yanı sıra sahne şıklığı ve zarif tarzıyla da göz kamaştırdı.

Seyircileriyle kurduğu duygusal bağ ve interaktif sahne performansıyla öne çıkan sanatçı, Farah sahnesinde olmaktan büyük mutluluk duyduğunu dile getirdi.

İzmirli müzikseverlerin yoğun ilgi gösterdiği gece, Farah’ta müzik ve duygunun iç içe geçtiği unutulmaz anılara sahne oldu.

Pasta Zemra’ya Hülya Şenyüz dokunuşu

A-109

Bu hafta sizinle birçoğumuzun bayıldığı bir ürün ve bu ürünleri hakkıyla yapan bir işletmeyi paylaşıyorum. El yapımı taze makarna dükkanı Pasta Zemra…

Günlük üretilen çeşit çeşit taze makarnayı istediğiniz miktarda alabilirsiniz artık.

Hülya Şenyüz, Pasta Zemra’nın üstün kaliteli malzemelerle hazırlanan makarnaların artık kendi şeflik deneyimiyle birleşeceğini ifade ediyor.

Pişirmesi kolay, lezzeti doğal Pasta Zemra ürünleri arasında ev yapımı organik makarnalar ve sebzeli erişteler yer alıyor.

Sevgili dostumuz Hülya Şenyüz’ü kadın girişimci olarak destekliyoruz…

Ürünlere @pastazemra instagram adresinden ulaşabilirsiniz…

B-59

Pasta Zemra: Doğallığın, El Emeğinin ve Kadın Girişimciliğin Sofradaki Hali

Anadolu’nun geleneksel mutfak mirasını çağdaş bir yorumla yeniden sofralara taşıyan Pasta Zemra, katkı maddesi içermeyen, el yapımı erişteleriyle doğal lezzet arayanların gözdesi olmaya aday. Marka, kadın girişimci ruhunun, üretim tutkusunun ve sürdürülebilir yerel değerlerin birleşiminden doğdu.

Markanın Doğuş Hikayesi: Bir Tabağa Sığmayan Hayal

Pasta Zemra’nın hikayesi, küçük bir mutfakta, büyük bir hayalle başladı. Kurucusu, kadın girişimci Hülya Şenyüz Vardar, çocukluğunun erişte kokulu sofralarından ilham alarak bugünün yoğun, hızlı ve katkılı gıda düzenine alternatif sunmak istedi.

Ev yapımı makarnanın, sadece bir yiyecek değil; aynı zamanda bir kültür, bir gelenek, bir paylaşım biçimi olduğuna inandı. Ve Pasta Zemra’yı bu inançla kurdu.

İlk başta sadece yakın çevresi için üretim yapan Hülya Hanım, zamanla artan taleple birlikte üretimini büyütmeye ve markasını dijital dünyada konumlandırmaya karar verdi.

Doğallık ve Şeffaflık İlkesi

Pasta Zemra ürünlerinde renklendirici, koruyucu ya da katkı maddesi kullanılmıyor.

Ürünler gerçek sebze püreleriyle renklendiriliyor; pancarın moru, ıspanağın yeşili, közlenmiş kapya biberin kırmızısı hamura doğal bir canlılık katıyor. Kullanılan her malzeme, güvenilir ve yerel üreticilerden temin ediliyor.

Hamur, geleneksel yöntemlerle açılıyor, kesiliyor ve kurutuluyor. Kısacası her bir erişte, elle tutulur bir emeğin ve doğaya duyulan saygının sonucu olarak ortaya çıkıyor.

Kadın Girişimcilere İlham Oluyor

Pasta Zemra yalnızca doğal ürünleriyle değil, kurucusunun ilham verici girişimcilik hikayesiyle de dikkat çekiyor. Hülya Şenyüz Vardar, “Sıfırdan başlamak mümkün” diyen tüm kadınlara örnek oluyor.

Ev ekonomisine katkı sağlamak amacıyla başladığı bu yolculukta, kendi markasını kurarak kadın emeğini görünür kılmayı, yerel değerleri yaşatmayı ve gelecek nesillere daha sağlıklı beslenme alışkanlıkları bırakmayı amaçlıyor.

Pasta Zemra, yalnızca üretiminde değil ambalaj seçimlerinde de doğaya duyarlı bir yaklaşım benimsiyor. Geri dönüştürülebilir kutular, şeffaf pencereli ambalajlar ve minimum plastik kullanımı ile sürdürülebilirliğe katkı sunuyor.

Ürün Çeşitleri ve Satış Noktaları

Pasta Zemra, şu anda dört ana ürün grubuyla tüketicilere ulaşıyor:

• Sade Erişte

• Ispanaklı Erişte

• Pancarlı Erişte

• Közlenmiş Kapya Biberli Erişte

Ayrıca bu ürünlerin karışık ve hediye paketleri de mevcut. Tüm ürünler hem Shopier mağazası hem de sosyal medya üzerinden sipariş edilebiliyor.

Sofralara Sadece Erişte Değil, Hikâye Taşıyoruz

Pasta Zemra’nın farkı sadece eriştelerinde değil, onunla birlikte gelen samimiyette, doğallıkta ve hikâyede saklı.

Her paket, geçmişin köklerinden geleceğe uzanan bir köprü kuruyor. Her lokma, bir annenin emeğini, bir kadının cesaretini, bir kültürün izini taşıyor.

Daha fazla bilgi ve sipariş için:

📍 shopier.com/pastazemra

📷 Instagram: @pastazemra

E-20